"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Adalet amacından sapmak!

Kadir AKBAŞ
11 Ekim 2018, Perşembe 00:28
Anayasa Hukuku Profesörü Sayın Mustafa Erdoğan, sosyal medya hesabından yargının temel probleminin ne olduğuna ilişkin olarak önemli tesbitler içeren bir paylaşımda bulundu:

“Yargıçlık muayyen bir formasyonu gerektirmesi anlamında bir meslek olmakla beraber, ‘’kişinin geçimini sağladığı ana meşgale’’ anlamında bir meslek değildir. Onun için, yargıç eğer sahici bir hukuk formasyonuna sahipse, onu sadakate veya geçim kaygısına kurban edecek bir karar veremez. Çünkü, bu formasyonun amacı yargıcı ‘’adalet’’e hizmet edebilecek bilgisel ve tutumsal yeterlilikle donatmaktır. Yargıçlık marangozluk veya duvar ustalığı gibi bir şey değildir. Yargıç elbette ‘’yanlış’’ karar verebilir, yeter ki yanlış sâiklerle hareket etmiş olmasın. Yargıcın kararının yanlış olması ‘’içtihat hatası’’ anlamındadır, adalet amacından bilerek ve isteyerek sapma sâikinin eseri değil. Türkiye’de yargının işleyişiyle ilgili olarak karşı karşıya olduğumuz sorun, tolere edilebilecek-ve sistem içinde düzeltilmesi mümkün-isabetsiz içtihatlardan çok daha ciddî ve kapsamlı bir sorundur. Geçim kaygısından ileri gelmediği durumda, bu sorun hem formasyon yetersizliğinden hem de adalet amacından kasıtlı olarak sapılmasından kaynaklanıyor. Bu sapmanın ana nedeni ise sadakat gösterme yarışıdır. Kısaca, sadakatin meslek onuruna ve adalet arayışına galebe çaldığı bir durumla karşı karşıyayız”.

Adalet amacından bilerek ve isteyerek sapma, bugün karşı karşıya kaldığımız temel problemlerden birisi. Objektif kriterlerden uzak, belirli referanslarla seçilmiş, hukuk eğitimi başarı skalası düşük, staj yapma imkânını bile bulamamış, kendisini sıradan bir devlet memuru olarak gören, kendisini bu göreve lâyık görenlerle karşı derin bir minnettarlık hissiyle dolu, siyasî partilerin gençlik kollarından ve kadrolarından devşirilmiş, büyük bir kısmı henüz çok genç olan hâkim ve savcı kitlesi ile karşı karşıyayız.

Yeni adlî yıl açılış töreninde yaptığı konuşmada Sayın Yargıtay başkanı da aynı hususa temas etmiş ve Yargıtay’da tetkik hâkimi olarak görev yapan büyük çoğunluğun meslek kıdeminin beş yılın altında olduğunu ifade etmiş ve hukuk eğitiminin yetersizliğinden şikâyet etmişti. Ancak ne yazık ki bugün karşı karşıya olduğumuz problem, meslekte deneyimsizliğin ve hukuk eğitiminin yetersizliğinden kaynaklanabilecek sorunlardan çok daha derin.

Devlet aygıtını sevk ve idare eden kişilerin beyanlarının ve beklentilerinin her düzeydeki yargı kurumunu ve yargı mensubunu derinden etkilediği bir sır değil. “Yargıyı siyasetin köpeği” olarak gören vahim anlayış giderek kök salıyor. Bu anlayışı benimsemeyen azımsanmayacak sayıda hâkim ve savcı da maalesef HSYK kararlarıyla bezdirilmekte, sindirilmektedir. Bu deneyimli hukukçulardan bir kısmı istifa etmekte veya emekliliğini istemektedir. Bu da maalesef işin daha vahim bir hal almasına yol açmaktadır. Adaleti gerçekleştirme amacı olmayan yargı mensupları ile adaleti gerçekleştirme çabasına girmek “deveye hendek atlatmaktan” daha zor bir uğraş haline gelmektedir. Türkiye toplumunun milliyetçi-muhafazakâr kitlesi, adalet talebinden ve idealinden uzaklaşmış, kendince suçlu bildiği/bellediği herkesin en ağır bir biçimde cezalandırılması beklentisinde. Yargılama süreçlerini anlamsız ve gereksiz gören, şüpheli ve sanıklar hakkındaki iddiaları suçun sübutu açısından yeterli gören geniş bir kitle var. Ne hazin ki bu kitle kendisini tanımlamaya sıra gelince “DİNDAR” olarak ifade edecektir. Adalet amacından sapmış, adaleti gerçekleştirmek idealine hizmet etmeyen yargı erki bugün ülkemizin temel problemi.

Okunma Sayısı: 2684
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı