"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Devletin gücüyle seçim yarışı (!)

M. Latif SALİHOĞLU
15 Mart 2019, Cuma
Seçim var diye, sandığa gidilecek diye, demokrasi adına seviniyoruz haliyle... Ama, bu madalyonun sadece bir yüzü.

Madalyonun diğer yüzüne baktığımızda ise, ne yazık ki sevinemiyor, aksine büyük üzüntü duyuyoruz. Çünkü, seçime giren partiler arasında eşit ve adâletli bir yarış yok. Tam tersine, aralarında mukayese dahi yapılamayacak derecede büyük bir eşitsizlik, haksızlık ve adâletsizlik görünüyor.

Seçimlere katılmaya hak kazandığı halde, bir kısmı hazine yardımı alamayan, oligarşik baskılar sebebiyle medyada yer bulamayan, parasızlık yüzünden ilân-reklâm çalışması yapamayan irili-ufaklı partiler var.

Öbür yanda ise, astronomik seviyede hazine yardımını alan, medyanın yüzde doksanını iktidarın borazanı haline getiren, bu da yetmezmiş gibi devletin bütün imkânlarını seferberlik halinde sonuna kadar kullanan, kayyımlı ve partili belediyelerin yanı sıra, kaymakamlık, valilik, hatta Diyanet gibi kamu kurumlarını dahi devreye sokmakta hiç beis görmeyen bir iktidar bloku yer alıyor.

Dolayısıyla, şimdiki seçim yarışında eşitlikten, dengeden, mizândan, hak ve adâlet terazisinden söz etmek, ne yazık ki, hatta yazıklar olsun ki mümkün görünmüyor.

Zira, böyle yarım-yamalak ve büyük ölçüde göstermelik mahiyetteki bir demokrasi ile övünemiyoruz. Evet, hiç yoktan iyidir; ama, asla Türkiye’nin hak ettiği ve de hakkı olan medenî, erdemli bir seviye değildir.

Özetle: Şimdilik itibariyle, utancımız sevincimizden maalesef daha büyük görünüyor.

* * *

Şimdiki kampanyanın resmî adı “Mahallî idareler seçimi”dir. Sn. Erdoğan ile Sn. Bahçeli, aslında kendi varlık ve prestijlerini ortaya koyarak, söz konusu seçim kampanyasını kendilerince “Ülkenin bekà sorunu”na çevirdiler.

Meseleyi bu derece büyüttükten sonra, haliyle gereğini de aynı çerçevede yapmanın gayretine düştüler. Görebildiğimiz ve yurt genelinde tesbit edebildiğimiz kadarıyla, mitinglerin kalabalık ve coşkulu olmasını şu şekilde sağlamaya çalışıyorlar: 

Türkiye’nin orta ve batı bölgelerinde, kendi parti teşkilâtlarının yanı sıra, ellerindeki belediyelerin imkânlarını da sonuna kadar zorlayarak, miting meydanları kalabalık hale getiriyorlar. Bunlara, emir kulu gibi duran bazı kamu görevlilerini de dahil edebiliriz.

Türkiye’nin doğu ve güneydoğu bölgelerinde ise, partiye bağlı veya kayyımlarla yönettikleri belediyelerin imkânları ile korucu teşkilâtının (güvenlik korucuları) imkânlarını sonuna kadar zorlayarak, uzak-yakın köylerden de insan kalabalıklarını toplayarak meydanları dolu dolu göstermeye çalışıyorlar.

Bu genel durum çerçevesinde, netice itibariyle şunu söylemek mümkün: İktidar cephesinin oy oranı, büyük şehirler başta olmak üzere yurt genelinde de elân “bıçak sırtı”nda görünüyor. Daha evvelki seçimde elde ettikleri yüzde 52’lik oy oranının yüzde 50’nin altına düşmesi, kuvvetli ihtimal dahilindedir. 

Bu ise, mahalli seçimi referandum havasına çeviren iktidar bloku için bir bakıma “sonun başlangıcı” anlamına gelir. 

Evet, yukarıdan beri sıralamış olduğumuz bütün bu eşitsiz ve adâletsiz şartlardaki yarışa rağmen, iktidar cephesinin oy nisbeti hakikaten yüzde 50’nin altına düşerse, bundan böyle zirvede tutunamayacak ve adım adım aşağılara doğru inmeye mecbur kalacaklar demektir. Gök gürültülü ve sağanak yağmur altında aşağıya doğru inerlerken de, muhtemelen “beraber yürüyerek” şu nakaratı terennüm edeceklerdir:

Kendim ettim, kendim buldum;

Gül gibi sararıp soldum; ey vâh, ey vâh...

GÜNÜN TARİHİ: 15 Mart 1920

İşgal kararı

İstanbul’daki İngiltere, Fransa ve İtalya’dan müteşekkil Müttefik Yüksek Komiserliği, 15 Mart 1920’de toplanarak şu kararları aldı:

1- İstanbul, yarın (16 Mart) sabahın erken saatlerinden itibaren fiilen işgal edilecek.

2- Müttefik askerî makamları tarafından, işgalin gerektirdiği bütün tedbirler alınacak.

3- Harbiye ve Bahriye Nezaretleri’nin işgali ile her türlü haberleşme kontrol altına alınacak.

4- Posta, telgraf, telefon idaresi, Hükûmet ile Meclis’in faaliyeti kontrol altında tutulacak.

Okunma Sayısı: 1724
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı