"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Işık doğudan yükselmeli”

M. Said ZEKİ
30 Temmuz 2018, Pazartesi
Doğu’da, Asya Kıt’ası’nda bir şehir... Kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmış, büyük bir gölün kenarında kurulmuş bir şehir...

Doğu’da, Asya Kıt’ası’nda bir şehir...

Kadim medeniyetlere ev sahipliği yapmış, büyük bir gölün kenarında kurulmuş bir şehir...

Van’da bir camide mevlid okunuyor.

Ama bu mevlid biraz farklı sanki. Gelenek ile geleceği birleştirmiş gibi.

İlimden, fenden, vicdandan, asayişten ve adaletten bahsediliyor.

ASYA’NIN BAHTI...

‘Bizim düşmanımız cehalet, zarûret, ihtilâftır. Bu üç düşmana karşı san’at, marifet, ittifak silâhıyla cihad edeceğiz’ diyorlar. 

‘Asya’nın bahtının miftahı (anahtarı) meşveret ve şûrâdır’ deniliyor.

Ötekileştirmeden, ayrıştırmadan doğu ile batı kucaklaşıyor. Sevgi seli herkesin kalbini yıkıyor, ayrılık, gayrılık, nefret tortularını silip süpürüyor.

HAKİKAT BÜTÜN İNSANLARA VAHYEDİLMİŞTİR

Rahmetli Cemil Meriç’in “Allah, hakikati bütün insanlara vahyetmiştir. Hıristiyanlara da, Müslümanlara da, siyahilere de, beyazlara da” sözünü hatırlıyorum. 

Cemil Meriç dilinde adeta bir tekerleme halini almış olan “Işık Doğu’dan gelir” sözünü tekrar ediyorum. Her ne kadar son yüzyıllarda beyaz ırk bu yansımayı tersine çevirmiş olsa da... ‘Güneş batıdan doğuncaya kadar’ bir fırsat var Doğu için.

‘Ekser peygamberlerin doğuda gelmesine vurgu yapar Bediüzzaman. ‘Din ilimleri ile fen ilimlerinin birleştirilmesinden’ söz eder. Bu bilgilerin birlikte okutulacağı bir üniversite için ömrünü harcar. Van’da temelini atsa da savaş sebebiyle bu sevinci yarım kalır. Ama bu mevlidde ona müjdeler var gibi. Horhor’da ders veren Bediüzzaman’ın yüzündeki tebessüm geleceğe ümid veriyor gibi.

IŞIK DOĞU’DAN GELİR

Cemil Meriç ‘Işık Doğu’dan gelir’ lâfzı için; “Bir söz ki şafaklara ve düşüncelere gebe!” yorumunu yapar. “Soylarımızın, san’atlarımızın, medeniyetlerimizin ve dinimizin beşiği olan Asya’da alın yazımızın anahtarını aramaktayız” diyen yazar, modern düşüncenin Doğu’ya doğru gerçekleştirdiği aslına dönüş hamlesini toplumsal bir ideal, dini bir özleyiş olarak değerlendirir. Bütün insanların kardeş olduğunu düşünür, bütün dinleri hemşire olarak ilân eder. Işığın kaynağı olarak gördüğü Doğu’nun bir ferdi olmaktan şeref duyar. Fakat kimseyi ötekileştirmez.

“Nereden gelirlerse gelsinler, kim olursa olsunlar, hâlâ hakikate inanan herkesi yanımıza çağırıyoruz“ diye herkese ve her kesime kucak açar. 

ŞAHİKALARA TIRMANMAK YORUCU, AMA...

Evet ışık doğuda yükselmeli! Bunun için ne gerekiyorsa yapılmalı. Gece gündüz çalışılmalı. Çünkü “Şahikalara tırmanmak çok yorucu, ama; böyle yorgunlukları göze almadan, ne İslâmiyet’i kavrayabiliriz ne de İslâm’ın dünya görüşünü.” (Cemil Meriç, Işık Doğudan Yükselir, s. 92)

ÜMİDİ DİRİ TUTMAK

Ümitsizlik yok. Hakikat erleri zaman ve zeminin rağmına az ve zayıfta olsa muvaffak olacak kıyamet öncesi ışığı, nuru cihanın her tarafına bir kez daha yayacaklardır.

“Bir gün olur elbette doğar şems-i hakikat / Hiç böyle müebbed mi kalır zulmet-i âlem?

Ölsün yeis! Muhabbet devam etsin! Şûrâ kuvvet bulsun! “ (Hutbe-i Şamiye)

Okunma Sayısı: 904
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı