"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Mert ol savcı!”

M. Said Zeki
21 Ağustos 2017, Pazartesi
Ankara.

90’lı yıllar.

Kocatepe Mevlidi sonrası.

Yer: Devlet Güvenlik Mahkemesi.

Kutlular DGM Savcısına haykırıyor: “Mert ol Savcı!”

***

Nur Talebelerinin adeta bayram havasında buluşup kucaklaştıkları, hasret giderdikleri zeminlerdi tertiplenen mevlidler. Çeşitli şehirlerde gelenek halinde halen devam ediyor. Merhum Süleyman Çelebi’nin Vesiletü’n- Necât isimli şiiri yüzyıllardır Mevlid-i Şerif olarak okunuyor. Düğünde, sünnette, cenazede..

Bediüzzaman bunu tasvip ederek “Mevlid-i Nebevi ile Mi’raciyenin okunması, gayet nâfi ve güzel adettir ve müstahsen bir adet-i İslâmiyedir. Belki hayat-ı içtimaiye-i İslâmiyenin gayet lâtif ve parlak ve tatlı bir medar-ı sohbettir. Belki, hakaik-i imaniyenin ihtarı için en hoş ve şirin bir derstir” (Mektubat) demiştir. Üstadın vefatından sonra kesintiler hariç mevlidler bazen bedel ödeyerek devam etti, ediyor, etmeli.

Tertiplenen bu Mevlidlere binlerce kişi katılmasına rağmen asayişi bozacak hiçbir olay olmamıştır. 12 Eylül 1980 ihtilâlinde ara verilmiş, 1990’larda siyasilerin izin engeli baş göstermişti. 1990 yılında Ankara Kocatepe Camii’nde yapılan Mevlid sonrası tertip heyeti ile birlikte Mehmet Kutlular içeri alınmıştı. (Yaşananlar daha sonra ‘Mevlid Fırtınası’ adıyla yayınevince kitap haline getirildi. İlgilenenler için ilginç gelebilir.)

Çok sayıda avukat arkadaşla içeridekilerin vekâletini almak ve savunmaya katılmak için müracaat etmiştik. Verilen sözlerin tutulmaması, savunmanın engellenmek istenmesi üzerine Kutlular, Ankara DGM Savcısına ‘Mert ol Savcı!’ diye haykırmıştı. 10 kişi nihayet 15 gün sonra bırakılmıştı.

1999’daki Mevlid sonrası yapılan söyleşide “Deprem İlâhî İkazdır” denilince Kutlular ve yazarlar aleyhinde yine dâvâlar açılmış, ceza verilmiş, bir kısmı infaz edilmiş, bir kısmı ise AİHM’den dönmüştü!

İKİ ANEKDOT

Hey gidi günler hey! O günlerde sıkıntılara rağmen güzel hizmetlere vesile olmuştu. Avukatlar olarak Mahkeme işlerinin yanı sıra kamuoyu oluşturmak amacıyla TBMM’de grubu bulunan parti liderlerini ziyaret ediyor, hazırlanan dokümanları takdim ediyor, kısaca olayı özetliyorduk. Başbakan Yıldırım Akbulut, Merhum Necmettin Erbakan, Erdal İnönü vs.

ERDAL İNÖNÜ: “SAİD NURSÎ BÜYÜK BİR ÂLİMDİR”

O günlerde SODEP Genel Başkanı olan merhum Erdal İnönü’de ziyaret ettiğimiz liderler arasındaydı. Nazik şekilde meseleyi dinledikten sonra; “Said Nursî büyük bir âlimdir. Gerçi siz bilmezsiniz –belki de biliyorsunuz- benim Şerif Mardin adında bir sosyolog dostum var. O bu konuda çalışıyor. Zaman zaman görüşürüz, sohbet ederiz. Benim kanaatime göre Said Nursî büyük bir âlimdir” demişti. Sanıyorum Gazete bunu manşetten haber yapmıştı.

***

“SAİD NURSÎ ÂLİM DEĞİLDİR DİYENİN…”

Merhum Demirel’in bu mevlide tebrik telgrafı göndermesi basında polemik konusu yapılmış, Demirel eleştirileri şöyle cevaplamıştı:

“Ben Said Nursî bir âlimdir diyorum. Said Nursî Kur’ân’ın en değerli müfessirlerinden biridir. Said Nursî âlim değildir diyenin alnını karışlarım. Said Nursî’yi âlim olarak Türkiye’de birçok kimse kabul ediyor. Dışarıda kabul ediyor. Said Nursî ne demiş, ne yazmış; bilen var mı?

Bir takım insanlar Said Nursî’yi takip ediyorsa, her halde körü körüne etmiyor. Yani, otuz sene sonra 25-30 bin kişi bir mevlide gelip o hatıraya saygı gösteriyorsa, belki bunun üzerinde durmak lâzım. Bunu şimdi söylüyor değilim. Ben bunu otuz senedir söylüyorum. 1966’da dünyanın lâfını ettiler. Daha sonra da ettiler. Onların hepsine cevap verdim. Bir santim geri çekilmeyiz inandığımız şeylerden.

Gelin, Said Nursî’yi sevmeyenler, anlamayanlar, alâkadar olmak istemeyenler! Olabilir. Ama bunu düşmanlığa çevirmenin de bir mânâsı yok.

Aydın gönüllere ve kafalara hitap ediyorum. Hiç bilmeden, neyin ne olduğunu anlamadan peşin hükümle meselenin üstüne varmaya gerek yoktur.” (O günkü gazeteler ve Köprü 1995/Kış)

Bir kış masalı gibi geliyor bunlar değil mi?

Okunma Sayısı: 7495
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı