"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Öküz ve balık hadisini nasıl anlayacağız?

Süleyman KÖSMENE
10 Ekim 2016, Pazartesi
Düzce’den Okuyucumuz: “Dünyanın öküz ile balık üzerine olduğunu ifade eden hadisi izah eder misiniz? Buna hurafe diyenler var.”

BİR SARRAF TİTİZLİĞİNDE

Dünyanın öküz ile balığın üzerinde bulunduğu rivayeti, yer yer içerisine İsrailiyat da karışmış müteşabih bir hadistir. Bir sarraf nasıl yere düşen altını silerek vitrinine koyuyorsa, manasına İsrailiyat ve hurafe karışmış altın değerinde rivayetlerin üzerindeki toz ve gubarı silinir ve hurafe ve İsrailiyattan arındırılırsa, hadisin gerçek manası anlaşılır. 

Fakat bunu yapacak usta lâzım! Müteşabih âyet ve hadis, içerisinde teşbih, mecaz ve gizli manalar bulunan naslardır ki, ancak ehliyet sahibi âlimler tarafından doğru anlaşılıp yorumlanabilirler. 

İşte Bediüzzaman böyle bir âlimdir. Hurafe veya İsrailiyat diye atılmış nice hadisi fikir dünyasına kazandırmış, sahanın uzmanlarına örnek yorumlama metotları göstermiştir.    

SEVR VE HUT’TAN MAKSAT İKİ MELEKTİR

İbn-i Abbas (ra) rivâyet eder ki: Resûl-i Ekrem Efendimiz’den (asm) sorulur: “Dünya ne üstündedir?” Resûlullah Efendimiz (asm) buyurur ki: “El-ardu ale’sevri ve’l-hût” (=Dünya öküz ile balık üzerindedir.) Bir diğer rivâyette bir defa “Ale’s-sevr” (=öküz üzerindedir); bir defa da, “Ale’l-hût” (=balık üzerindedir.) buyurmuştur.1

Bediüzzaman bu rivayetin müteşabih bir hadis olduğunu ve sahih olduğunu bildirerek, hadisi üç vecihte tevil etmiştir. 

Birinci Vecih: Cenâb-ı Hak yer yüzünde iki melek görevlendirmiştir. O meleklerden birisinin ismi “Sevr”, diğerinin ismi “Hût”tur.  

Yeryüzünde görevli meleklerin bu namları almasının sırrı şudur: 

Yer küre iki kısımdır: Dörtte üçü su, dörtte biri topraktır. Suyu şenlendiren balıktır. Toprağı ise, kendisiyle insanların ziraat yaptığı öküz şenlendirir. Yer küreye müekkel iki melek hem kumandan, hem nâzır olduklarından, melekût ve mîsâl âlemlerinde temessülleri sevr ve hût sûretindedir. Bu münâsebete ve göreve işâreten Peygamber Efendimiz (asm) “El-ardu ale’sevri ve’l-hût” (=Dünya öküz ile balık üzerindedir.) buyurmuştur. Sevr ve Hut isimli melekler yer kürenin işlerinden sorumludurlar, demektir. 

SEVR VE HUT’TAN MAKSAT MECAZÎ MÂNÂLARDIR

İkinci Vecih: “Bu devlet ve saltanat hangi şey üzerinde duruyor?” diye sorulduğunda, cevaben, “Ale’s-seyfi ve’l-kalem” (=kılıç ve kalem üzerindedir.) denilse; yani devletin, askerin silâhı ve memurun kalemi üzerinde ayakta durduğu söylense, mühim bir hakikat teşbih san’atıyla ifade edilmiş olur. Deniz kenarında yaşayanların geçim kaynakları balığa bağlıdır. Karada yaşayanların geçim kaynakları ise öküzün omuzundadır. Yer kürede insanların, balığın ticaretine ve öküzün ziraatına bağlı olarak hayatlarını sürdürdüklerine işareten, Peygamber Efendimiz (asm); “Dünya öküz ile balık üzerindedir.” buyurmuştur.  Yani, ne vakit karada ziraat yapılmaz ise ve ne zaman balık bir milyon yumurtayı birden bırakmaz ise o vakit insan yaşayamaz demek istemiştir.

SEVR VE HUT’TAN MAKSAT ASTRONOMİDEKİ BURÇLARDIR

Üçüncü Vecih: Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm), yer küre için bir defa “Ale’s-Sevr” (=Öküz üzerindedir.) diyerek, çok asır sonra anlaşılacak bir hakikate işaret buyurmuştur. Çünkü suâl sorulduğu günlerde yer küre öküz burcunda idi. 

Bir ay sonra tekrar sorulduğunda Allah Resulü (asm) bu defa: “Ale’l-hût” (=Balık üzerindedir.) buyurarak, yer kürenin balık burcuna girdiğini haber vermiştir. Peygamber Efendimiz (asm) bu haberleri verdiği günlerde semavî burçların güneş ile yıldızlara bağlı olduğu zannediliyordu. Bu hadis ile ise, yer kürenin hareketlerine dikkat çekmiş, burçların yer kürenin hareketleri ile meydana geldiğine işaret buyurmuştur. Ki, bu bilgiler ancak bin dört yüz küsur sene sonra günümüz gözlemleriyle anlaşılan bilgilerdir.2 

GÜNÜN DUÂSI

Ey emri her şeyin üzerinde olan! Ey kudreti her şeye yeten! Ey ilmi her şeyi kuşatan Allah’ım! Emrini anlamamı kolaylaştır! Dinini yaşamamı müyesser kıl! Nehyinden kaçınmamı nasip eyle! İlmimi arttır! Cehlimi bağışla! Âmin.

Dipnotlar: 1- Hakim, Müstedrek, 4/636; Münziri, Terğib ve Terhib, 4/257; Heysemi, Mecmaü’z-Zevaid, 8/131; İbn-i Hacer, Metalibü’l-Âliye, 3/391; İbnü’l-Cevzi, el-Muntazam, 1/172. 2- Lem’alar, s. 95, 96.

 

Okunma Sayısı: 1552
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı