Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 18 Haziran 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Görüş

Ailede babanın rolü

14 Mayıs 2006’da Anneler günü kutlandı. Bugün de Babalar günü kutlanıyor. Bu kutlama günleri aslında çok önemlidir. Ama bundan daha önemlisi belli bir güne tahsis etmeden ömrümüzün her dakikasında velî nimetimiz olan ebeveynimizle yani anne ve babalarımızla birlikte maddeten ve mânen olabilmektir. Bu vesileyle bugünkü yazımızda babaların ailedeki rolünden bahsetmek istiyorum.

Aile, dünyadaki cennet ve insanlık çiçeğini yetiştiren bir saksıdır. Onun kırılması insanlık çiçeğinin solmasına sebep olabilir. Aile yapısında erkek kapıdır. Kadın penceredir. Erkek çatı, kadın ise temeldir. Öyleyse aile binasını kadın ve erkek oluşturmaktadır. Aile fertleri arasındaki münasebette her ikisine de önemli görevler düşmektedir.

Bir babanın aile içi rolünde örnek alacağı husus Cenâb-ı Hakk’ın “Kadınlarla güzellikle geçinin”1 âyet-i kerimesi ve Hz. Peygamberin hayatındaki ve aile içindeki konumudur. Hz. Aişe validemiz (r.anha): “Resûlullah (asm), hanımlarıyla baş başa kalınca insanların en yumuşağı, gülme ve tebessümde en ileri olanı idi” der.2

Aile içi münasebette Hz. Peygamber’in (a.s) şu tavsiyesi bizim için ölçü olmalıdır: “Kişi ailesinin yüzüne baktığı vakit, ailesi de onun yüzüne bakarsa Allah her ikisine de rahmet nazarıyla bakar. Keza erkek hanımının ellerini avucuna alınca o da kocasının ellerini tutarsa parmaklarının arasından günahları dökülür”3 buyurmaktadır.

Hz. Peygamber (asm), erkeklerin kadınlarına karşı hayırhâh ve lütufkâr olmalarını tavsiye ederek şöyle buyurmuştur: “En hayırlınız, ailesine karşı en çok hayırlı ve lütufkâr olanınızdır. Ailesine en çok hayırlı olanınız benim.”4

Babanın, karısına ve çocuklarına karşı görevlerini şöyle sıralamak mümkündür:

1. Karısına karşı iyi davranmalı.

2. Haklarını gözetmeli.

3. Temel ihtiyaçları karşılamalı.

4. Gücü ölçüsünde güzel ve değerli elbiseler giydirmeli.

5. Evin yönetimine ortak etmeli.

6. Kadın üzerine asla baskı ve zorbalık yapmamalı.5

Aile içerisinde birbirine karşı daha kibar ve nezaket içerisinde davranmalıdır. Bu hususta İslâm tarihindeki şu olay bize örnek olmalıdır:

Bir gün Hz. Ömer’in valilerinden biri, sert mizaçlı olarak bilinen halifeyi evinde ziyaret eder. Onu daima otoriter, vakur ve ciddî bir tavırda görmeye alışkın vali, Hz. Ömer’in evindeki davranışlarını görünce hayretler içinde kalır. Halife evinde son derece mütevazi ve neşelidir. Çocukları ile gülüp oynaşmakta, şakalaşmakta ve onları sevmektedir.

Hz. Ömer, valinin şaşkınlığını görünce ona sorar:

“Sen evde çocuklarınla ne yaparsın?”

Vali şöyle cevap verir:

“Ben kapıdan girince, evde derin bir sessizlik başlar. Hiç kimse bir şey söylemez. Herkes bir köşeye sinerek korkudan titrer.”

Bunun üzerine Hz. Ömer şöyle der:

“Kendi çoluk çocuğuna şefkat ve merhamet etmeyen, gururunu tatminden başka bir şey bilmeyen kimsenin, ümmetine yani yönetiminde bulunan insanlara merhamet göstereceğine nasıl inanayım? Sen artık vali olmayacaksın.”6

halilelitok@yahoo.com

Dipnotlar:

1- Nisa Sûresi, 4/19.

2- Canan, İbrahim; (Prof. Dr.) Hz. Peygamberin Sünnetinde Terbiye, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, Ankara-1980, s.386.

3- Feyzü’l-Kadir, c.2, s.333.

4- İbn Mace, Nikah, 50. (H: 638-1977).

5- İlmihal İslam ve Toplum, Türkiye Diyanet Vakfı İslâmî Araştırmalar Merkezi, İstanbul-1999, c.2, s. 519.

6- Ünal, İbrahim; Kur’ân ve Sünnet Işığında Görgü, İsav Yayınları, Ankara-1994, s.146

Halil Elitok (Emekli İl Müftüs

18.06.2006


Bugün Babalar Günüymüş!

“Babam!”, “Annem!”; yahut “Baba!”, “Anne!” Ne güzel kelimelerdir bunlar. İnsanın hayatta en çok istediği ve sevdiği hitap tarzıdır. Gerçi, benim annem rahmetli olalı 20 sene oldu ama, Allah’a şükür 86 yaşında babam hâlâ sağ ve dinç maşallah. “Baba, babam, babacığım!” diyen iki de çocuğum var elhamdülillah!

Bugün babalar günüymüş! Gerçi bizim için, o hayata, dünyaya gelişimizin maddî sebebi olan; kanından, canından, nefesinden yaratıldığımız babamıza olan meftuniyetimiz her gündür. Yani ölene kadar bizim için her gün babalar günüdür.

Baba! Ne güzel bir büyüktür, ne iyi bir koruyucudur. Çocuklarının gözünde âbide bir şahsiyettir adeta. Çoğu çocuk, babasına toz kondurmaz. Baba, evlâdını canından çok seven varlıklardan ikincisidir. Ağırdır, oturaklıdır, ama evlâdına sevgisi bir başkadır. Çocuğunun yanlışını görünce kızsa da hemen bedduâ etmez. Ama, Allah muhafaza onun kalbinden buğzetmesi bile evlât hakkında pek hayırlı olmaz. Ondandır ki dünyada baba yüzü görmeyen Peygamber (asm), babalarımızın duasını almamızı emrederek; “Babanın evlâdına duası, Peygamberin ümmetine duâsı gibidir” buyurmuştur. Hem Cenâb-ı Hak da, âyeti-i kerime (İsra Sûresi 23-25. âyetler) ile bunu şöyle buyuruyor: “Onlardan biri veya her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına erişecek olursa, onlara sakın ‘öf’ bile deme! Onları azarlama! Onlara güzel söz söyle. Onlara merhamet ve tevazu kanadını ger ve de ki ‘Ey Rabbim! Nasıl onlar beni küçükken besleyip büyüttülerse, sen de onlara öylece merhamet buyur…”

“Baba!” diyeni dünyada olmayan, babasını da küçük yaşlarda kaybeden muazzez Üstadımız da baba ile ilgili olarak “Evet, dünyada en yüksek hakikat peder (baba) ve validelerin (anne) evlâtlarına karşı şefkatleridir. Ve en âlî hukuk dahi, onların o şefkatlerine mukabil hürmet haklarıdır. Çünkü onlar; hayatlarını, kemal-i lezzetle evlâtlarının hayatı için feda edip sarf ediyorlar. Öyleyse, insaniyeti sukut etmemiş (insanlıktan çıkmamış) ve canavara inkılab etmemiş her bir veled, o muhterem, sadık, fedakâr dostlara halisane hürmet ve samimane hizmet ve rızalarını tahsil ve kalblerini hoşnut etmektir. (Amca ve hala, peder hükmündedir; teyze ve dayı ana hükmündedir).”

Babanın evlâtları üzerindeki tasarrufu acâib bir şeydir. Özellikle de erkek evlâdın, taklit ettiği babasının nasihatlerine dikkat etmesi, onun tavsiyelerine uyması unutulmayacak ve ömür boyu rotasını çizmede en mühim unsur olacaktır. Babamın, çocuk yaşlarda ve daha sonraki yıllarımda bana öğrettiği ve benim de prensibim olan bazı halleri unutmam mümkün müdür?

Osman Zengin

18.06.2006

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 
 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004