"Gerçekten" haber verir 28 Kasım 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Basından Seçmeler

AKP CHP’lileşiyor, CHP AKP’lileşiyor

Türk siyasetinde ilginç gelişmeler yaşanıyor. CHP’nin İslam’a, AKP’nin Güneydoğu’ya bakışında ‘şaşırtıcı’ gelişmeler var. Sizce bu parti politikalarında bir değişime mi işaret ediyor, yoksa yaklaşan seçimler için atılan taktik adımlar mı?

Aslında partilerin birbiriyle yer değiştirdiğini görüyoruz. Başka türlü söylemek gerekirse AKP CHP’lileşiyor, CHP AKP’lileşiyor. Mesela, bugüne kadar türban ve çarşaf konusunda olumsuz ve radikal bir tavır takınmış olan CHP, türbanlıları ve kara çarşaflıları partisine alıyor. Bu, bana göre doğrudan doğruya CHP’nin AKP’lileşmesi demek. Çünkü türban meselesi AKP’nin en temel koyucu argümanlarından biri. O temel koyucu argüman konusunda olumlu tavır almak da ister istemez AKP’lileşmek demek. Siyasette bazı şeyler bir partinin ‘öz’üne, bazı şeyler de ‘teferruat’a ilişkindir, Ama bu teferruata değil, öze ilişkin bir şey.

AKP’nin de CHP’lileştiğini söylediniz. Bunun göstergesi ne?

Kürt politikasındaki değişim ile Başbakan’ın Doğu ve Güneydoğu gezilerinde yaptığı devletçi konuşmalar. CHP devletçi bir parti. Ama Tayyip Bey’in son söylemleri, CHP’nin özü, temel koyucu özelliklerinden birini oluşturan devletçi politikayı benimsediğini gösteriyor.

Bu da katı ve bürokratik bir yaklaşım...

Kesinlikle. Belki de temelde şunu konuşmak lazım. Aslında AKP’nin de, CHP’nin de ‘öz’ü yok. Bu yüzden de birbirleriyle çok kolay yer değiştirebiliyorlar. Oysa belli bir felsefi arka planı olan partilerde böyle şeyler olmaz. Bir doktrin partisi bu kadar kolay kılıf değiştiremez. Düşün, bir Markist parti, bir kapitalist partinin söylemini edinebilir mi? Edinemez. AKP’ye de, CHP’ye de ‘merkez partisi’ deniyor. İdeolojisiz ve dünya görüşsüz olmanın adı, merkez partisi oldu.

Omurgası oluşmamış bir iktidarla ana muhalefetten söz ediyoruz yani...

Evet, sen metaforik bir şekilde ifade ediyorsun. Öz, doktrin, felsefi arkan plan dediğimiz şeyler, bu omurga tabii.

Bu durumda parti politikaları da, gündelik siyesetin rüzgarına göre mi belirleniyor?

Tastamam öyle... Bir partinin felsefi bir arka planı yoksa, gündelik olaylardan yola çıkarak, ‘taktik ve stratejik siyaset’ yapmaktan başka bir çaresi yok çünkü.

(...)

‘Partiler arasında, tabelalarından başka bir fark kalmadı diyorsunuz’ aslında.

Kesinlikle. Başa dönersek. Türkiye’de laiklik savunucu gibi görünen CHP, siyasi İslam’a ait olduğu varsayılan siyasi sembollere tavır aldı. Ama partiye gelen ilk çarşaflıyı da üye yaptı. O üyeliği onaylayarak laiklik ilkesinden kolayca vazgeçti. Ne anlama gelir bu? CHP için laikliğin hiçbir anlamı olmadığının...

Bu tespitten yürürsek, ortaya ironik bir manzara çıkıyor. Çünkü AKP, laikliğe karşı bir tehdit olarak görüldü hep. Bu tehdite karşı Cumhuriyet yürüyüşleri düzenlendi. CHP-MHP koalisyon yapsın da, laiklik kurtulsun nutukları atıldı. Durum buysa, yani laiklik CHP için gündelik siyaset uğruna feda edilebilecek kadar önemsizse, 6 yıldır herkes boşa konuştu.

Evet, hepsi boşaydı. Ben böyle düşünüyorum. Yıllardır karşı çıktığın türban bir anda meşrulaştığına göre, böyle...

Bu bağlamda MHP’yi nereye oturtuyorsunuz? Onlar da bir süredir Alevilerle dirsek temasında...

Aynı şey, onlar için de geçerli. MHP de pratik yapıyor, teori değil. Herkesin birbirinin malında gözü var, işin özeti bu.

Konuşan: Mehmet Kenan Kaya

Akşam, 27.11.2008

28.11.2008


Sahi, bir BOP-GOP vardı, değil mi?

Gündemİmİzİn öylesine alt sıralarına inmiş ki, bir dönem CIA’nin Türkiye anteni olan Graham Fuller de hatırlatmasa herhalde Beyaz Saray’daki devirteslime kadar konuyu aklımızdan bile geçirmeyecektik.

ABD Yeni Sağı’nın (NeoCon’lar), hani şu Paul Wolfowitz, Richard Perle, Albert Wohlstetter, Irving Kristol, William Kristol, Robert Kagan ve arkadaşlarının “Eseri” olan “ Büyük Ortadoğu Projesi “nden (BOP) söz ediyoruz. Daha sonra “ Genişletilmiş Ortadoğu’yla Ortaklık Girişimi Projesi “ (GOP) diye değiştirilen fikirden...

Bush’un ilk kez 26 Şubat 2003’te Neo-Con’ların kalesi “American Enterprise Institute”teki konuşmasında cebinden çıkardığı plandan...

G-8 VE NATO DESTEKLİ

Bush bu planı bir yıl sonra 24 Ocak 2004’teki “Ulusa sesleniş” konuşmasında, “Ortadoğu zorbaların, umutsuzluğun ve öfkenin diyarı olarak kaldıkça, ABD’nin ve dostlarımızın güvenliğini tehdit eden insanlar ve hareketler üretmeye devam edecek. O nedenle ABD şimdi Büyük Ortadoğu’ya özgürlük getirilmesini amaçlayan bir strateji geliştiriyor” diye ambalajlamıştı. Ve bölge yönetimlerine ve halklarına rağmen Batı kamuoyuna kabul ettirmişti: 8-10 Haziran 2004’te G-8’in Sea Island’daki zirvesinde, hemen ardından 28-29 Haziran 2004’te NATO’nun İstanbul’daki zirvesinde.

Aradan 4 yıl geçti, “CIA’nin eski üst düzey yöneticisi” Graham Fuller, BBC’nin Türkçe Servisi’ne verdiği demeçte GOP’un veya BOP’un geldiği noktayı şöyle özetledi: “Büyük Ortadoğu Projesi bir felakete dönüştü.”

BOP sadece felakete dönüşmekle kalsa öpüp başımıza koyacağız; ondan da vahimi Fas’tan Pakistan’a kadar uzanan coğrafyayı uçsuzbucaksız bir “Felaket bölgesi”ne dönüştürdü.

DEMOKRASİ, ÖZGÜRLÜK, VS...

Hatırlayın; BOP veya GOP paketi ne soylu ideallerle, ne alkışlanacak iddialarla açılmıştı.

Ortadoğu rejimlerini demokratikleştirecekti. Bölge ülkelerinin eğitim programlarını geliştirecek, bilginin alabildiğine dolaşımının önünü açacaktı. Kadını özgürleştirecekti. Liberal ekonomik sistemi kökleştirecekti. Oysa 4 yıl sonra karşımızda tarifsiz bir yıkımın tablosu var:

* 2004 öncesi Afganistan’ın geçit vermeyen dağlarında varlığını sürdürebilen ElKaide bugün tüm BOP-GOP coğrafyasında cirit atıyor : Moritanya, Fas, Tunus, Cezayir’deki yerel örgütleri uluslararası terör ağının parçası haline getirdi. Bombalı saldırılarıyla Lübnan’ı yeniden uçuruma itmeye çalışıyor. Suudi Arabistan’ın ve Yemen’in temellerini kemiriyor.

* Ya demokrasi sözü? Moritanya’da cunta geri geldi. Cezayir’de Cumhurbaşkanı Abdülaziz Buteflika tehditle anayasayı değiştirterek, “Yaşam boyu başkanlık” yolunu açtı. Tunus’ta Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali diktatöre dönüştü. Mısır’da Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek hanedanlığa geçmek üzere; yerine oğlunu hazırlıyor.

Diğer Arap rejimlerinden hiç söz etmeyelim.

* Kadını özgürleştirmeyi vaat ediyordu. İşte eseri: 10 yaşındaki kız “Yılın kadını” seçiliyor.

* Eğitim düzeyini yükseltmeyi, işsizliği azaltmayı hedefliyordu. Hergün yüzlerce genç ölümü göze alarak Türkiye, İtalya veya İspanya üzerinden Avrupa’ya kapağı atmaya çalışıyor.

* BOP-GOP’un kalbine Filistin sorununun çözümü yerleştirilmişti. Bush daha 2002’de “Yasser Arafat’ın yönetimden ayrılmasından sonra” Filistin devleti kurulacağını taahhüt etmişti. (Arafat 2004 Kasım’ında öldü.) Her yıl sözünü tekrarlamış, en son 27 Kasım 2007’deki Annapolis Konferansı’nda “2008, Filistin’in doğduğu yıl olacak” demişti. Hepsi boş çıktı.

KARZAİ BİLE İSYANDA

* Irak ve Afganistan’ın ABD’nin rehberliğinde Ortadoğu’nun ebeleri olması öngörülüyordu. Irak şimdi ABD güdümünden çıkmak için yıl sayıyor. ABD’nin iktidara getirdiği Afganistan Cumhurbaşkanı Hamit Karzai de, Irak’ın yönteminden esinlenip “Ya askeri operasyonların son tarihiyle ilgili takvim verirsiniz ya da Taliban’la anlaşırım” diye rest çekiyor. Karzai bile!

BOP-GOP bitti. Geriye anlamları yeni anlaşılabilen klişeleri kaldı: “Önleyici müdahale”, “Terörle savaş”, “Yaratıcı kaos...” Ve bir de o kaosta savrulan Ortadoğu.

Beyaz Saray’da son 5 haftasına giren Bush, görevi biten her başkan gibi “Bağış” kararnamelerini imzalamaya başladı. Bir kısım hükümlüyü bağışlıyor, yani cezalarını affediyor.

Ama BOP-GOP bölgesinde yaşayan 600 milyon insan onu asla affetmeyecek!

Erdal Şafak, Sabah, 27.11.2008

28.11.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 
Ufo ısıtıcılar, infrared ısıtıcı, kumtel ısıtıcılar.
GAZETE 1.SAYFA

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır