04 Temmuz 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Dergilerimiz

Haberler

 

YAŞ’a kadar Genelkurmay’da bilgilendirme molası

Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, haftalık basın bilgilendirme toplantılarına YAŞ toplantısının yapılacağı Ağustos ayı başına kadar ara verildiğini bildirdi.

Genelkurmay’dan bilgilendirmeye mola

GENELKURMAY Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Metin Gürak, haftalık basın bilgilendirme toplantılarına Ağustos ayı başına kadar ara verildiğini bildirdi. Tuğgeneral Gürak, Genelkurmay Başkanlığı Karargahı’ndaki haftalık basın bilgilendirme toplantısında, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK), vatandaşların can ve mal güvenliğini sağlamak için, bölücü terör örgütü ile mücadelesine kararlılıkla devam ettiğini vurguladı. TSK’nın, bölücü terör örgütüne yönelik olarak gerçekleştirdiği faaliyetler kapsamında 12 Haziran 2009 tarihinden bugüne kadar 97 iç güvenlik olayı meydana geldiğini ifade eden Gürak, bu olaylarda, toplam 52 el yapımı patlayıcı düzeneğinin güvenlik kuvvetleri tarafından etkisiz hale getirilerek olası zayiatın önlendiğini bildirdi. Dönem içinde 7’si teslim, 3’ü ölü ve 6 yakalama olmak üzere toplam 16 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirten Gürak, dönem içinde bölücü terör örgütüne yönelik yapılan diğer operasyonlarda, el geçirilen silah ve mühimmat ve patlayıcılar hakında da bilgi verdi. Tuğgeneral Gürak, toplantının sonunda, haftalık basın bilgilendirme toplantılarına Ağustos ayı başına kadar ara verildiğini bildirdi.

04.07.2009


 

DEMOKRASİ KAZANACAK, ASKERİ VESAYET BİTECEK

TBMM’de askere sivil yargı yolunu açan kanun maddesinin kabul edilmesini değerlendiren İngiliz The Economist dergisi, bu değişiklikle Türk demokrasisinde büyük bir sıçrama olacağına, yeni bir çığır açacağına dikkati çekti. Kabul edilen maddenin, askerin dokunulmazlığına en büyük meydan okuma olduğunu iddia eden dergi, Türkiye’den askerin siyasete müdahalelerini hatırlatırken, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un, kabul edilen maddenin tekrar görüşülmesi için hükümete baskı yaptığını savundu.

ELİTLER DARBE GÜNLERİNİN GERİDE

KALMASINI İSTEMİYOR

Dergi, bütün bunlar yaşanırken, darbe planlarıyla ilgili adı geçen Albay Dursun Çiçek ile ilgili gelişmelere vurgu yaparak, “Eskiden Türkiye’de ordunun gürlemesi herkesi sindirirdi, her yer sessizliğe bürünürdü” ifadesine yer verildi. Türkiye’de elit kesimin tüm bu gelişmelerden rahatsız olduğuna da dikkati çeken dergi, Türkiye’nin demokratikleştiğine dair değişimler olduğuna işaret etti. Dergi, “Darbe günleri geride mi kaldı? Hâlâ belki küçük bir risk vardır, ama bu çok zayıf” yorumunu yaptı.

04.07.2009


 

Düşünce suç olamaz

TBMM Başkanı Köksal Toptan, düşüncelerin eyleme geçmedikçe suç teşkil etmeyeceğini; ancak devletin kendisine zarar verecek eylemlere karşı da yasaları, mahkemeleri ve güvenlik kuvvetleri gibi organları aracılığıyla tedbirler alacağını söyledi. “Hâlâ darbe düşünenlerin olmasına üzülüyorum” diyen Toptan, darbe belgesi ile ilgili de mahkeme kararının beklenmesini istedi.

Millet demokrasiye sahip çıkıyor

TBMM Başkanı Köksal Toptan, “Ne olursa olsun, ne kadar provokatif eylem girişimi olursa olsun artık Türk insanı her şart altında demokrasiye sahip çıkma sağduyusunu, bilincini bütün kurum ve kuruluşlarıyla göstermektedir. Bundan gurur duymak lazım” dedi.

Toptan, 12. Uluslararası Kilimli Kültür Sanat Spor ve Kabotaj Bayramı etkinliklerine katılmak için geldiği Zonguldak’ın Kilimli beldesinde, gazetecinin, ‘’Bir televizyon programında ‘darbe eyleme geçmediği sürece suç sayılmaz’ dediniz, bunu biraz açabilir misiniz’’ sorusu üzerine şöyle konuştu:

‘’Düşünce özgürlüğü başkasına, topluma zarar vermedikçe, salt düşünce bazında kaldıkça suç olmaz. Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir çağda olmaz. Ancak, Ortaçağ dönemlerinden insanların kafasından geçenleri okuma gibi bir takım engizisyonlara tanık olunduğunu insanlık biliyor. O çağlardan bu yana insanların düşüncesini ne bilmek mümkün, ne okumak mümkün, ama modern toplumlar da kendilerini koruyacak şekilde donatılmışlardır. Bu donanım devletin maruz kalabileceği tehlikelere ve tehditlere karşın yasal organlar eliyle gerçekleştirilir.’’

Toptan, düşüncenin toplumu tehdit eden, toplum için tehlike ifade eden bir eyleme dönüşürse o zaman bütün modern toplumlarda toplum, devlet ve milletin kendini koruyacak mekanizmaları harekete geçirdiğini vurgulayarak, şöyle devam etti: ‘’O nedenle marjinal bile olsa toplumun belli bir yüzdesinin, çok küçük yüzdesinin Türkiye için söylemek gerekirse darbe, başka aşırı uç fikirler düşünüyor olması kendi başına bir suç teşkil etmez. Yanlış düşüncedir, bize göre ama düşüncedir. Onun taraftarı da olabilir, onun taraftarından böyle düşünmesine saygı göstermek lâzım. Hoşgörüyle yaklaşmak gerekir, ama devlet böylesine modern bir anlayışla bu düşüncelere hoşgörüyle yaklaşırken, kendisine zarar verecek eylem boyutuna geçen bir takım davranışlara izin vermez. Yasalarıyla, mahkemeleriyle, güvenlik kuvvetleriyle o konuda kendini koruyacak önlemler alır.’’

BELGENİN SONUCUNU MERAK EDİYORUM

‘’Bu çerçevede çok tartışılan malum belgeyi (Taraf gazetesindeki habere konu olan belge) nasıl değerlendiriyorsunuz’’ sorusunu da Toptan, şöyle cevapladı: ‘’Belgeyi daha mahkemeler değerlendiremedi ki ben değerlendirebileyim. Onun sonucunu ben de merakla bekliyorum. Ancak böyle bir doğru ya da yanlış, gerçek ya da sahte belgenin ortaya konulmuş olmasına bir açıdan üzüldüm. Niye üzüldüm? Belge doğruysa bizim memleketimizde böyle düşünen insanların olmasına ben üzülüyorum. Düşünce safhasında olması şartıyla elbette hoşgörüyle bakıyorum, ama üzülüyorum. Belge sahte ise bu sahte belgeyi tanzim edenlerin bizi toplumu, milletimizi rahatsız edecek bir senaryonun, provokatif bir eylemin demek ki içindeler. O nedenle dikkatli olmamız lâzım.’’

OLANLAR DEMOKRASİYE KATKI YAPIYOR

‘’Askerlere sivil yargılama yolunu açan düzenleme TBMM’den geçmeden önce komisyonlarda konuşulsaydı, yaşanan tartışmalar olmayabilir miydi?’’ şeklindeki soru üzerine Toptan, şunları söyledi: ‘’Sanırım olmazdı. Çünkü, içeriğiyle ilgili kimsenin çok sert muhalefeti yok. Bazı endişeler var. Onu karşılayacak açıklamalar yapılabilir. Gerekçe ona göre tanzim edilebilirdi. Yahut 1-2 hüküm eklenebilirdi. Onun için komisyon aşaması çok elverişli bir ortamdı. Keşke öyle yapılsaydı. Ancak, tüm olandan bitenden çıkan başka bir sonuç var, o beni mutlu ediyor. Herkes birbirini eleştiren şeyler söylüyor. Hükümet Muhalefet Partisi’ni, muhalefet Hükümet’i, işte asker şikayet ediyor, yargı organlarının yakınmaları var, ama değişmeyen bir saf herkesi içinde barındırıyor o da demokrasi safı. Bundan Türkiye ve millet olarak çok mutlu olmak lâzım. Demek ki ne olursa olsun, ne kadar provokatif eylem girişimi olursa olsun artık Türk insanı her şart altında demokrasiye sahip çıkma sağduyusunu, bilincini bütün kurum ve kuruluşlarıyla göstermektedir. Bundan gurur duymak lazım. Son olan bitenin demokrasinin ülkemizde olgunlaşmasına katkı yapan fotoğraflar olarak değerlendirmek mümkün.’’

04.07.2009


 

Siyasetçi, mal edinme peşinde koşmamalı

DP Balıkesir İl Başkanı İlhan Erdinç, Yeni Asya’ya açıklamalarda bulundu.

“Merkez sağı DP çatısı altında buluşturacağız” diyen İlhan Erdinç, ekonomik krizin ‘teğet’ geçmediğini rakamların ortaya koyduğunu hatırlattı. İlhan Erdinç şöyle dedi: “2009’un ilk çeyreğinde ekonomik daralma yüzde 14’e yaklaştı. Bu durum, 2. Dünya Savaşındaki rakamlara benziyor. Krizden en çok etkilenen de toptan ve perakende satışlar oldu. İşsizliğin artması da ayrı bir problem.”

“Siyasetçiler mal edinme peşinde koşmamalıdır” diyen DP Balıkesir İl Başkanı İhan Erdinç, “Mevcut iktidar, yolsuzluk gömleğini giymiş durumda. Dış borç da sürekli artmaktadır. Biz çalışarak kaybettiğimiz oyları yeniden DP’de toplayacağız. Genel Başkanımız Cindoruk beyni genç, idealleri olan bir liderdir” şeklinde konuştu.

04.07.2009


 

KART BORÇLULARI ARTTI

Merkez Bankası verilerine göre, kredi kartı borcunu ödemeyenlerin sayısı Mayıs ayında, yüzde 30,5 yükselerek 89 bin 330’a çıktı.

Kart borçluları Mayıs’ta arttı

KREDİ kartı borcunu ödemeyenlerin sayısı Mayıs ayında, yüzde 30,5 yükselerek 89 bin 330’a çıktı. Aynı ay, ferdi kredi borcunu ödemeyenlerin sayısı ise yüzde 34,4 azalarak, 40 bin 42’ye indi. Kredi kartı borcunu ödemeyenler ile gecikmeli ödeyenleri gösteren negatif nitelikli ferdi kredi ve kredi kartları sisteminde yer alan kişi sayısı, Mayıs ayında, bir önceki aya göre yaklaşık yüzde 0,08 oranında azaldı. Merkez Bankası verilerine göre, Ocak ayında 126 bin 114 adet olan ferdi kredi ve kredi kartları borçlarını ödememiş kişilerin toplamı, Şubat ayında 114 bin 777 adete indikten sonra Mart ayında 133 bin 354’e çıktı. Nisan ayında 129 bin 480 adet olan ferdi kredi ve kredi kartları borçlarını ödememiş kişilerin toplamı Mayıs ayında 129 bin 372’ye indi. Aynı dönemde ferdi kredi borcunu ödememiş kişi sayısı yüzde 34,4 azalarak 61 bin 35’den 40 bin 42’ye, kredi kartı borcunu ödememiş kişi sayısı yüzde 30,5 yükselerek 68 bin 445’den 89 bin 330’a çıktı. Verilere göre, 2009 yılının beş ayında ferdi kredi ve kredi kartları borçlarını ödememiş kişilerin sayısı 633 bin 97 olarak belirlenirken, bunun 244 bin 59’u kredi kartı borcunu ödememiş kişilerden, 389 bin 38’i de ferdi kredi borcunu ödememiş kişilerden oluştu. Bir kişinin tüm yıllar içinde bir kez sayılması durumuna göre, 2004 yılından bu yana ferdi kredi ve kredi kartları borçlarını ödememiş kişilerin sayısı 1 milyon 486 bin 325 oldu. Bu kişilerin 456 bin 507’sini ferdi kredi borcunu, 1 milyon 29 bin 818’ini de kredi kartları borcunu ödemeyenler oluşturdu.

04.07.2009


 

ZOELLICK: BELİRSİZLİK SÜRÜYOR, DÜZELME VAKİT ALACAK

Dünya Bankası Başkanı Robert Zoellick, “Düzelme umulduğu kadar hızlı olmayacak. Dünya ekonomisi halen önemli belirsizliklerle karşı karşıya bulunuyor” dedi.

Dünya Bankası: Belirsizlik sürüyor

DÜNYA Bankası Başkanı Robert Zoellick, küresel ekonomide düzelme işaretleri olmasına rağmen, belirsizlik durumunun halen devam ettiğini söyledi. Küresel ekonomiyle ilgili toplantıya katılmak için Şili’de bulunan Zoellick, Devlet Başkanı Michelle Bachelet ile görüşmesinden sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, ‘’İşsizlik halen sürüyor ve ticari kısıtlamalar tehdit olmaya devam ediyor’’ diye konuştu. Zoellick, ‘’Düzelme umulduğu kadar hızlı olmayacak. Dünya ekonomisi halen önemli belirsizliklerle karşı karşıya bulunuyor. Ticari kısıtlamalar ateşin düşük olduğu bir safhada, henüz tam bir grip söz konusu değil, ancak ateş yükseliyor ve bizim bununla mücadele etmemiz gerekiyor’’ dedi. Gelişmekte olan ülkelerin, 350 milyar dolar ile 635 milyar dolar kadar çok büyük finans ihtiyacı olduğunu belirten Zoellick, sadece Latin Amerika’nın finans ihtiyacının 150 milyar dolar ile 180 milyar doları bulduğunu kaydetti. Krizde bütün sorunlarla uğraşmak için yeterli kamu sermayesinin bulunmadığının açık olduğunu bildiren Zoellick, ‘’Sorunlarımızdan biri kamu sektörünü nasıl yeniden devreye sokacağımızdır. Dünya Bankası’nın süreci hızlandırması ve yardımcı olmasının zamanıdır’’ dedi.

04.07.2009


 

Topçu: Madımak’ın katilleri dışarda geziyor

SAADET Partisi (SP) Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’u ziyaret eden Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Yalçın Topçu, Sivas’ta 37 kişinin ölenlerin Madımak Oteli faciasının sorumlularının hâlâ bulunamadığını belirterek, katillerin içerdeki gurabalar değil asıl sorumluların dışarda olduğunu söyledi.

Olayın içine BBP’nin çekilmek istendiğini dile getiren Topçu, sanatçı Arif Sağ’a seslenerek tarihî gerçekleri anlatmasını istedi. Topçu, Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili gerçeklerin açığa çıkarılması gerektiğini söyledi. SP Genel Başkanı Kurtulmuş ise askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasına yönelik yapılan kanunî değişikliğin doğru olduğunu ifade ederek, halkın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’den yasayı onaylamasını beklediğini belirtti.

04.07.2009


 

Başbağların acısı hâlâ dinmedi

Erzincan’ın Kemaliye ilçesi Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 günü gerçekleştirilen katliamın üzerinden 16 yıl geçti. 33 masum insanın öldürüldüğü katliamın faillerinin bulunamayışı ise şehit yakınlarının yaralarının hâlâ kanamasına sebep oluyor.

Başbağlar, 16 yıldır adalet bekliyor

ERZİNCAN'IN Kemaliye ilçesi Başbağlar Köyünde 5 Temmuz 1993 günü gerçekleştirilen katliâmın üzerinden 16 yıl geçti. 33 masum insanın şehit edildiği bu katliâmın faillerinin bulunamayışı ise şehit yakınlarının yaralarının dinmemesine sebep oluyor. Başbağlar Köyü Güzelleştirme ve Kalkındırma Derneği Başkanı Mehmet Aydın, yaptığı açıklamada “16 yıl evvel gerçekleştirilen Başbağlar katliâmı aslında Mardin’in Bilge Köyündeki katliâmın da habercisi. Başbağlar için acı olan ise olayın faillerinin hala dışarıda gezmeleridir” dedi. Dernek Başkanı Aydın, yarın İstanbul Fatih’te yapılacak anma programına bütün vatandaşları davet etti.

04.07.2009


 

TBMM’de fezleke sayısı arttı

TBMM'YE sunulan dokunulmazlık dosyalarının sayısı 409’a ulaştı. Bu sayı, son 4 dönemin en yüksek rakamı oldu.

Yasama dokunulmazlığının kaldırılması talebiyle Meclis’e gelen Başbakanlık Tezkerelerinde ciddi artış görülüyor. 1996 yılında yasama faaliyetine başlayan 20. Dönemde Meclise 252 dosya gelirken; bunların 168’i hakkında dönem sonuna erteleme, 21’i hakkında dokunulmazlığın kaldırılması kararı verildi. 37 dosya Başbakanlığa iade edilirken, 26 dosya ise görüşülmedi. 1999 yılında başlayan 21. Dönemde Meclise 247 Başbakanlık Tezkeresi sunuldu. Bunlardan 19’u hakkında dokunulmazlığın kaldırılmasına, 113’ü hakkında ise dokunulmazlığın kaldırılmasının dönem sonuna ertelenmesine karar verildi. Bu dönemde, Başbakanlık Tezkeresine ilişkin 110 dosya Anayasa-Adalet Karma Komisyonunda beklerken, 5 dosya ise iade edildi. 2002 yılında başlayan 22. Dönem parlamentosuna, 298 dosya geldi. Bunlardan 3’ü iade edilirken, tümü hakkında erteleme kararı verildi. 23. Dönemde Meclise gelen 409 dosyadan, 75’i hakkında dokunulmazlıkların kaldırılmasının dönem sonuna ertelenmesi benimsenirken, 76 dosya için oluşturulan 3 hazırlık komisyonu çalışmalarını tamamlayamadı. Milletvekillerini dinleyen hazırlık komisyonları, aradan geçen uzun süreye rağmen yeniden toplanıp dosyalarla ilgili karar veremedi. Geri kalan 258 dosya hakkında herhangi bir işlem yapılmadı. Dokunulmazlığın kaldırılmasına ilişkin dosyaların 244’ü, 21 DTP milletvekiline ait... AK Parti’li milletvekilleri hakkında 104, CHP milletvekilleri hakkında 48, MHP milletvekilleri hakkında ise 12 dosya bulunuyor. Bağımsız Tunceli Milletvekili Kamer Genç’in dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin bir dosyası var.

DTP Genel Başkanı Ahmet Türk’ün 14, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın 3, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 2, Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün’ün 2, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ile Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker’in ise birer dosya ile dokunulmazlığının kaldırılması isteniyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin herhangi bir dosya bulunmuyor. Dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin en fazla tezkere, 34 dosya ile DTP Mardin Milletvekili Emine Ayna’ya ait.

04.07.2009


 

CHP’de malî usulsüzlük

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Anayasa Mahkemesinin, CHP’nin hesaplarında usulsüzlük olduğu iddiasıyla yaptığı suç duyurusu üzerine başlattığı soruşturmada, partinin eski Saymanı Mahmut Yıldız, eski Muhasebe Müdürü Ertuğrul Kaya ve Muhasebe görevlisi Ersin Şenol hakkında dâvâ açtı.

CHP’ye usûlsüzlük dâvâsı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Anayasa Mahkemesinin, CHP’nin hesaplarında usûlsüzlük olduğu iddiasıyla yaptığı suç duyurusu üzerine başlattığı soruşturmada, partinin eski Saymanı Mahmut Yıldız, eski Muhasebe Müdürü Ertuğrul Kaya ve Muhasebe görevlisi Ersin Şenol hakkında dâvâ açtı.

İddianamede, sanıkların, ‘’hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma’’, ‘’özel evrakta sahtecilik’’, ‘’parti defter ve kayıtlarının tutulmaması’’ suçlarından cezalandırılmaları talep edildi.

Alınan bilgiye göre, dâvânın iddianamesinde, Anayasa Mahkemesi Başkanlığının, 7 Temmuz 2008 tarihli, ‘’Siyasî Parti Malî Denetimi’’ konulu, ‘’CHP’nin 1998, 2004, 2005 ve 2006 yıllarına ilişkin kesin hesaplarıyla ilgili’’ suç ihbarı üzerine, Basın Suçları Soruşturma Bürosunca soruşturma başlatıldığı hatırlatıldı. İddianamede, CHP’nin 1998 yılı kesin hesaplarının incelenmesi sonucunda, ‘’resmî belge niteliğinde posta işletmesi alındıları üzerinde tahrifat-sahtecilik’’ suçuna ilişkin Anayasa Mahkemesince yapılan ihbara bağlı soruşturmanın, soruşturma evrakından ayrılarak yürütüldüğü ve ‘’dâvâ zaman aşımının 27 Kasım 2006 tarihinde dolması’’ sebebiyle ‘’kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği’’ belirtildi.

Anayasa Mahkemesinin, CHP’nin 2004, 2005 ve 2006 yıllarına ait kesin hesap incelemelerine yer verilen iddianamede, ‘’2004, 2005 ve 2006 yıllarına ilişkin, ‘2820 sayılı Yasa’nın 60. maddesine göre usûlüne uygun kayıtların tutulmaması, yevmiye defterinin zamanında tasdik ettirilmemesi, defter-i kebire sayfa numarası verilmemesi ve hiç tasdik ettirilmemesi nedeniyle’ Siyasî Partiler Yasası’nın 113. maddesine aykırılık eyleminden, ilgili dönemlerde CHP Genel Saymanı olarak görev yapan Mahmut Yıldız ile CHP Muhasebe Müdürü Ertuğrul Kaya’nın sorumlu olduğu’’ ileri sürüldü.

İddianamede, bu kişilerin, ‘’hizmet sebebiyle güveni kötüye kullanma’’, ‘’özel evrakta sahtecilik’’, ‘’parti defter ve kayıtlarının tutulmaması’’ suçlarından cezalandırılmaları talep edildi. Dâvâ konusu eylemlerden sorumlu olduğu iddia edilen Genel Sekreter Önder Sav’ın dosyası ayrılarak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Parlamenter Bürosuna gönderildi.

04.07.2009


 

Memuriyet hizmet yeridir

AydIn Valisi Hüseyin Avni Coş, ‘’İşgal ettikleri memuriyeti, hizmetlerinden ziyade asalet yeri olarak kullanmak isteyen, yeniliğe, değişime, dönüşüme kapalı olan ve hizmette yeniliği gerçekleştiremeyen arkadaşlarımızın, kendi durum ve konumlarını gözden geçirmelerinde yarar vardır’’ dedi.

Coş, gazetecilere yaptığı açıklamada, Aydın’da görev yapacağı süre içerisinde bütün imkânların kamu çıkarları için kullanılacağını, hiçbir kamu kurum ve kuruluşunda, kamu kaynaklarının hor ve belli bir zümrenin çıkarına kullanılmasına müsaade etmeyeceklerini bildirdi. Bütün kaynakların vatandaşların ihtiyaçları doğrultusunda kullanılması için Valilik olarak denetleyici olacaklarını ifade eden Vali Coş, herkesin dünden daha fazla çalışması gerektiğini söyledi. Bütün kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinin, klâsik mesai anlayışını bir kenara bırakarak çalışması durumunda, esas vatandaş memnuniyetinin sağlanabileceğini dile getiren Hüseyin Avni Coş, ‘’Atama ile gelmiş bürokratların, halkın beklentilerine ve ihtiyaçlarına fevkalâde duyarlı olması lâzım. Onların, istek ve ihtiyaçlarına daha iyi cevap verebilmek için emrindeki personeli daha iyi çalıştırması gerekir’’ diye konuştu.

04.07.2009


 

İnşaat hafriyatında insan kemikleri çıktı

Van’da boş araziye dökülen inşaat hafriyatından çok sayıda kafatası ve kemik parçaları çıktı.

Şabaniye Mahallesi’nde inşaat hafriyatları arasında demir parçaları toplayan çocuklar, kafatası ve kemik parçaları buldu. Durumun bildirilmesi üzerine Cevdet Paşa Mahallesi Erek Meydanı’ndaki inşaata gelen Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ekipleri, çalışmaların durdurulduğu alanda Müze Müdürlüğü elemanlarıyla birlikte inceleme başlattı. Kafataslarının bazılarında mermi ve darp izlerini tesbit eden ekipler, detaylı incelenme yapılabilmesi için kemikleri Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Laboratuvarına götürdü. Van Emniyet Müdürü Şükrü Rafet Mert, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Eski bir mezarlık olarak değerlendirdiğimiz yerden 6 tane kafatası ile insan kemikleri çıktı. Bunların hepsine de ekiplerimiz el koydu” dedi. Cumhuriyet Savcılığı ve müzeden bir antropolog tarafından kafataslarının ve kemiklerin inceleneceğini belirten Mert, “Burada görüştüğümüz vatandaşlar buranın eski bir mezarlık olduğunu söylediler. Sonuçları sizinle paylaşacağız” diye konuştu.

04.07.2009


 

Helâl gıdada, mezhep görüşleri de yer alacak

UluslararasI helâl gıda sertifikalama kurumu olan Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Denetleme ve Sertifikalandırma Araştırmaları Derneği (GİMDES), helâl gıdada mezheplerin farklı görüşlerini ürün sertifikalarında belirtecek.

GİMDES Başkanı Hüseyin Kami Büyüközer, helâl gıdada mezhepler arasında dahi farklı görüşler bulunduğunu ifade ederek, mezheplerin inançlarını dikkate alan bir sistem geliştirmeye çalıştıklarını söyledi. Mezhepler arasındaki farklı görüşleri ürün sertifikalarında belirteceklerini ifade eden Büyüközer, ‘’Yani bir mezhebe göre helâl olarak sertifikalanmış bir ürün diğer bir mezhebe göre mahsurlu gözüküyorsa, bunu üründe belirteceğiz. Ürün sertifikasının altında mezheplerin kutucukları olacak ve orada o ürün hangi mezhebe göre mahsurlu ise o mezhep işaretlenecek. Bu konuda sertifikalarda uyarı işaretlerimiz olacak. Mezheplerin asırlar boyunca bugüne kadar getirdiği zenginlikler bizim belgelerimizde yer alacak’’ diye konuştu.

04.07.2009


 

Duruşmaya kâtibini gönderen hakime ceza

Konya’nIn Bozkır ilçesinde duruşmaya bakması için memurunu gönderdiği iddia edilen hakime Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesince 3 yıl 9 ay hapis cezası verildi.

Hakim yerine duruşmaya giren katip Mehmet Ali Candan ise aday memur olması ve işi bilmediği gerekçesiyle beraat etti. Bozkır Adliyesinde hakim olarak çalışan Seray Gümüş (30), 2007 Kasım ayında Sulh Hukuk Mahkemesinde veraset dâvâsına girmedi. Adliyede görevli kâtip Mehmet Ali Candan’ı hakim gibi duruşmaya çıkardığı ve duruşma zabıtlarını imzaladığı iddia edilen Gümüş hakkında, dâvânın tarafı olan vatandaşın şikâyeti üzerine resmî evrakta sahtecilik iddiasıyla dâvâ açıldı. Seydişehir Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan Hakim Seray Gümüş’e önce 3 yıl hapis cezası verildi. Suça konu olan evrakın duruşma zaptı olması sebebiyle mahkeme cezayı arttırarak 4 yıl 6 ay hapis cezasına çevirdi. 2 yıllık Hakim Seray Gümüş’ün mahkemedeki iyi halini göz önüne alan mahkeme heyeti, cezayı 3 yıl 9 aya indirdi.

04.07.2009


 

Erdoğan, İtalya’ya gidecek

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi’nin dâvetine icabeten, L’Aquila’da düzenlenecek olan G-8 Zirvesi çalışmalarına katılmak üzere 9 Temmuz Perşembe günü İtalya’ya gidecek.

Başbakanlık Basın Merkezi’nden yapılan açıklamada, ziyarete ilişkin olarak Başbakan Erdoğan’ın, Berlusconi’nin dâvetine icabeten, L’Aquila’da düzenlenecek olan G-8 Zirvesi çalışmalarına katılmak üzere 9-10 Temmuz 2009 tarihleri arasında İtalya’ya bir çalışma ziyareti gerçekleştireceği kaydedildi. Başbakan’ın, aynı zamanda G-8 üyesi olan dört AB ülkesi, AB Dönem Başkanı İsveç, İspanya, Hollanda ve Önde Gelen Ekonomiler Forumu (MEF) ev sahibi Danimarka’nın yanı sıra Avrupa Komisyonu’nun yer alacağı toplantıya katılımları planlandığı kaydedildi.

04.07.2009


 

Trafikte ‘çapraz denetim’

Emniyet Genel Müdürlüğü, sürücüler ile trafik polislerini denetlemek için farklı bir yöntem uygulamaya başladı. “Çapraz Denetim” adı verilen sistemle, habersiz bir şekilde illerdeki trafik deneticileri başka illere gönderiliyor.

Emniyet, yeni uygulama ile başarı yakalarken; 2008 yılındaki kazalarda ölenlerin sayısı 2007 yılına göre 800 kişi azaldı.

Konuyla ilgili açıklama yapan Emniyet Genel Müdür Yardımcısı ve Trafik Hizmetleri Başkanı Celal Uzunkaya, “A ilinin trafik yetkililerini B iline, B ilinin trafik yetkililerini C iline’ gibi kaydırmalı farklı il trafik deneticilerine farklı illerde denetimler yaptırıyoruz. Bunların büyük bir kısmını habersiz yapıyoruz” dedi.

Trafik kazalarının Türkiye’nin en önemli sorunlarının başında geldiğine dikkat çeken Uzunkaya, geçen yıl 4 bini aşkın insanın trafik kazalarında öldüğünü, 184 bin civarında vatandaşın ise yaralandığını veya sakat kaldığını ifade etti. Kazaların bir de malî boyutu bulunduğunu anlatan Uzunkaya, her yıl ortalama 10 milyar TL civarında veya üzerinde ekonomik maliyetinin söz konusu olduğunu vurguladı.

Kış aylarında trafik kazalarında düşüşler olduğunu, yaz aylarında ise araç yoğunluğu, gezi, seyahat, tatil gibi benzeri yoğunluğun oluşturduğu trafikten dolayı kaza sayılarında artışlar olduğunu dile getiren Uzunkaya, yaz döneminde kontrolleri normal zamanlara göre yüksek seviyeye çıkardıklarını söyledi.

Uzunkaya, “Genel müdürlük olarak merkezden illerimize denetim ekipleri, müfettişlerimizi gönderiyoruz. Yol kullanıcılarının trafikteki olumsuzluklarını ve olumsuz etkenlerini yerinde görüp bunları iyileştirici tedbirler geliştirmek üzere. Ayrıca illerden çapraz denetimler yaptırıyoruz. ‘A ilinin trafik yetkililerini B iline, B ilinin trafik yetkililerini C iline’ gibi kaydırmalı farklı il trafik deneticilerine farklı illerde denetimler yaptırıyoruz. Bunların büyük bir kısmını habersiz denetim olarak yaptırıyoruz. Bir kısmını haberli koordineli olarak yaptırıyoruz” diye konuştu.

04.07.2009


 

Edirne’de Kırkpınar heyecanı

TARİHİ Kırkpınar Yağlı Güreşleri ve Kültür Etkinlikleri Haftası dolayısıyla er meydanının bulunduğu Sarayiçi’nde bulunan çevirmeci ve çay bahçelerini denetledi.

Edirne Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ve Veteriner İşleri Müdürlüğü ekipleri tarafından gerçekleştirilen denetimlerde tezgâhların temizliği, soğuk depolarının düzenli çalışıp çalışmadığı, hayvanların mezbahada kesilip kesilmediği kontrol edildi. Halk sağlığının her şeyden önce geldiğini belirten ekipler Kırkpınar süresince açık olacak çay bahçeleri ve çevirmecilerin sürekli denetleneceğini söyledi.

04.07.2009


 

Gülmece treni yola çıkıyor

50. Uluslararası Akşehir Nasreddin Hoca Şenlikleri kapsamında sefere konulan Gülmece Treni, bu sabah Haydarpaşa Garı’ndan hareket edecek.

Devlet Demiryolları Genel Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamaya göre, san'atçılar, bilim adamları ve basın mensuplarının yer alacağı tren, saat 09.00’da Haydarpaşa Garı’ndan hareket edecek, saat 19.00’da da Akşehir’e varacak. Gülmece treniyle Akşehir’e gidecek olan sanatçılar, bilim adamları ve basın mensupları, nüktedan kişiliği, engin hoşgörüsü, felsefesi, her çağa ve zamana uyarlanabilecek sözleri ve davranış biçimiyle insanlığa ışık tutan Nasreddin Hoca’nın doğumunun 800. yılı dolayısıyla düzenlenen şenliğe katılacak. Nasreddin Hoca’nın 800. yaşında daha iyi tanıtılması ve anlaşılması için yurt içi ve yurt dışında 5-10 Temmuz tarihleri arasında bilimsel, kültürel, sanatsal ve eğitsel faaliyetler düzenlenecek.

04.07.2009


 

Kaçak yapılar yıkılacak

ISPARTA Valisi Ali Haydar Öner, Eğirdir Gölü çevresindeki mevcut yapıların yıkılıp yıkılmayacağına yerleşik alan imar planının ardından karar verileceğini bildirdi.

Vali Öner, gazetecilere yaptığı açıklamada, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu’nu ziyaret ederek, Eğirdir Gölü’ndeki kaçak yapılaşmayla ilgili sorunları masaya yatırdıklarını söyledi. Görüşmelerinde Bakan Eroğlu’nun kendilerine tam destek verdiğini ve bundan sonraki çalışmaların bakanlıkla koordinasyon içinde sürdürüleceğini kaydeden Öner, Ankara’da ilgili genel müdürlüklerle de toplantıya yaptıklarını dile getirdi. Öner, ‘’Daha önce birbirinden kopuk ve habersiz yürütülen çalışmalar, bundan böyle tam bir koordinasyon halinde yapılacak. Bakanımızın direktifleri doğrultusunda koruma ve kullanma dengesi gözetiliyor’’ dedi. Eğirdir Belediyesinin kanalizasyon sisteminin de çökmüş durumda olduğunu ifade eden Öner, bu sistemin güçlendirilmesi yönünde gerekli talimatın verildiğini söyledi. Öner, bu çalışmaların Eğirdir’in ve Isparta’nın yararına olacağını bildirdi.

04.07.2009


 

Turizm, krize dirençli çıktı

TÜRKİYE'NİN turizmi, krizde, dünyanın en fazla turist çeken ikinci ülkesi olan İspanya’dan daha dirençli çıktı.

Fransa’dan sonra dünyanın turizmde en popüler ülkesi olan ve 2000’li yıllardan itibaren yürüttüğü turizm stratejileriyle dikkatleri çeken İspanya, bu yıl krizden ciddî etkilendi, Türkiye ise hâlâ krize direniyor. İspanya’da Ocak-Mayıs döneminde gelen turist sayısı yüzde 11,8 azalırken, bu oran Türkiye’de yüzde 0,72’de kalmayı başardı. Ancak rakamlara bakıldığında İspanya hâlâ dünya turizm pastasında önemli pay alıyor. İspanya’ya 5 ayda 18 milyon, Türkiye ise 7 milyon 400 bin yabancı turist geldi. Bunun yanında, krizde İspanya en fazla İngiliz turistte sorun yaşıyor. İspanya’da 5 aylık dönemde ülkeye gelen İngiliz sayısı yüzde 17,8 gerilerken, Türkiye’ye gelen İngiliz sayısında ise tam tersi yüzde 10 artış var. Ancak İngiliz turistler açısından İspanya rakamsal olarak yine önde bulunuyor. İspanya Ocak-Mayıs döneminde 4 milyon 600 bin, Türkiye ise yaklaşık 515 bin İngiliz çekti.

04.07.2009


 

Camilerde ‘Okuma salonu’ olacak

DİYANET İşleri Başkanı Ali Bardakoğlu, artık devrin ‘’her şeyi camilerde, kürsülerde hocalardan öğrenme devri olmadığını’’ belirterek, ‘’Camilerimizde küçük kitaplıklar oluşturmaya başladık.

Böylece camiye gelen cemaat aynı zamanda bu kitapları evlerine götürecek, okuyacak’’ dedi. Bardakoğlu, yaptığı açıklamada, Kur’ân’ın her bir Müslüman’a, her bir insana Allah’tan verilmiş özel bir kitap, hitap olarak düşünülmesinin önemine değindi. Bütün Müslümanların Kur’ân’la buluşması, Kur’ân’ı anlamaya çalışması, ‘’Rabbim benden nasıl bir hayat yaşamamı istiyor’’u kendi gözüyle, aklıyla fark etmesi gerektiğini vurgulayan Bardakoğlu, ‘’Artık devir her şeyi camilerde kürsülerde hocalardan öğrenme devri değil’’ dedi. Camilerde imamların, vaizlerin, müftülerin sadece sınırlı bir zaman diliminde belli hatırlatmalar yapabildiğini, insanların bilgilerini okuyarak arttırmalarının önemine işaret eden Bardakoğlu, bu sebeple her bir Müslüman’ın kendi dinini doğru bilgiyi, doğru kaynaklardan en iyi şekilde öğrenmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin kültür ve okuma düzeyinin komşularından daha iyi olmasının önemini vurgulayan Bardakoğlu, ‘’Ama öyle diyemiyoruz. Türkiye’nin Doğu’daki, Batı’daki, Kuzey’deki komşularının okuma oranları ve kitaplarının baskı sayıları bizden çok daha ileride’’ diye konuştu.

04.07.2009


 

Memuriyeti hizmet yeri olarak görmeyen yandı

AYDIN Valisi Hüseyin Avni Coş, ‘’İşgal ettikleri memuriyeti, hizmetlerinden ziyade asalet yeri olarak kullanmak isteyen, yeniliğe, değişime, dönüşüme kapalı olan ve hizmette yeniliği gerçekleştiremeyen arkadaşlarımızın, kendi durum ve konumlarını gözden geçirmelerinde yarar vardır’’ dedi.

Coş, gazetecilere yaptığı açıklamada, Aydın’da görev yapacağı süre içerisinde bütün imkânların kamu çıkarları için kullanılacağını, hiçbir kamu kurum ve kuruluşunda, kamu kaynaklarının hor ve belli bir zümrenin çıkarına kullanılmasına müsaade etmeyeceklerini bildirdi. Bütün kaynakların vatandaşların ihtiyaçları doğrultusunda kullanılması için Valilik olarak denetleyici olacaklarını ifade eden Vali Coş, herkesin dünden daha fazla çalışması gerektiğini söyledi. Bütün kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcilerinin, klâsik mesaî anlayışını bir kenara bırakarak çalışması durumunda, esas vatandaş memnuniyetinin sağlanabileceğini dile getiren Hüseyin Avni Coş, ‘’Atama ile gelmiş bürokratların, halkın beklentilerine ve ihtiyaçlarına fevkalâde duyarlı olması lâzım. Onların, istek ve ihtiyaçlarına daha iyi cevap verebilmek için emrindeki personeli daha iyi çalıştırması gerekir’’ diye konuştu. Aydın’daki varlık sebeplerinin Aydın’a ve Aydınlıya hizmet etmek olduğunu vurgulayan Coş, şöyle devam etti: ‘’Bu sadece benim için böyle değildir. Odacısından, Valisine herkesin görevi budur. Bu böyle olmak zorunda. Yoksa, ‘Benim asaletim tasdik olmuş. Bana kimse bir şey yapamaz. Emekliliğime şu kadar kaldı kimse dokunamaz. Emekliliğimi doldurdum, sıkışırsam istifa ederim’ gibi anlayışlarla işgal ettikleri memuriyeti, hizmetlerinden ziyade asalet yeri olarak kullanmak isteyen, yeniliğe, değişime, dönüşüme kapalı olan ve hizmette yeniliği gerçekleştiremeyen arkadaşlarımızın, kendi durum ve konumlarını gözden geçirmelerinde yarar vardır. Biz daha fazla hizmet, daha fazla iş istiyoruz. Bunu yapmak için şimdiden herkes hazırlansın. Hep beraber Aydınlıya ve Aydın’a hizmet etmek için gayret sarf edeceğiz.’’

04.07.2009


 

TÜBİTAK’tan çocuklara armağan

TÜBİTAK'IN 7-12 yaş grubundaki çocuklara yönelik hazırladığı dergisi ‘’Bilim ve Çocuk’’, Temmuz sayısında 10 yıllık eski sayılarını armağan edecek.

TÜBİTAK Bilim ve Çocuk Dergisi, 1998-2008 arasında yayımlanmış bütün sayılarını ve eklerini içeren DVD’yi 15 Temmuzda çıkacak yeni sayısıyla birlikte okurlarına ücretsiz olarak sunacak. Türkiye’nin en çok satan dergisi olma özelliği de taşıyan TÜBİTAK Bilim Çocuk, on yıllık arşivini ve bu süre boyunca verilen poster, maket, masaüstü oyunu ve kitapçıkları da DVD’de topladı. Ocak 1998’den bu yana yayımlanan TÜBİTAK Bilim Çocuk dergisi, 7-12 yaş grubundaki çocuklara yönelik hazırlanıyor. Dergi, çocuklara bilimi sevdirmeyi, bilimin hayatın bir parçası olduğunu fark ettirmeyi ve onların da bilim dünyasına katkıda bulunabileceklerini göstermeyi amaçlıyor. Dergide, bilimsel gelişmelerle ilgili haberlere, bilim, san'at ve kültür konularında yazılara, oyunlara, çizgi romanlara, çocukların evde kendi başlarına yapabilecekleri bilimsel deneylere, poster ve maket gibi çeşitli eklere yer veriliyor. Bilim Çocuk dergisinde, çocukların olduğu kadar anne-babaların ve eğitimcilerin de ilgisini çekecek konular bulunuyor.

04.07.2009


 

Semercilik tarih oldu

TRAKTÖRLERDEN sonra binek araçların da köylere kadar girmesi, semercilik mesleğinin sonunu getirdi.

Osmaniye’nin Kadirli ilçesine bağlı Yenigün Köyünde 49 yıldır semercilik yaparak ekmeğini kazanan Mehmet Serter (69), bu mesleği yapan son kişi. “Semercilik bir zamanların en gözde mesleğiydi” diyen Serter, köylerde herkesin at ve eşekle yolculuk yaptığını hatırlatarak, “Şimdi herkes araba kullanmaya başladı. Önceden ayda 10-15 tane semer satarken, artık ayda bir veya iki tane satabiliyorum” dedi.

04.07.2009


 

Turistlerin tercihi Uzungöl

DOĞU Karadeniz Bölgesi turizmine 30 yıldır katkı sağlayan Trabzon’un Çaykara ilçesi Uzungöl beldesi, yaz mevsimiyle birlikte yerli ve yabancı turistleri ağırlamaya başladı.

Yerli ve yabancı turistlerin en fazla ilgi gösterdiği yerlerden biri olan Uzungöl’de, hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte ziyaretçi sayısında artış yaşanıyor.

Bölgedeki işletmeciler, yöreye ilginin her geçen yıl artarak devam ettiğini belirterek, bu sezonun da geçen yıllara oranla daha verimli geçeceğini şimdiden tahmin edebildiklerini belirtti. Araç safari, fayton, bisiklet turları ve yürüyüş alanları ile turistleri ağırlayan Uzungöl’e özellikle de Arap turistlerin büyük ilgi gösterdiği ifade edildi.

Uzungöl’deki tesislerin konaklama taleplerini karşılamakta zorlandığı, yaklaşık 2 bin yatak kapasiteli tesislerin Temmuz ve Ağustos aylarında talebi karşılayamadığı dile getirildi.

Uzungöl Belediye Başkanı Abdullah Aygün, Trabzon’a 99, Çaykara ilçesine 19 kilometre uzaklıkta, deniz seviyesinden bin 90 metre yükseklikte bulunan ve Arapların ifadesiyle ‘yeryüzü cenneti’ olan Uzungöl’e gösterilen ilgiden oldukça memnun olduklarını söyledi.

Yabancı turistlerin büyük çoğunluğunu Arapların oluşturduğu vurgulayan Başkan Aygün, bu ilginin her geçen yıl da artarak devam ettiğine dikkat çekti.

Aygün, önümüzdeki yıl bahar ayında yamaç paraşütü festivali düzenleyeceklerini, teleferik sistemi altyapısının tamamlandığını sözlerine ekledi.

04.07.2009


 

Amerika’da 1 milyon İngilizce Kur’ân dağıtılacak

ABD’nİn başşehri Washington’da bir sivil toplum örgütü, politikacı ve diğer kamu görevlilerine 100 bin Kur’ân-ı Kerim dağıtacak.

Birleşik Arap Emirlikleri’nde yayımlanan İngilizce The National gazetesinin haberine göre, Amerikan İslâmî İlişkiler Konseyi (CAIR) adlı insan hakları ve koruma derneği, ilk safhada 100 bin, toplam olarak da 1 milyon İngilizce Kur’ân dağıtmaya karar verdi. Derneğin, ABD başkanı Barack H. Obama’nın geçen ay Kahire’den dünya Müslümanlarına hitaben yaptığı konuşmada Kur’ân’dan alıntılar yapmasını fırsat bilerek İslâmiyetin öğretilerinin genelde yanlış anlaşıldığı ABD’de böyle bir proje başlattığı belirtildi. Dernek, Arapça metnin yanında İngilizce meal ve yorumların bulunduğu Kur’ân nüshalarının Kongre’nin bütün üyeleri, 50 eyaletin valisi, seçilmiş kamu ve güvenlik mensupları ve medya mensuplarına ulaştırmayı hedefliyor. CAIR sözcüsü, İslâm’ın ABD’de doğru anlaşılma oranının çok düşük olduğunu, bunun eğitim hareketi dahilinde insanların Kur’ân’ı daha iyi anlayabilmeleri için düşünülmüş bir proje olduğunu söyledi.

04.07.2009


 

Küresel ısınma İskoç koyunlarını küçültmüş

İskoçya’da, kışlar artık daha ılık geçtiği için yaban koyunlarının boylarının son çeyrek asırda küçüldüğü bildirildi.

Science dergisinin son sayısında yayınlanan araştırmaya göre, San Kilda takımadasındaki Hirta Adası’nda yaşayan Soay koyunlarının boyu küçüldü. İngiliz biyologlar, havaların ısınmasının bu durumu açıkladığını düşünüyorlar. Öyle ki, kışlar kısalıp havalar yumuşadığı için, kuzular daha fazla büyümedi ve ilk kışa girmeden daha fazla semirmediler. ‘’Imperial College London’’ profesörü Tim Coulson, ‘’Eskiden baharda doğduktan sonra yazın hızla büyüyen sağlıklı ve iri kuzular Hirta’daki çetin kış şartlarına dayanabilirlerdi. Şimdiyse iklim değişikliği yüzünden, yılın daha uzun bölümünde yiyecek ot bulabiliyorlar. Hayatta kalmaları kolaylaştı. Yavaş gelişen koyunlar da artık hayatta kalabiliyor. Dahası bunların sürü içindeki sayıları da artıyor’’ dedi. Uzmanlar, koyunların daha erken yaşta doğurmaya başlamasının da küçük kuzuların dünyaya gelmesinde etmen olduğunu düşünüyor.

04.07.2009


 

Apartman dairesinden cephane çıktı

Kanada Kraliyet Atlı Polisi RCMP, Alberta eyaletine bağlı Red Deer kentinde bir eve düzenlediği operasyonda 100 adet silâh ve 1 milyon tane de mermi ele geçirdi.

Red Deer şehri RCMP yetkilileri, şehir merkezinde komşularını ve çevre sakinlerini tehdit eden 46 yaşındaki David Elliott’un evine baskın düzenledi. Adına kayıtlı 7 silâhına el konulan zanlının evinde yapılan aramalarda değişik çap ve markalarda birkaç silâh daha bulundu. Geceyarısı tekrar gelen RCMP ekipleri, evde gizlenmiş değişik çaplarda 100 adet av tüfeği, tabanca, pompalı tüfek ve antika tabanca ile 1 milyon adet mermi, bir miktar da esrar bulundu. Operasyon sonrası, halkı açıkca tehdit etmek, kanunsuz şekilde esrar bulundurmak ve silâh saklamakla suçlanan David Elliott 10 bin Kanada doları kefaletle serbest bırakıldı. Elliott, 23 Temmuzda hakim karşısına çıkarılacak.

04.07.2009


 

Köpekbalıkları için kendini tavana astı

KöpekbalIklarInIn avlanmasını protesto eden kadın, etine geçirdiği kancalarla sırtından kendini mağaza vitrininin tavanına astı.

Alice Newstead adlı kadın, köpekbalığı avında kullanılan iki büyük zokayı kürekkemiği üzerinde etine sapladı. Ayaklarını da kayışla bağlatan kadın, kendini yüz üstü gelecek şekilde vitrin tavanına astırdı. 30’lu yaşlardaki kadın, Paris’teki kozmetik ürünleri satılan mağaza vitrininde yoldan geçenlerin şaşkın bakışları arasında, kavuşturduğu kolları, adamakıllı gerilmiş ve kopacakmış gibi duran sırt derisiyle 20 dakika kadar askıda kalarak çengele geçirilmiş köpekbalığını sembolize etti. Sivil toplum kuruluşlarına göre, yılda 100 milyon kadar köpekbalığı avlanıyor. Son 10 yıl içinde köpekbalığı türlerinin birçoğunun nüfusu yüzde 80 azaldı. 450 milyon yıldır okyanuslarda cirit atan köpekbalıkları, eko-sistemin muhafazasında önemli rol oynuyor. Yok olmaları bütün dünyada eko-sistemi olumsuz etkiyecek.

04.07.2009


 

Zayıflatıcı ilâçlar dikkatli kullanılmalı

Gazİ Üniversitesi (GÜ) Medikal Farmakoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Çimen Karasu, gıda bütünleyici ya da zayıflamaya yardımcı bitkisel ürünlerin muhtevalarının tam olarak bilinmediğini ve zararlı olabileceğini belirterek, bu ürünlerin içerisine bazı kimyasal bileşiklerin yüksek dozlarda katılabildiği uyarısında bulundu.

Antiaging ve Estetik Tıp Derneği Başkanlığı görevini de yürüten Karasu, yaptığı açıklamada, özellikle bitkisel ürünlerin çoğunun hekim teklifi olmadan kullanıldığını ve bunların bilinçsiz tüketildiğinde sağlığı ciddî şekilde bozabileceğini söyledi. Tabiattan elde edilen çeşitli bitkiler, kökler, yapraklar, çiçekler ile ile bunların karışımlarının çoğunlukla aktarlar tarafından hazırlanarak vatandaşa sunulduğunu belirten Karasu, “Eczane ve marketlerde satılan (ilâç olmayan) ürünler de Tarım Bakanlığından ruhsatlıdır. Oysa bu ürünler Sağlık Bakanlığından ruhsat almalıdır’’ dedi. Karasu, bitkisel destekleyicilerin herkes için uygun olup olmadığının bilimsel olarak tesbit edilmiş ve güvenilirliklerinin ispatlanmış olması gerektiğini ifade ederek, özellikle zayıflatma amacıyla kullanılan ürünlerin iştah kesici ilâç olarak kullanılan çok sayıda etkili maddeyi içerebildiğini bildirdi. Karasu, “İçerisinde ‘krom pikolinat’ gibi elementleri içeren ve zayıflatıcı iddiasıyla satılan ürünlerin ambalajlarında ya da internet sitelerinde önerilen dozlar da uluslar arası değerlerin oldukça üzerindedir. Bu çok tehlikelidir’’ diye konuştu.

Karasu, ‘’Bu ürünler kullanıldığında vücutta kilo kaybı oluyor, ama temel gıdalar ve hayatî öneme sahip esansiyel yağ asitleri, eser elementler, aminoasitler, bazı antioksidanlar, vitaminler, ko-enzimler, ko-faktörler yeterince alınamıyor. Bunlar emilemeden atılıyor ve zamanla ciddî sağlık problemleri doğurabiliyor. Bu sebeple, bu tür ürünler mutlaka hekim kontrolünde kullanılmalıdır. Bu ürünlerin kullanımı yerine, kalori kısıtlaması yapılmalı, ılımlı egzersiz ile zayıflamaya çalışılmalıdır. Her şeyin aşırısından kaçınılmalıdır.’’

Karasu, bu tür bitkisel ürünlerin, herhangi bir ilâç kullanımı halinde ciddî endikasyonlara yol açabileceğini ifade ederek, şunları kaydetti: “İlâçtaki ya da üründeki etken maddeler, birbirlerinin etkilerini kuvvetlendirebilir ve pıhtılaşmayı engelleyerek istenmeyen kanamalara, pıhtı atma reaksiyonlarına ve ölümlere yol açabilir. Sinir sistemi üzerinde etkili iştah kesici ürün ya da ilâç, ister bitkisel isterse sentez kaynaklı olsun, kullanılıp bırakıldıklarında, mutsuzluk, aşırı depresyon, hatta intihar eğilimi oluşturabilir. Hipertansiyon, kalp, dolaşım

bozukluğu, diyabet, obezite, tiroit hastaları ile düzenli ilâç kullananlar bu ürünleri doktor kontrolü olmadan kullanmamalıdır.’’

Zayıflama ilâçları sağlıklı mı?

Türkiye’de satılan zayıflama haplarının çok azının Sağlık Bakanlığından onaylı olduğunu düşünürsek kullanılan ve genellikle tabiî diye tabir edilen bu haplar ne kadar sağlıklı olabilir? Piyasada halka satılan çoğu ürün tabiî ve bitkisel adı altında satılıyor, fakat uzmanlar bu ilâçların aksine kimyasal ve hatta öldürücü olduğu konusunda uyarıyor. Zayıflama ilâçları genelikle gıda takviyesi olarak tanımlıyor kendini; fakat bu ilâçlar beyindeki yeme isteğini azaltıp insanın iştahını kesiyor ve bu şekilde kilo vermeye sebep oluyor. İştah kesici madde olan sibutraminin bu ilâçlarda yüksek dozda kullanılması ise ölümcül olabiliyor. Tabiî etiketiyle satılan bu ürünlerin bir çok yan etkisi olabiliyor. Genel olarak görülen yan etkileri arasında; tansiyon yükselmesi, ağız kuruluğu ve kabızlık var. Ayrıca kalp krizlerine yol açıyor ve ölümlere sebebiyet verebiliyor. Yine de zayıflama ilâçlarına ihtiyaç duyanlar için doktor kontrolünde ve Sağlık Bakanlığının onay verdiği ilâçlardan kullanmaları tavsiye ediliyor.

04.07.2009


 

Salatalıklara şekil özgürlüğü geldi

Dümdüz olmayan salatalıkların ya da kalem misali tezgâhta yan yana yatırılamayan havuçların pazarda satılması yasaklayan AB sebzelere “şekil özgürlüğü” getirdi.

Türk bürokrasisi de daha önce salatalık stardardı adında komik standartlar yayınlamıştı. Gıda Güvenliği Hareketi’nin internet sitesinde yayınlanan bilgilere göre, Avrupa Birliği Tarım ve Çevre Geliştirme Komisyonu, Avrupa Birliği’nin bazı sebze ve meyveler üzerindeki şekil denetimine son verdiğini duyurdu. On yıldır yürürlükte olan tarım yasasına göre AB’de tarım üreticilerinin pazarda satabileceği meyve ve sebzelerin biçiminin nasıl olacağı da Brüksel tarafından belirleniyordu. Meselâ dümdüz olmayan salatalıklara ya da kalem misali tezgâhta yan yana yatırılamayan havuçların pazarda satılması yasaktı. Şimdi kabul edilen yeni düzenlemeye göre 26 sebze ve meyveye “şekil özgürlüğü” iade edildi. Ama aralarında elma ve çileğin de bulunduğu bir kısım meyvenin şekil standardını Avrupa Parlamentosu bundan böyle de belirlemeye devam edecek. Diğer ürünlerle ilgili olarak, Avrupa Parlamentosu yerine piyasanın belirleyici olmasına karar verildi. Bu yeni düzenleme, AB’de herkesin çok yakındığı bürokrasiyle mücadele kapsamında gerçekleşti. Öte yandan AB yetkilileri “bu fiziki düzgünlük saplantısının tabiî ürünlerin girişini engellediğini ve genetiği değiştirilmiş ürün üreticilerinin işine yaradığının fark edildiğini’ ve böylece bu değişikliğin sağladığını belirtiyorlar.

04.07.2009


 

U2 grubuna gürültü cezası

İspanya’nIn Barcelona şehrinde konser veren İrlandalı rock müzik grubu U2 hakkında, provalarda ses sınırını aşarak gürültü yaptığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunuldu.

Barcelona’nın ünlü Nou Camp stadında verilen konser için izin alan U2’nun provalar için izin almadığı belirtilirken, stat çevresinde oturan halkın suç duyurusu üzerine Barcelona Belediyesi’nin yasal bir süreç başlattığı bildirildi. “360º” adlı dünya turuna çıkan U2’nun prova yapmak için Barcelona Belediyesi’nden izin istemediği ve kurallara göre saat 07.00 ile 22.00 arasında ses sınırının 70 desibel olmasından dolayı İrlandalı gruba para cezasının verilebileceği belirtildi.

04.07.2009

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

Bütün haberler

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.