13 Şubat 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR Mobil İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Görüş

Belirleyici konumdan belirlenen konuma

Devlet Bakanı Selma Kavaf, Kapadokya Dedeman Otel’de düzenlenen 4. Aile Çalıştayı’nın açılışında yaptığı konuşmada, ailenin, medyada belirleyici konumdan çok belirlenen konumda olduğuna dikkat çekmiş. (30.01.2010, Yeni Asya)

Belirleyici konum, yani ana unsur olma özelliği, bir potansiyel demektir. Buna mihenk noktası da diyebiliriz. Hareket ve yansımalar buradan başlar; buradan şekillenir. Bundan dolayıdır ki belirleyici konumun hep güçlü bir yanı vardır.

Belirlenen ise, arkasında bir belirleyici olduğundan, bağımlı ve güdümlüdür. Dolayısıyla bu noktadan acziyet ve zafiyetle karşı karşıyadır.

Bu mânâda, aile yapımızın medyada belirleyici konumdan çok belirlenen konumda olması, medyamızın içinde bulunduğu genel durumu göz önüne alırsak, hakikaten müthiş bir tehlike sinyali değil midir? Değer yargılarımızın altüst edilmesiyle,—popüler söylemle—genetiğimizin aslî yapısının bozulmasıyla ne tür toplumsal sonuçların ortaya çıktığını hep beraber görüyoruz. Başbakanlık Aile Araştırma Kurumu’na göre son 10 yılda boşanma oranlarındaki artış yüzde 80.7. TÜİK verilerine göre ise bilhassa, bir yıllık evliliklerdeki boşanma oranları ilk sıralarda yer alıyor.

Bediüzzaman’ın tâbiriyle “gizli ifsat komiteleri”nin bu milletin mukaddeslerini zîr-ü zeber etme doğrultusundaki ifsat çalışmaları, her cephede olduğu gibi görsel medyada da diziler yoluyla müthiş bir şekilde işlemektedir.

Sayın bakan yukarıda bahsettiğimiz konuşmasının devamında “Televizyonlarda izlenen dizilere baktığımızda çok eşlilik, kumalık, aile içi şiddet ve istismar, töre cinayetleri, kötü alışkanlıklar, aldatma, boşanma gibi konulara yer verdiğini görmekteyiz. Bu konular daha önce de defalarca işlenmişti. Ama böyle işlenmemişlerdi. Bunların toplumsal sorunlar olduğunun, hoş karşılanmadığının altı çizilerek, gizli mesajlar içinde verilmişti. Bugünlerde izlediğimiz dizilerde bu hoş olmayan davranış biçimlerinin özendirici bir yanı olduğuna dair bir mesaj verildiği kaygısını taşımaktayız” demektedir.

İşte, hoş olmayan davranış biçimlerini, özendire özendire bu milletin beynine nakşedenlere karşı devlet yetkilileri ne yapmıştır?

Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, bu tesbitleri yaparken ve kaygı duyarken icra makamı olarak gerekli tedbirleri alması gerekmez miydi? Bu anlamda olumlu bir çalışma olarak gördüğümüz Aile Çalıştayları’nın sonuç raporları doğrultusunda nelerin nasıl şekilleneceğini merakla beklemekteyiz. Öte taraftan “RTÜK ne iş yapar bu ülkede?” diye sormadan edemiyoruz. Duyarlı insanların ilgili şikâyetlerinin üzerine gidilmiş ve gereği yapılabilmiş midir? Eğer gidilebilmiş ve gerekli tedbirler alınabilmiş olsaydı bugünkü mânâda bir medya kokuşmuşluğu yaşanır mıydı?

Aynı zamanda, bu durumdan rahatsız olan bizler, fert olarak nefsî planda bazı sorgulamaları yapmak durumundayız. Bu kokuşmuşluğun neresindeyiz ve neler yapabiliyoruz?

Aslında, Bediüzzaman’ın bu mânâdaki çözümü gösteren şu tavsiyesine kulak vermek en doğrusu değil midir?

“…daire-i meşruadaki keyfe iktifâ ediniz ve kanaat getiriniz. Sizin hanenizdeki mâsum evlâtlarınızla mâsûmâne sohbet, yüzer sinemadan daha ziyade zevklidir.” (Lem’alar, s. 205)

HASAN BULUT - fatsahasan@hotmail.com

13.02.2010

 
Sayfa Başı  Geri

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim oktay usta yemek tarifleri Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl