02 Eylül 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Kültür-Sanat

 

Adım Hamza Ali Müslümanım

“AMERİKA’DA doğdum, Amerikan vatandaşıyım. Ülkem orası fakat kendimi Müslüman bir ülkede daha vatanımda hissediyorum.

”Bu kelimeler Bizim Radyo’da Hayat Ağacı programı konuğumuz Hamza Ali’ye ait. “Kimdir Hamza Ali?” diye soranlara kendi cümleleriyle cevap verelim: “Adım Hamza Ali, Müslümanım.”

Evet kendisinden kendisini tanıtmasını istediğimizde aldığımız cevap sadece bu oldu. Nerede yaşadığı, ne iş yaptığı, ne de nereli olduğu mühim değildi kendisini tanıtması için. Ona göre kendisini tanıtacak iki vasıf vardı, birisi adı, diğeri dini. Dinî kimliğini ifşa edince kendisini tanımış olacağımız zannındaydı Hamza Ali. Müslüman kimliği onun için bunu ifade ediyordu. Çünkü; güvenilir, çalışkan, dürüst, samimî bir adam. Kendisini Müslüman olarak tanıtması yetiyordu. Müslümanım dedikten sonra biz ona güvenecektik, inanacaktık, başarısından ve çalışkanlığından emin olacaktık.

Türkiye’yi sevip sevmediğini sorduk, uzak diyarlardan gelen bu dosta ve aldığımız cevap şöyle oldu:

“Çok seviyorum Elhamdülillah. Bu benim Türkiye’ye beşinci gelişim. Hem çok seviyorum, hem de çok zevk alıyorum. Kültür, yemek ve arkadaşlık Türkiye’de çok güzel. Kebap, köfte, Türk kahvesi ve çayı çok güzel Türkiye’nin” diyen Hamza Ali yüzüne kondurduğu güzel ve mahzun bir tebessümle cümlelerine devam etti:

“Ben burada kendimi daha çok vatanımda gibi hissediyorum. Amerikan vatandaşıyım, ama orada yabancı ve emanet gibiyim. Orası bizim vatan gibi değil. Çünkü Müslüman bir ülke değil. Bana ait hiçbir şey yok orada. Beni ve benim dinimi sembol eden hiçbir şey yok, oturduğum şehirde sadece bir tane cami var ve biz ezan sesi bile duyamıyoruz. Ama Türkiye’de her vakit ezanı duyuyorum ve ben kendime ‘Evet burası benim vatanım, çünkü burası Müslüman ülke’ diyorum.”

Devam eden sohbetimiz içinde Hamza Ali’ye Ramazan ayını sorduk; Türkiye’de geçirdiği Ramazan ayının kendi bakış açısıyla farkı ne merak ettik. Çünkü bizler deryada olan balık misali deryanın kıymetini bilemiyoruz, dışardan bakan bir göz, bize içinde bulunduğumuz nimetin büyüklüğünü hatırlatsın istedik; aldığımız cevap bizi çok şaşırtmayan, sık sık duyduğumuz cevaplardan oldu:

“Türkiye’de Ramazan çok güzel yaşanıyor. Ben burada olduğum için çok mutluyum. İftarlar çok güzel oluyor. Türk yemekleri çok lezzetli oluyor. İftar sonrasında İstanbul’da yapılan Ramazan faaliyetleri de çok güzel. Biz Amerika’da camilerde açıyoruz iftarımızı. Çünkü yalnız iftar açmak üzücü oluyor, ama camilerde kalabalık olabiliyoruz. Sadece bir dilim ekmekle açalım, ama Müslüman kardeşlerimizle birlikte açalım istiyoruz.”

Hepimiz Müslümanız; dilimiz, rengimiz, memleketimiz neresi olursa olsun fark etmiyor. Bizi bir kılan, bizi birbirimize benzeten bir güzellik var ki, bu da hepimizin aynı dine mensup olmasıdır. Hamza Ali ile de, işte bu ortak nokta hasabiyle, dinin bütünleştirici etkisiyle hiç yabancılık çekmeden, sıcacık bir dostluk, bir muhabbet kurduk. Buradayken ailesini özleyip özlemediğini sorduk; burada kendini gurbette gibi hissediyor musun dedik:

“Hayır, hiç hissetmiyorum. Ben burada kendi vatanımda gibiyim. Buradaki herkes benim kardeşim, arkadaşımdır. Çünkü Müslümanlar kardeştir. Burada her adım başı bir cami var ve ben minare gördüğüm, ezan sesi duyduğum yerde kendimi yabancı hissetmem. Müslüman ülkedeysem eğer rahatım.”

Ve merak ettik, Hamza Ali ve ailesi bayramı nasıl karşılardı? Duyduklarımız bize hiç yabancı gelmedi. Hamza Ali sanki yıllardır Türkiye’de, bizim kültürümüzle yaşıyor gibiydi;

“Bayramda bir hazırlık olur bizim oralarda. Temizlik, alış veriş yapılır. Güzel elbiseler alınır. En çok çocuklar için alırız, bayramda onları mutlu etmek bizim için önemlidir. Ve bayramda çocuklara hediyeler verilir; Şeker, çikolata, bazısına para. Aileler birlikte olur bayramda ve çok eğlenirler.”

Ve son cümlelerini almak istedik Hamza Ali’den. Okurlarımıza bir mesajın var mı, diye sorduk. Aldığımız cevaba sadece amin diyebildik başkada söz etmedik:

“İslâmın yolu devam ediyor. Bir çok İslâmî ülke var ve çoğunu gezdim, ama Türkiye benim için çok özel. Allah, Türkiye’de yaşayan sizlere İslâma sımsıkı sarılmayı nasip etsin. Her sıkıntının çözümü İslâmdadır, her güzellik İslâmdadır. Bugün ben burada, sizin yanınızda, Bizim Radyo’daysam, Yeni Asya Neşriyat ile tanışmışsam bu İslâmın güzelliğindendir. Bize de bu güzelliğe şükretmek düşüyor. Çok teşekkür ederim hepinize. Allaha hamd edelim ki, bizi bu güzelliklerin içinde yaratmış.”

AYSUN BİLGE / [email protected]

02.09.2010


 

Yazın Sanat’tan mezun oldular

ZEYTİNBURNU Kültür ve Sanat Merkezi’nin yaz dönemi YazınSanat kursları coşkulu bir kapanışla bu yıl 822 mezun verdi.

Sanatın birçok dalındaki bu kurslarda eğitim alan öğrenciler hem yeni bir hobi sahibi oldular, hem de yaz tatillerini dolu dolu geçirdiler. Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın’ın açılış konuşması ile başlayan programda Başkan şunları dile getirdi: “Biraz önce sanat eserlerini sergileyen gençleri gördüm. Sanat inanılmaz etkileyici bir unsur. Bir gence hangi eserini daha çok sevdiğini sordum. Hepsini, cevabını verdi. Nasıl ki; anne, babalar evlâtlarını bağrına basar, birini ötekinden ayırmaz, sanatçı için de eserleri böyledir. Ürettikten sonra her eseriniz evlâdınız gibi olur. Yavrularımıza yatırım yapmak için bu kursları açıyoruz. Sizden aldıklarımızı geleceğimize yatırım yaparak değerlendiriyoruz.”

Program diksiyon sınıfı öğrencilerinin sunuculuğunda, gitar sınıfı öğrencilerinin Samanyolu şarkısını icraları ile devam etti. Çocuklarını izlemeye gelen aileleri, bağlama sınıfı öğrencilerinin söylediği türküler esnasında duygulu dakikalar yaşadı. Keman sınıfı öğrencilerinin performansları programı izleyenleri şaşırttı. Kısa sürede keman çalmayı öğrenen onlarca çocuk hocaları ile birlikte sahnede “Hatırla Sevgili” ve “Yıldızların Altında” eserlerini hem çaldılar, hem söylediler. Tiyatro sınıfı kursiyerlerinin ortaya çıkardığı 3 oyun, izleyicilerden uzun süre alkış aldı. Kursiyerlere katılım belgelerinin verilmesi ile son bulan programı kaçırmış olanlar, öğrencilerin ebru, resim, fotoğraf sergilerini 2 hafta boyunca Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde gezebilirler.

02.09.2010


 

Hayat + TRT Haber’de

YAZ aylarında da kültür sanatın nabzını tutan Hayat +’ya bugün sosyolog ve küratör Ali Akay konuk oluyor.

Programda, görsel sanatın kodları, çağdaş sanatın bugünü ve kitapları üzerine keyifli bir sohbet gerçekleştiriliyor. Genel Yönetmenliğini İsmet Yazıcı’nın, Sunuculuğunu Defne Sarısoy’un yaptığı Hayat + , 18:40’da TRT Haber’de…

“İpek Yolu Projesi’’

sponsor bekliyor

TARİHî İpek Yolunun Yozgat’tan geçen bölümü üzerinde bulunan iki kervansaray kalıntısının restore edilerek, gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla hazırlanan proje sponsora takıldı. Cumhurbaşkanlığı Köşkü Atatürk Müzesi Danışmanlığı, TBMMM Milli Saraylar Bilim ve Değerlendirme Kurulu Üyeliği, yürüten proje danışmanı Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hakkı Acun, Selçuklu döneminde Anadolu’yu boydan boya bağlayan İpek Yolu üzerinde önemli tarihi han ve kervansarayların bulunduğunu söyledi. İpek Yolunun Yozgat’tan geçen bölümlerinde 4 ayrı han ve kervansarayın bulunduğunun altını çizen Acun, hazırlanan ‘’İpek Yolu Projesi’’ kapsamında, bu han ve kervansarayların önce ortaya çıkartılacağını, daha sonra da restore edilip, gelecek nesillere aktarılmasının planlandığını bildirdi. Acun, hazırlanan projenin uygulamaya konulabilmesi için aranan sponsorun bulunamaması nedeniyle şimdilik durduğunu bildirdi.

02.09.2010

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Son Dakika Haberleri

Bütün haberler

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.