Mektubat - page 267

ÜçüncüHâdise
: Başta İmam-ı Beyhakî gibi ravi-
ler, Abdullah ibni Ubeydullahi’l-ensarî’den haber veriyor-
lar ki, Abdullah demiş: sabit ibni kays ibni Şemmas’ın
Yemame harbinde şehit düştüğü ve kabre koyduğumuz
vakit, ben hazırdım. kabre konurken, birden ondan bir
ses geldi:
o
ó«
p
¡° s
ûdG o
ô n
ª o
Y n
h o
?j
u
ó° u
üdG p
ôr
µ n
H ƒ o
Hn
Gn
h $G o
?ƒo
°Sn
Q l
ós
ªn
ëo
e
(1)
o
º«
p
M s
ôdG t
ô n
Ñr
dG o
¿Én
ªr
ã o
Yn
h
dedi. sonra açtık, baktık; ölü, can-
sız.”
(2)
İşte, o vakit, daha Hazret-i ömer hilâfete geçmeden,
şahadetini haber veriyor.
DördüncüHâdise
: İmam-ı taberanî ve ebu nu-
aym,
Delâil-iNübüvvet’
te numan ibni Beşir’den haber
veriyorlar ki:
zeyd ibni Harice, çarşı içinde birden düşüp vefat etti.
eve getirdik. Akşam ve yatsı arasında, etrafında kadınlar
ağlarken, birden:
Gƒo
àp
°ür
fn
G ,Gƒo
àp
°ür
fn
G
Susunuz!
” dedi. sonra,
fasih bir lisanla,
(3)
$G n
?ƒo
°Sn
Q Én
j n
?r
«n
?n
Y o
?n
Ó s
°ùdn
G ,$G o
?ƒo
°Sn
Q l
ós
ªn
ëo
e
diyerek bir miktar konuştu. sonra baktık ki, cansız, vefat
etmiş.”
(4)
İşte, cansız cenazeler onun risaletini tasdik etse, canlı
olanlar tasdik etmese; elbette o “cani” canlılar, cansızlar-
dan daha cansız ve ölülerden daha ölüdürler.
Mektubat | 267 |
o
n
d
okuzuncu
m
ekTup
kimse, Hz. Peygamberden işittiği
hadisi başkalarına aktaran kimse.
resul:
elçi, peygamber.
risalet:
resullük, peygamberlik, el-
çilik.
şehadet:
şehitlik, Allah’ın ve yüce
dininin adını yüceltme uğrunda
canını feda etme; İslâm şeriatına
göre bir mü’minin haksız yere öl-
dürülmesi.
şehit:
Allah’ın ve yüce dininin adı-
nı yüceltme uğrunda canını feda
eden; İslâm dinine göre haksız ye-
re öldürülmüş mü’min kimse.
tasdik etmek:
doğruluğunu ka-
bul etmek, onaylamak.
vefat:
ölüm, ölme.
cani:
cinayet işlemiş kimse;
acımasız, gaddar.
Delâil-i Nübüvvet:
Peygam-
ber Efendimizin (
ASM
) peygam-
berlik delilleri; Ebu Nuaym’ın
eserinin adı..
fasih:
güzel, açık ve düzgün.
hâdise:
olay.
harp:
savaş.
hilâfet:
halifelik, Peygamberi-
mizin vekili olarak din ve dün-
ya işlerinde umumî reislik.
kabir:
mezar.
lisan:
dil.
merhamet:
acımak, şefkat gös-
termek, korumak, iyilik etmek.
ravi:
rivayet eden, hadis ve
haberi başkalarına aktaran
1.
Muhammed Allah’ın resulüdür, Ebu Bekir Sıddıktır, Ömer şehittir, Osman ise iyiliksever ve
merhametlidir.
2.
Kadı İyaz, Şifa, 1:320; İbni Kesir, el-Bidayeve’n-Nihaye, 6:157-158.
3.
Muhammed Allah’ın resulüdür. Selâm sana ey Allah’ın Resulü!
4.
İbni Kesir, el-Bidayeve’n-Nihaye, 6:293; Beyhakî, 6:55; Mu’cemü’t-Taberanî, 5:5140-5145.
1...,257,258,259,260,261,262,263,264,265,266 268,269,270,271,272,273,274,275,276,277,...1086
Powered by FlippingBook