Mektubat - page 645

‹kincisi hususî rububiyetidir ve has iltifat ve imdad-ı
rahmanîsidir ki, umumî kanunların tazyikatı altında ta-
hammül edemeyen fertlerin imdadına rahmanürrahîm
isimleri imdada yetişirler, hususî bir surette muavenet
ederler, o tazyikattan kurtarırlar. onun için, her zîhayat,
hususan insan, her anda ondan istimdat eder ve medet
alabilir. ‹şte bu hususî rububiyetindeki ihsanatı, ehl-i gaf-
lete karşı da tesadüf altına gizlenmez ve tabiata havale
edilmez.
‹şte bu sırra binaendir ki,
‹’caz-ıKur’ân
ve
Mu’cizat-ı
Ahmediyede’
ki işarat-ı gaybiyeyi, hususî bir işaret telâk-
ki ve itikat etmişiz. Ve bir imdad-ı hususî ve muannitlere
karşı kendini gösterecek bir inayet-i hassa olduğunu ya-
kîn ettik. Ve sırf lillâh için ilân ettik. kusur etmişsek Al-
lah affetsin. Âmin…
(1)
Én
fr
Én
£r
Nn
Gr
hn
G BÉ n
æ«°
p
ùn
f r
¿ p
G BÉ n
fr
ò p
NGn
D
ƒo
J n
’ Én
æ s
Hn
Q
bf
Sözlerintebyizindekıymettarhizmetisebkat
edenMuallimAhmedGalib’infıkrasıdır.
“elde kur’ân gibi bürhan-ı hakikat varken,
“Münkiri ilzam için gönlüme sıklet mi gelir?”
Sözünözdür,eycan,tekellüfdeğil.
Ledünilmininzübde-ipakidir
Bu,sümmettedariktasannufdeğil.
lûkatının hiç birisini hariç bırak-
mayarak, her birisine yapmış ol-
duğu lütuflar, yardımlar, koruma-
lar.
imdat:
yardım.
inayet-i hassa:
özel yardım.
istimdat:
yardım istemek.
işarat-ı gaybiye:
görünmeyen bir
kaynaktan, Cenab-ı Hak’tan işa-
retler.
itikat:
inanma.
kanun:
yasa.
kusur:
suç, kabahat, hata.
kıymettar:
değerli, kıymetli.
ledün:
Allah’ın sırlarına ait mane-
vî bilgi, gayp ilmi.
lillâh:
Allah için.
medet:
yardım.
muannit:
inatçı, direnen.
muavenet:
yardım.
Mu’cizat-ı ahmediye:
Peygam-
ber Efendimize (
ASM
) ait mu’cize-
leri anlatan On Dokuzuncu Mek-
tup risalesi.
münkir:
inkâr eden, inanmayan
dinsiz.
Rab:
yaratan, besleyen, yetişti-
ren, verdiği nimetlerle mahlûkatı
ıslah ve terbiye eden Allah.
Rahmanürrahîm:
çok şefkatli,
çok merhametli olan Allah.
rububiyet:
rablık, Cenab-ı Allah’ın
her zaman, her yerde, her mahlû-
ka muhtaç olduğu şeyleri verme-
si, yetiştirmesi, uyum içinde sevk
ve idare etmesi.
sebkat:
geçme.
suret:
biçim, tarz, şekil.
sümmettedarik:
başka eserler-
den tasnif etme, derleme.
sıklet:
ağırlık, sıkıntı.
tabiat:
Allah’ı inkâr edenlerin ya-
ratıcı güç olarak gördükleri doğa,
canlı, cansız ve tüm varlıklar.
tahammül:
katlanma, dayanma,
sabretme.
tasannuf:
zorla yapılan sınıflan-
dırma veya telif.
tazyikat:
baskılar.
tebyiz:
temize çekme.
tekellüf:
külfet, gösteriş, yapma-
cık, sahte tavır, zahmet.
telâkki:
kabul etme.
tesadüf:
rastlantı; bir şeyin ken-
diliğinden meydana gelmesi.
umumî:
herkesle alâkalı, genel.
zîhayat:
hayat sahibi.
zübde-i pak:
tertemiz öz, netice.
binaen:
-den dolayı, -den
ötürü.
bürhan-ı hakikat:
hakikat
delili.
can:
yakın dost.
ehl-i gaflet:
kâinatta meyda-
na gelen olayların Allah’ın
kudretiyle olduğunu unutan
veya önemsemeyen.
fert:
şahıs, kişi.
fıkra:
bir konu hakkında yazı-
lan yazı.
has:
hususî, özel.
hata:
yanlış, suç, günah, ka-
bahat.
havale etme:
bırakılma.
hususan:
bilhassa, özellikle.
hususî:
bir şeye has olan,
özel.
‹’caz-ı kur’ân:
Kur’ân’ın
mu’cizeliğini anlatan Yirmi
Beşinci Söz risalesi.
ihsanat:
iyilikler, bağışlar,
yardımlar, nimetler.
iltifat:
iyilik ve güzelliklerle
muamele etme.
ilzam:
susturma, kuvvetli de-
liller öne sürerek karşındakini
cevap veremez hale getirme.
imdad-ı hususî:
hususî, özel
yardım.
imdad-ı Rahmanî:
Cenab-ı
Hakkın Rahman ismiyle mah-
1.
Ey Rabbimiz, unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek bizi onunla hesaba çekme.
(Bakara Suresi: 286.)
Mektubat | 645 |
Y
irmi
S
ekizinci
m
ekTup
1...,635,636,637,638,639,640,641,642,643,644 646,647,648,649,650,651,652,653,654,655,...1086
Powered by FlippingBook