Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 10 Mart 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Kültür-Sanat

 

Yardım: “Sanatalemi.net bir gönül yolculuğudur”

Sanatalemi.net’in Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Nuri Yardım, sitenin gönüllülük esasına göre hazırlandığını anlatıyor: “On civarında gönüllü editörü var. Yazarları, Türkiye genelinde ve yurtdışında temsilcileri var.”

“Elektronik yayıncılık” alanında Türkiye Yazarlar Birliği “2007 yılı, Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları Ödülü”ne lâyık görülen kültür sanat sitesi Sanatalemi.net’in Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Nuri Yardım ile elektronik yayıncılığı, Sanatalemi.net’i konuştuk. İşte sorularımız ve Yardım’ın cevapları:

*Sayın Mehmet Nuri Yardım, sanatalemi.net nasıl bir ihtiyaçtan doğdu? Şu an geldiği noktada bu ihtiyaçları ne oranda karşılıyor?

Sanatalemi.net’ten önce benim şahsî bir sitem vardı, halen var: www.mehmetnuriyardim.com Bu siteyi kurduğumda bir çok arkadaştan yazı ve şiirler gelmeye başladı. Zamanla bir sanat sitesine dönüşmeye başladı. Ama ben kendi adımla bir sanat sitesi oluşturmanın doğru olmadığına inandım. Bunun için bu konuya gönül veren idealist birkaç arkadaşla bir araya geldik ve Sanatalemi.net’i kurduk. Tarih 10 Ağustos 2006. İyi de oldu. Böyle bir ihtiyaç ve boşluk varmış. Site kısa zamanda serpildi, büyüdü. Kuruluşunun ikinci gününde özel bir haber yapmıştık. Necip Fazıl’ın Erenköy’deki köşkü yıkılmıştı. Basında ilk olarak bunu biz duyurduk. Birkaç gün sonra gazetelerde yer aldı, bazı gazeteler birinci sayfadan manşetten verdiler. Yaptığımız özel haber ve röportajlar da gazeteler tarafından iktibas edildi, ediliyor. Radyo ve televizyonlarda bizden söz edildi. Zaman zaman yine bahsediliyor. Şu an hergün güncellenen haliyle, 45 köşe yazarıyla, 35 bölümüyle ve yaklaşık 10 bin civarındaki ziyaretçisiyle Türkiye’nin en büyük kültür sanat sitesi özelliğini taşıyor. Bugün kültür ve sanatla, edebiyat ve tarihle ilgilenenlerin internette ilk başvurdukları site şükürler olsun sanatalemi.net.

*Sanatalemi.net, “elektronik yayıncılık” alanında Türkiye Yazarlar Birliği “2007 yılı, Yazar, Fikir Adamı ve Sanatçıları Ödülü”nü aldı. Öncelikle tebrik ediyoruz. Bu ödülün anlamı nedir sizin için? Kültür sanat çevreleri sanatalemi.net’i nasıl değerlendiriyor? Aldığınız tepkileri bizimle paylaşır mısınız?

Öncelikle Türkiye Yazarlar Birliği yöneticilerine teşekkür ediyorum. Doğrusu böyle bir ödülü bekliyorduk. Çünkü bu site sadece kurucusu olarak benim katkılarımla yürümüyor. On civarında gönüllü editörü var. Yazarları, Türkiye genelinde ve yurtdışında temsilcileri var. Ve elbette siteyi düzenli olarak takip eden vefalı ziyaretçileri var. Bu ödül bana göre Sanatalemi’ne katkıda bulunan herkese verildi. Bir bakıma gösterilen gayretin, harcanan emeğin mükafatı verildi. Ama bu ödül bizim mesuliyetimizi biraz daha arttırmıştır. Çıtayı daha yükseklere taşımak, yeniliklerin peşinden koşmak zorundayız. Gençlere daha çok ulaşmalıyız, ziyaretçi sayımızı artırmalıyız. Kültür ve sanat adına yapılan hizmetleri daha yakından takip etmeli ve okuyucularımıza duyurmalıyız. Bu alanda ciddî bir gayret olduğunu söylemeliyim. Neredeyse her sanatalemi.net okuyucusu bir şekilde katkıda bulunmaya çalışıyor. Yazıyla, haberler, fikirle, yorumla, kısaca bir şekilde bu kültür hizmetinin içinde yer alıyor. Bu da şüphesiz bizi sevindiriyor.

*Elektronik yayıncılıkta, okuyucu kitlesi hakkında ayrıntılı istatistiklere ulaşmak diğer yayınlara göre çok daha kolay. Sitenin bu anlamda bir fotoğrafını çekerseniz nasıl bir tabloyla karşılaşırız?

Biz bu alanda çok açık ve net olmak istedik. Kendimizi boy aynasında görmek istedik. “Neler yapabiliyoruz, hangi konularda başarılıyız, daha neler yapmalıyız?” gibi sorularla bir şekilde kendimizi sürekli kontrol etmeliydik. Ziyaretçi sayısı da bu anlamda bizim için önemli ve yönlendiriciydi. İlk yayına çıktığımız günlerde bin civarında ziyaretçimiz vardı. Sonra tıklanma sayısı arttı ve 1,5 yıl gibi kısa bir sürede şükürler olsun, ziyaretçi sayımız ona katlandı ve onbin civarına erişti. Biliyorsunuz numaratörümüz var ve hergün siteyi kaç kişinin ziyaret ettiği görülebiliyor. Bu rakamlara hiç kimse müdahale edemiyor. Bazı günler on binleri de aşıyoruz. Geçenlerde 15 bine yaklaştık. Elbette rakam her şey değil. Biliyorsunuz kemiyetten ziyade keyfiyet önemli. Ama okuyucunuz arttıkça sorumluluğunuz da ziyadeleşiyor. Onun için biz bugün kendimizi sadece bir kültür sitesi olarak görmüyoruz. Bir bakıma internet dünyasında günlük yayımlanan bir kültür sanat gazetesi olarak değerlendiriyoruz. Daha önce aylık güncellenen kültür sanat edebiyat siteleri vardı. Bugün bizi taklit etmeye başlayan siteler var ve giderek çoğalıyor. Buna da seviniyoruz. Rekabet her zaman iyidir. Hakta, doğrulukta, hizmette yarıştır bu. Onun için yeni kurulan kültür sanat sitelerini biz Sanatalemi.net’te tanıtıyor, duyuruyoruz. “Önemli Siteler” diye bir bölümümüz var. Orada yüzlerce sitenin adresini veriyoruz. Bu konuda bir öncülümüz olduğunu kabul ettiğimiz için yeni teşebbüsleri sevgiyle, alkışla ve yüreklendirerek karşılıyoruz.

*Sanatalemi.net nasıl hazırlanıyor? Sitenin hazırlanma sürecini kısaca anlatır mısınız? Bu süreçte kimlerden nasıl katkılar alıyorsunuz?

Murat Bey, Sanatalemi.net’i başta yaklaşık bir yıl kadar ben sırtladım, güncelledim, ama zamanla artık müesseseleşti. Şimdi Cağaloğlu’nda bir bürosu var. Elemanları var ve artık Sanatalemi.net orada güncelleniyor. Elbette arkadaşlarla istişarelerimiz oluyor, birbirimize danışıyoruz. Kararları da müşterek veriyoruz. Kimlerle röportaj yapılacak, hangi özel haberler gerçekleştirilecek vs. Haftalık editör toplantımız var. Arkadaşlarla bir araya gelip gündemi ele alıyoruz. Site ile ilgili yorumları, eleştirileri konuşuyoruz. Sonra “Önümüzdeki hafta neler yapılmalı?” konusunu görüşüyoruz. Basınımızla şöyle karşılıklı bir kültürel alışverişimiz var. Hergün gazetelerimizdeki bazı önemli kültür sanat haberlerini sitemize iktibas ediyoruz. Ama mutlaka mahreç belirterek. Yani gazetenin ismini ve tarihini vererek. Onlar da zaman zaman bizden röportaj, özel haber iktibas ediyorlar. Böylece karşılıklı bir kültürel alış verişimiz oluyor. Sitenin hazırlanışında editörlerimizin dışında temsilcilerimizden de katkılar geliyor. Çalışmaları değerlendiriliyor. Velhâsıl site müşterek bir gayretle ortaya çıkıyor. Büyüklerimizin teşvikleri ve duâsı olmasaydı bu başarı elde edilemezdi.

*Özellikle kültür sanat alanında internetin ve yazılı basının geleceğini nasıl görüyorsunuz? Sizce ileride internet, yazılı basının yerini alacak mı?

Bu düşünceyi geçenlerde bir toplantıda Haber7.com’un Genel Yayın Yönetmeni Ünal Tanık da seslendirdi biliyorsunuz. Biz de bu toplantıyı takip etmiş ve haberleştirmiştik. Evet umumi kanaat bu. 2010’dan sonra internet yayıncılığının ağırlığını daha fazla hissettireceği ve yazılı basının, hatta görüntülü (televizyon) basının da eski gücünü yitireceği görüşü şu anda egemen. Ben de aynı kanaatteyim doğrusu. Bu biraz da tabiî. Çünkü insanlar bakkala, markete, bayie gidip bir gazete alıp okumaktansa evindeki çalışma masası üzerinde duran bilgisayara girecek ve tıklayıp basın bölümünden arzu ettiği bütün gazeteleri okuyabilecek. Nitekim bu uygulama şimdiden başladı. Gazeteler artık internetten ciddî anlamda takip ediliyor. Bildiğim kadarıyla bir iki gazete hariç bütün gazeteler sayfalarını internet okuyucularına açıyor. Üstelik istediğiniz yazıyı indirebiliyor, kopyasını alabiliyorsunuz. Bu da büyük bir kolaylık sağlıyor. Evet belki basın büsbütün ortadan kalkmayacak, ama şu anki tirajların çok daha altında olacağı kesin. Hayırlısı diyelim.

*Sizin bugünlerde yeni bir kitabınız çıktı: Tarihimizin Güleryüzü… Biraz da bundan söz eder misiniz?

Biliyorsunuz benim daha önce yayımlanan ve büyük ilgi gören bir kitabım var: Edebiyatımızın Güleryüzü. Tarihimizin Güleryüzü bu kitabın devamı mahiyetinde. Edebiyatçıların dışındaki şahsiyetlerin nüktelerini bir araya getirdim ve kitap Nesil Yayınları (0 212 5513225) arasında çıktı. Mizah dünyamıza katkıda bulunmak istedim. “Tarihimizin Güleryüzü” ile okuyan herkesi “nükteler dünyasında” eğitici ve alabildiğine eğlenceli bir yolculuğa davet ediyorum. Bu kitapta 326 nüktedan var. Bu nüktedanların da 700 seçme nüktesi… Bazıları şair, bazıları hattat, bazıları âlim, bazıları bestekâr, bazıları paşa, bazıları komutan, bazıları padişah. Yaşayan bazı meşhurlar da var. Dikkat ettiğim en önemli husus kitabın okullarda ve aile ortamlarında rahatlıkla okunmasını sağlamak. Yani edep dışı, belden aşağı nükte yok. Güldüren, tebessüm ettiren ama aynı zamanda düşündüren nükteler…

*Şimdi de bir derneğin oluşumunda yer aldınız. Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği. ESKADER. Bu dernekten de bahseder misiniz biraz?

ESKADER çok yeni bir kuruluş. Henüz bir haftalık mazisi bile yok. Ama düşünce olarak çok daha eski. ESKADER’in ilk şeref üyeleri arasında Bekir Sıtkı Erdoğan, Orhan Bayrak, Mehmet Turan Yarar ve Mehmet Zeki Akdağ da bulunuyor. İstanbul’da “Edebiyat Sanat ve Kültür Araştırmaları Derneği” adıyla kurduk derneği. Türk edebiyatını, dilini, sanatını ve kültürünü araştırmak ve bu konuda yapılacak çalışmaları teşvik etmek amacıyla arkadaşlarla bir araya geldik. Merkezi Cağaloğlu’nda olan derneğin geçici yönetim kurulu Muhterem Yüceyılmaz, Bestami Yazgan, Yusuf Dursun, Şerif Aydemir, Nur Hilâl Ünlü, Abdülkadir Süphandağı, Nidayi Sevim, Hamit Kardaş ve Mehmet Nuri Yardım’dan oluşuyor. Dernek için bir site yapımına başlandı. Adresi: www.eskader.net ESKADER ilk faaliyetini Sanatalemi.net sitesiyle birlikte önümüzdeki hafta gerçekleştiriyor. 15 Mart Cumartesi günü saat 14.00’de şair ve yazar Özkan Yalçın vefatının 10. yıldönümünde yâd ediliyor. İnşallah hayırlı bir faaliyetle yola çıkıyor ESKADER. Ümit ederim, bütün faaliyetleri ülkemize, milletimize ve bütün insanlığa faydalı olur.

*Cevaplarınız için teşekkürler.

Kültür ve san’atımıza gösterdiğiniz ilgi dolayısıyla ben de size teşekkür ediyor, başarılarınızın devamını diliyorum.

Murat Çetin

10.03.2008


 

Fatih’in Tuz yasaknamesi geri gelecek

Kütahya’nın Tavşanlı ilçesindeki tuz havzalarının korunması amacıyla Fatih Sultan Mehmet tarafından tek nüsha olarak yayınlanan ve Fransa’da Paris Halk Kütüphanesinde bulunan Tuz Yasaknamesinin Türkiye’ye iadesi için çalışma başlatıldı.

Bu belgenin büyük öneme sahip olduğunu belirten yetkililer, gazete nüshası ile Hollanda’nın Rotterdam İslam Üniversitesi (IUR) Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akgündüz’ün bu konuya ilişkin bilgiye ve belgenin fotoğrafına yer verdiği ‘’Osmanlı Kanunnameleri’’ kitabının ilgili sayfasının örneğinin Bakanlığa gönderildiğini bildirdiler.

/ KÜTAHYA

10.03.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri