"Gerçekten" haber verir 29 Temmuz 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Dünya

 

Kerkük’te özel statü bombası

IRAK Türkmen Cephesi (ITC) Ankara Temsilcisi Ahmet Muratlı, Kerkük’teki yürüyüş sırasında düzenlenen intihar saldırısının ardından göstericilerin ITC bürosuna ve Türkmeneli televizyonuna saldırdığını belirterek, “ITC bürosunu ateşe vermişler ve 5 kişi de kaçırılmış” dedi.

A.A muhabirine yaptığı açıklamada Muratlı, düzenlenen saldırının Türkmenlerin saldırılmaya açık vaziyette olduklarını gösterdiğini kaydederek, Türkmenlerin barıştan yana olduğunu, ancak her olayda Türkmenlerin zarar gördüğünü söyledi.

Muratlı, Kerkük’te güvenliğin vali ve peşmergeler tarafından sağlandığını hatırlatarak, olaylara vali ve peşmergelerin müsaade etmemesi gerektiğini söyledi ve “Güvenlik güçleri bu yürüyüşün güvenliğini sağlayamadı ve kışkırtılmaya açık bir olaydı. Sanki birileri bunların olmasını arzu etti” diye konuştu. Türkmenlerin bugüne kadar intihar saldırısı düzenlemediğine de dikkat çeken Muratlı, “Bu, Kerkük’ü bugün kana bulamak isteyenlerin bir oyunu ya da dış güçlerin kışkırtarak, etnik kavga çıkarmak istemesi olabilir” dedi. ITC Ankara Temsilcisi Muratlı, saldırıda yararlıların ve maddi kayıpların olduğunu belirterek, hedef seçilmelerinin başlıca nedeninin ITC’nin Kerkük’ün özel statüsünü savunması olduğunu bildirdi. Saldırıların, Irak parlamentosunda geçen hafta kabul edilen, ancak Irak Devlet Başkanı Celal Talabani’nin veto edeceğini duyurduğu seçim yasasıyla doğrudan ilişkili olduğunu da söyleyen Muratlı, yasanın Talabani tarafından veto edileceğinin duyurulmasına rağmen Kürtlerin yürüyüş yapmalarına anlam veremediğini ifade etti.

Ahmet Muratlı ayrıca, Kerkük’te asayişin sağlanması için uluslararası gücün şart olduğunu ve bunu 5 yıldır talep ettiklerini vurguladı.

Irak’ın Kerkük kentinde bugün, Kürtlerin parlamentoda geçen hafta kabul edilen yeni seçim yasasını protesto etmek için toplandıkları sırada intihar saldırısı düzenlendi.

Irak parlamentosu, ülkede mahalli seçimlerin yapılmasına imkan sağlayacak yasa tasarısını 22 Temmuz’da Kürtlerin boykotuna rağmen kabul etmişti.

Yasadaki anlaşmazlık noktası, Kerkük’te iktidarın dağılımı konusundaki yasa maddesi üzerinde gizli oylama yapılması talebine Kürtlerin karşı çıkmasıydı. Kürtlerle iki meclis başkan yardımcısı, bu öneriyi protesto için oturumu terk etmiş, ancak meclis oylamaya devam etmiş, tasarı salt çoğunlukla kabul edilmişti.

Yasa tasarısının kabul edilmesinin ardından ise, Irak Devlet Başkanı Celal Talabani’nin ve Yardımcısı Adil Abdülmehdi’nin seçim yasa tasarısını veto etmek konusunda anlaştıkları bildirilmişti.

/ Ankara

29.07.2008


 

İran, ortak Farsça kanal kuruyor

İRAN, Afganistan ve Tacikistan’ın ortak bir televizyon kanalının kurulması yönünde çalışmalar başlattığı bildirildi.

Amerika’nın Sesi Radyosu’nun Özbek servisi tarafından verilen haberde, İran, Afganistan ve Tacikistan’ın ortak kanal kurmak için harekete geçtiği belirtildi. Haberde, Farsça yayın yapacak kanalın kurulmasının an meselesi olduğu kaydedildi. Konunun önümüzdeki hafta Tacikistan’ın başşehri Duşanbe’de bir araya gelmeleri beklenen 3 ülke lideri tarafından kapsamlı bir şekilde ele alınması bekleniyor. Öne çıkan ilk bilgilere göre, kurulacak üç ortaklı televizyon kanalının bütün masrafını İran üstlenecek. Henüz adı konulmayan kanalın merkezi ise Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’de olacak. Yakın zamanda yayına başlaması beklenen kanalın fikir babasının Tacikistan Cumhurbaşkanı İmamali Rahman olduğu belirtildi. Tacik liderin, konuyu bir çok kez diğer ülke liderleri nezdinde gündeme getirdiği ifade edildi. Uzmanlar, bu üç ülke arasında ekonomik alandaki yakınlaşmadan sonra televizyon konusunda da benzer bir yaklaşımın oluşmasını, bölgede adı geçen üç ülke eksenli yeni bir yapılanmanın ayak sesleri olarak değerlendiriyor. Bölgede ABD’nin etkisini azaltacak, İran endeksli Afganistan ve Tacikistan katılımlı, siyasî, ekonomik, ticarî ve güvenlik alanında yeni oluşumlarının olabileceği görüşleri dile getiriliyor.

/ Taşkent

29.07.2008


 

Afganistan’da, Taliban operasyonlarını yoğunlaştırdı

AFGANİSTAN'DA bu yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla militanların saldırılarının yüzde 50 arttığı bildirildi.

Merkezi Kabil’de bulunan Afganistan Sivil Toplum Kuruluşu Güvenlik Bürosunun (ANSO) dün yayımlanan güvenlik raporunda, militanların ilk altı ayda 2056 saldırı düzenlediği belirtilirken, bu rakamın bir önceki yılın aynı döneminde 1362 olduğu hatırlatıldı. Yardım örgütlerine güvenlik tavsiyelerinde bulunan, Batılı bağışçıların finanse ettiği ANSO’nun bu ayın ilk birkaç haftasını da kapsayan raporunda, bu yıl 19 yardım görevlisinin öldürüldüğü, geçen yılın tamamında ise bu sayının 15 olduğu vurgulandı. Raporda, “rakamların, çatışmaların geçmiş yıllara oranla bu yıl daha hızlı arttığının açık göstergesi olduğu, aynı zamanda militanların direncinin arttığını ve lojistik gücünün geliştiğini yansıttığı” ifade edildi. ANSO, uluslar arası yardım kuruluşlarının faaliyet gösterdiği, göreceli olarak daha barışçı kuzey, batı ve başkent çevresindeki bölgelerde de şiddetin hızla arttığına dikkati çekti. Dış yardımlara bağımlı Afganistan’da özellikle kırsal kesimlerde yaşayanlar BM’nin de aralarında bulunduğu kuruluşların yardımlarıyla yaşamlarını idame ettiriyor. AP’nin rakamlarına göre, Afganistan’da bu yıl şiddet olaylarında 2 binden fazla kişi öldü.

29.07.2008


 

NATO, yine bebeleri öldürdü

AFGANİSTAN'DA NATO askerlerinin, askeri konvoya yaklaşmalarıyla korku oluşturan bir araca ateş açtıkları ve 2 çocuğun ölümüne neden oldukları bildirildi.

Afganistan’daki NATO güçlerinden yapılan açıklamada, Kandahar’da meydana gelen olayda, aracın şoförünün, askerî konvoy ile mesafesini koruması için defalarca uyarıldığı, daha sonra askerlerin araca ateş açtığı belirtildi. Birleşmiş Milletler ve Afgan yetkilileri, uluslar arası güçlerden sivil kayıplardan kaçınmasını istiyor. Sivil can kayıpları, Afganistan’da Devlet Başkanı Hamid Karzai ile yabancı askeri varlığa verilen desteği olumsuz etkiliyor.

29.07.2008


 

Olmert, inanmadığı barışa kürek çekiyor

İSRAİL Başbakanı Ehud Olmert, bu yıl içinde Filistinlilerle barış anlaşmasına varılabileceğine inanmadığını söyledi.

Parlamentonun Dış İlişkiler ve Savunma Komitesinde konuşan Olmert, Kudüs’ün statüsünün kısa sürede çözülmesinin mümkün görünmediğini belirterek, Kudüs konusunda genel bir pratik anlayışa varma şansı olmadığını ifade etti. Olmert, Filistinli mülteciler ve sınırlar gibi diğer önemli konularda ise tarafların birbirine yakın olduğunu kaydetti. ABD’nin Annapolis şehrinde geçen yıl yapılan barış konferansında İsrail ve Filistinliler ABD Başkanı George Bush’un görev süresinin dolacağı 2008 bitmeden barış anlaşmasına varmak için her türlü çabayı gösterme sözü vermişti.

29.07.2008


 

Fetih’ten, Hamas operasyonu

BATI Şeria’da Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’a bağlı El Fetih hareketinin, dün de onlarca Hamas yanlısını gözaltına aldığı bildirildi.

Hamas kaynakları, Batı Şeria’nın Nablus şehrinde Abbas’a bağlı güvenlik güçlerinin gece boyunca ve bu sabah aralarında El Necah Üniversitesi öğretim üyeleri ve öğrencileriyle il meclisi üyelerinin de bulunduğu 50’den fazla Hamas yanlısını gözaltına aldığını belirtti. Öte yandan Hamas’ın Gazze Şeridi’nde, El Fetih’e yakın olduğunu düşündüğü yüksek tirajlı üç Filistin gazetesinin dağıtımını engellediği kaydedildi. Hamas’ın geçen yıl Haziran ayında denetimini tamamen ele geçirdiği Gazze Şeridi’nde Cuma günü düzenlenen bombalı saldırıda aralarında bir kız çocuğunun da bulunduğu 6 kişi hayatını kaybetmişti. Hamas, Gazze Şeridi’ndeki saldırının ardından El Fetih yandaşlarını gözaltına almaya başlamış, El Fetih de Batı Şeria’daki Hamas eylemcilerini gözaltına almıştı.

29.07.2008


 

Türk dizileri Arap geleneklerini sarsıyor

Arap ülkelerinde yayınlanan Türk yapımı “Gümüş” dizinin Arap geleneklerini sarstığı belirtiliyor. Associated Press ajansı, yurt dışında “Nur” adıyla yayınlanan dizinin Gazze Şeridi’nden Riyad’a, birçok yerde aylardır büyük ilgiyle izlendiğini kaydetti.

Türkiye’nin, Müslüman bir ülke olarak, Arap ülkelerindeki izleyiciler için Batı yapımlarından daha fazla “özdeşleşme” imkânı verdiği kaydedilen haberde, dizinin kadın izleyicilerinin “özgür kadın karakteri” örnek aldıkları ifade ediliyor. Batı Şeria’daki Bir Zeit Üniversitesi’nde kadın çalışmaları alanında görev yapan öğretim üyesi Islah Jad, dizinin “farklı hayat biçimleri benimseyen Müslümanlar olduğunu” gösterdiğini söyledi. Dizinin bazı “aykırı” sahnelerinin, Arap ülkelerine “uyumlu hale getirilmesine” rağmen, din adamlarının diziye karşı vaazlar verdikleri kaydediliyor. Nablus’da vaaz veren Hamas üyesi milletvekili Hamid Bitavi, “Bu diziler, İslâm inancı, değerleri ve gelenekleriyle çatışıyor” diye konuştu. Türk dizisi “Gümüş”, Gazze’de ise öfkeye yol açtı. Dizi sadece Suduia Arabistan, Ürdün, Kuveyt gibi Arap ülkelerinde değil, aynı zamanda Gazze Şeridi’ndeki göçmenler tarafından da izleniyor. Dizide karakterlerin oruç tutması veya başrol oyuncularının aileleri tarafından tanıştırılarak evlenmeleri gibi Arap dünyasıyla örtüşen yanları var. Ancak yemeklerde içki içilmesi, evlilik dışı cinsel ilişkiler ise tam tersine gözüküyor. Dizi Filistin’in Şati göçmen kampında da oldukça popüler. Genç kızlar genelde bir araya gelerek diziyi hep beraber izliyor. Bu gençlerden 17 yaşındaki Ala Hamami, “bağımsız” olduğundan dolayı “Gümüş”e saygı duyduğunu söylüyor. Hamami, “Bu diziler gelecekte kadınlara güç verecek” diye düşünüyor.

29.07.2008


 

Dilenciler taban fiyat istiyor

Bangladeş’in kuzeyinde, dilenciler yüksek enflasyonla mücadele edebilmek için yerel yetkililerin minimum sadaka miktarı belirlemesini istedi.

Kurigram şehri belediye başkanı, çoğu engelli kırk kadar dilencinin bu konuyla ilgili şikayetlerine dikkat çekmek için hafta sonunda kentte gösteri yaptıklarını belirtti. Dilencilerin ayrıca dilenmek için kent dışından gelenlerin bölgeye girişlerinin de yasaklanmasını istedikleri kaydedildi. Nüfusun yüzde 40’ının günde bir dolardan az kazandığı Bangladeş’te yüzbinlerce insan dilencilik yapıyor.

29.07.2008


 

Stres erkeklerde diyabet sebebi

İsveçli bilim adamlarının yaptığı bir araştırma kaygı, depresyon ve uykusuzluğun erkeklerde diyabet riskini arttırdığını ortaya koydu.

İsveç’teki Karolinska Enstitüsü bilim adamları, “psikolojik sıkıntıları” olan erkeklerin sıkıntısı olmayanlara oranla tip 2 diyabet hastalığına yakalanma riskinin iki katından fazla olduğunu belirtti. 1938 ila 1957 doğumlu 2127 erkek ve 3100 kadınla yapılan araştırmada kadınlarınsa bu riski taşımadığı ortaya çıktı. Profesör Anders Ekbom liderliğindeki araştırma ekibi, araştırmayla ilgili olarak “Diabetic Medicine” dergisinde yayımlanan makalede stresin, beynin hormonları düzenlemesini etkileyebileceğini bildirdi. Prof. Ekbom, psikolojik sorunlar beynin hormonları düzenlemesini etkileyebileceği gibi, depresyonun, kişinin beslenmesini ve fiziksel aktivitelerini olumsuz yönde etkilemesinin de hastalığın gelişmesinde etken olabileceğini ifade etti. Kadınların sorunlarla başetmede farklı stratejileri bulunduğunu belirten Prof. Ekbom, kadınların sorunlarını konuşabildiğini, ancak erkeklerin bu tür sorunları açığa vurmaktan kaçındığını, sorunlarını alkol, uyuşturucu ve kişisel bazı faaliyetlerle halletmeye çalıştığına dikkati çekti. Daha ileri araştırmaların, psikolojik durumun hastalıkla bağlantısının yaş, kilo, kalıtım, sigara, fiziksel faaliyetler ve sosyo-ekonomik durum gibi faktörlerden bağımsız olduğunu gösterdiği de kaydedildi. Tip 2 diyabet, kanda sürekli yüksek düzeyde şeker (glikoz) olduğunda meydana gelen bir hastalıktır. Daha çok erişkinlerde görülen Tip 2 şeker hastalığı, insülin salgılamada yetersizlik ve hücrelerin bu hormona karşı duyarlılığının azalması sonucunda gelişir. İnsülin, normal işlevini yerine getiremediğinde pankreastaki beta hücreleri daha çok insülin üretemez, bu yüzden şeker hücreye gerektiğince giremez ve aşırı miktarlar halinde kan dolaşımında kalır. Dünyada tahminen 140 milyon diyabet hastası bulunuyor. Bu rakamın, 2025 yılından itibaren 300 milyona çıkacağı tahmin ediliyor.

29.07.2008


 

Balık pulu, geleceğin zırhının ilham kaynağı

ABD’li araştırmacılar, Afrika’nın çamurlu sularında yaşayan yırtıcı bir balığın pullarını, çok daha hafif ve daha sağlam zırh yapabilme düşüncesiyle inceliyor.

Massachusetts’deki Teknoloji Enstitüsü mühendisleri, 40 cm boyundaki Senegal Bişiri (Polypterus senegalus) pullarının dışarıdan gelen her türlü darbeye karşı mükemmel bir kalkan görevi gördüğünü tesbit etti. Canlı balıklardan pul alan araştırmacılar, dört katmandan oluşan bu “minik kalkanları” bilgisayar ortamında da büyüteç altına yatırdı. Araştırmacılar, dört katmandan her birinin “büyüleyici” geometrik yapıya sahip olduğunu ve katmanların birbirleriyle eklemlenme şeklinin, pulları müthiş dayanıklı kıldığını belirledi. Araştırmacı Christine Ortiz, pulların bu özelliğinin insanları koruyacak yeni zırh sistemlerine uyarlanabileceğini belirtti. Araştırma, “Nature Materials” dergisinde yayınlandı.

29.07.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün haberler

Site yöneticisi | Editör
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır