"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Müslüman, tek kişilik bir insandır

Ali Rıza AYDIN
15 Şubat 2018, Perşembe
Pek tabii ki, “tek kişilik” sözünden maksat ne otobüs, uçak, tren, sinema bileti, ne de kişiye mahsus eşyaların keyfiyeti.

Söz konusu olan, tek ya da birden çok “kişiliğin”, şahsiyete verdiği renk; bu yapının, dışa bakan cephesi.

Hani, iki ayrı davranış biçimi içinde olana “iki kişilikli insan”, bazı durumda da, “ikiyüzlü insan” demezler mi?

İşte, kastettiğimiz bu.

Çok kişilikli insan tipi, toplumda, tahminlerin çok fevkinde!

Bu yapıda olan bir kısım kimseler evlerinde, ıyaline karşı bir davranış biçimi, dışarıda bir başka davranış şekli sergiliyor; veyahut görüştüğü kimselerden birincisiyle teması başka, ikincisiyle bir başkaysa…

Ticaretle iştigal ettiğini varsaydığımız bazı kimseler ise, hânesinde çoluk çocuğuna karşı sergilediği o mazbut davranışı, o şefkatli tutumu çalıştırdığı personeline karşı gösterme âlicenaplığında bulunmaz; müşterileriyle ise, daha farklı bir sima ile muhatap olursa…

Aynı şekilde, kamu kurumunda görev yapan bir memur, mesai arkadaşlarına karşı ıyaline gösterdiği samimiyette davranmadığı gibi, üstüne, amirine de tasannukârâne; bâzen de yağcılığa varan bir tutum sergilerse…

Sade bir vatandaş olduğu zaman ayrı, bir makama namzet iken ayrı; makam sahibi olduğu zaman ise, üst perdeden çalar, çok daha değişik bir şahsiyet biçimi sergilerse…

Bir insan, farklı meşrepteki dostlarına karşı, “Mavi boncuğum kimde ise, gönlüm onda” mantığıyla yaklaşır; ondan ayrılınca, ayrışırsa…

Hülasa: “Bulunduğun yerdeki kimseler körse, sen de gözünün birini kapat” tabirinde olduğu gibi, bukalemun olmaya kalkışırsa; o insanda, gök kuşağı gibi bir kimliğin, anonim denilebilecek bir şahsiyet yapısının varlığı bedihîdir.

Yani, bu tür kişi “birçok kişi”; diğer bir ifade tarzıyla “birden çok kişiliğe sahip” kişi demektir.

Buna göre, bu kişiye hiç, İslâm’ın öngördüğü ahlâka sahip bir “kişi” denilebilir mi?

Herhalde, her devirde böylesi insan tiplerine rastlanıyor olmalı ki, Hz. Mevlânâ da çok kişilikli kimselere, “Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol” demiş, bu garabete dikkat çekmiş.

Kartların ve şartların; cezbedar hesapların değiştirmediği ve değiştiremeyeceği kişi profili, İslâm’ın emrettiği mazbut; doğru, dürüst, ahlâklı insan resmidir.

Yani, “Tek kişiliğe sahip bir Müslüman” portresi.

Peygamber Efendimizin (asm), “Hûd suresi beni ihtiyarlattı”1 dediği “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!”2 emr-i İlâhîsinin muhatabı sadece Efendimiz(asm) olmasa gerektir. Onun şahsında, insanlığa ilelebet bir emir.

Velhasıl: Dürüstlük ve şahsiyet sahibi olmak fert, aile ve toplum için hava, su ve gıda kadar önemli ve lüzumludur.

Lüzumsuzu terk etmekse, elzemdir! 

Dipnotlar: 1-Tirmizî, Tefsir, 56. 2-Hûd Suresi, 112.

Okunma Sayısı: 1178
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı