"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hani “en kötüsü geride kalmış”tı?

Cevher İLHAN
11 Kasım 2018, Pazar
GÜNDEM

Bilindiği gibi başta Hazine ve Maliye Bakanı olmak üzere hükûmet ve iktidar partisi sözcüleri, “En kötüyü geride bıraktık. Kur üzerindeki spekülatif süreci püskürttük” demişlerdi. Her fırsatta “sürecin normalleşme ve daha iyiye gitme noktasında ilerlediğini” ileri sürmüşlerdi. (Takvim, 4.10.18)

Ancak Bakan’ın “Ekim’le birlikte, Kasım ve Aralık’ta ekonominin temel parametrelerinde doğal dengelenmeyi ve toparlanmayı beraberinde getirecek” dediğinden bir ay sonra TÜİK’in resmi verileriyle Ekim ayı enflasyonu Tüketici Fiyatları Endeksinde yıllık yüzde 25.4, Üretici Fiyatları Endeksinde yüzde 45.01’e yükselmesiyle son 15 yılın rekorunu kırması bütün bu iddiaları çürütüyor.

Öncelikle Merkez Bankası’nın “enflasyon raporu”nda yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 13.4’ten yüzde 23.5’e çıkarması, “döviz kuru geçişgenliği az olan kalemlerde dahi yüksek artışlara ek olarak elektrik ve doğalgazda yapılan peşpeşe zamların enflasyonu doğrudan tetiklediği, son üç aydır enerjide yıllık üretici fiyat enflasyonunun yüzde 81.61’e ulaştığının belirtilmesi vahameti bildiriyor.

Özetle, halkın gerçek enflasyonunun, açıklanan enflasyon oranlarından çok daha yüksek olduğu ortaya çıkıyor. Ve bu durum, siyasi iktidarın “enflasyonla topyekûn mücadele” programının kamuoyuna yönelik asılsız bir algı operasyonundan ibâret olduğunu ortaya koyuyor.

GARABET

Cizre’de “ilk defile ve moda”!

Bilindiği gibi, AKP iktidarıyla birlikte yine çoğu iktidara mensup belediyelerin, dua ve istiğfar ayı olan Ramazanda, özellikle terâvih vaktinde “Ramazan etkinlikleri” ve “Ramazan eğlenceleri adı altında gece yarılarına kadar süren, çalgılı-şarkılı “eğlence furyası” çok tartışılmıştı.

Bütün ikazlara rağmen, şov ve şölenlerle Ramazan’ın kudsiyetini rencide eden hürmetsizlikle kalınmayıp, bu mübârek ayı âdeta oyun ve eğlence ile özdeşleştiren “etkinlikler”e devam edilmişti.

Son dönemde, Cumhurbaşkanı’ndan iktidar sözcülerine, ahlâkî çöküşten ve dinî zâfiyetten yakınılırken, geçen hafta bu garabete bir yenisi eklendi. Muhâfazakârlığıyla bilinen Cizre’de, Kaymakamlık, Belediye ve Ticaret ve Sanayi Odası’nın sponsorluğunda AKP il başkanlığının desteğiyle bir moda defilesi tertiplendi. (DHA, 4.11.18)

Garip olan, “Cizre moda ile buluşuyor” adı altında kadın mankenler tarafından “yöresel kıyafetlerin modern tasarımlar”la sahnelendiği defileyi, kayyum olarak atanan Belediye Başkanı ve Kaymakamın, “kadim ilçenin, tarihî, kültürü ve sanatıyla anılması” olarak nitelemesi. Ayrıca defileyi, “Batıda, kuzeyde olan veya Antalya’da, İzmir’de, İstanbul’da olan bir etkinlik de burada olsun” diye bir “medeniyet göstergesi” olarak sunması.

Defileyi düzenleyen modacının, defilenin amacını, “kadınların artık iş hayatına atılıp sosyalleşmesi” olduğunu açıklarken, etkinliğe katılan AKP Şırnak İl Başkanı’nın yapılan bir defileyi “kültürümüzün parçası”ymış gibi övmesi.

Sormak lâzım; her şey bitti de “Cizre’nin kadim kültürünün tanıtımı” moda defilesine mi kaldı?

VAZİYET

“Ekonomi çok iyi”yse icralardaki büyük artış ne?

Ağır ekonomik krizde, bir çok kritik husus kamuoyunun gözünden kaçırılıyor. Bunlardan biri de, icra dosyalarındaki büyük artış.

2008 yılında icra ve iflas dosyalarının sayısı 8 milyon iken, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nde (UYAP) günlük tutulan verilere göre, İcra Dairelerindeki İcra (Esas) ve İflas Dosya Sayıları 2018’de yüzde 14’lük artışla 20 milyona dayanmış.

İcra dosyalarında yüzde 400 artış olduğu belirtiliyor. En çok bankaların ve telefon şirketlerinin vatandaşa açtığı icra dosyalarının olduğunu belirten avukatlar, işlerin bitmediğinden, normalde yarım saatte yapılacak işin, dosyaların arşivde olması ve aşırı yoğunluktan dolayı bazen bir haftada bile yapamadıklarından şikâyetçiler. (Gazeteler, 26-10.18 - 1.11.18)

Ve bu vaziyet, her fırsatta Başta ilgili bakanlarla “iktidara ilişik medya”da “ekonomide durumun çok iyi olduğu” ve âdeta “Türkiye’nin uçtuğu” söylem ve yorumlarının tamamen sathi, konjonktürel ve propagandaya yönelik olduğunu bir defa daha ortaya koyuyor.

HAFTANIN SÖZÜ

“Devleti parsellediniz ve bunun hesâbını vermediniz. Allah için bunlara ‘İslâmcı’ falan demeyin; bunlar Makyavelist, bunlar oportünist, bunlar beceriksiz, bunlar dünyaya yapıştılar ve acısını şimdi milletten çıkartıyorlar.” 

Prof. Dr. Cihangir İslam (SP milletvekilli)

Okunma Sayısı: 3097
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı