"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İdam tartışması

Cevher İLHAN
22 Kasım 2016, Salı
Her gündem sıkışmasında ısıtılıp gündeme getirilen, 15 Temmuz “darbe girişimi”nden sonra iktidarca arenaya atılıp, peşinden unutulmaya terk edilen spekülasyonlardan biri de “idam” tartışması.

Aslında bundan dört yıl önce de “idam meselesi” gündeme sokulmuş, Başbakan’ın “AB olmasa da olur; ‘Ankara kriterleri’ der devam ederiz” restlerini çektiği dönemde Türkiye’yi yarım asrı aşkındır peşinde olduğu AB sürecinden soğutma manipülasyonunda kullanılmıştı.

Seçim meydanlarında halka karşı Erdoğan, “Devletin, öldüreni affetme yetkisini kendimizde görmüyoruz, bu yetki öldürülenin âilesine aittir; idam yeniden masaya getirilmeli” demişti.

O zaman da hukukçuların “İdam cezâsı ile ilgili yasal düzenleme yapılırsa, bu cezâ ancak Resmi Gazete’de yayınlandıktan itibaren geçerli olur, kişilerle ilgili aleyhteki değişikliklerin geriye yönelik işlemesi mümkün değildir” değerlendirmeleriyle idam cezâsı gelse de Öcalan’a uygulanmayacağının ortaya çıkması üzerine, konu bir tarafa bırakılmıştı.

Esasen Bahçeli’nin Başbakan Yardımcısı olarak yer aldığı Anasol-D koalisyonu Türkiye’de idam cezâsını kaldırırken, AKP’nin ilk hükûmetinin Başbakanı Gül ile AKP hükûmetlerinde bakanlık ve parti yöneticiliği yapan milletvekilleri de “idam cezâsının kaldırılması” yasasına “evet” diye el kaldırmışlardı.

Keza daha iktidara gelmeden AKP’li yetkili ve sözcülerin, “idam cezâsının kaldırılmasının zaruret olduğu”, “parti ve grup olarak idamı kaldırmak istedikleri” beyanları Meclis tutanaklarında. (1-2, 8, 2002

AB’DEN KOPARIYOR

Vakıa şu ki, Erdoğan Başbakanı olduğu Bakanlar Kurulu kararınca, önce 17 Eylül 2003’te Anayasanın 90. maddesinin son fıkrasıyla “iç hukuku da bağlayan” Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) “barış zamanında idam cezâsının uygulanmayacağı”na ilişkin 6 nolu protokolu yürürlüğe girmiş; akabinde 9 Ocak 2004’te “savaş ve savaş tehlikesi dahil hiçbir koşulda idam cezâsı verilemeyeceği”ne dair 13 nolu protokol kabul edilip, Öcalan’ın yanısıra “savaş ve terör suçları”nı da kapsayacak biçimde idam cezâsı tümden kaldırılmıştı.

Otuz yıldır özellikle Öcalan etrafında koparılan ve Bahçeli’nin “AKP hazırsa biz hazırız” çıkışıyla yeniden gündeme getirilen “idam konusu”nun boş bir tartışma olduğu, politik hesâp ve maksatlar taşıdığı siyasî iktidarca da ikrar ediliyor.

Hükümet sözcüsü, “Şu anda böyle bir mesele hükümetin de, parlamentonun da gündeminde değil” derken, “Bu konuda milletin talebine kulağımızı tıkayamayız” diyen Başbakan’ın partisinin grubunda “İdam meselesi bir anayasa meselesi ve uzlaşmak gerekiyor. TBMM’de mutâbakat olursa sınırlandırılmış bir düzenleme yapacağız” dedikten sonra “Ama idam konusu geriye doğru işlemez; bunu da sayın Bahçeli’nin bilmesi gerekir” sözleri bunun ifâdesi.(Star, 1.11.16)

GERİ YÜRÜMEYECEĞİNE GÖRE…

Bu bakımdan, eski başbakanlardan Mesut Yılmaz’ın, “idamın geri getirilmesi halinde Türkiye’nin taraf olduğu AİHS’nin 6’ncı ve AKP zamanında kabul edilen 13’üncü protokollerini ihlâl edip sözleşmeye taraf olmayan bir ülke durumuna düşerek Avrupa Konseyi üyeliğinin sona ereceği; yine onayladığı Avrupa Suçluları İâde Sözleşmesi ve bu sözleşmeyle birlikte çıkarılan Adli İşbirliği Yasası’nın ihlâl edilmiş olacağı” tesbitleri dikkate değer. (Ahmet Hakan, Hürriyet, 3.11.16)

Yine bu bağlamda, “AB’nin Türkiye ile müzâkereleri donduracağı, hiçbir suçlunun Avrupa ülkelerinden iâdesinin kesinlikle mümkün olmayacağı ve en önemlisi Türkiye’nin Anayasanın 15. maddesi gereğince ‘cezâların geri yürümeyeceği’ esasıyla hukukun en temel ilkesini çiğneyerek evrensel hukuktan kopacağı, hatta Belarus’un da gerisinde kalacağı” ikazı da. Bu itibarla idam cezâsı kaldırılsa bile, meydanlarda halka karşı propaganda edildiğinin aksine, ne Öcalan’a, ne son vetirede Gülen’e ve ne de 15 Temmuz darbecilerine uygulanamayacağı iktidar cânibinin de açık ikrarlarıyla ortada.

Bütün bu gerçeklere rağmen, idamın uluorta siyasî tartışmaların arenasına getirilmesi, basit bir siyasî taktiğin ötesine geçmiyor.

Okunma Sayısı: 1339
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • said yazar

    22.11.2016 06:23:33

    Cevher Bey. Meselelerin arka planını vukufiyetle analiz ediyorsunuz. Tebrikler. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Selam ve dua ile

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı