"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sırf siyasî rant uğruna

Cevher İLHAN
01 Şubat 2019, Cuma
Mahalli seçimler öncesinde siyasî demagojilerle kamuoyunun şaşırtılıp yanıltmasına devam ediliyor.

Hiçbir mâkuliyeti olmayan, insafa ve iz’anla bağdaşmayan itham ve suçlamalarla on altı senenin sonunda ağır krize giren ekonomide olduğu gibi siyasetin de çöküşünde muhalefetin suçlandığı görülüyor.

Bediüzzaman’ın bir asır önceki tesbitiyle, milleti istikametten ayırarak inhiraf uçurumuna iten medya, “yalan ve ifratperverâne keşmekeş” yanıltıcı yayınlarla siyaset ve sosyal hayat zehirleniyor. Müzevirlik ve koğuculuk dolu yalanlarla gerçekler tersyüz edilip toplumdaki kamplaşma ve kutuplaşma daha da derinleştiriliyor. (Eski Said Dönemi Eserleri, 187-8)

Meselâ “millet ittifakı”nda bir ilçe başkanının itirazı ya da teşkilâtın tepkisi, “kavga var, disiplin yok, muhalefet çatırdıyor” serişte edilip velveleye verilirken, buna mukabil “iktidar cephesi”nde belediye başkanlarının istifa edip başka partilere geçmesinin üstü örtülüyor.

SİYASETE GÖRE ÇARPITMA!

Garip olan, “iktidara ilişik medya yorumcuları”nın iktidar partilerindeki istifa ve ihrâçları gözardı etmeleri.

“Bakın, AKP’de hiçbir tepki yok; zira sonuçta bütün adaylar bir tek parti başkanı olan Cumhurbaşkanı’nca belirleniyor” diye ülkede “tek kişilik rejim”e methiyelerinde olduğu gibi, milletvekilleri gibi belediye başkanı adaylarının “tek kişi tarafından belirlenmesi” antidemokratik emrivakisini savunmaları. Ya da bile bile kendilerini canhıraş “savunmak” zorunda görmeleri.

Dahası, “millet ittifakı - işbirliği”ndeki partilerde en küçük bir demokratik tepkiyi “zaaf” olarak sunup propaganda etmeleri. “İktidar partisinde reis ne derse o” ifâdesiyle muallel yöntemi allayıp pullamaları. “Cumhur ittifakı”nda tepeden dikte edilen adaylara tepki gösteren milletvekillerinin yine tepeden ihrâcı, kongrelerde seçilmiş il - ilçe teşkilâtlarının re’sen kapatılması bir “matahmış” gibi sunmaları.

Kısacası, adaylık sürecinde “iktidar cephesi”nin “aday pazarlıkları” ve çalkantıları, “ülkenin bekası için fedakârlık” olarak lanse ediliyor.

En son AKP iktidarında İmralı ve Kandil’de terör örgütü başı ve elebaşlarıyla görüşmeler ve “pazarlılar” yapılaması, Oslo’da, Avrupa merkezlerindeki terör örgütü temsilcilerine “devlet/istihbarat görevlileri”nin gönderilip arabuluculuk edilmesi ve “çözüm süreci”nde “müzâkere masası”na oturulması “teğet” geçilirken, muhalefetin HDP’ye oy veren vatandaşların oylarına talip olmasını dahi “teröre destek”le ve hatta “hıyânet”le itham edilmesi çarpıtmasıyla bir diğer yanıltmaya başvuruluyor.

“MENFÎ SİYASET”İN “ÇİRKİN YÜZÜ…”

Şu garabete bakınız ki, AKP Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Mardin eski Milletvekili Orhan Miroğlu’nun “Doğu ve Güneydoğu bölgesindeki adaylarda yüzde yüz AKP’lilik aramadık, HDP’li seçmene de hitap edecek isimler seçtik” demesi (Kübra Par, Habertürk, 28.1.19); keza AKP’nin İstanbul belediye başkanı adayı Meclis Başkanı’nın “HDP’nin oylarına talibiz; kimse Kürtlerin oylarını çantada keklik görmesin” açıklaması “siyasetin gereği” olarak yorumlanırken, buna karşı özellikle HDP’nin aday göstermediği bazı büyük şehirlerle il-ilçelerde bu partiye oy vermiş seçmenin “millet ittifakı” adaylarına oy verme ihtimali “terör örgütü ile işbirliği” olarak karalanıyor.

Özetle, Bediüzzaman’ın “fâsık (günahkâr) siyasetdaşını mütedeyyin (dindar) muhalifine su-i zan bahaneleriyle tercih eden; şeytan yardım ederse ‘melek’ deyip rahmet okutan, muhalif tarafında meleği görse ‘libasını değişmiş şeytan’ deyip adavet eden”, kamplaştırıp kutuplaştıran, “muharriki (tahriki) ve müreccihi (tercihi) siyasetçilik ve tarafgirlik olan “menfi siyaset”in “çirkin yüzü” bir defa d aha sırıtıyor. (Sünûhat, 68; Eski Said Dönemi Eserleri, Lemaat, 686)

Hûlâsa, hîle, çarpıtma ve yanıltmalarla, mânen çöküşe itilen milletin barış ve birliği, ülkenin bütünlüğü ve bekâsı tehlikeye düşürülüyor. Yazık değil mi bu ülkeye; bir - iki belediyeyi almak hesâbına ve sırf siyasî rant uğruna değer mi?

Okunma Sayısı: 2076
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı