"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Siyasette “ittifak” çarpıtması

Cevher İLHAN
09 Şubat 2019, Cumartesi
Mahalli seçim sürecindeki saptırmalardan biri de “iktidar cephesi”nin her fırsatta muhalefeti “terör örgütüne destek”le ve hatta “terör örgütü ile aynı” gösteren karalama kampanyası.

Özellikle HDP’nin başta üç büyük şehir olmak üzere bazı illerde aday göstermeyeceği açıklaması üzerine, daha önce bu partiye oy vermiş seçmenin öncelikle muhalefet adaylarına oy verebilecekleri endişesiyle kendilerini “millî ve yerli” olarak tanımlayan AKP ve MHP’nin muhalefeti “gayr-ı millî” ve hatta “hıyânet”le ithamları çarpıklığı devam ediyor.

Tabiî bu iddialar sakil kaçtığı gibi, büyük bir vebal de taşıyor, toplumu germekten, kutuplaştırmaktan başka hiçbir işe yaramıyor. Meclis’teki yasama çalışmalarında bu partinin zaman zaman diğer muhalefet partileri ile aynı eleştirilerde bulunması, “birlikte hareket” ve “gaflet” olarak çarpıtılıyor. Pervâsızca “millet ittifakı”na “illet-zillet ittifakı” hakâretâmiz tahrikleriyle siyasî çirkinlik salvoları savruluyor…

“OYLARINA TALİBİZ” ÇELİŞKİSİ

Neticede, “cumhur ittifakı” adaylarının her fırsatta dinî hassasiyetleri sonuna kadar kullanmasına karşı muhalefet adaylarının dinî değerlere saygılı mesajlarından, camiye gidip duâ etmelerinden garip bir şekilde rahatsız olan siyasî iktidar sözcülerinin, “din sizin neyinize!” dercesine “umûmun mâl-i mukaddesi (mukaddes ortak değeri) olan dini, inhisar zihniyetiyle kendi meslektaşlarına (partililerine) daha ziyade has gösteren dini inhisar ve istismar” politikaları girdabından bir türlü çıkılamıyor.

Çarpıtma o denli ki, bir yandan muhalefet için “HDP ile ittifak yapıyorlar” asparagasıyla ortalık velveleye verilirken, diğer yandan hâlen AKP Tanıtım ve Medyadan Sorumlu Başkan Yardımcısı olan Mardin eski milletvekili Orhan Miroğlu’nun “adayları belirlerken AKP’li olduğuna bakmadıklarını, HDP tabanının da sempatiyle bakacağı adaylara yöneldiklerini” söyleyip, “Doğu ve Güneydoğu’daki adaylarda yüzde yüz AKP’lilik aramadık, HDP’li seçmene de hitap edecek isimler seçtik” demesine iktidar cânibince en ufak bir tepki gösterilmiyor. (Kübra Par, Habertürk, 28.1.19)

“Milyonlarca vatandaşı terörist ilân etmeyin” çağrısında bulunan muhalefet topyekûn suçlanırken, AKP’li Başkan Yardımcısının, partisinin “yerel seçim strateji”ni, “HDP’nin yüzde 50’den fazla oy aldığı yerlerde insanların şu ya da bu biçimde bu parti ile ilişki kurmamış olması mümkün değil, bazı muhalefet partilerinin ilişkisi tabii ki meşrûdur” tesbitine bir şey denmiyor.

Yine AKP’li yöneticinin, “Bölgede bir milyon 70 binin üzerinde, metropolde bir milyona yakın HDP oyunu aldık. Bu yüzden bu seçimde de o iki milyon oyu istiyoruz; İstanbul’da -Kürt seçmenden- HDP’den biraz daha fazla oy alıyoruz. Yüzde 8-10 civarı bizim payımıza düşüyor, yüzde 7-8 HDP’ye, 4-5’i de CHP’ye gidiyor” ifâdeleri “siyasetin gereği” olarak sunulurken, muhalefetin “herkesin oyunu istemesi” yadırganıp serişte ediliyor.

Keza AKP’nin İstanbul adayı Meclis Başkanı’nın “HDP’nin oylarına talibiz; kimse çantada keklik görmesin” açıklamasına ve “HDP’ye oy veren kardeşlerimizden oy istiyoruz” diyen İzmir adayının “HDP yasal bir partidir” sözlerine en ufak bir eleştiri getirilmiyor. (gazeteler, 5.2.19)

Bu arada AKP milletvekilleri, “HDP terör örgütü mü?” sorusunu cevaplamaktan kaçınırken, Meclis’te muhalefet partilerinin önergelerinin AKP-MHP’lerin yanı sıra HDP’lilerin oylarıyla reddedilmesi garabeti sergileniyor.

İNSAFSIZCA İTHAMLARLA…

Özetle, siyasette çarpık “itttifak çarpıtması” yapılıyor. İktidar partisinin mahallerde açık açık HDP’ye oy vermiş seçmenin oyunu alma temasları ve oy taleplerine mukabil, bilhassa HDP’nin aday göstermediği bazı büyük şehirlerle il-ilçelerde bu partiye oy vermiş seçmenin “millet ittifakı” adaylarına oy verme ihtimalinin “terör örgütü ile işbirliği” yaman çelişkisiyle muallel.

Bu haliyle Bediüzzaman’ın “şeytanı‘melek’, meleği ‘şeytan gören” diye takbih ettiği, ötekileştirip düşmanlaştıran “menfi siyaset”in “zâlimane çirkin yüzü” bir defa daha sırıtıyor. (Sünûhat, 689, 686)

Yani “AKP-MHP bloku”na oy veren seçmen “makbul”, diğerlerine oy veren seçmen “sakıncalı” ve “suçlu” görülüyor. Sırf siyasî rant hesâplarıyla, bir-iki belediyeyi almak, birkaç oy daha devşirmek uğruna politik polemiklerle, insafsızca siyasi yanıltmalara başvuruluyor. Hilelerle, müthiş çarpıtmalarla milletin barış ve birliği, ülkenin bütünlüğü ve bekâsı tehlikeye düşürülüyor.

Kısacası, sistematik bir biçimde sürekli ithamlarla toplumu kamplaştırıp kutuplaştırma pahasına “seçmeni konsolide etme oyunu” oynanıyor. Ve buna da “siyaset” deniliyor…

Yazık, çok yazık…

Okunma Sayısı: 1414
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı