"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Medrese-i Nuriyeyi kimler bekliyor?

24 Ağustos 2015, Pazartesi
Üniversite yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte ülkemizin dört bir yanından kardeşlerimiz artık yavaş yavaş hazırlıklarını yapmaya başladı.

Üniversiteyi kazanan kardeşlerimize şimdiden hayırlı olsun. Kazanamayan kardeşlerimizde morallerini hiç bozmadan çalışmaya devam etsinler inşallah bir daha ki seneye. Üniversiteyi kazanan kardeşlerimiz gideceği şehirde küçücükte olsa bir Medrese-i Nuriye aramaya başladılar bile. Bu konuda vakıf ağabeylerimiz ve il temsilcilerimizde koşturmaya başladı. Evet, ama Medrese-i Nuriye nedir? Bu mekânlarının hususiyeti ve kuralları nelerdir? Burada kalacak olanlar kimlerdir? işte bu yazımızda bu soruların cevabını arayacağız inşallah.

BİR ÖĞRENCİ GİDECEĞİ ŞEHİR İÇİN NELER HİSSEDER?

Öncelikle kalbinde hafif bir burukluk vardır, aileden ayrılmak kolay değil. Birçoğu belki de ilk defa şehir dışına çıkıyordur. Gittiği şehirde onu nelerin beklediğinin merak ve korkularıyla valizini otobüse doğru çekmeye başlar. Annesinin gözyaşları ve "Allahım iyi insanlarla karşılaştır yavrumu" duâlarıyla ayrılır memleketinden. Artık yolculuk heyecanı sarmıştır üniversiteyi kazanmanın mutluluğuyla beraber. Gittiği yerde onu vakıf veya ehli himmet ağabey ve ablalarımız beklemektedir. Bu onu çok mutlu eder, karşılanmak. Hiç tanımadığı görmediği insanlar tarafından önemsenmek çok güzel bir duygudur. Ve otogardan Medrese-i Nuriyeye yolculuğa çıkılır. 

MEDRESE-İ NURİYENİN HUSUSİYETLERİ

Artık Asrın Âlimini, Bediüzzaman Said Nursî'yi ve onun Risale-i Nur Külliyatını tanıyorlardır. Daha önce ismini duymuş ve okunması gerektiği söylenmiştir bir çoğuna. Anne babası Nurcu olmasından dolayı birçok kez kendileri de okumuşlardır. Bir çoğuda belki de ilk defa duyuyordur Risale-i Nur Külliyatının adını. Bazılarıysa lisede idrak etmiştir bu eserlerin kıymetini ve okumaya çoktan başlamıştır. İşte Medrese-i Nuriyeler böyledir. Farklılar buluşur tek bir ortak noktada, Medrese-i Nuriye çatısının altında. Bu yüzden herkes bir olamaz. İsteriz ki herkes okusun, lise yıllarından beri bu Nurları, ama herkes bir meşrepte olmaz kişiye göre yaklaşılmalı. Bu medreselerin Âlem-i İslâm için çok büyük önemi vardır. Ehl-i dalâletle mücadele edilen yerlerdir Medrese-i Nuriyeler. Bu asırda iman kalesinin ta kendisidir. Dâvâ adamı olabilmenin yolu bu yerlerden geçmektedir. 

MEDRESE-İ NURİYENİN HİZMETLERİ

Birçok kişi anlamamıştır çay demlemenin, tuvalet temizlemenin hizmetle olan alâkasını. Oysa ki eğitimin temeline başlanmıştır ve şeytan akıllara şüphe ve sorular atmaya başlamıştır. Bu iyi bir şeydir aslında. Neden mi? Çünkü şeytanı kızdırmıştır bile o çay demlemek hizmeti. Allah için bir şeyler yapılmaya başlanmıştır. Dikkat edelim kardeşlerim hizmetin büyüğü küçüğü olmaz. Hepimiz fabrikanın çarkları hükmündeyiz ve vazifemizi en güzel şekliyle yapmakla mükellefiz. Bu hizmette rütbe ve makam yoktur ki ders yapanla çay demleyen ayrı olsun. Hepimiz Nurun Talebesiyizdir, sadece talebe… Ta ki ömür son bulana dek, ömrümüzün sonuna kadar öğrenmeye mecburuz.

Temizlik medresenin vazgeçilmez bir parçasıdır. Çok güzel nefsin kirlerini temizler, sadece maddî şeyleri temizlemez hizmetiniz inanın bunu. Temizlik insana kendini hatırlatır ve bir sorumluluk yükler. Olayın bir de dışarıdan gelenler için farklı boyutu vardır. Çünkü medreseler bu hizmetin aynalarıdır ve cemaati temsil ederler. O yüzden medrese temizliğine azamî dikkat etmek gerekmektedir. Tabiî ki namazları cemaatle kılmak ve arkasındaki tesbihatı yapmakla, manevî şirkete dahil olacak ve Nur Talebelerinin duâlarına hissedar olmak sevabını da kaçıramayız değil mi? İmanı tazelemek için haftalık Nur sohbetleri de muazzam bir fırsattır. 

Medreselere gelen her bir talebe Cenâb-ı Hakk'ın ihsanı tarafından sevk edilmiştir. Allah'ın bu ihsanına sahip çıkmamız gerekir. Malûmdur ki her kim olursa olsun şefkat ve ilgiye kayıtsız kalamaz. Bir kaç ay geçtikten sonra anne ve baba hasreti sarmıştır çoğunu. Arkadaşları ve hatıraları gelir gözünün önüne. Çünkü ilk yılıdır üniversitede. 

HEPİMİZ İÇİN…

Unutmayalım ki Risale-i Nur dâvâsı bâkidir bizler ise fâniyiz. Elbette dünyadan göçüp gideceğiz bir gün. İşte o zaman, bu dâvâ Medrese-i Nuriye'nin kahramanları tarafından üstlenilecek inşallah. Eğer dâvâmızı düşünüyorsak yanı başımızda duran medreselerimize bütün kuvvetimizi sarf edelim. Çünkü bu dâvâ, dâvâ adamı istiyor, dine hizmet edecek adam istiyor.

Okunma Sayısı: 2105
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • SEFA KILIÇ

    24.8.2015 11:59:50

    Her karanlık gecenin vardır bir sabahı. İhlasla yapılan hizmetlerle olur bu milletin felahı. Görülsede bize görünen fecrin kazibi. Aydınlatır inşallah gönülleri nuru kuranın sahibi. Yeter ki yapalım işimizi canı gönülden. parlayacaktır istikbal içinde fecri sadığın hakkaniyetinden.

  • cemal özkaya

    24.8.2015 10:35:57

    inşaallah bu manalarla hizmet erleri yetişir. çünkü gecelerimiz çok karardı. fiillerimizle yaşamaktan bunuda ihlasla muhafaza etmekten başka çare gözükmüyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı