Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 18 Ağustos 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Haberler

 

Dışişleri: Henüz karar vermedik

Türkiye, Lübnan’a gönderilmesi planlanan uluslar arası güce katılıp katılmayacağı konusunda henüz karar vermediğini açıkladı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Namık Tan, haftalık basın toplantısında soru üzerine yaptığı açıklamada, gelişmeleri soğukkanlı bir şekilde yakından takip ettiklerini belirterek, ‘’Henüz kararımızı vermiş değiliz, bunun altını özellikle çizmek istiyorum’’ dedi.

BM bünyesinde bugün Lübnan konusunda yapılacak toplantıya BM daimi temsilcilerinin katılacağını ve dolayısıyla Türkiye’nin de bu toplantıda temsil edileceğini söyleyen Tan, şunları kaydetti:

‘’Bu süreci yakından takip ediyoruz. Sayın Bakanın Lübnan ziyareti de bunun bir parçası. Biz tarafların kabul edeceği, BM’nin kararlarının meşru zeminini koruyacak bir gücün oluşturulması sürecine katkıda bulunmaya gayret ediyoruz. Ancak henüz kuvvet gönderileceğine dair bir kararımız mevcut değildir. Bu konuyu etraflı bir şekilde değerlendirmekteyiz.’’ Sözcü Tan, temasların sürdüğünü de söyleyerek, ‘’Türkiye şayet bir güç gönderme kararı alırsa bu asla muharip güç olmayacaktır. Oradaki grupların silahsızlandırılması gibi bir faaliyete de katılması söz konusu olmayacaktır. Barışı koruma amacıyla görev yapacak, insani ve lojistik bir yapıya sahip olacaktır.’’ Taraflardan gelecek istek, kabul ve o yönde Türkiye’ye verilen bilgilerle bu kararın verileceğini belirten Tan, şunları kaydetti: ‘’Bunun altını çiziyorum, biz bu kararımızı henüz vermedik.

Olayları soğukkanlı bir şekilde ve yakından takip ediyoruz.

/ ANKARA

18.08.2006


 

Barış ve yardım

Yeni Asya’nın sorularını cevaplandıran AKP Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, Türk askerinin Lübnan-İsrail sınırında sadece barışı kollamak ve bölge halkına yardım amacıyla görev alabileceğini söyledi. Uluslararası gücün Lübnan hükümeti, Hizbullah ve İsrail'in görüşü alınarak dizayn edilmesi gerektiğini belirten Çömez, “Hizbullah’ı silâhsızlandırma” gibi bir hedefin de söz konusu olmaması gerektiğini vurguladı.

g Türkiye’nin Lübnan- İsrail sınırına asker göndermesine nasıl bakıyorsunuz?

Şu anda BM’nin hangi koşullarda Barış Gücü tesis edeceği netleşmedi. Barış Gücü’nün formasyonu, görev tanımlaması çok önemli.

g Barış gücünün görevi ne olmalı sizce?

Öncelikle barışı sağlama gücü olmamalı. Yani silah kullanarak barışı gerçekleştirecek bir güç olmamalı. Barışı koruma gücü olmalı. İkincisi mutlaka üç tarafın da yani, hem Lübnan Hükümeti’nin hem Hizbullah’ın hem de İsrail’in görüşü alınarak dizayn edilmeli. Üçüncüsü, Hizbullah’ı silahsızlandırma amacıyla orada bulunmamalı. Dördüncüsü, mümkünse istihkam birliği olarak yani enkazların kaldırılması, halka sivil ve sosyal yardımların yapılması ve barışın gözlenmesi amacı olmalı.

g Barışı sağlamak ile kollamak arasında ne fark var?

Barışı sağlamak ayrı, barışı kollamak ayrı bir şey. Barışı sağlama gücü silah kullanarak orada barışı gerçekleştirme gücüdür. Biz silah kullanarak Türk askerinin orada bulunmasını istemiyoruz. BM kalıcı ve kesin bir ateşkes orada gerçekleştirirse süreci gözlemek için Türk askeri orada bulunabilir. Türk askerinin böyle bir maceraya birileri tarafından itilmemesi lazım. Süreç son derece kritik ve hassas.

Her iki taraf da Türkiye’nin bölgede yer almasını istiyor…

Türkiye tabii ki bölgede etkin bir güçtür. Tarihten gelen derin ilişkileri vardır. Din bağı, kardeşlik bağı, komşuluk bağı vardır. Bunlar çerçevesinde Türkiye’nin oralarda etkin olması dünya barışına katkı sağlaması önemlidir.

g Eğer dediğiniz kriterler gerçekleşmez ve Türkiye de asker gönderirse tavrınız ne olur?

Bu koşullar gerçekleşmezse Türkiye’nin orada bulunması kritik ve zor olabilir. Bu koşulların dışında Türk askerinin oraya gitmesini doğru bulmuyorum.

g 1 Mart tezkeresine benzer bir süreç yaşanır mı?

Şu an koşulları bilmiyoruz. Arkadaşlarımız tezkerenin ne şekilde Meclise geleceği hakkında bilgi sahibi değil. Dolayısıyla buradan ne çıkacağı konusunda hüküm vermek çok aceleci bir tavır olur. Ama dediğim doğrultunun dışında bir gerekçeyle Türk askeri orada bulunacaksa bizim buna rezervimiz olur.

Kemal BENEK / ANKARA

18.08.2006


 

Gözyaşı, Kur’ân ve duâlarla

17 Ağustos Marmara depreminde Yalova’da şehit olan vatandaşlar Deprem Anıtı’nda düzenlenen hüzünlü törenle anıldı. Törende gözyaşları yine sel olup akarken, deprem şehitleri için dua edildi.

17 Ağustos Marmara depreminin 7. yılında da Yalova’da şehit olan vatandaşlar düzenlenen duygu yüklü bir törenle anıldı. Deprem Anıtı’nda düzenlenen programa yaklaşık bin kişilik katıldı. Deprem Anıtı’na gelerek yakınlarının isimlerinin yanına birer çiçek bırakan vatandaşlar sık sık göz yaşlarına boğulurken, acılar bir kez daha yürekleri yaktı. Yalova Müftülüğü tarafından okunan Kur’ân-ı Kerim i dinleyen vatandaşlar okunan duâları sevdiklerinin ruhlarına gönderdiler.

Aradan 7 yıl geçmesine rağmen acıların aynı sıcaklığı ile gönüllerini yaktığını söyleyen Yalova Belediye Başkanı Barbaros Binicioğlu ise depremin geride bıraktığı acılardan ders alınması gerektiğini söyledi. Yalova Valisi Yusuf Erbay, AKP Yalova Milletvekili Şükrü Önder, CHP Yalova Milletvekili Muharrem İnce, HÜR Parti Genel Başkanı Yaşar Okuyan ve Belediye Başkanı Barbaros Binicioğlu’nun da katıldığı tören yapılan duâ ile son buldu. Dün öğle namazına müteakip Merkez Camii’nde depremde hayatını kaybedenler için Mevlid-i Şerif okutuldu.

İZMİT VE GÖLCÜK’TE TÖREN

Depreminde hayatlarını kaybedenler İzmit ve Gölcük’te düzenlenen törenlerle anıldı. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, 17 Ağustos 1999 tarihinde Merkez Üssü Gölcük olan 7,4 büyüklüğündeki Marmara depreminde hayatlarını kaybedenler için Kocaeli Fuar Alanı’nda anma etkinliği düzenledi. Güneş Sahnesi’nde düzenlenen anma töreni deprem şehitleri hatırasına bir dakikalık saygı duruşu ve ardından İstiklâl Marşı’nın okunmasıyla başladı.

Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu ve Saraybahçe Belediye Başkanı Halil Vehbi Yenice’nin de katıldığı anma töreninde Kültür ve Turizm Bakanlığı Konya Türk Tasavvuf Musikisi Topluluğu’nca konser ve sema gösterisi düzenlendi. Kuran-ı Kerim de okunduğu anma töreninde, bir konuşma yapan Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, depremde hayatlarını kaybedenleri rahmetle andıklarını söyledi.

Depreminde hayatını kaybedenler Adapazarı’nda da anıldı. Anma programına katılan vatandaşlar da büyük acılar yaşanmasına rağmen depremin izlerinin silinmediğini siyasiler, yöneticiler ve halkın depremi unutmasına tepki gösterdiler. DEPREMZEDELER FENERLERLE YÜRÜDÜ Kocaeli Depremzedeler Derneği, bazı sivil toplum örgütleri ve sendika temsilcileri de depremde hayatlarını kaybedenleri andı. Merkez Bankası Kocaeli Şubesi önünde toplanan depremzedeler, ‘’İzmit uyuma, depremi unutma, unutturma’’ sloganı atarak ve düdük çalarak Anıtpark’a yürüdü. Fenerlerle yaklaşık 2 kilometre yürüyen depremzedeler, daha sonra Anıtpark’taki Deprem Anıtı önünde saat 03.02’de bir dakika saygı duruşunda bulundu. Kocaeli Depremzedeler Derneği Başkanı Nurcan Taşpınar burada yaptığı konuşmada, depreminin üzerinden 7 yıl geçmesine rağmen hâlâ hayatlarını kaybeden yakınlarını unutamadıklarını söyledi.

/ YALOVA

18.08.2006


 

Deprem ilâhî ikaz

Prof. Dr. Ali Köse ve Doç. Dr. Talip Küçükcan tarafından kaleme alınan ‘’Deprem ve Din’’ adlı kitapta 17 Ağustos depreminin din psikolojisi ve din sosyolojisi irdelendi.

Prof. Dr. Ali Köse ve Doç. Dr. Talip Küçükcan’ın 192 sayfadan oluşan kitabı yayınlandı. Kitapta yer verilen araştırmada ise katılımcıların yüzde 76 gibi bir oranı depremin gerisindeki gücün doğrudan ‘’Allah’’ olduğu düşüncesini dile getirdi.

Din psikolojisi ve din sosyolojisinin irdelendiği ve Türkiye’de bu alanda ender yapılmış bilimsel çalışmalardan biri olduğu belirtilen kitabın, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde yaşanan en büyük doğal afet olan 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin, depremzedelerin dini tutum ve davranışlarında meydana getirdiği değişiklikler üzerinde yapılan akademik bir çalışma olduğu belirtildi. 76 kişi ile yapılan çalışmada, Marmara Depremi’ndeki felaketzedelerin yaşadıkları depremi farklı biçimlerde algıladıkları, dini algılamaların daha çok ‘’Allah’ın işi, uyarı, imtihan’’ olarak yorumlandığı kaydedildi.

Bilimsel algılamaların da ‘’doğa olayı, fay kırılması, zemin sorunu, doğanın intikamı’’ olarak görüldüğü ifade edilen çalışmada, dini ve bilimsel algılamanın ise ‘’Allah’ın kudretini gösteren doğal bir olay’’, ‘’Allah’ın doğaya verdiği düzen içinde gelişen bir olay’’,

‘’Bilimsel açıklaması olan ancak Allah’tan gelen bir afet’’ olarak görüldüğü kaydedildi.

Algılayış biçimlerinin oranlarında ise araştırmaya katılanların yüzde 22’si depremi bir ‘’ceza’’, yüzde 16’sı ‘’uyarı’’, yine yüzde 16’sı ‘’ihmal’’, yüzde 14,5’i ‘’kader’’, yüzde 13’ü ‘’doğa’’, yüzde 8’i ‘’imtihan’’ şeklinde algılandıklarını ifade ettiler.

Depremin gerisindeki güç ile ilgili düşüncelerde ise yüzde 76 gibi bir oran doğrudan ‘’Allah’’ tercihinde bulunurken, yüzde 12’şeri ‘’doğa ve yapılaşma’’ya işaret etti.

/ ADANA

18.08.2006


 

Filistinli çocuklara kırtasiye yardımı

Türkiye Kızılay Derneği ile Türk-İş, Filistinli 100 bin çocuğun okul ve kırtasiye ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kampanya başlattı.

Kampanyaya ilişkin düzenlenen törende konuşan Kızılay Genel Başkanı Tekin Küçükali, Türk-İş ile Filistinli çocuklar için ortak bir proje başlatma kararı aldıklarını söyledi. Proje çerçevesinde, Filistinli çocuklara okul ve kırtasiye yardımı yapacaklarını belirten Küçükali, bu çocuklar için özel hazırlanan çantaların içinde, defter, kalem, silgi, kalemtıraş, tükenmez kalem, pastel boya, kuru boya, resim defteri, pergel, gönye ve cetvel gibi toplam 11 kalem temel eğitim malzemesinin bulunduğunu bildirdi. Kampanyanın hayata geçirilmesiyle 100 bin Filistinli öğrencinin, yeni eğitim dönemine yeni çantaları, defter ve kalemleriyle gireceklerini kaydeden Küçükali, çocukların eğitimlerini başarıyla tamamlayarak, bölgede barış, umut ve sevgi dolu güvenli bir gelecek kurmalarını diledi.

Türk-İş Genel Başkanı Salih Kılıç da Türk-İş olarak, konfederasyon bünyesinde toplanan yardım fonundan 20 bin Filistinli çocuğun ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 200 binYTL ayırdıklarını bildirdi.

/ ANKARA

18.08.2006


 

70’lik dede mayın kurbanı

Şırnak'ın Silopi ilçesinde, Görümlü beldesi yakınlarındaki kendisine ait bahçeyi sulamaya giden Culi Aytulun (70), yola döşenen mayına bastı.

Mayının patlaması sonucu ağır yaralanan Aytulun, hastaneye kaldırılırken yolda hayatını kaybetti.

18.08.2006


 

Sağlıkta, paket fiyat uygulaması sürecek

Çalışma ve Sosyal Güvenlik ile Maliye Bakanlığı’nın ayakta tedavi hizmetleri için 1 Temmuz 2006 tarihinde çıkardığı paket fiyat genelgesine karşı çıkan özel sağlık kuruluşlarına Sağlık Bakanı Recep Akdağ tepki gösterdi.

Ayakta tedaviler için açıklanan 30 YTL’lik tedavi ücretini az bulup uygulamanın kaldırılmasını isteyen özel sağlık merkezleri yöneticilerine cevap veren Bakan Akdağ, “Bakmayanlar kendileri bilir. Biri bakmazsa diğeri bakar. Çünkü biz bu fiyatlarla sağlık hizmeti verilebileceğine inanıyoruz. Ezbere yapmadık. Maliye Bakanlığı bunu yaparken hesapsız kitapsız yapmadı. Dolayısıyla bu hizmet devam edecek” dedi.

Özel sektör ile konuyu 2 defa görüştüklerini ve mutabık kaldıklarını vurgulayan Bakan Akdağ, “Listeler üzerinde biraz genişlemeler yapacağız. Bu rakamlarla bu hizmet verilir. Veren özel sağlık kuruluşları da var. Öğle bir şey olursa bizde vatandaşımızı bu hizmeti verenlere yönlendireceğiz. Bu hizmeti verirken fark almak isteyenler yerine fark istemeyenlere gidin. Ayrıca kamunun sağlık hizmetlerini her geçen gün güçlendiriyoruz. Yani özel sektörden sağlık hizmeti alıyoruz diye kamuyu zayıflatacak halimiz yok. Kamuyu güçlendirmeye de devam edeceğiz.” diye konuştu.

/ SAMSUN

18.08.2006


 

Duâlar, Lübnan ve Filistin için birleşti

Konya’da, teheccüd namazı kılınarak İsrail’in saldırılarına maruz kalan Lübnan ve Filistinli Müslümanlar için duâ edildi.

Tüketiciler Birliği ve bazı sivil toplum kuruluşlarının ortak girişimiyle, İsrail’in saldırdığı Lübnan ve Filistinli Müslümanlar için “Dualarımızı birleştirdik” adlı program düzenlendi. Gece saat 03.00’de düzenlenen etkinlikte Selim Sultan Camii’nde biraraya gelen sivil toplum kuruluşlarının üyeleri ve vatandaşlar, imam Adem Karataş öncülüğünde 2 rekât teheccüd namazı kıldı. Namazın ardından savaşı yaşayan Müslümanlar’ın acılarına ortak olmak amacıyla duâlar edildi. Gecenin anlamına değinen Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Şube Başkanı Kemal Özer, “Sokaklarda farklı eylem türleri yapılıyor ve sonuçta bu bizim direncimizi, güvenimizi, inancımızı artıran faaliyetlerimizden biri. Ancak camilerimiz, sadece namaz kılınan mekanlar haline dönüştürüldüğü için sosyal içeriğini kaybetmiş durumda. Biz hem sosyal içeriği hatırlatmak hem de bir amaç uğruna insanların gece teheccüd vaktinde biraraya gelebileceğini bu 1 milyonluk kente ve yeryüzüne göstermiş bulunmaktayız. Cenâbı Hakk’tan, zalimlerin helâkını artırmasını niyaz ediyoruz. Mümkünse sağlığı yerinde olanlar Lübnan ve Filistin halkının acılarına ortak olmak amacıyla yarını oruçla geçirsin” dedi.

Faaliyette, savaşı yaşayan Müslümanlar’ın acılarına ortak olmak amacıyla cep telefonundan mesaj yazılarak 5 YTL para bağışında bulunuldu.

/ KONYA

18.08.2006


 

İstanbul’da su sıkıntısı yok

İstanbul’da şehre su sağlayan barajların yüzde 70’inin dolu olduğu ve şehirde su sıkıntısı yaşanmasının söz konusu olmadığı bildirildi.

İSKİ yetkililerinden edinilen bilgiye göre, İstanbul’a su sağlayan 10 barajdaki doluluk oranı önceki gün itibarıyla yüzde 69,95 olarak tesbit edildi. Geçen yıl aynı tarihte İstanbul’a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 68,02 iken, bu oran 2004 yılında yüzde 72,67, 2003 yılında 74,36 düzeyindeydi.

Öte yandan, İstanbul’a su sağlayan barajlarda 16 Ağustos 2006 tarihi itibarıyla toplam 604 milyon metreküp su bulunuyor. Bu miktar geçen yılın aynı döneminde 588, 2004 yılında ise 628 milyon metreküp olarak ölçüldü.

Bu arada, İSKİ yetkilileri İstanbul’a günde yaklaşık 2 milyon metreküp su verildiğini belirterek, barajlardaki doluluk oranının yüze 70 olduğunu ve şehirde su sıkıntısının

/ İSTANBUL

18.08.2006


 

Amber, sosyal güvenlikteki gider artışını sordu

Anavatan Partisi Hatay Milletvekili Züheyir Amber, sosyal güvenlik kurumlarının giderlerinin enflasyonun üstünde artış göstermesinin sebeplerinin açıklanmasını istedi.

Amber, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın cevaplandırması talebiyle TBMM Başkanlığına sunduğu soru önergesinde, Emekli Sandığı, SSK ve Bağ-Kur’un, 2003 yılından beri gelir ve giderleri ile açığın ne kadar olduğunu sordu. 2003 yılından beri SSK’nın, karne başına sağlık giderlerinin ne kadar olduğunu soran Amber, önergesinde şunları kaydetti: ‘’Sosyal güvenlik kuruluşlarımızın giderlerindeki artış oranı yıllık enflasyon oranından fazla artış göstermiş olup, bu enflasyon üstü artışın nedenleri nelerdir? Yıllık yapılan hazine yardımlarındaki enflasyon üzerindeki artış, bu konuda alınan tedbirlerin eksikliğini veya yetersizliğini mi göstermektedir? Bütçemizde kara delik oluşturan bu açıkların azalması, kapatılması veya bertaraf edilmesi yönünde 2003 yılından bu yana hangi tedbirler alınmıştır?’

/ ANKARA

18.08.2006


 

Türkiye, Afrika’ya açılıyor

Türkiye, dış ticarette yeni arayışlarla birlikte Afrika’ya da açılıyor. Bu çerçevede Etiyopya ile Çifte Vergilendirmeyi Önleme Yasa Tasarısı TBMM’ye gönderildi.

Tasarıya göre, 2 Mart 2005 tarihinde Addis Ababa’da imzalanan ‘Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması’ yasalaştırılıyor. Tasarının gerekçesinde, “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Etiyopya Federal Demokratik Cumhuriyeti Hükümeti arasında sermaye, teknoloji ve hizmet hareketlerinin geliştirilmesi, her iki devletin de refahına katkıda bulunacaktır. Bu unsurlara ilişkin hareketlerin geliştirilmesinde çifte vergilendirme nedeniyle ortaya çıkan sorunların çözümü önem arz etmektedir” denildi. Anlaşmayla, kişilerin aynı gelir üzerinden iki devlette birden vergilendirilmesinin (çifte vergilendirme) önlenmesinin amaçlandığı ifade edildi.

/ ANKARA

18.08.2006


 

Silopi’de 28 kaçak Iraklı yakalandı

Şırnak’ın Silopi ilçesinde, yurda kaçak giren 28 Iraklı yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, bir ihbarı değerlendiren güvenlik güçleri, Habur Çayı civarında yurda kaçak yolla girdikleri tesbit edilen 28 Irak vatandaşını gözaltına aldı. Silopi Devlet Hastahanesinde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra adliyeye çıkarılan 28 kişinin ifadelerinin alınmasının ardından Habur Sınır Kapısı’ndan sınır dışı edileceği öğrenildi.

/ SİLOPİ

18.08.2006


 

Pilot havaalanını karıştırınca

Özel bir Türk şirketine ait yolcu uçağı, önceki akşam Polonya’da yanlışlıkla askerî havaalanına indi.

Polonya yetkililerinden alınan bilgiye göre, Türkiye’den dönen turistleri taşıyan Sky havayollarına ait Boeing 737 uçağının pilotu, Poznan-Lawica havaalanına ineceğine 15 kilometre ötedeki Krzesinky askerî havaalanına indi. Uçağı pistte gören askerî yetkililer şaşırdı. Bir askerî yetkili, ‘’Pilot bize havaalanlarını karıştırdığını söyledi’’ dedi.

Polonya yetkilileri, 1,5 saat süren araştırma ve soruşturma sonunda uçağın Lawica’ya inmek üzere havalanmasına izin verdi

/ VARŞOVA

18.08.2006


 

Korucuların servis kavgası: 7 yaral

Batman’ın Sason ilçesinde korucular arasında çıkan kavgada 7 kişi yaralandı.

Alınan bilgiye göre, ilçe merkezinde geçici köy korucuları arasında servis aracının geç gelmesi sebebiyle çıkan tartışma taşlı ve sopalı kavgaya dönüştü. Kavgada Şafi Çelik, Mehmet Şirin Çelik, Adil Yıldırım, Faik Aydemir, Kemal Aydemir, Faysal Aydemir ile Sabri Şahin yaralandı. Yaralı korucular Sason Devlet Hastanesindeki ilk müdahalenin ardından, Batman Devlet Hastahanesine sevk edildi.

/ SASON

18.08.2006


 

Özkök’e madalya Resmî Gazete’de

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök’e ‘’Devlet Şeref Madalyası’’ verilmesine ilişkin tebliğ, Resmî Gazete’nin dünkü sayısında yayımlandı.

Başbakanlık tarafından yayımlanan tebliğde, ‘’Bakanlar Kurulu’nca 9 Ağustos 2006 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası, ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğü, toplumun huzuru, birlik ve beraberliği için gösterdiği üstün feragat, fedakârlık, başarı ve yararlık sebebiyle Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök’e Devlet Şeref Madalyası verilmesi’nin kararlaştırıldığı’’ belirtildi.

/ ANKARA

18.08.2006


 

Kapıkule’de gurbetçi kuyruğu

Yaz tatilini Türkiye’de geçiren gurbetçiler, çalıştıkları ülkelere dönüşte Kapıkule Sınır Kapısı’nda 3 kilometrelik kuyruk oluşturdu.

Çeşitli ülkelerde çalışan gurbetçiler, yaz aylarında geldikleri Türkiye’deki tatillerini tamamlayarak dönüşe başladılar. Gurbetçilerin büyük bölümünün eş zamanlı olarak dönüş güzergahında Kapıkule Sınır Kapısı’nı tercih etmeleri, gümrükte 3 kilometrelik kuyruğa neden oldu. Yetkililer, sınır kapısında alınan önlemlerle geçtiğimiz yıllara oranla işlemlerin daha seri yapıldığını ve Türk tarafında sorun yaşanmadığını belirttiler. Bulgaristan tarafındaki görevlilerin ise çok yavaş çalıştığını öne süren yetkililer, “Bulgar gümrüğünde gece personelin azalması ve peron sayısının yetersizliğinden dolayı, çıkış işlemleri yavaş yapılıyor. Yine de geçtiğimiz yıllara göre gurbetçi kuyrukları daha az. Gurbetçilerimizi Hamzabeyli Sınır Kapısı’na yönlendirerek, yığılmaları önleyeceğiz” diye konuştular. Bu arada, Kapıkule Sınır Kapısı’ndan yurda girişler de devam ediyor.

/ EDİRNE

18.08.2006


 

DPT: Afet yönetimi 9. Kalkınma Planı’nda

Devlet Planlama Teşkilâtı (DPT), afet yönetimi konusundaki amaç ve hedefler ile tedbirlerin, 9. Kalkınma Planı, Orta Vadeli Program (OVP) ve yıllık programda yer aldığını bildirdi.

DPT’den, 9. Kalkınma Planı’nda deprem tedbirlerinin yer almadığına yönelik haberlere ilişkin yapılan yazılı açıklamada, 9. Plan’ın daha önceki planlardan farklı olarak belli alanlara odaklandığı ve her konuyu detaylı şekilde ele almadığı hatırlatıldı. Buna karşılık planda depreme atfen, afet konusunda kamu yönetiminin iyileştirilmesine özel bir vurgu yapıldığı belirtildi. Kalkınma planının OVP ve yıllık programlar ile uygulamaya konulacağı kaydedilerek, bu nedenle afet yönetimi konusundaki amaç ve hedefler ile tedbirlere, OVP ve 2006 yılı programında daha kapsamlı yer verildiği belirtildi.

/ ANKARA

18.08.2006


 

Kutuplaşmayla bir yere gidilemez

DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar, ‘’Bu hükümetin, kendisiyle siyaset yapmaktan çok zevk duyduğu ana muhalefet partisi dışında kimseye bilgi vermediği görülmektedir.

Zıtlaşma ve kutuplaşma üzerine siyaset inşa ederek Türkiye’nin bir yere gidemeyeceğini yakın zamanda görecekler ama bütün bunların hepsinin millet önünde açıkça konuşulması lazım’’ dedi.

Mehmet Ağar, Memur-Sen ve Kamu-Sen’in, Sıhhiye’deki toplu görüşme izleme masalarını ayrı ayrı ziyaret etti. Ağar, Memur-Sen’i ziyaretinde, memur temsilcilerinin karşısında aslında hükümet değil, IMF olduğunu savunarak, tüm ilgili sendikaların aralarındaki çekişmeleri bir kenara bırakarak, tek bir güç olarak masaya oturması gerektiğini ifade etti. Hükümetin, ‘’ekonomi iyiye gidiyor’’ yönündeki açıklamalarının gerçekliğini toplu görüşme masasında ispatlaması gerektiğini kaydeden Ağar, kamu çalışanlarının yüzde 95’inin de açlık sınırının altında yaşadığını söyledi.

Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Aksu ise diğer sendikalara çağrıda bulunarak, ‘’Gelin hükümet karşısında hep beraber beton gibi duralım’’ dedi.

Aksu, ‘’Refahyol’’ iktidarında, memura yüzde 85 zam veren hükümette İçişleri Bakanı olan Mehmet Ağar’a teşekkür etti.

TÜRKİYE ACELE ETMESİN

Ağar, gazetecilerin sorusu üzerine, Türkiye’nin Lübnan’da konuşlandırılacak barış gücüne asker gönderme konusunda acele etmemesi gerektiğini ifade etti. Barış gücü komutasını alacağı belirtilen Fransa’nın bile görevin detayları açıklığa kavuşmadığı için net bir tavır ortaya koymadığına işaret eden Ağar, şunları kaydetti:

‘’Türkiye’nin buraya asker gönderme kararı, günübirlik değerlendirilecek bir karar değildir. Türkiye bu bölgede 400 sene hükümdarlık sürmüş bir büyük imparatorluğun bugünkü varisi bir genç cumhuriyet olarak meseleyi orta, uzun vadede Türkiye’nin millî menfaatleri çerçevesi içerisinde değerlendirmek zorundadır. Lübnan Başbakanı ile Dışişleri Bakanı Abdullah Gül gitti görüştü. Ne görüştü onu bilemiyoruz. Bu hükümetin, kendisiyle siyaset yapmaktan çok zevk duyduğu ana muhalefet partisi dışında kimseye bilgi vermediği görülmektedir. Zıtlaşma ve kutuplaşma üzerine siyaset inşa ederek Türkiye’nin bir yere gidemeyeceğini yakın zamanda görecekler ama bütün bunların hepsinin millet önünde açıkça konuşulması lâzım.’’

Bölgenin en önemli gücü olarak Türkiye’nin, AKP iktidarıyla beraber bu bölgedeki belirleyici konumunu kaybettiğini öne süren Ağar, ‘’Türkiye’yi bir başka iktidar, yeni baştan belirleyici bir güç haline getirecektir’’ dedi.

“HÜKÜMET MİLLETLE PAYLAŞMADAN

KARAR VERMESİN”

Ağar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bütün bunlar açıklığa kavuştuktan sonra Türkiye kararını buna göre sağlıkla verebilir. Şu an için bu konuda peşinen ‘evet’ ya da ‘hayır’ demek yanlıştır. Bütün bu şartların değerlendirilmesi, görülmesi, konuşulması gerek. Bu konuda hükümet tarafından kamuoyunca, en azından Meclis ile paylaşılmaksızın bir karar verilmesi doğru değildir.

Türkiye, elbette dünyanın dili ile konuşacaktır, dünyayı takip edecektir ama bütün bunların içerisinde Türk dış politikasının bir tek belirleyici unsuru vardır; o da Türkiye’nin millî menfaatleridir. Orta ve uzun vadede karşı karşıya olunacak olaylar üzerinde sağlam bir öngörüye sahip olmaktır.’’ Mehmet Ağar, daha sonra Kamu-Sen çadırında Genel Başkan Bircan Akyıldız ile bir araya geldi.

/ ANKARA

18.08.2006


 

Güler: Elektriğe zam yok

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler, şu anda elektrikte bir zammın gündemlerinde olmadığını bildirdi.

Bakan Güler, Beyoğlu’ndaki Boğaziçi Elektrik Dağıtım A.Ş. (BEDAŞ) Genel Müdürlüğü’nde düzenlediği basın toplantısında, TEDAŞ’a 400 trilyon TL ilave ödenek verileceğini, bunun kararını aldıklarını bildirdi. Gazetecilerin sorularını cevaplayan Güler, ‘’Türkiye karanlıkta kalacak, enerji krizi var’’ diye bir şeyin söz konusu olmadığını vurgulayarak, ‘’Ekonominin gereği neyse onu yaparız. Biz hesaplarımızı her zaman kontrol ediyoruz. Elektrikte bir zam şu anda gündemimizde yok’’ dedi.

Güler, basında çıkan sokak aydınlatmalarıyla ilgili haberlere değinerek ‘’Belediyelerle ilgili, özellikle sokak aydınlatılmasıyla ilgili böyle bir karar kesinlikle doğru değil. Sokak aydınlatmalarıyla ilgili basında yer alan, köşe yazarlarının ele aldığı, hatta televizyon programlarında detaylı bir şekilde incelenen ve bizleri hayrete düşüren böyle bir karar kesinlikle doğru değil’’ diye konuştu.

Doğal gaz fiyatlarının yükselip yükselmeyeceğine ilişkin bir soru üzerine de, Güler, doğal gazın dışa bağımlı bir kaynak olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti: ‘’Biz yerli kaynaklarımızla bunu dengelemeye çalışıyoruz. Kömürümüzle, suyumuzla dengelemeye çalışıyoruz. Dolayısıyla oradaki artışlar ve indirimleri de... Bu indirim şeklinde de oldu. Doğal gazda indirimler de yaptık. Dışımızda oluşan fiyat hareketlerini de yakından takip ediyoruz.’’

/ İSTANBUL

18.08.2006


 

Türkiye'nin en önemli sorunu eğitim

Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim-Bir-Sen) Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Türkiye’nin en önemli sorununun ‘’eğitim’’ olduğunu belirterek, ‘’Öğretmenin saygınlığı, Türkiye’nin saygınlığı olacaktır’’ dedi.

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu, Memur-Sen’in Sıhhiye’de kurduğu ‘’Toplu Görüşme Takip Merkezi’’nde düzenlediği basın toplantısında, toplu görüşmeler sırasında hükümetten neler istediklerini anlattı. Gündoğdu, her şeyden önce ‘’grev ve toplu sözleşme hakkı’’ ve ‘’öğretmenlik mesleğinin saygınlığına yakışan bir hayat standardı için ikinci işlerde süründürmeyen yeterli bir ücretlendirme’’ istediklerini söyledi. Kurumlar arasındaki ücret adaletsizliğinin giderilmesini, döner sermaye ve lojman paylaşımının adil yapılmasını, çocuk, lojman ve kira yardımlarının artırılmasını isteyen Gündoğdu, eğitim çalışanlarının sorunlarına yönelik yaptıkları araştırma sonuçlarını dadeğerlendirdi. Gündoğdu, öğretmen dışındaki eğitim çalışanlarının yüzde 60’ının gelirinin 700 YTL, yüzde 18’inin 600 YTL’nin altında, hizmetli ve memurların yüzde 85’inin aylık gelirinin ise 400-699 YTL arasında olduğunu ifade ederek, “Hizmetlilerin tamamının yoksulluk sınırının çok altında ve yüzde 85 gibi büyük bir kesiminin de açlık sınırı civarında yaşadığı anlaşılır’’ dedi.

/ ANKARA

18.08.2006


 

Yeni nüfus sayımında ilk adım

Türkiye’de insanların eve kapanmadan sayımını sağlayacak olan adrese dayalı nüfus kayıt sisteminin uygulanmasında ilk adım atılıyor.

Edinilen bilgiye göre, illerin belediye başkanları ve 16 büyükşehir belediye başkanı ile valiler, adrese dayalı nüfus kayıt sisteminin uygulamaya konulması için bugün Ankara’da bir araya gelecek. Toplantıya, Devlet Bakanı Beşir Atalay ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu’nun katılımı beklenirken, Türkiye İstatistik Kurumu ve İçişleri Bakanlığının yetkilileri de hazır bulunacak. Toplantı sırasında belediye başkanları ve valilere TC kimlik numarası ile ikametgahın eşleştirilmesini öngören adrese dayalı nüfus kayıt sisteminin oturtulabilmesinin, önemi, aciliyeti ve bunun uygulama aşamaları anlatılacak. Bu arada, yasada yeni sayımın yapılabilmesi için 2008 yılı Mayısına kadar süre bulunurken, bu sürenin kısaltılarak sayımın gelecek yıl bu zamanlarda yapılması hedefleniyor. Nitekim yarın gerçekleştirilecek toplantıda yeni sayımın 2007 yılına yetiştirilmesi üzerinde de durulacağı belirtiliyor.

/ ANKARA

18.08.2006


 

Yağışlarla serinleyeceğiz

Orta ve Doğu Karadeniz, Batı Karadeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu’nun kuzey ve batısı ve Doğu Anadolu’nun kuzey kesimleri ile Afyonkarahisar çevresi bugün sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçecek.

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, yağışlı hava bugün ve hafta sonunda yurdun kuzeydoğu kesimlerinde etkisini sürdürecek.

Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz ile öğle saatlerinden sonra İç Anadolu’nun doğusu, Doğu Anadolu’nun kuzey kesimleri, Amasya ve Tokat çevreleri yarın sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçecek. Orta Karadeniz kıyıları, Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzeydoğusu ile Tokat, Sivas ve Erzincan çevreleri 20 Ağustos Pazar günü sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçecek. Yağışların hafta sonu Orta ve Doğu Karadeniz’in kıyı kesimlerinde etkili olması bekleniyor. Hava sıcaklığının, bugün ve hafta sonu yağış alan bölgelerde 2-4 derece azalacağı, diğer yerlerde değişmeyeceği bildirildi.

/ ANKARA

18.08.2006


 

Lübnan halkı,Türk halkına teşekkür ediyor

Lübnan’da bulunan İHH Acil Koordinatörü Recep Tucer ülkedeki son durumu ve yardım çalışmalarının hızla devam ettiğini bildirdi.

Tucer’in verdiği bililere göre İHH Lübnan’a bu güne kadar 28 tırlık yardım konvoyu ile Lübnan ve Filistin’e yardım götürdü. Yolda olan yardımlarla birlikte 34 tıra ulaştı. Yardımlar ağırlıklı olarak güney Lübnan’da Sayda, Sur, Berca, Ketermaya, İklimül Harrub, Siblin, El Ciyye, Basir, El Burceyn, El Dubiyye, Sıb’a, Baalbek, Trablus, Beyrut gibi yerlerde dağıtıldı. Sayda’da ülkenin en büyük mülteci kampı olan Aynel Hülve’de dağıtım yapıldı. Dağıtımdan bir saat sonra kampın İsrail uçaklarınca bombalandığını, iki kişinin öldüğünü, altı kişinin de yaralandığını öğrendik. Yoğun bombardımana maruz kalan Sur şehrinde ise halka Türkiye’den gelen unlardan yapılan ekmekler ulaştırıldı. Lübnan halkı Türkiye’den yardım gelmesine çok sevindi ve yardımsever kardeşlerine duâlar etti.

YENİ ASYA / İSTANBUL

18.08.2006


 

Tavas’a yeni cami yapılıyor

Denizli’nin Tavas ilçe merkezi yeni cami inşaatı aralıksız sürüyor.

Temeli 29 Haziran’da atılan cami inşaatınıda hummalı bir çalışma var. 2003 metrekare arsa üzerine inşaa edilen caminin arsası Medine Has adındaki hayırsever vatandaş tarafından Türk Diyanet Vakfı’na cami yapılması şartıyla bağışladı. Yeni Cami’nin kapalı kullanım alanı bin 160m2 oluşuyor. Alt katında konferans salonu ve kütüphanenin yer alacağı Yeni Cami külliyesiyle birlikte Tavas’ın en büyük camisi olacak. Bütün yapım masrafları hayırsever vatandaşların desteğiyle karşılanan inşaatın kısa zamanda bitirilip ibadete açılabilmesi için, cami yaptırma ve yaşatma derneği, hayırsever vatandaşların yardımlarını bekliyor.

Ramazan TAN / TAVAS

18.08.2006


 

MSN’den çay siparişi

Erzincan’da çay ocağı işletmecisi, kendi işyerine kurduğu bilgisayar ağı ile müşterilerinin siparişlerini MSN’den alarak çay servisi yapıyor.

Erzincan’da 2.5 yıldır Vakıflar İşhanı’nda çay ocağı işletmeciliği yapan Hakan Koç (28), çay ocağına kurduğu bilgisayar ve internet yardımıyla, müşterilerinin MSN adreslerini alarak, çay siparişlerini internet üzerinden alıyor.

/ ERZİNCAN

18.08.2006

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004