Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 25 Ocak 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Ekonomi

 

Öncelik, istihdam olmalı

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Ulrich Zachau, daha fazla ve daha iyi istihdam imkânlarının oluşturulmasının Türkiye’nin ‘’en büyük önceliği’’ olması gerektiğini belirtti.

Türkiye ekonomisi ile ilgili soruları cevaplayan Zachau, Türkiye ekonomisinin sağlıklı bir hızla büyümeye devam ettiğini, ayrıca dünyadaki en hızlı büyüyen ekonomilerden birini teşkil ettiğini ifade ederek, ‘’2007’de de güçlü bir büyüme bekliyorum’’ dedi.

Riskleri sebebiyle mevcut cari açığın dikkatle izlenmesi gerektiğini de ifade eden Zachau, bu yıl içinde yapılacak seçimlerin, genel makro ekonomik dengeleri olumsuz etkileyeceğini zannetmediğini kaydetti. Zachau, Sosyal güvenlik reformunun, Türkiye için hayati öneme sahip olduğunu ve çok gecikmeden bu reformun hayata geçirilmesinin önemli olduğunun altını çizdi.

TÜRKİYE’NİN EN ÖNEMLİ KONUSU İŞSİZLİK

Türkiye’nin en önde gelen konularından birisinin, artan nüfus oranında istihdam oluşturulamaması konusu olduğunu ifade eden Zachau, istihdamın artırılması konusunda şunları söyledi: ‘’Ekonomik büyümeye rağmen Türkiye’de işsizlik oranı yüzde 10 civarındadır. Ayrıca OECD ülkelerinde iş gücü katılım oranı yüzde 70 olurken Türkiye’de bu oran yüzde 48 olarak gerçekleşmiştir. Daha fazla ve daha iyi istihdam imkânları oluşturulması bence Türkiye’de en büyük öncelik olmalıdır. Türkiye’de işgücü piyasası düzenlemeleri, çalışanlar için resmi sektörde istihdam oluşturma maliyetlerini ve risklerini arttırmakta ve kayıt dışı ekonominin Türkiye’de artmasına katkıda bulunmaktadır.’’

Piyasada güven oluşmasına rağmen hâlâ ekonomide hassas noktaların bulunduğuna dikkati çeken Zachau, ‘’örneğin uluslararası yatırımcıların risk beklentisindeki değişiklik, ciddi ölçüde kamu borcu çeviren Türkiye de dahil tüm yükselen piyasaları etkileyebilir” dedi. Nitelikli istihdam oluşturmanın altını çizen Zachau, yetkililerin piyasa ve iş dostu politikaları devam ettirmeleri ve etkili bir işgücü piyasası reformunun Türkiye’nin gelecekte daha da hızlı büyümesini sağlayacağını da kaydetti.

/ ANKARA

25.01.2007


 

Sanayicinin önündeki engelleri kaldırın

Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Bursa Şubesi Başkanı İsmail Özdemir, sürdürülebilir büyümenin sağlanması için sanayicinin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini söyledi.

2006 yılını ekonomik açıdan değerlendiren ve 2007 yılı beklentilerini açıklayan Özdemir yaptığı yazılı açıklamada, yeni yılda öncelikli olarak yapısal reformların tamamlanması gerektiğini belirtti. Özdemir “Reel sektörün rekabet gücünün korunması ve artırılması gerekiyor. Enerji çok pahalı, vergi oranları yüksek, kayıtdışı yaygın, reel sektör bunlarla mücadele ediyor. Prim ve vergi oranlarının yüksekliği nedeniyle bir kısım sanayici kayıtdışına çıkıyor. Tüm bunlar yerli sanayicinin önündeki engeller. Büyümenin devam etmesini istiyorsak sanayicinin önündeki engellerin hızla kaldırılması gerekir. Ayrıca 33 milyar dolara yaklaşan cari açık büyük bir tehdit oluşturuyor” dedi.

Ekonominin en zayıf noktasının cari işlemler açığı olduğuna dikkat çeken Özdemir, Merkez Bankası’nın enflasyonla mücadele için uyguladığı yüksek faiz-düşük kur politikasının devamı halinde, açığın 2007’de daha da büyümesinin muhtemel göründüğünü vurguladı. Özdemir, bu durumdan kurtulmanın tek yolunun IMF politikalarının terk edilip, milli ekonomik politikaların üretilmesi olduğunu kaydetti.

Hüseyin HİÇDURMAZ / BURSA

25.01.2007


 

Sabancı: Bilgi toplumunda tatmin edici seviyede değiliz

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı, Türkiye’nin henüz bilgi toplumuna dönüşümde tatmin edici bir seviyeye gelemediğini belirtti.

Microsoft Türkiye tarafından düzenlenen 2. Microsoft Zirvesinin açılışında konuşan Sabancı, 21. yüzyılda bilişim ve iletişim teknolojilerinin geldiği noktanın, ekonomide olduğu kadar sosyal hayatta, eğitimde ve sağlıkta büyük değişikliklere yol açtığını, ilişkileri ve iletişim yollarını yeniden biçimlendirdiğini söyledi.

Böyle bir ortamda ancak bilgi ekonomisine geçiş yapmış toplumların sürdürülebilir büyümeyi ve refahı yakalayabildiğini ifade eden Sabancı, şunları kaydetti: ‘’Türkiye’nin bilgi ekonomisine geçmesi demek küresel rekabet avantajlarını güçlendirmesi, üretkenliğini yükseltmesi, milli gelirini artırması ve adil dağılımını sağlaması, istihdam imkânlarını geliştirmesi, yani sürdürülebilir bir ekonomik ve sosyal kalkınmaya sahip olması demektir. Ancak, sayısal verilere baktığımızda henüz bilgi toplumuna dönüşümde tatmin edici bir seviyeye gelemediğimizi görüyoruz. Dünya Ekonomik Forumunun hazırladığı e-Dönüşüm Hazırlık İndeksi 2005 raporunda Türkiye 115 ülke içeresinde ancak 48. sırada yer almıştır. Bilgisayar sahibi hane sayısı ve internet bağlantısı yaygınlığı açısından da Türkiye, AB ve OECD ülkeleri ortalamalarının çok altındadır.’’

/ İSTANBUL

25.01.2007


 

Kırılganlıklar devam ediyor

Bursa Genç Sanayici İşadamları ve Yöneticileri Derneği (GESİAD) Başkanı Denizhan Sezgin, cari açık, işsizlik, kayıt dışı ekonomi, AB ve Kıbrıs’ın 2007 yılının en önemli gündem maddeleri olduğunu söyledi.

GESİAD’ın, 2007 yılının ilk Sinerji Toplantısı’nda konuşan Sezgin, “2006 yılı sonunda ekonomiye baktığımız zaman, olumlu gelişmelerin olduğunu ancak, kırgınlıkların da devam ettiğini görüyoruz” dedi. 2007 yılının kritik bir yıl olduğuna dikkat çeken Sezgin, “İki seçimli 2007 yılının en önemli gündem maddeleri olarak; cari açık, işsizlik, kayıt dışı ekonomi ile mücadele, bölgesel kalkınma, dış politikadaki açılımlar, Avrupa Birliği ve Kıbrıs konuları öne çıkmaktadır. Bugün çoğu ülkede istihdam yapısı ve işsizliğin boyutu, ülkedeki ekonomik gelişme ve sosyal kalkınma düzeyinin önemli bir göstergesidir. Ulusal gelirdeki artış, daha fazla insana istihdam sağladığı ölçüde anlam kazanmaktadır” dedi

Yeni Asya / BURSA

25.01.2007


 

Çalışanların 600 YTL kaybı olacak

Türkiye Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği (TÜRMOB) Başkan Yardımcısı Yahya Arıkan, vergi iadesinin kaldırılması sebebiyle gelecek yıl çalışanların en az 600 YTL kaybı olacağını bildirdi.

Arıkan, düzenlediği basınla sohbet toplantısında, hem iktidar hem de muhalefetin yasallaştırma sözü verdiği yeni TTK (Türk Ticaret Kanunu) tasarısının sonraki yasama dönemine ertelendiğini söyledi. Tasarının vazgeçilmez ve acil olduğunu kaydeden Arıkan, “Tasarının ertelenmesi 2007 ve 2008 yılları için bir kayıptır” dedi. Yahya Arıkan, şu anda uygulanan TTK’nın 57 yıllık olduğunu hatırlatarak, yeni kanunun çıkmasının birileri tarafından engellendiğini, yeni sistemden korkan kesimler olduğunu söyledi.

Vergi iadesinin kaldırılması ile çalışanların ek bir ücret almayacağını da vurgulayan Arıkan, konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’Vergi iadesinin kaldırılması nedeniyle çalışanların gelecek yıl en az 600 YTL kaybı olacaktır. Asgari geçim indiriminin uygulanmasıyla brüt ücret üzerinden yapılan anlaşmalarda problem yok, net ücret üzerinden anlaşma yapılan firmalarda ise işverenin karı, çalışanın da kaybı olacak. Çalışanın maaşında değil ama gelirinde düşüş olacak.’’

/ İSTANBUL

25.01.2007


 

İDO halka açılıp Ro-Ro’ya girecek

İDO Genel Müdürü Paksoy, İDO’yu halka arz ederek buradan gelecek kaynak ile Ro-Ro taşımacılığına girmek istediklerini söyledi.

İstanbul Deniz Otobüsleri İşletmeleri (İDO) 2008 yılında hizmete alınması planlanan Pendik-Yalova hattında çalışacak iki yeni feribot için 65 milyon 860 bin dolarlık bir kredi sözleşmesi imzaladı. Kredi sözleşmesinin imzalandığı toplantıda gazetecilerin sorularını cevaplayan İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy, 2006 yılında 315 milyon YTL’lik ciro elde ettiklerini ve yılı 5 milyon YTL net kârla kapattıklarını aktardı.

İDO’nun 2002’de 120 milyon YTL olan uzun vadeli borçlarının da bugün 30 milyon YTL’ye indiğine işaret eden Paksoy, “2007 yılında 400 milyon YTL ciro bekliyoruz. Ayrıca 100 milyon yolcu sayısını geçmeyi ve 6,5 milyon aracı yakalamak istiyoruz” dedi.

Bağımsız denetimden geçtikten sonra halka arz edilebilir konuma gelip gelmediklerinin netleşeceğini aktaran Paksoy, şöyle devam etti: “Biz aslında gelecekte Ro-Ro taşımacılığı yapmak istiyoruz. Dolayısıyla halka arzla bir kaynak oluşturalım ve buradan gelecek kaynakla Ro-Ro taşımacılığına girelim istiyoruz. Stratejik planda bunu 3 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.”

/ İSTANBUL

25.01.2007


 

Konfeksiyonda fiyatları yabancılar düşürdü

Konfeksiyon fiyatlarında son yıllarda yaşanan düşüşte, markaları ile ön plana çıkan Avrupa menşeli yabancı firmaların etkisi olduğu bildirildi.

‘’İmza’’ markasıyla tanınan Taşkınırmak Giyim Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Taşkınırmak, ‘’bir tekstil ülkesi olan Türkiye’de sektör genel olarak 5-10 yıl öncesine göre iyi değil’’ dedi.

Taşkınırmak, bunun en önemli sebebinin yeteri kadar markalaşamama olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: ‘’Türk üreticileri kâra doymuyor. Rakibimiz azsa, 1 liraya ürettiğimizi 10 liraya satıyoruz. Ancak, piyasa şu anda kısır. 5 yıl önce erkek giyimde 500 YTL’ye satılan takım elbise, şimdi 250 YTL’ye zor alıcı buluyor. Çünkü Avrupalı bu işi bizden daha iyi biliyor ve ülkemizde bizden ucuza satış yapmaya başladı. Sonuçta bu markaların oluşturduğu rekabet, fiyatların hızla düşmesine yol açtı. Bu durum son 2-3 yıldır canımızı hayli yakmaya başladı ve bize markalaşmanın önemini iyice gösterdi.’’

Adana’da üretim yapan ‘’Süvari’’ markasıyla tanınan Coşkun Tekstil sahibi Ahmet Coşkun ise konfeksiyonda düşen fiyatlara karşın iş gücü maliyetinin arttığına işaret etti.

/ ADANA

25.01.2007


 

Üst Kurullar’dan büyük yatırımlar

Düzenleyici ve denetleyici kurumların (Üst Kurullar) yapacakları yatırımlar, ilk kez yatırım programına girerken, bu yıl toplam 59,7 milyon YTL tutarında yatırım yapmaları bekleniyor.

Bu yıl üst kurullar içinde en fazla yatırımı 21,4 milyon YTL ile Telekomünikasyon Kurumu yapacak.

Bir başka deyişle üst kurulların bu yıl yapacakları her 100 liralık yatırımın yaklaşık 36 liralık kısmını Telekomünikasyon Kurumu gerçekleştirecek.

Bu kurumu 19,7 milyon YTL’lik yatırımla Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) izleyecek. Kamu İhale Kurumu 8,3 milyon YTL, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) 3,6 milyon YTL, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu da (BDDK) 2 milyon YTL’lik yatırım ile bu kurumları takip edecek.

Öte yandan, bu yıl içinde Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) ve Tütün Kurumunun yaklaşık 1,7’şer milyon YTL, Rekabet Kurumunun ise 1,2 milyon YTL tutarında yatırım yapması öngörülüyor.

/ ANKARA

25.01.2007


 

Buğday yüzde 32 değer kazandı

Hasat döneminden bugüne kadar geçen 7 aylık dönemde, buğday fiyatlarının yüzde 31,5 oranında arttığı bildirildi.

Adana’nın Ceyhan ilçesi Ziraat Odası Başkanı Yavuz Tezcan, yörede son aylarda yaşanan kuraklığın üreticileri olumsuz yönde etkilerken, buğday stokçularının ve tüccarın yüzünü güldürdüğünü söyledi. Kuraklık sebebiyle bu yıl buğday rekoltesinde yüzde 25 oranında düşüş olacağını belirten Tezcan, geçtiğimiz günlerde yağan yağmurun az olmasına karşın tarlalara ‘’can suyu’’ niteliğinde olduğunu hatırlattı.

Tezcan, kuraklık sebebiyle Haziran ayındaki hasat döneminde kilogram fiyatı 35 YKr olan Çukurova buğdayının fiyatının ocak ayı itibariyle yüzde 31,5 oranında artarak, 46 YKr’ye kadar yükseldiğini kaydetti.

Fiyatların yükselmesinde, son günlerde yörede üreticiler arasında yaygınlaşan ‘’Kuraklık nedeniyle bu yıl buğday yetersizliği yaşanacak’’ şeklinde yapılan spekülasyonların etken olduğunu anlatan Tezcan, un sanayicilerinin alımlarına devam etmesi durumunda fiyatların 50 YKr’nin üzerine çıkabileceğini söyledi.

/ ADANA

25.01.2007


 

Sebze-meyve fiyatları borsa gibi

Üretim merkezlerinden Antalya’da, toptancı halinde sebze fiyatları borsa gibi bir yükseliyor, bir düşüyor.

Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hal Müdürlüğü yetkililerinin verdiği bilgiye göre, hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi nedeniyle ikinci dikim ürünler erken toplanmaya başladı ve pazara bol ürün girdi. Ürün bolluğu sebebiyle de sebze ve meyve fiyatlarının bazıları düştü.

Yetkililer, önümüzdeki haftadan itibaren pazarda ikinci dikim ürün bolluğu yaşanacağını ve fiyatların bir miktar daha düşerek normal seyrine gireceğini bildirdiler.

Antalya Toptancı Halinde geçen hafta zaman zaman 3 YTL’ye kadar çıkan domatesin fiyatı 40 YKr, sivri biberin 30 YKr, karnabaharın 50 YKr, atlıcanın 50 YKr, salatalığın 40 YKr, baklanın da 20 YKr düştü. Bu arada, dolmalık biberin fiyatı 20, Kaliforniya biberinin 50, taze fasulyenin 100, marulun 10, sarımsağın fiyatı da 100 YKr arttı.

/ ANTALYA

25.01.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004