Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 17 Temmuz 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Haberler

 

Başörtüsü mücadelesi imanımızı kuvvetlendirdi

Times dergisine kapak olan başörtülü Mine Karakaş, Yeni Asya’ya yaptığı açıklamada, yaşadıkları sıkıntıların imanlarını kuvvetlendirdiğini söyledi. Karakaş, “Başörtüsü yasağı sebebiyle üzüldüğümüz, ağladığımız, bunaldığımız dönemler oldu elbet. Ama bu sıkıntı bizim imanımızı kuvvetlendirdi diye düşünüyorum” dedi.

Time dergisinin iki buçuk ay önce röportaj yaptığı Mine Karakaş, seçime bir hafta kala derginin kapağında fotoğrafının kullanılmasının ve “Türkiye’nin ikilemi” başlığıyla verilen yazıda, anlattıklarından çok az bir kısmın yeralmasının ‘düşündürücü’ olduğunu söyledi. Röportajda başörtüsü yasağı mağdurlarının mücadelesini anlattığını ifade eden Karakaş, “Her şeye rağmen başörtüsü konusunun gündeme gelmesi iyi oldu aslında” dedi.

Time dergisinden iki buçuk ay önce gelenlerin, Türkiye gençleriyle görüştüklerini ve başörtüsü yasağı sebebiyle okulu bırakmış bayanlarla da görüşmek istediklerini söylediklerini anlatan Mine Karakaş, üç arkadaşının daha röportaj verdiğini fakat kendisininki daha ilginç bulunduğu için dergi çalışanlarının iki hafta sonra fotoğraf çekmeye geldiklerini söyledi. “Kapakta kullanacaklarını söylememişlerdi. Ayrıca sohbetimiz bittikten sonra ayaküstü ‘Seçimler yaklaşıyor, ne düşünüyorsunuz? Hangi partiye oy vereceksiniz?’ diye sordular. Ben de ‘Orası sır’ diye espri yaptım. ‘Önceki hükümetlere göre bu dönem biraz daha rahatız’ demiştim. Sadece orası alınmış, başka da birşey yok ortada” dedi.

“Röportajda yasak dolayısıyla bizde herhangi bir üzülme, yıkılma olmadığını, üniversite kapısı bize kapatılmış olsa da Allah’ın daha güzel kapılar açtığını anlatmıştım” diyen Karakaş, okuluna devam edemese de Amerika’ya, Pakistan’a gitme, çok farklı hayatları görme imkânına sahip olduğunu anlattı.

MASRAFLARIMI KENDİM KARŞILADIM

Amerika’ya dil eğitimi için gittiğini, maddî giderlerini de kendisinin karşıladığını anlatan Karakaş, “Orada çocuk bakıcılığı yaptım, bir Arap dükkânında kasiyerlik yaptım. Kendi imkânlarımla dokuz ay kalabildim. Ondan sonrasında zaten 11 Eylül olayları olmuştu. Çalışma imkânımız hiç kalmamıştı. Dil eğitimimi tamamladıktan sonra dönmeye karar verdim” dedi. Bir süre babasının yanında çalıştıktan sonra Pakistan depremi olduğunu ve depremden üç ay sonra Pakistan’a giderek orada beş ay kaldığını, İHH’nın yetimhanesinde çocuklarla ilgilendiğini ve dışarıdan gelenlerin görüşmelerini ayarladığını aktaran Karakaş, altı aydır da İHH İnsanî Yardım Vakfı’nda çalıştığını belirtti.

KAYGI DUYMADAN YAŞAMAMALIYIZ

Başörtüsü yasağı kalksa bile artık üniversiteye gitmeyi düşünmediğini belirten Karakaş, “Üniversite belki bazıları için tek amaç olabilir. Ama benim için öyle değil. Üniversitenin çok bir şey verdiğini düşünmüyorum. Üniversiteyi bitiren de bitirmeyen de çalışıyor, para kazanıyor. Başka bir amaç olmuyor. Benim kendi düşüncem, burada olur, başka bir yerde olur, Allah nasip ederse yurtdışında, özellikle de Afrika’da yetimhanelerde çalışmak” dedi. Misyonerlerin şu an için en yoğun olduğu yerlerden birinin Afrika olması sebebiyle orada bulunmak istediğini belirten Karakaş, “Paramızı veriyoruz, yardımda bulunuyoruz ama bu bizim için en kolay yönü. Herkes en kolayı tercih etmeyi seçiyor. Bu duruma üzülüyorum tabiî. Biz Müslümanlar olarak hiçbir kaygı duymadan yaşamamalıyız. Zaten yaşadığımız bütün sıkıntılar bundan kaynaklanıyor. Çok büyük kaygımız yok hayata dair” şeklinde konuştu.

YASAK ALLAH’IN İZNİYLE ÇÖZÜLECEK

Başörtüsü yasağının çözümünün kolay olmadığını da dile getiren Karakaş, “Tayyip Erdoğan yapmak istemediği için mi yapmadı bunu, tabiî ki hayır. Aynı sıkıntıları kendi çocukları da çekti. Kendi çocukları Amerika’ya gitti deniyor. Ama birçok aile gönderiyor çocuklarını okusun diye. Sağcı da olsa solcu da olsa çocukları için bunu yapardı. Bunu yapmayacak olan hiç kimse yoktur. Başa geçenin elinde olan bir şey değil. Bu derin bir mevzu. Ama Allah’ın izniyle çözülecek inşallah” dedi.

BİLİNÇLENMEMİZE VESİLE OLDU

Üniversitede karşılaştıkları yasağın bazen onları üzmesine rağmen genel olarak bilinçlenmelerine vesile olduğunu anlatan Karakaş, “Başörtüsü yasağı sebebiyle üzüldüğümüz, ağladığımız, bunaldığımız dönemler oldu elbet. Ama bu sıkıntı bizim imanımızı kuvvetlendirdi diye düşünüyorum. Sahabeler, Peygamberimiz nasıl rahat içinde yaşamadılarsa biz de onlar kadar olmasa bile bir sıkıntı yaşadık. Bundan dolayı huzurluyum” şeklinde konuştu.

Naciye KAYNAK / İSTANBUL

17.07.2007


 

Yasak savunulamaz

Zaman’dan Mustafa Ünal’ın sorularını cevaplandıran DP Genel Başkanı Mehmet Ağar, “DP, duruşu olan bir parti. Geleneği var. Ezanı aslına iade ettiğimiz gibi çözeceğiz. DP, CHP ile anlaşarak Ezan Kanununu çıkardı. Ne laiklik zedelendi, ne de rejime halel geldi. Cumhuriyetin gücü başörtülü kızlarımızla, başı açık olanı aynı sırada okutmaya yeter” dedi

TÜRKİYE RAHATLAR

Halkın arasında olmayan ayrımın, siyasette de olmaması gerektiğine dikkat çeken Ağar, “Üniversitelerdeki yasak savunulamaz” diye konuştu. Ağar, AİHM’in kararının da engel olmadığına işaret ederek, “Kimse bunu öne sürmesin. Başörtüsü sorununu çözerek Türkiye’yi rahatlatacağız. Her türlü hazırlığımız var. Bu sorunu siyasetin kullanım alanının dışına çıkarmalıyız” dedi.

BASIN'DAN BÖLÜMÜNÜ TIKLAYIN

17.07.2007


 

Gül: Hep direnişle karşılaştık

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, AKP iktidarı döneminde, yasaların veto edilmesi ve Anayasa Mahkemesinin durdurma kararlarıyla daha önceki yıllarla kıyaslandığında “kabul edilemeyecek bir dirençle” karşılaştıklarını söyledi.

Gül, Kanal A’da yayınlanan “Gündem Ankara” adlı programda gündemdeki konulara ilişkin soruları cevapladı. “Hükümetiniz sırasında karşılaştığınız en büyük engeller nelerdi?” yönündeki soruya Gül, şu cevabı verdi:

“Çok sayıda yasa veto edildi ve bazen sürpriz mahkeme kararları çıktı. Buradan her mahkeme kararı yanlıştır, her veto yanlıştır anlamı çıkmasın. Ama daha önceki yıllarla karşılaştırıldığında burada gerçekten kabul edilemeyecek bir dirençle karşılaştık. Öyle şartlar oldu ki, savaş dönemini yaşadık. Hükümeti ilk kurduğumuzda komşumuzda büyük bir savaş hazırlığı oldu, onun çalkantılarını biz de hissettik. İçerden de bize göre engelleme oldu bunlar. Kendileri açısından haklı olabilirler ama biz biraz daha yapacağımız şeyleri yapamamış olduk.”

AKP kurulmadan önce oluşturan acil eylem planında ilan edilen işlerin büyük bir kısmının yapıldığını belirten Gül, yapılamayanların kendi ellerinde olmadığını, bunların bir kısmının Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edildiğini, bir kısmının da Anayasa Mahkemesi tarafından durdurulduğunu kaydetti. Gül, Sosyal Güvenlik Sistemi ve Genel Sağlık Sigortasını bunlara örnek gösterdi.

22 Temmuz seçimleri konusunda bütün vatandaşların oyunu almaya talip olduklarını belirten Gül, AKP’yi “ideolojik bir parti” olarak görmemek gerektiğini ifade etti.

/ ANKARA

17.07.2007


 

Liderlerin sinirleri yıprandı

Seçim sürecinde özellikle mitinglerde çok yorulan, yaşadıkları gerilim ve stres sebebiyle fazlaca yıpranan siyasi parti liderlerinin zihinsel yorgunluğu atmasının aylar sürebileceği bildirildi.

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Savaş Çilli, yaptığı açıklamada, stresli, gerilimli ve sert geçen seçim sürecinin siyasi parti liderleri başta olmak üzere bütün milletvekili adaylarını fiziksel ve ruhsal yönden olumsuz etkileyebildiğini söyledi.

Özellikle aynı gün birden fazla mitinge katılan siyasi parti liderlerinin sabahın erken saatlerinden itibaren çalışmalara başladığını ve gün boyunca vatandaşlara hitap ettiğini belirten Doç. Dr. Çilli, liderlerin aşırı yorgunluğunun gözlerinden okunabildiğini ifade etti.

Bu dönemde liderlerin kendilerinden taviz verdiğini vurgulayan Doç. Dr. Çilli, şunları kaydetti:

‘’Sesleri bile kısılıyor. Uykudan, yemeden ve içmeden taviz veriyorlar. Bedensel yorgunluğun yanı sıra seçimin yarattığı stres, sinir ve gerilim zihinsel ve ruhsal yorgunluğa da yol açabiliyor. Seçimden sonra bedensel yorgunluk birkaç gün dinlenmeyle atılabilir, ancak zihinsel yorgunluğu atabilmek aylar sürebilir. Bu yüzden liderlerin kendine biraz dikkat etmesi gerekiyor.’’

/ KONYA

17.07.2007


 

Son ankete göre, barajı 3 parti geçiyor

Başkent Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi tarafından 11-14 Temmuz 2007 tarihleri arasında yapılan “22 Temmuz araştırması”na göre, seçimlerde AKP, CHP ve DP Meclis’e girebiliyor.

Türkiye’yi temsil eden başta İstanbul, Ankara, İzmir, Adana olmak üzere 39 ilde, (yüzde 37’si kırsalda, yüzde 63’ü ise il ve ilçe merkezlerinde) olmak üzere toplam 8 bin 436 kişi ile yüz yüze görüşülerek yapılan ankette katılımcılara “22 Temmuz’da oyunuzu hangi partiye vereceksiniz?” sorusu yöneltildi. Katılımcıların yüzde 30.4’ü AKP, yüzde 18.1’i CHP, yüzde 14.97u DP, yüzde 9.37’ü SP, yüzde 9.1’i MHP’ye oy vereceğini bildirdi.

Anketi yapan Başkent Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi tarafından yapılan analizde, seçim yaklaştıkça AKP’nin oylarında bariz bir düşüş gözlendiği, bunun iki önemli nedeninden birincisinin, Necmettin Erbakan’ın aktif bir rol üslenip mitinglere katılması ve buralarda AKP’yi ithamlarda bulunması, ikinci sebebinin ise Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı olamayacağının neredeyse anlaşılmış olması olduğu vurgulandı. .

DP’NİN BARAJ SIKINTISI YOK

Demokrat Parti ile ilgili olarak yapılan analizde ise şöyle denildi:

“Yapmış olduğumuz tüm araştırmalarda açık bir şekilde ifade ediyoruz. DP’nin baraj sıkıntısı yoktur, hatta barajın çok üzerindedir. Analizimize göre barajı dördüncü partinin aşması durumunda (bu ihtimal çok yüksektir) en güçlü hükümet alternatifi AKP+DP hükümetidir. Güneydoğu ve Doğu Anadolu’da yaptığımız araştırmalarda Demokrat Parti’nin oylarının inanılmaz şekilde arttığını görüyoruz. Aynı durum Karadeniz ve Marmara içinde geçerlidir. Ege ve Akdeniz’de zaten oyları yüksek olan Demokrat Parti oylarını daha da arttırmıştır. Bunlar araştırma sonuçlarıdır ve bilimsel verilere dayanmaktadır.”

Analizde, 22 Temmuz seçimlerinin kilit partinin Saadet Partisi olduğu belirtildi.

Fatih KARAGÖZ / ANKARA

17.07.2007


 

Büyükanıtla görüşmemi açıklayamam

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ‘’(Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile) Bizim görüşmemizde devletin adabı içerisinde açıklanmayacak bir şeyi nasıl açıklarım. Protokol falan yok, hepsi külliyen yalan’’ dedi.

Başbakan Erdoğan, Kanal 24 televizyonunda canlı olarak yayımlanan ‘’Ankara Masası’’ adlı programda,bir soru üzerine, cumhurbaşkanlığı seçim sürecinin partisine yaradığını ifade etti. Halkın olanları ilgiyle izlediğini anlatan Erdoğan, ‘’Vatandaş bakıyor Anayasa aynı, Özal, Demirel, Sezer bu anayasa ile seçildi ve sayın Gül daha çok oy aldığı halde niçin gelemiyor diye düşünüyor’’ şeklinde konuştu.

Başbakan Erdoğan, Genelkurmay Başkanlığı sitesinde 27 Nisan’da yer alan açıklamanın hatırlatılması üzerine, ‘’Bizim siyasetteki stratejimiz; dik duracağız, ama dikleşmeyeceğiz. Çünkü ülkemize zarar verir’’ dedi.

Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile yaptığı görüşmenin kamuoyunda ‘’Dolmabahçe Protokolü’’ olarak adlandırıldığının hatırlatılması üzerine böyle bir protokolün olmadığını söyledi.‘’Sayın Genelkurmay Başkanımızla oturup, konuşup, dertleştik ve ülke meselelerini değerlendirdik’’ diyen Erdoğan, Orgeneral Büyükanıt ile sadece fiziksel olarak değil, telefonla da görüştüğünü kaydetti. Erdoğan, ‘’Baykal çıkmış, kendisine göre değerlendiriyor. Bizim görüşmemizde devletin adabı içerisinde açıklanmayacak bir şeyi nasıl açıklarım. Protokol falan yok, hepsi külliyen yalan’’ dedi.

“BAYKAL’IN KENDİNİ AKLÎ

TESTTEN GEÇİRMESİ LÂZIM”

Sorular üzerine partisinin İstanbul Kazlıçeşme mitingini değerlendiren Erdoğan, katılanların miting alanına sığmadığını, mitinge 1 milyonu aşkın kişinin geldiğini belirtti.

‘’1 milyon altın mı oluyor yani, 1 milyon altın yatıyor orada o zaman...’’ denilmesi üzerine Erdoğan, ‘’Bunun hiç akılla, mantıkla izahı olur mu? Bugün 1 milyon altını dağıttığınızı düşünün. Bütün Türkiye’de bunun dağıtılacağını düşünün. ‘AK Parti altın dağıtıyor’ bunu da kendine göre şamatayla anlatıyor. Sayın Baykal’ın kendini bir testten geçirmesi lazım. Akli testten geçirmesi lâzım. 1 milyon sadece İstanbul’da altın dağıtıldı. Bari çeyrek mi, tam mı daha mı küçük bunu da söylesin’’ diye konuştu.

/ ANKARA

17.07.2007


 

Arınç ve Koca’ya suç duyurusu

Ankara Barosu avukatlarından Sedat Vural, “milletvekillerine seçimden sonraki 3 ayı kapsayan maaşların ödenmesine ilişkin karar” sebebiyle TBMM Başkanı Bülent Arınç ve TBMM Genel Sekreteri Ali Osman Koca hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

Vural, suç duyurusu dilekçesinde, Arınç ve Koca’nın, “22 Temmuz 2007’de genel seçimle yenilenecek TBMM’nin halen üyesi bulunan 550 milletvekiline, bir haftalık görevlerine karşılık 15 Temmuz 2007’de, ileriye dönük olarak 3 aylık maaş (ödenek ve yolluk) tutarını ödemelerinden dolayı Anayasal ve yasal hükümlere aykırılığını bilerek ve isteyerek Türk Ceza Kanunu’nun ‘Kamu Görevini Kötüye Kullanma’ başlıklı 257. maddesini ihlalden cezalandırılmaları için ‘kamu davası’ açılmasını” istedi.

/ ANKARA

17.07.2007


 

AKP konvoyuna silâhlı saldırı

Ardahan’ın Damal İlçesi’nde, AKP konvoyuna düzenlenen silâhlı saldırıda 2 kişi yaralandı. Olayla ilgili 3 kişi gözaltına alındı.

Seçim çalışmaları sebebiyle Ardahan’ın Damal İlçesi’nde bulunan AKP’li bir gruba, Yukarı Gündeş Köyü yakınlarında silâhlı saldırı düzenlendi. Saldırıda, Turgay Derin ve Ünsal Kılıç yaralandı. Ardahan Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınan Derin ve Kılıç’ın sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenildi. Damal Kaymakamı Mehmet Yıldız, olayla ilgili olarak 3 kişinin gözaltına alındığını belirterek, “Jandarma inceleme başlattı. 3 kişi gözaltında. Yapılacak araştırmanın ardından olayın sebebi kesinlik kazanacak” dedi.

/ ARDAHAN

17.07.2007


 

Times: Türkiye kargaşa içinde

İngiliz The Times gazetesi, “Türkiye’de kargaşa içerisinde ancak kargaşa henüz kriz değil” ifadesini kullandı.

The Times gazetesi, Türkiye’de olup bitenlerin önemli olduğunu Avrupalılara “Türk sarsıntıları” başlıklı başyazısında hatırlattı. Gazete, Türkiye’nin, seçimlerin hemen öncesi “kargaşa içerisinde” olduğunu belirtti. Buna rağmen, “Kargaşa, henüz kriz değil” ifadesini kullanan gazete, tankların sokaklara dökülmediğini ve ülkenin şeriatla yönetilmesi talebiyle mitingler yapılmadığını kaydetti. Seçimlerin, “güçlü askerler” ile İslamcılar arasındaki bir çatışma gibi değerlendirmenin yanlış olacağını vurgulayan gazete, “Ancak bu seçimlerin, Türkiye’nin kimliğini derinden etkileyeceği, Batı ve İslam dünyası ile ilişkilerini tanımlayacağı hissiyatı, seçim kampanyasının boğuk, çok önemli ve polarize edici temasıdır” yorumunu yaptı. İngiliz gazetesi, AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana Batılı müttefiklerine, İslami yönelişinin, İslam’ı demokratik değerlerle barıştırdığı güvencesini vermek amacıyla çok büyük çabalar gösterdiği görüşünü dile getirdi.

Türkiye’nin, dost ve müttefiklerince “ihanete uğratıldığı” hissiyatının “tehlikeli” sonuçlarına dikkat çeken gazete, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı konusunda “konsensüs” aramasını gerektiğini yazdı.

/ LONDRA

17.07.2007


 

İnternet üzerinden siyaset

Yaklaşan 22 Temmuz seçimleri için çalışmalarını hızlandıran siyasî partiler, propaganda için internete yönelmeye başladı.

Edinilen bilgiye göre, 22 Temmuz seçimlerine sayılı günler kala propaganda çalışmalarına hız veren siyasi partiler, seçmene en kolay yoldan ulaşabilmek için broşürler dağıtıp afişler asarken, mitingler düzenleyip, ilan panosu, gazete ve dergilere de partilerinin reklamlarını veriyor. Her geçen gün gelişen teknolojisinden faydalanmak isteyen siyasî partiler, internette haber, alış veriş ve siyasî içerikli çeşitli sitelere partilerinin reklamlarını verirken, bazıları da video paylaşım sitelerinde partilerinin hazırladığı görüntüleri yayınlayarak oy toplamaya çalışıyor. Bunlarla yetinmeyen ve bütün internet kullanıcılarına ulaşmak isteyen bazı siyasî partiler ise geniş kitlelere hitap etmesi nedeniyle bazı sohbet programlarına reklam vererek oy toplamaya çalışıyor. Sohbet programlarında herhangi bir kullanıcının penceresi açıldığında pencerenin alt kısmında görülen reklamla seçmene ulaşmaya çalışan siyasî partiler mesajlarıyla vatandaşları parti sitesine yönlendirerek oy toplamaya çalışıyor.

/ KONYA

17.07.2007


 

DP Lideri Ağar bugün Denizli’de

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Mehmet Ağar, bugün Denizli’de halka seslenecek.

DP İl Başkanlığından alınan bilgiye göre, Demokrasi Meydanı’nda bugün saat 18.00’de başlayacak mitinge katılımın yoğun olması bekleniyor. DP İl Başkanı Aşkın Çelik, yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

“Ortadireğin 4,5 yıldırn canından bezdirildiği, inim inim inletildiği, horlandığını biliyoruz. Seçmenin bayrama gider gibi sandığa gideceğini bu mitingde de ‘Yeter Söz Milletindir’ diye haykıracağını hep birlikte göreceğiz. Kırat hep zor zamanlarda yükü çekmiştir. Eziyet değil, hizmet etmiştir. Eserlere eserler katmıştır. Btüyük Türkiye’ye yeni değerler inşa etmeye talibiz. Partili partisiz tüm halkımızı Demokrasi Meydanı’na bekliyoruz.”

Ramazan TAN

17.07.2007


 

Edirne’de 59 bin oy kullanıldı

Edirne’de, Kapıkule ile İpsala sınır kapılarında 25 Haziranda başlayan oy kullanma işleminde, düne kadar 59 bin 519 gurbetçi oy kullandı.

İl Seçim Kurulundan alınan bilgiye göre, Kapıkule Sınır Kapısında 3 sandıkta 50 bin 211, İpsala Sınır Kapısında ise 4 sandıkta 9 bin 308 gurbetçi oy verdi. Sınır kapılarında, yurt dışında ikamet eden ve 6 ay süreyle yurt dışında kalmış, Türkiye’de seçmen kaydı bulunmayan vatandaşlar oy kullanabiliyor.

/ EDİRNE

17.07.2007


 

Kömür yardımının seçimle ilgisi yok

Devlet Bakanı Beşir Atalay, beş yıldır yürüttükleri kömür destek programının seçim ortamıyla bir ilgisi olmadığını belirterek, “Bu sene seçim dönemi diye biz bu programı durdurmak durumunda değiliz. Çünkü Türkiye’nin her iline, her ilçesine ve hatta her köyüne ulaşan bir çalışmadır bu” dedi.

Atalay, yaptığı açıklamada, kömür yardımının, AKP hükümetinin 5 yıldır yürüttüğü bir sosyal destek programı olduğunu belirterek, “Kömür destek programının seçim ortamıyla bir ilgisi yoktur” diye konuştu.

Bakan Atalay, programın 2003 yılında çıkan Bakanlar Kurulu kararıyla hayata geçtiğini, Türkiye’deki ocaklardan, Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) tarafından çıkarılan kömürlerin ihtiyacı olan vatandaşlara ulaştırıldığını, bu program çerçevesinde yıllık 1.4 milyon ton kömürün dağıtıldığını bildirdi.

Çalışmanın Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarının illerdeki başkanları olan valiler ve ilçelerdeki başkanları olan kaymakamlar tarafından yürütüldüğünü kaydeden Atalay, “Bu vakıfların elinde ciddi bir envanter vardır. Başvuru bile beklenmez. Valilerimiz, kaymakamlarımız, vakıf mütevelli heyetleri, kendi yörelerinde hangi ailelere, ne kadar kömür desteği verilecek, karar verirler ve bu uygun bir şekilde o evlere, hanelere ulaştırılır” diye konuştu.

Beşir Atalay, dağıtım programını 4 yıldır Nisan ayında başlattıklarını ve 31 Ekimde takvimin sona erdiğini ifade etti. Atalay, “Kış gelmeden herkesin evine kömür ulaşmış olur. Bunun belediyelerimizle bir ilgisi yoktur, özellikle ifade etmek isterim. Tabi belediyelerimizin de sosyal yardım, sosyal destek programları olabilir, ama bu merkezi hükümetin yürüttüğü, valilerimiz ve kaymakamlarımız eliyle yürüyen bir çalışmadır” dedi.

/ ANKARA

17.07.2007


 

YSK’dan RTÜK hakkında suç duyurusu

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), RTÜK Başkanı Zahid Akman ve İzleme Değerlendirme Dairesi Başkanı Nurullah Öztürk hakkında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu.

RTÜK üyeleri Şaban Sevinç ve Mehmet Dadak tarafından YSK’ya bir dilekçe verilerek, “seçim yasaklarını ihlâl eden kanallarla ilgili olarak RTÜK’ün gecikmeli olarak rapor hazırlattığı” iddia edildi. Dilekçeyi inceleyen YSK, RTÜK Başkanı Zahid Akman ve İzleme Değerlendirme Dairesi Başkanı Nurullah Öztürk hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. YSK’nın kararında, RTÜK üyeleri Şaban Sevinç ve Mehmet Dadak tarafından imzalanarak Kurul Başkanlığı’na verdikleri 2 Temmuz 2007 tarihli dilekçede, “Radyo ve televizyonlarda yapılan yayın ihlâllerinin İzleme ve Değerlendireme Daire Başkanlarının raporlarında süreye riayet edilmediği ve ulusal düzeyde yayın yapan özel radyo ve televizyon kanaların yayın ilkelerine aykırılığının tesbiti halinde düzenlenecek raporların, yayını izleyen 5 gün içinde Radyo ve Televizyon Üst Kurulunca değerlendirilip kurula sunulması konusunun tekrar hatırlatıldığı, ancak izleme ve değerlendirme dairesinin yayın ilkelerine aykırılığa tesbit eden uzman raporlarını geciktirmeye devam ettiği” ifadelerinin yer aldığı belirtilerek, gereğinin yapılmasının istendiği kaydedildi.

/ ANKARA

17.07.2007


 

Orman yangınları korkutuyor

Antalya’nın Alanya ilçesinde önceki akşam saatlerinde başlayan ve tamamen kontrol altına alınan yangında 250 hektar arazi zarar gördü. “Kuyucak’’ mevkiindeki yangının, çok sayıda tatil sitesine alevler 50-100 metre kadar yaklaştığı esnada ekiplerin yoğun mücadelesiyle kontrol altına alındığı tesbit edildi.

Yurdun değişik yerlerinde art arda çıkan orman yangınları binlerce ağacı küle çevirdi. Önceki gün Muğla’nın Milas ilçesinde çıkan yangın Bodrum yönüne ilerlerken güçlükle kontrol altına alınabildi. Kontrol altına alınan yangını soğutma çalışmaları sabaha kadar aralıksız sürdü. Meşelik Köyü Kuyucak mevkisinde çıkan orman yangınında zarar gören Halep çamlarının bulunduğu alanda ekipler sabaha kadar aralıksız soğutma çalışması yaptılar. Gece boyunca arazözlerin ışığında kazma, kürek ve hortumlarla soğutma çalışması yapan orman işçileri sabahın ilk ışıkları ile birlikte yorgun düştüler.

Yangın söndürme ekibinde görevli işçiler, 48 saatten daha fazla bir süredir yangınla mücadele ettiklerini belirttiler. İşçiler, ‘’Bizim tek mutluluğumuz müdahale ettiğimiz 2 yangınında kontrol altına alınması. Uyku uyumasak da aldırış etmiyoruz. Hayatını tehlikeye atarak yangına müdahale eden işçilerin büyük bir bölümü devletten kadro bekliyor. Yangın mevsimi başladığında günlerce çocuklarımızın yüzüne hasret kalıyoruz’’ dediler.

Yangının kontrol altına alınmasıyla birlikte zararın boyutu da ortaya çıkmaya başladı. ‘’Kuyucak’’ mevkisindeki yangının, çok sayıda tatil sitesine alevler 50-100 metre kadar yaklaştığı esnada ekiplerin yoğun mücadelesiyle kontrol altına alındığı tesbit edildi.

ÜÇ KÖY BOŞALTILDI

Antalya’nın Alanya ilçesine bağlı Demirtaş beldesindeki orman yangını kontrolden çıktı. İspatlı, İshaklı ve Seki köylerinde önceki akşam çıkan ve sabah saatlerinde kontrol altına alınan orman yangınının, rüzgârın etkisiyle tekrar başladığı bildirildi. Tamamen boşaltılan 3 köydeki yangına, Antalya’dan gelen 4 helikopter de müdahale etmeye başladı. Alanya Orman İşletme Müdürü Vedat Dikici, yaptığı açıklamada, yangında 200 hektarın üzerinde tarım, makilik ve orman alanının zarar gördüğünü bildirdi. Ayrıca, 20’den fazla evin yandığını ifade eden Dikici, olayda ölen ya da yaralanan olmadığını belirtti. Yangına komşu ilçe ve beldelerden gelen 60’tan fazla arazözle müdahale edildi.

8 HEKTAR KÜL OLDU

Mersin’in Bozyazı ilçesinde yaklaşık 8 hektar ormanlık alanın yandığı bildirildi. Alınan bilgiye göre, Bozyazı’nın Karaisalı köyündeki ormanlık alanda sabah erken saatlerde çıkan yangın, rüzgârın etkisiyle kısa sürede büyüdü. Ormanlık alanın yakınından geçen yüksek gerilim hattı tellerinden kaynaklandığı belirtilen yangına, Bozyazı Orman İşletmesinin yanı sıra Mersin, Erdemli, Anamur, Silifke orman işletmesinden teknik ekipler ile Anamur ve Bozyazı belediye itfaiye ekipleri tarafından 15 arazöz ve 3 helikopterle müdahale edildi. Kontrol altına alınan yangını soğutma çalışmalarının devam ettiği kaydedildi.

/ MİLAS

17.07.2007


 

Atlı jandarma ekibi yangın nöbetinde

Aydın İl Jandarma Komutanlığı, plajlarda ve milli parkta güvenliğinin sağlanması amacıyla atlı ve motosikletli devriye uygulaması başlattı.

Alınan bilgiye göre, Aydın İl Jandarma Komutanlığı, Kuşadası ve Davutlar’daki plajlarda ve Güzelçamlı Milli Park’ında halkın güvenliğinin sağlanması ve olaylara daha hızlı müdahale edilebilmesi için 6 atlı, 4 motosikletli ekiple devriye uygulaması başlattı. Dilek Yarım Adası Güzelçamlı Millî Parkı’ndaki atlı jandarmalar, tatilcilerin plajlarda herhangi bir hırsızlık olayıyla karşılaşmamaları için görev yapıyor, yangın tehlikesine karşı millî parkta mangal yakılmaması ve tüp kullanılmaması için de tatilcilere uyarıda bulunuyorlar.

/ AYDIN

17.07.2007


 

Fransa müzakereyi durdurmayacak

Marsilya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Louis Aloccio, Fransa’nın Türkiye ile sürdürülen müzakereleri durdurmayacağını söyledi.

İstanbul’da ABHaber’e Türkiye-AB ilişkileri üzerine bir mülakat veren Aloccio, ‘’Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin Türkiye’nin AB üyeliğine sıcak bakmadığını, ancak Türkiye ile yürütülen müzakerelerin kesilmesini ise istediğini sanmıyorum. Sarkozy, müzakereleri durdurmaz. Zaten Brüksel Ankara arasında sürdürülen müzakereler sağlık yürüyüşü de değil. Türkiye bu zaman için AB mevzuatını kendi mevzuatına uyarlayacak. Açıkçası yapılacak çok iş var. Süreç devam ediyor. Bunun tersi olursa kriz çıkar’’ diye konuştu.

Avrupa’nın Türkiye’ye müzakereleri durduracağını söylemediğini sürecin devam ettiğinin altını çizen Aloccio, ‘’Sarkozy’nin Türkiye’nin AB üyeliğine karşı duruşu ile müzakerelerin devam etmesi ayrı şeylerdir’’ açıklamasında bulundu. Louis Aloccio, şunları kaydetti:

“Türkiye ile müzakerelerin durdurulacağı konusu Fransa’da tartışılmıyor. Bu konu Fransa’da gündem de değil. Müzakereleri Fransa engellemeyecek. Zaten müzakereler için en az 10 yıl var. Bu sürecin sonunda ne olur onu zaman gösterecek. İstanbul’un Avrupa için çok önemli bir yeri var. Marsilya’da Akdeniz’de uygarlığın kavşak noktasında bulunuyor. İstanbul’u da Marsilya’ya benzetiyorum. Aynı kaderi paylaşıyorlar. Türkiye AB ilişkilerinde bence Avrupa’ya verilecek en iyi cevap ekonomidir. Ekonomik kalkınmanın istenilen düzeye getirilmesi için yapısal reformların yapılması gerekiyor.’’

AB’nin tam olarak ne olduğunun Avrupa kamuoyunca da tam olarak bilinmediğine işaret eden Aloccio, ‘’AB 27 üyeli bir örgüt ama daha siyasi bir yapıya kavuşamadı. İlk önce AB’nin yapısal reformları tamamlaması gerekiyor’’ görüşünü ileri sürdü.

/ İSTANBUL

17.07.2007


 

Kasırga'nın bakanlığına itiraza ret

Ankara 16. İdare Mahkemesi, Adalet Bakanlığı Müsteşarı iken seçim döneminde Adalet Bakanlığına atanan Fahri Kasırga’nın atanmasına ilişkin işleminin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle açılan dâvâyı “ehliyet” yönünden reddetti.

İstanbul Barosu avukatlarından Turgut Kazan, Fahri Kasırga’nın, “Adalet Bakanlığı Müsteşarı olduğu dönemdeki tutum ve davranışları nedeniyle tarafsız olamayacağı, atanmasının Anayasa’nın 114. maddesine aykırı olduğu” iddiasıyla, atama işleminin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle Danıştay’da dâvâ açmıştı.

Danıştay 10. Dairesi, dâvâda “görevsizlik” kararı vererek, dosyayı Ankara İdare Mahkemesi’ne göndermişti. Edinilen bilgiye göre, Ankara 16. İdare Mahkemesi de dâvâyı “ehliyet” yönünden reddetti. Turgut Kazan, İdare Mahkemesi’nin kararını temyiz ederek, öncelikle yürütmenin durdurulmasını istedi. Danıştay 10. Dairesi, temyiz istemini önümüzdeki günlerde karara bağlayacak.

/ ANKARA

17.07.2007


 

Değerler üzerinden siyaset yapılmamalı

Demokrat Parti (DP) Yalova Milletvekili Adayı Yakup Koçal, değerler üzerinden siyaset yapılmasına karşı olduklarını söyledi.

Yalova Yerel Gündem 21 tarafından “Yalova Milletvekilleri Adayları Bir Masada Buluşuyor” programı, Akasya Çay Bahçesi’nde milletvekili adayları ve Yalovalıların katılımı ile gerçekleşti. Programda bütün partilerin adayları 10 dakikalık konuşmaları süresince gençlere ve Yalova’ya yönelik olan projelerinden bahsettiler. Daha sonra geçilen soru-cevap kısmı ile de toplantı sona erdi. DP adayı Koçal, yaptığı konuşmaa, değerler üzerinden siyaset yapılmasına karşı olduklarını belirtrerek, “Biz değerler üzerinden siyaset yapılmasına karşıyız. Çünkü bu şekilde yapılan siyaset kavgaya neden olur ve kavga da hizmet gelmesi konusunda sıkıntıya neden olur” dedi.

Yeni Asya / YALOVA

17.07.2007


 

‘Cenazemde alkış istemiyorum’

1453 adlı kültür ve san’at dergisinin yayın danışma kurulu üyesi Prof. Dr. Semavi Eyice, akademisyen olarak 50 yılı geride bıraktı. Bizans ve Osmanlı San’atı tarihçisi Prof. Dr. Semavi Eyice kendisi yapılan ilgi çekici söyleşi de dergide, vasiyetini açıkladı.

Vasiyet olarak iki hususu özellikle talep eden Eyice, ‘’Cenazemin kesinlikle İstanbul Üniversitesi ve Edebiyat Fakültesi’ne götürülmesini istemiyorum. Çünkü bu iki müesseseye ve oradaki zevata da kırgınım. Cenazelerde son zamanlarda bir alkış modası çıktı. Onu da istemiyorum’’ diyor.

/ ANKARA

17.07.2007


 

Okulda ucuz tatil imkânı

Adana’nın Yumurtalık ilçesinde sahil yakınında bulunan ve memurlara ucuz tatil, okullara da gelir sağlamak amacıyla pansiyon gibi kiraya verilen okullarda yeni sezon başladı.

İlçe Millî Eğitim Müdürü Mustafa Özkan, yaptığı açıklamada, ilçe merkezinde bulunan Yumurtalık Çok Programlı Lisesi ile Atatürk İlköğretim Okulu’nun bahçesi ve sınıflarının yaz tatilini deniz kenarında geçirmek isteyen, ancak ekonomik şartları çok iyi olmayan memurlara geçen yıl olduğu gibi bu yıl da hizmet verdiğini söyledi.

Okul pansiyonlarda kalmak isteyen tatilcilerin, beraberlerinde getirdikleri çadırları bahçeye kurarak ya da sınıfları kiralayarak tatillerini yaptıklarını ifade eden Özkan, 15 gün için çadırlara 80 YTL, sınıflara ise 100 YTL ücret ödediklerini kaydetti.

Yemeklerini piknik tüplerde pişiren tatilciler, şartlarının ancak böyle bir yerde tatil yapmalarına izin verdiğini, okul pansiyonda tatil yapmaktan memnun olduklarını söylediler.

/ YUMURTALIK

17.07.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004