Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 28 Şubat 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Basından Seçmeler

“Hizmet” sorunu çözer mi?

Murat Yetkin, dünkü yazısında bütün alametleri bir güzel toparlamıştı ve diyordu ki, eyy nicedir kapsamlı Kürt paketi bekleyen iflah olmaz iyimserler; boşuna beklemeyin, hükümetin ne böyle bir hazırlığı, ne de niyeti var... Sıraladığı işaretler de az buz değildi doğrusu. Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, son derece açık konuşmuştu mesela. Başbakan şimdiye kadar Bakanlar Kurulu’na kapsamlı paketten filan bahsetmedi, diyordu. Daha da ileri gidiyor Adalet Bakanlığı olarak bu doğrultuda bir çalışma da yürütmediklerini söylüyordu.

PKK’yı dağdan indirmek amacıyla yeniden düzenleneceği söylenen TCK 221. Madde değişikliği de gündemlerinde yoktu. Yetkin, Erdoğan’a çok yakın iki isimle konuşmuş, onlardan da aynı doğrultuda bilgiler almıştı. Söylediklerine göre öyle paket maket yoktu ortada. Bazı iyileştirmeler yapılsa bile bunların topluca, bir paket halinde ortaya getirilmesi tercih edilmiyordu zaten, “etnik gerekçelerle adım atılıyor” görüntüsü vermemek için...

Demek ki biz şimdiye kendi kendimize gelin güvey olmuşuz. Başbakan’ın 221. maddeyle ilgili açıklaması da bir hayalmiş.

Aslında kimse ille de paket meraklısı değil. Dağınık gelse de olur. Ama açıklamalardan anlaşılan o ki, Ak Parti’nin -en azından kısa vadede - ne dağınık ne de paketlenmiş şekilde, öyle ciddi atılımlar yapmaya niyeti yok.

Çünkü çözümü başka yerde görüyor. Son yazımda da yazdığım gibi, Erdoğan’ın kafasında Güneydoğu’yu “Ak Partilileştirerek kurtarma” fikri var. Şu anda Ak Parti’nin tek projesi, önümüzdeki yerel seçimlerde bölge belediyelerini kazanmak; sonra onlar eliyle bölgeye hizmet götürmek... Bu yolla da bölgedeki varlığını, oyunu, gücünü daha da pekiştirerek etnik temelli politik hareketleri çökertmek...

Evet, umutlar “hizmet”e bağlanmış durumda...

Oysa bu hiç de yeni bir buluş değil. Bölgeye hizmet götüren ilk parti de Ak Parti olmayacak.

Türkiye’yi yönetenler, Osmanlı’dan bu yana, bölge halkına karşı duydukları yoğun güvensizlik içinde, “Devlete güven gerisini merak etme sen” politikası izlediler; devlete bağlılık, isyan etmeme, Kürt olduğunu unutma karşılığında, onun temel ihtiyaçlarını giderme görevini gönüllü bir biçimde üstlendiler, bundan gocunmadılar, tersine bunu tercih ettiler. Tercih ettiler, çünkü bu muhtaçlık durumunu devlete bağlılığın bir güvencesi olarak gördüler ve kendi yaptıkları hizmetleri de bu güvencenin bedeli olarak kabul ettiler. Kimi zaman daha yoğun, kimi zaman daha başarısız ama hizmet hep gitti Güneydoğu’ya. Bölgeden bir kuruş vergi toplanmadı ama 80 yıl boyunca hep para aktarıldı.

Sonuç ortada: Kürt isyanları hiç durmadı. Bölge halkı Kürt olduğunu unutmadı.

Dün köyünün yolu-suyu yoktu, bugün var; dün köyünde elektrik, telefon, okul yoktu, bugün hepsi var; ama hayat şartlarındaki bu ilerleme onun Kürt kimliği üzerindeki baskıları hoş görmesine yol açmadı. Hatta belki de tam tersine, hayat şartları geliştikçe, şehre göçen Kürt nüfusu arttıkça, eğitim düzeyi yükseldikçe Kürt kimliğinin yok sayılması politikasına duyduğu tepki daha da arttı. Ana dilinde eğitim yapmak, kültürünü geliştirmek, özgürce etnik siyaset yapmak, bölge yönetiminde daha etkili olmak gibi talepleri daha da güçlendi.

Ak Parti belki farkında değil ama, özünde bir kimlik sorunu olan Kürt sorununu “ekonomik kalkınma” yoluyla çözmeye niyetlenmesi, tıpkı bizim bazı dar kafalı Kemalistlerin başörtüsü sorununu bir “geri kalmışlık” sorunu gibi görmeleriyle aynı şey. Onların, halkımız yoksulluktan ve cahillikten kurtulursa başını da açar sanmalarıyla, Ak Parti’nin Güneydoğu kalkınırsa Kürtler kimliklerini unutur sanması arasında bir fark yok.

Hani böyle bakarlarsa belki daha iyi anlaşılır diye yazıyorum.

Bugün, 27.2.2008

Gülay Göktürk

28.02.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  İstiklâl Marşı son mısra

  Bölücülük ve resmî ideoloji

  Harekât neyin karşılığı?

  YÖK mü, localar mı?

  “Hizmet” sorunu çözer mi?

  Hukuk ve kanun bir tarafa, borusu ötenler bir tarafa


 Son Dakika Haberleri