Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 16 Mart 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Basından Seçmeler

Demirel ve irtica

Süleyman Demirel’e saygısızlık etmek istemem. Çünkü, hem eskiye dayanan bir dostluğumuz var; hem de uzun yıllar “beraber yürüdük biz bu yollarda.” Yalnız o zamanki düşünceleri bugünkünden çok farklıydı. Eski cümlelerinden birkaçını Radikal gazetesinde Hasan Celâl Güzel hatırlatmış. Ben, onun sütununa almadığı cümleleri sıralayayım:

- Son 35 yıl zarfında zaman zaman ortaya atılan “irtica” iddiaları olay, zaman ve mekân boyutlarına bağlanmadan sürdürülmüştür. Ne normal, ne de askermüdahale devirlerinde, sözü edilen bu tehlikenin, olması lâzım gelen sanıklarının yakasına yapışılmamış ama, “irtica tehlikesi” iddiası sürmüştür.

- Böyle bir tehlike varsa, devletin bunun üzerine varmaması, himaye etmesi düşünülemez. Böyle bir tehlike yoksa, dindar insanları rahatsız edercesine sürdürülen iddialar incitici olmaktadır.

- Hukukun üstünlüğüne dayanan anayasa devletinde “hayali tehlike”, “ihdas edilmiş suç” olamaz. Mücerret kaville suçlama olsa bile, bundan ceza çıkmaz. Bunlar hukukun fevkalâde büyük ve evrensel prensipleridir.

Demirel’in orduyu siyaset dışına çekmeye çalışan sözlerini de hatırlayalım: “Silâhlı Kuvvetler, millet iradesinin üzerinde değil, millet iradesinin emrindedir. Türkiye’nin müesseseleri, yerlerini, görevlerini, yetkilerini çok iyi anlamış olsalar, hiçbir problemimiz olmaz. Ama kurumlar kendiliklerinden, kendilerine yer, görev, yetki farz ederlerse, o zaman curcuna başlar. ‘Efendim İç Hizmet Kanunu’nun 35’inci maddesine göre...’ İyi ama, o kanunun bir de 43’üncü maddesi var. 35’inci madde ‘Cumhuriyeti korumak ve kollamak’ derken, 43’üncü madde ‘Siyasetle uğraşmayın’ diyor. Ama Türkiye bunları alkışladığı için, bu müdahaleler oluyor. Silâhlı Kuvvetlerin yeri, görevi, yetkisi çok iyi tayin edilmeli. Bakınız, bugün Silâhlı Kuvvetlerin kime bağlı olduğu dahi muallâktadır. Anayasa ‘Başbakana karşı sorumludur’ der; ‘Bağlıdır’ demez. Bu anayasada ‘bağlıdır’ lâfı yok. İşte bu da bizim devletin büyük meselelerinden biridir.” (Yeni Asya gazetesinin neşriyatı “İslâm, Demokrasi, Laiklik”)

Sabah, 15.3.2008

Nazlı Ilıcak

16.03.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  Kapatmak çözüm mü?

  Uzayda idam

  Demirel ve irtica

  Bu nasıl bir ülke?

  Demokrasiye aykırı fiillerin odağı!

  Devlete dokunun...


 Son Dakika Haberleri