Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 09 Nisan 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Görüş

İş dünyasından Doğu’ya ticaret, yatırım ve işbirliği köprüsü

Türkiye'deki sanayi ve ticaret ehlini buluşturan, kaynaştıran ve bu kesim için ülke ve dünya genelinde işbirliği köprüleri kuran TUSKON, geçtiğimiz hafta sonu Erzurum'da bu mânâda büyük bir organizasyona imza attı.

1001 sanayici ve işadamını, ilk hedef olarak tesbit edilen 101 proje etrafında toplayan TUSKON, Doğu Anadolu Bölgesinin kalkınması, işsizliğe çare bulunması ve hazin göç dalgalarının önlenmesi için, gelen dâvetlilere bilhassa yatırım ve işbirliği çağrısında bulundu.

Doğu Anadolu Kalkınma ve İşbirliği Köprüsü (DAKİK) adı verilen bu büyük buluşma, Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu'na (TUSKON) bağlı Doğu Anadolu Sanayici ve İşadamları Federasyonunun (DASİDEF) ev sahipliğinde gerçekleştirildi.

Kalabalık bir basın grubunun da takip ettiği toplantı, Palandöken Dağı yamacında inşa edilmiş bulunan Polat Renaissance Hotel'de yapıldı. İki gün devam eden ve ortak yatırımlar için birçok işadamının el sıkıştığı toplantının birinci etabına Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan, ikinci etabına ise Başbakan Erdoğan iştirak ederek birer konuşma yaptı.

ÜMİT VERİCİ MORAL YÜKLÜ KONUŞMALAR

DAKİK adı verilen bu kalabalık toplantıya katılarak, sayıları bini aşan dâvetli sanayici ve işadamlarına hitap eden ilgili ve yetkili şahsiyetler, hakikaten ümit verici ve moral gücü yüksek konuşmalar yaptılar ve açıklamalarda bulundular.

Toplantıya katılım oranı bir hayli yüksekti. Beklentiye göre, toplantıya iştirakin 500'ü bölgeden, 500 kadarının da bölge dışından olacağı tahmin ediliyordu. Ne var ki, iştirak edenleri yekûnu bu beklentinin çok üzerinde olduğu görüldü. Bu sebeple, zaman zaman izdiham yaşandı.

Toplantıya gösterilen ilgi ve iştirakin yüksek olduğunu gören hatiplerin morali de haliyle yerindeydi.

Bu atmosfer içinde kürsüye çıkarak dâvetlilere hitap eden gerek ev sahibi durumundaki DASİDEF Başkanı Mustafa Yıldız ve gerekse TUSKON Başkanı Rızanur Meral, ümitleri kamçılayan ve kaynaşmayı hızlandıran teşvik edici konuşmalarda bulundular.

Konuşmacılar, özellikle son iki yıldır yurt içinde ve yurt dışında yapmış oldukları hizmetlerden söz ettiler, bu meyanda Türk müteşebbisler için yatırımı, üretimi, istihdamı arttırmaya yönelik kurmuş oldukları işbirliği köprülerinden misâller aktardılar.

Ayrıca, nisbeten geri kalmış ve sürekli şekilde göç veren Doğu Anadolu Bölgesinin kalkınması için, mevcut bütün imkânların seferber edilmesi gerektiğini bilhassa vurgulama ihtiyacını hissettiler.

Toplantıda uzunca bir konuşma yapan Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan da, dâvetlilerin ilgisinden duyduğu memnuniyeti ifade ile, Bakanlık olarak yapılmak istenen hizmetler için her türlü kolaylığı sağlamaya ve bu maksatla teşvik edici yeni kànunî düzenlemeler yapmaya vargücüyle çalışacalarını dile getirdi.

Akşam saatlerinde toplantıya katılan Başbakan Erdoğan'ın mesajları ise, siyasî istikrar ağırlıklı idi. Başbakan, siyasî istikrarın sağlanmasıyla, ekonomik istikrarın da sağlanacağını hatırlattı ve yoğun alkışlar arasında "Durmak yok, yola devam" mesajını özellikle ve tekraren vurgulamaya çalıştı.

KIŞ TURİZMİ SEZONU DAHA UZUN SÜREBİLİR

Erzurum'da kaldığımız iki gün boyunca, aralıklı şekilde yoğun kar yağışına şahit olduk. Mevsimin bahar olması hasebiyle, yağan karlar şehir içinde çabuk eriyordu.

Yüksek dağ kesiminde ise, kar kalınlığı fazlaydı. Uzaktan bakınca, kayak yapmaya hayli elverişli görünüyordu. Buna rağmen, Palandöken'de aylardır devam eden kayak sezonunun kapandığı ifade edildi. Bu sebeple, onca teleferik istasyonu boş ve muattal bir vaziyette duruyordu.

Doğrusu, bu durgun halin asıl sebebini anlayamadık. Ayrıca, kimseden de tatminkâr bir cevap alamadık. Yani, o dağlarda istediğin kadar kar var ve halen de yağmaya devam ediyor. Ve fakat, kış turizmi denen bereketli hareket tamamen durmuş, adeta bitmiş bir vaziyette... Neden? İnandıcı mahiyette bir cevap, bir izah bulununcaya kadar bu soru sorulmaya devam edecek.

ÇEVRESİYLE, MERKEZİYLE GÜZEL ŞEHİR

Erzurum, Allah vergisi türlü güzelliklerle bezenmiş bir şehir.

Çevresinde ve şehre hakim mevkilerde kurulmuş tabyalardan, türbelerden ve muhtelif ziyaret mahallerinden tutun, şehir merkezinin hemen her tarafında serpilmiş bulunan cami, tekke, medrese, türbe, han, hamam, çeşme, kale, kule, kümbet, saray ve antik çarşılara varıncaya kadar, hemen her tarafı buram buram tarih, kültür, medeniyet ve mâneviyat kokuyor Erzurum'un.

Öte yandan burası, göz alabildiğine uzayıp giden ovası, serin yaylası, sıcak kaplıcaları, ve etrafı çevreleyen karlı yüksek dağlarıyla, coğrafî yönden de harikulâde bir güzelliğe sahip. Karayolu, demiryolu ve hava meydanı imkânına da sahip olan Erzurum'un, ayrıca kendine has havası, suyu ve sâir mahsülâtı itibariyle, cidden övülmeye, sevilmeye lâyık belde.

Bu haliyle gezip gördüğümüz, ayrıca oradaki okuyucularımız ve can dostlarımızla da gece yarılarına kadar oturup sohbet imkânını bulduğumuz şirin Erzurum'un tadı damağımızda kaldı. Bakalım bir dahaki seyahat, hayırlısıyla ne zaman kısmet olacak...

M. LÂTİF SALİHOĞLU

09.04.2008


‘Şark’ı ayağa kaldırmak

Osmanlının son dönemlerinden günümüze kadar normalleşemeyen Doğu, bugün gençlerin çeşitli vesilelerle (Nevruz ‘bayram’ı da dahil) taşkınlıklarına sahne oluyor. Osmanlının son dönemi ve Cumhuriyetin ilk yarısında doğumuzdan kargaşa sesleri geliyordu. Bu iki ‘taşkınlığın’ sebeplerine baktığımızda nesillerimizin nasıl bir değişim geçirdiklerini rahatça görebiliyoruz.

BİR UÇTAN BİR UCA SAVRULMA

Her ne kadar baktığımız pencerelerin ikisi de güzel manzaralara açılmıyorsa da (müsbet hareketten yoksun), karşılaştırılmalarında fayda var diye düşünüyorum.

Önceki zamanlarda doğuda bulunan ve medrese eğitimi almış şeyhler, devletin dini dışladığını düşünerek kargaşa çıkarma eğilimindeydiler.

Şimdilerde doğumuzun (ve tabiî ki hepimizin) huzurunu kaçıran bu taşkınlıkların fikir boyutu nedir? Günümüzde kargaşa çıkaranların; ‘dine-dindara karşı tutum’la bir problemi yok. Hatta bu konularda resmî ideolojiyi geçecek derecede laubali görünüyorlar. Tam olarak ismini koymak zor, fakat sebep olarak iki kavram ön plana çıkıyor: Milliyetçilik ve Marksizm. Milliyetçiliğin nasıl hortlatıldığı malûm. Etki-tepki meselesi. Ya Marksizm? Bu dinsizlik fikrinin ulaşabileceği en son yer olan doğu, bugün Marksistlerin kanlı fikirleriyle çalkalanmakta. Buna işaret eden çok açık deliller var. Dinî ve kalbî yönü ağır basan doğumuzda, gençlerimizin hem bu dünyasını, hem de ahiretini çalan bu fikir nasıl yeşerdi? Kalben meyletmenin bile zulme ortak olmaya yeteceği bir durumda, özellikle dinî hassasiyeti olan insanları akl-ı selime davet etmek gerekiyor.

Ekilen bu dinsizlik fikirleri anarşizm olarak geri dönüyor.

ALGILAMALARA DİKKAT!

Kuzey Irak operasyonunun teknik değerlendirmesi muhakkak yapılacaktır. Operasyonun Batı ve İslâm milletlerince nasıl bir algı oluşturduğunun ipucu diyebileceğim iki olay yaşadım: Pakistanlı bir ağabeyimizin değerlendirmeleri beni çok şaşırttı. Bu operasyonun İslâm âlemiyle ‘ittihadımızı’ sarsacak bir mesaj içerdiği kanaatine vardım. Her ne kadar sadece bir kişinin beyanı olmuş olsa da…

-Askeriniz neden K. Irak’taki ‘Kürtlere’ operasyon yapıyor?

-Kürtlere değil, bazı eşkiyalara operasyon yapıyor.

-Onlar Müslüman değil mi?

-….

Çeşitli vesilelerle ‘dış dünya’yı takip ettiğini anladığım Yunanlı bir hocamız, dersin muhtevasına uygun bir misal vereyim derken “…meselâ Türkiye, Kürtlere operasyon düzenliyor” demesin mi?

“Kürtlere değil hocam, bu çok yanlış bir bilgi, sadece teröristlere operasyon yapılıyor.”

Tabiî böyle meseleler olunca sağlam bir bilgi akışının ne kadar önemli olduğunu daha iyi anlıyorsunuz. Hem âlem-i İslâm, hem de Batı âlemiyle…

Milletin zaten bildiği, son zamanlarda ilgili bütün kurumların da ifade ettikleri gibi; PKK belâsı sadece operasyon yapmakla sona erecek bir durum değil. Şarkı ayağa kaldıracak olan din ve kalb yöntemi, artık devlet kurumlarının da gündemine gelmelidir.

SAİD HAFIZOĞLU

09.04.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

 Son Dakika Haberleri