04 Ağustos 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Dergilerimiz

Haberler

 

52 GÜN ARADAN SONRAKİ İLK DURUŞMA

Emekli Tuğg. Veli Küçük ile İP Genel Başkanı Doğu Perinçek'in de aralarında bulunduğu 86 sanıklı birinci Ergenekon dâvâsı 52 günlük aranın ardından yeniden başladı. Duruşmada, bu dâvâ ile Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırılara ilişkin 8 sanıklı dâvâ birleştirildi. Karara tepki gösteren Perinçek ve arkadaşları salonu terk ettiler.

DANIŞTAY DÂVÂSI 1.5 YILDA BİTECEK Mİ?

Dâvâya bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklar ve avukatlarının iki dâvânın birleştirilmesi yönündeki karara yaptıkları itirazları reddetti. Kararı eleştiren İP Genel Başkanvekili Mehmet Bedri Gültekin, “Yeni Ceza Kanununda bir dâvâda tutukluluk 3 yıldan fazla süremez. Şimdi Danıştay dâvâsı 1,5 yılda bitebilecek mi?” diye sordu.

EMEKLİ Tuğgeneral Veli Küçük ile İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Doğu Perinçek’in de aralarında bulunduğu 86 sanıklı birinci ‘’Ergenekon’’ dâvâsının 52 günlük aranın ardından yeniden başladı.

Duruşmada, bu dava ile Danıştay üyeleri ve Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırıya ilişkin 8 sanıklı dava birleştirildi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki salonda görülen birinci ‘’Ergenekon’’ davasının 102. duruşması başladı. Duruşmaya, tutuklu sanıklar emekli Tuğgeneral Veli Küçük ve İP Genel Başkanı Doğu Perinçek’in de aralarında bulunduğu 25 tutuklu sanık katıldı. Duruşmada ayrıca tutuksuz sanıklardan eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu ve Güler Kömürcü Öztürk de hazır bulundu.

Salonda, Danıştay üyeleri ve Cumhuriyet Gazetesine yönelik saldırıya ilişkin davanın tutuklu sanıklarından Alpaslan Arslan, İsmail Sağır ve Tekin Irşi de yer aldı. Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, birinci ‘’Ergenekon’’ davası ile Danıştay üyeleri ve Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırıya ilişkin dava dosyalarının birleştirildiğini açıkladı.

SANIK AVUKATLARI, KARARA İTİRAZ ETTİ

Birinci ‘’Ergenekon’’ davası kapsamında yargılanan sanıkların avukatları, davanın Danıştay üyelerine ve Cumhuriyet gazetesine yapılan saldırı davasıyla birleştirilmesi kararına itiraz etti. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’ndeki salonda görülen davanın dünkü 102. duruşmasında, sanık avukatları tarafından usule ilişkin itirazlar dile getirildi. Tutuksuz sanık eski İstanbul Üniversitesi (İÜ) Rektörü Prof. Dr. Kemal Alemdaroğlu’nun avukatı Metin Çetinbaş, soruşturma ve yargılama safhasının takip edilemez hale geldiğini, dava dosyalarının 1000 klasörü geçtiğini ifade ederek, 2 dava arasında hukuki ve somut bir ilişki bulunmadığını savundu.

Bu davaların birleştirilmesinin Danıştay üyelerine ve Cumhuriyet gazetesine saldırılara ilişkin davanın sanıklarının lehine olacağını savunan Çetinbaş, ‘’Bu davayı tamamlamaya ne sizin ne de bizim ömrümüzün yetmeyeceği biraz hukuktan anlayan herkes tarafından bilinmektedir. Bu davaları ayırın. Buna yetkiniz var. Sorumluluk alın’’ diye konuştu.

Sanık İsmail Yıldız da son dönemde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun açıklamalarını yakından takip ettiğini belirterek, ‘’Bu süreçte hükümetin heyetinizi ve savcıları desteklediğini gördük. Sizler, hükümetin bizleri cezalandırmak için görevlendirdiği memurlar gibi oldunuz. Ben bir sanığım. Adalet bekliyorum ve bu süreçte hükümetin gölgesinin olmasını istemiyorum’’ diye konuştu.

Avukat Metin Çetinbaş ile diğer sanık avukatlarının itirazlarına karşın İstanbul Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel ise bu aşamada 2 davanın ayrılması kararına yapılan itirazların reddedilmesini istedi. Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün de talepleri değerlendirmek için duruşmaya ara verdi. Aranın ardından Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, 2 davanın birleştirilmesi kararına yapılan itirazların reddedildiğini bildirdi. İstanbul / aa

BAZI SANIKLAR DURUŞMA

SALONUNU TERK ETTİ

Birinci ‘’Ergenekon’’ davası ile Danıştay üyelerine yönelik saldırıya ilişkin davanın birleştirilmesi nedeniyle bazı sanıklar duruşma salonunu terk etti. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde görülen davada söz alan tutuklu sanık İP Genel Başkanı Doğu Perinçek’in avukatı Mehmet Cengiz, ‘’İP’nin saldırıya uğrayan hakim Mustafa Yücel Özbilgin ile aynı safta olduğunu’’ savunarak, ‘’İP, olsa olsa müdahil olabilir.

Müdahillik talebimizi önümüzdeki günlerde ifade edeceğiz. Birleştirilme kararı Türkiye ve Türkiye’nin milli güçlerine yapılan en büyük haksızlıktır’’ dedi.

Cengiz, mahkemenin bu 2 dosyayı ayırmaya yetkisi olduğunu belirterek, ‘’Ergenekon’’ dosyasında bulunan Danıştay’a saldırı ve Cumhuriyet Gazetesini bombalanma iddialarının CMK’nın 10. maddesi uyarınca ayrılarak yeni bir esasa kaydedilmesini istedi.

Cengiz, yeni bir esasa kaydedilen dosyanın Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nden gönderilen Danıştay üyelerine saldırı davası dosyasının birleştirilip yargılamanın bu şekilde yürütülmesini talep etti. Duruşmada söz alan Doğu Perinçek ise ‘’Danıştay suikastının bu davaya katılmasının bir tertip olduğunu ve zulmün son halkası olarak gördüklerini’’ söyledi. Perinçek ‘’Bu uygulama hukuku çiğnemenin ötesindedir, zulümdür. Atatürk devrimine karşı yürütülen psikolojik hareket sınır tanımamaktadır. Bu zulme boyun eğmiyoruz. Bu zulme katlanamayız. Mahkeme dosyayı derhal ayırmalıdır. Mahkeme buna teslim olursa ancak sandalyeleri yargılayabilir’’ diye konuştu. Perinçek’in sözleri, salonda bulunanlar tarafından alkışlandı. İP’li sanıklar Doğu Perinçek, Nusret Senem, Hikmet Çiçek ve Hayati Özcan ile Muzaffer Tekin daha sonra duruşma salonunu terk etti. İstanbul / aa

Kemal Alemdaroğlu: Ben

türban darbesi

yapmıştım

BİRİNCİ ‘’Ergenekon’’ dâvâsı kapsamında tutuksuz yargılanan eski İstanbul Üniversitesi Rektörü Kemal Alemdaroğlu, ‘’Türban kararı nedeniyle Danıştay hakimini katledenlerle yargılanmaktayım. Bu, bana vereceğiniz idam cezasından daha ağırdır’’ dedi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada söz alan tutuksuz sanık Alemdaroğlu, savunmasında belirttiği gibi ‘’en büyük suçunun, rektörlüğü sırasında türban ile ilgili aldığı karar olduğunu’’ ifade ederek, şunları

söyledi: ’’Ben türban darbesi yapmıştım. Üniversitede türban takılmasını açık ve kapalı alanlarda yasakladım. İki defa TBMM’de sorgulandım, aklandım. Şu anda ben türban kararı nedeniyle Danıştay hakimini katledenlerle yargılanmaktayım. Bu, bana vereceğiniz idam cezasından daha ağırdır.’’

Alemdaroğlu’nun bu sözlerini alkışlayan bazı izleyicileri, Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, ‘’Duruşma salonunun ahengini bozmayın’’ diyerek uyardı. Duruşmada söz alan Alemdaroğlu’nun avukatı Metin Çetinbaş ise yarım bıraktığı yazılı savunmasına 433. sayfadan itibaren devam etmek istediğini belirterek, sözlerine başladı. Çetinbaş, savunmasına başlamadan önce duruşma salonunun çok sıcak olduğunu belirtince Başkan Şengün, mahkemenin bu sorunu çözmeye çalıştığını ifade etti. ul/aa

04.08.2009


 

Yine aşiret kavgası

Ağrı'nın Diyadin ilçesi ile Van’ın Çaldıran ilçesi sınırındaki Dedebulak köyüne bağlı Aşağı ve Yukarı Davan mezrasında oturan ve aralarında husumet bulunan iki aile arasında kavga çıktı. Akraba olan iki aile arasındaki silâhlı kavgada 3 kişi öldü, 1 kişi yaralandı.

AĞRI'NIN Diyadin ilçesinde akraba olan iki aile arasında çıkan silahlı kavgada 3 kişi öldü, 1 kişi yaralandı. Alınan bilgiye göre, Diyadin ilçesinin Van’ın Çaldıran ilçesi sınırında bulunan Dedebulak Köyüne bağlı Aşağı ve Yukarı Davan mezrasında oturan ve aralarında husûmet bulunan iki aile arasında kavga çıktı. Silâhların da kullanıldığı kavgada, Reşat Yardımcı (25), Abdullah Yardımcı (20), Halil Aktaş (23) olay yerinde öldü, ismi henüz öğrenilemeyen 1 kişi ise hafif yaralandı. İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Tendürek Dağı eteğindeki Dedebulak köyü ile Aşağı ve Yukarı Davan mezralarına giriş ve çıkışı kontrol altına aldı. Olayda ölen 3 kişinin cesedi Çaldıran Devlet Hastanesi morgunu getirildi. Yaralanan kişi ise hastanede yapılan tedavisinin ardından taburcu edildi. Güvenlik güçleri olayla ilgili soruşturma başlattı. Öte yandan, 5 Ekim 2008 tarihinde de aynı aileler arasında Van’ın Çaldıran ilçesinde çıkan kavgada 1 kişi ölmüş, 10 kişi yaralanmıştı. Diyadin / aa

04.08.2009


 

Bir facia da Keşan’da

Malkara-Keşan arasında yolcu taşıyan Mesut Top’un kullandığı minibüs, karşı şeride geçerek, Keşan-İstanbul yönünde seyreden bir otobüs firmasına ait minibüs ve midibüsle çarpıştı. Meydana gelen zincirleme trafik kazasında 8 kişi öldü, 16 kişi de yaralandı.

Edirne’de

trafik kazası:

8 ölü, 16 yaralı

Edİrne’nİn Keşan ilçesinde meydana gelen zincirleme trafik kazasında 8 kişinin öldüğü, 16 kişinin de yaralandığı bildirildi. Malkara-Keşan arasında yolcu taşıyan Mesut Top’un kullandığı 59 M 5189 plâkalı minibüs, henüz belirlenemeyen bir sebeple karşı şeride geçerek, Keşan-İstanbul yönünde seyreden Keşan’ın Yenimuhacir beldesinde bir otobüs firmasına ait Enver Gökalp’in kullandığı 34 ZZ 2462 plâkalı minibüs ve Engin Yalçınkaya’nın yönetimindeki 34 EY 372 plâkalı midibüsle çarpıştı. Kazada 8 kişi öldü, 16 kişi de yaralandı. Olay yerinde incelemelerde bulunan Keşan Kaymakamı Metin Borazan, kazayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü söyledi. Keşan / aa

04.08.2009


 

Muhalefet çözüme karşı çıkmamalı

CHP Batman eski Milletvekili Mehmet Nezir Nasıroğlu, “Türkiye, 30 seneden beri bu olayların içinde. Bu sorun biterse Türkiye için bir rahatlama olmaz mı? Muhalefet ne düşünüldüğüne bakmadan itiraz ediyor. Ben anlamıyorum bunu. İnsanlar bir an önce bu sorunun çözülmesini canı gönülden istiyor” diyerek, terör sorununu bitirmek üzere gündeme getirilen çözüm arayışlarına karşı muhalefet partilerinin sergilediği tutumu eleştirdi.

Hükümetİn Kürt sorununa çözüm amacıyla başlattığı ‘demokratik açılım’ Doğu ve Güneydoğu’dan da büyük destek görüyor. Bir dönem bölgeyi Meclis’te temsil eden milletvekilleri de gelişmelerden memnun. AKP Bingöl eski Milletvekili Abdurrahman Anık, “Çözüm, Güneydoğu’da yıllardır terörden geçinen bir takım karanlık çevrelerin işine yaramaz.” derken; eski CHP Batman Milletvekili Mehmet Nezir Nasıroğlu ise muhalefetin çözüm önerilerine karşı çıkmasının tamamen bir talihsizlik olduğunu vurguladı. CİHAN muhabirine konuşan bölge milletvekilleri, Kürt sorununa çözüm amacıyla başlatılan ‘demokratik açılım’a destek verdi. AKP Bingöl eski Milletvekili Abdurrahman Anık, Türkiye’nin sorunu olan Kürt meselesinde hükümetin bugünkü açılımı ve gayretini takdirle karşıladığını söyledi.

Sorunun, hükümetin değil, Türkiye’nin meselesi olduğuna dikkat çeken Anık, iktidarıyla muhalefetiyle, sivil toplum örgütleriyle çözüme herkesin el atması gerektiğini vurguladı. Muhalefetin değerlendirmesini uygun bulmadığını anlatan Anık, “Orda bir siyaset yapılıyor. Siyaset yapmak demek, doğrulara karşı çıkmak demek değildir. Doğruları kim yaparsa doğrudur, yanlışı kim yaparsa yanlıştır. Muhalefetiyle herkesin bu işe el atması, belli bir ortamın sağlanması gerekir.” dedi.

Bingöl halkının bu sorunun bir an önce çözüme kavuşturulmasını arzu ettiğini dile getiren Anık, çözümün Güneydoğu’da yıllardır terörden geçinen bir takım karanlık çevrelerin işine yaramayacağını belirtti. “Onlar belki karşı çıkabilir. Ama karanlık çevrelerin dışında kim varsa biran önce kanın durması için çalışmalı.” diyen Anık, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kanın dökülmemesi lâzım. Devletin kaynaklarının boşuna harcanmaması lâzım. Toplum tüm etnik siteleriyle bir bütün olmalı. Bunlar zaten birbirine karışmış dayı yeğen olmuş. Kimse birbirinden ayıramaz, parçalamayaz. Parçalanır demek, sadece bir kuruntudur. Türkiye’yi tanımamaktır, insanları tanımamaktır.”

CHP Batman eski Milletvekili Mehmet Nezir Nasıroğlu ise olumlu gelişmeler olduğunu düşündüğünü söyledi. Hükümetin niyetinin çok iyi olduğunu ifade eden Nasıroğlu, iyi yöne doğru gidildiğini kaydetti. Muhalefetin karşı çıkmasının tamamen bir talihsizlik olduğunu ifade eden Nasıroğlu, “Türkiye, 30 seneden beri bu olayların içinde. Bu sorun biterse Türkiye için bir rahatlama olmaz mı ? Muhalefet ne düşünüldüğüne bakmadan itiraz ediyor. Ben anlamıyorum bunu. Batman’da insanlar çok olumlu bakıyor. Herkes bir umut içerisinde. İnsanlar biran önce bu sorunun çözülmesini canı gönülden istiyor.” diye konuştu. Ankara / cihan

“BÖLÜNMEYE HERKES KARŞI”

AKP Van eski Milletvekili Yekta Haydaroğlu da çalışmaları desteklediğini ifade etti. Gecikmiş bir çalışma olduğunu anlatan Haydaroğlu, çözüm konusunda muhalefetin, iktidarın birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi. Bölünme diye birşeyin olmadığını vurgulayan Haydaroğlu, zaten iktidar partisinin de bölünmeye karşı çıktığını hatırlattı. Dışarda algılama noktasında bir eksiklik bulunduğunu dile getiren Haydaroğlu, içerik açıklandığında bu düşüncelerin değişeceğini söyledi. Türkiye’nin kangren haline gelmiş bir sorunla ilgili adımları desteklediğini anlatan eski CHP Diyarbakır Milletvekili Muhsin Koçyiğit de bu çözülmeden Türkiye’nin ilerlemesi, kalkınması, adil gelir dağılımı, bölgeler arası gelir farkının ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığını kaydetti. Koçyiğit, “Sorunun çözülebilmesi için de soruna taraf olan bütün kesimlerin CHP, DTP, AK Parti diğer partilerin bir araya gelip sivil toplum kuruluşlarının görüşlerini alarak, kim ne söylemek istiyorsa burada söylemesi gerekiyor. Bir çözüm olacaktır, çözümün bir parçası olunması lâzım. Çünkü bu herkesin aleyhine olan birşey. Türkiye’de yaşayan herkesin, hem bölgenin aleyhine olan birşey. Biran önce çözülmesi gerekiyor.” şeklinde konuştu.

Hükümetin henüz paketin içeriğini açıklamadığını hatırlatan Koçyiğit, içeriğini bilmeden önceden ‘ihanet’ ifadesini kullanmanın olaya olumsuz bakmanın bir sonucu olduğunu ifade etti. CHP’nin çözüme olumlu bakmak zorunda olduğunu vurgulayan Koçyiğit, Kürt sorununun çözümü için CHP’nin olumlu yaklaşmasının çok önemli olduğunu vurguladı. DTP’nin de başlangıçta reddedilecek öneriler getirmemesini ve masaya iyi niyetli oturmasını isteyen Koçyiğit, “Halk bu girişimlere olumlu bakıyor. Çözülmesini istiyor. Çözüm herkesin faydasına.” dedi.

04.08.2009


 

TESK:Nasihat değil icraat istiyoruz

Türkİye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, esnaf ve sanatkârın sorunlarını yerinde tesbit etmek üzere Türkiye genelindeki toplantıları sürdürüyor.

TESK’den yapılan yazılı açıklamaya göre, Genel Başkan Palandöken son ekonomik krizde yaşanan sıkıntılar yerinde değerlendirmek ve 19 Temmuz’da yürürlüğe giren sigara yasağının esnafın işlerine etkilerini yerinde görmek üzere Türkiye genelinde sürdürdüğü ziyaretler kapsamında yarın Samsun, Sinop ve Kastamonu illerine gidecek.

Palandöken, söz konusu ziyaretlere ilişkin açıklamada, esnafın ve sanatkârın sürekli ‘sırtlarının sıvazlandığı’ ve esnafın nefes almasını sağlayacak ‘icraat yapılmadığı’ eleştirisinde bulunarak, şunları kaydetti: "Bugüne kadar hep nasihat dinledik. Ancak artık nasihat istemiyoruz. Nasihat çekmeler, nutuklar atmalar ve sırtımızın sıvazlanması değil, icraat istiyoruz. İstediğimiz icraat ise para değil, sadece kuralların konulmasıdır.

Yaşanan kuralsızlık sebebiyle esnaf ve sanatkârımız yok olmaktadır. Acilen kurallar konularak esnaf ve sanatkârımızın nefes alması sağlanmalıdır.’’ TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, göreve geldiği 2007 yılından bu yana, esnaf ve sanatkârın sorunlarını ve çözüm yollarını yerinde görüp incelemek için uzman ve teknik ekiplerle birlikte Türkiye’yi geziyor. İlk etap gezilerini Tekirdağ’dan başlatan Palandöken, bugüne kadar 50 il gezdi. Palandöken, ikinci etap gezilerine 3 Temmuz’da Sivas’ta başlamıştı. Esnaf ve sanatkârın durumunun masaya yatırılacağı Türkiye genelindeki ziyaretler sonrasında, tesbit edilen sorunlar ve çözüm önerilerinin Ankara’da değerlendirilip, hükümet yetkililerine iletilerek, sorunların en kısa zamanda çözülmesi amaçlanıyor. Ankara / aa

İmalat sanayiinde verimlilik düştü

İmalat sanayinde, bu yılın ocak-mart döneminde, çalışan kişi başına üretim, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15,6 azaldı. Millî Prodüktivite Merkezi (MPM), 2005 yılı bazlı, üç aylık çalışan kişi başına üretim endeksinin bu yılın ilk üç aylık bölümüne ilişkin sonuçlarını açıkladı. Buna göre, bu yılın Ocak-Mart döneminde, imalat sanayi genelinde, çalışan kişi başına üretim, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 15,6 azaldı. Çalışan kişi başına üretim endeksinde, geçen yılın dördüncü (Ekim-Aralık) dönemine göre azalma ise yüzde 10,2 oldu.

Açıklamaya göre, bu yılın ilk üç ayında, çalışılan saat başına üretim endeksi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 11,7, geçen yılın 4. dönemine göre ise yüzde 8,8 azaldı.

Yılın ilk çeyreğinde, çalışan kişi başına üretim endeksinde, bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla azalma, yüzde 43,2 ile ulaşım araçları imalatında görülürken, bunu kok kömürü ve rafine edilmiş petrol sektörü ile elektrik ve optik donanım imalatı sektörü izledi.

Bu yılın ilk çeyreğinde çalışan kişi başına üretim endeksinin arttığı iki alt sektör, ağaç ürünleri imalatı ve kağıt hamuru, kâğıt ve kâğıt ürünleri imalatı oldu. Ağaç ürünleri imalatı sektöründe çalışan kişi başına üretim endeksi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 26,5 arttı.

Çalışılan saat başına üretim endeksinde ise geçen yılın aynı dönemine göre en fazla düşme yüzde 34,9 ile kok kömürü, rafine edilmiş petrol ürünleri ve nükleer yakıt imalatında kaydedilirken, ağaç ürünleri imalatında çalışılan saat başına üretim yüzde 14,6 arttı. Ankara / aa

04.08.2009


 

Dolara müdahale

Merkez Bankası, bugünden itibaren döviz alım ihalelerine başlayacağını duyurdu. İhalelerde alımı yapılacak tutar günlük 30 milyon dolar olarak belirlendi.

Merkez Bankası, Ekim 2008’de ara verilen döviz alım ihalelerine bugünden itibaren tekrar başlayacak. İhalelerde alımı yapılacak tutar, günlük 30 milyon doları ihale ve 30 milyon doları opsiyon hakkı olmak üzere, en fazla 60 milyon dolar olarak belirlendi. Merkez Bankası’ndan yapılan yazılı açıklamada, son dönemde küresel ekonomiye ilişkin olumlu beklentilerin etkisiyle likidite ve risk iştahının tekrar güçlendiği, bu durumun diğer gelişmekte olan ülkelerle birlikte Türkiye’ye yönelik sermaye akımlarını artırdığı ve döviz piyasasının göreli bir istikrara kavuştuğunun gözlendiği kaydedildi. Açıklamada, içinde bulunulan bu sürecin Merkez Bankasının döviz rezervlerini kuvvetlendirmesi için uygun bir ortam oluşturduğu değerlendirilerek, Ekim 2008’de ara verilen döviz alım ihalelerine bugünden itibaren tekrar başlanılmasına karar verildiği bildirildi. Merkez Bankası açıklamasında, ihalelerde alımı yapılacak tutar günlük 30 milyon ABD doları ihale ve 30 milyon ABD doları opsiyon hakkı olmak üzere, en fazla 60 milyon ABD doları olarak belirlendiği ve ihale ile ilgili diğer şartlarda değişiklik yapılmadığı belirtildi. Açıklamada, önümüzdeki dönemde döviz arzına ilişkin gelişmeler yakından takip edilerek, öngörülenin dışında gelişmeler olması durumunda günlük ihale veya opsiyon tutarlarında önceden duyurularak her iki yönde de değişiklik yapılabileceği ifade edildi. Ankara / aa

04.08.2009


 

Gözler YAŞ kararlarında

Yüksek Askerî Şûrâ’nın olağan toplantısı, bugün sona erecek.

Yüksek Askerî Şûrâ’nın olağan toplantısı, bugün sona erecek. Şura’da alınan kararlar, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e sunulduktan sonra kamuoyuna açıklanacak. Yüksek Askerî Şûrâ’nın üçüncü gün çalışmaları dün gerçekleştirildi. Genelkurmay Başkanlığı Karargâhı’ndaki Yüksek Askerî Şûrâ toplantısında, terfi sırasında bulunan general, amiral ve albayların bir üst rütbeye yükseltilmesi, general ve amirallerin görev sürelerinin uzatılması ve emeklilik işlemleri ele alınıyor. Disiplinsizlik ve ahlâkî durumları nedeniyle Türk Silâhlı Kuvvetleri’nden (TSK) ayrılacak personelin durumları da toplantıda değerlendiriliyor. Şûrâ’da, TSK’yı ilgilendiren diğer konular da görüşülüyor. Ankara / aa

04.08.2009


 

SİGARA YASAĞI GEÇİM KAPISI OLDU

KapalI alanlara getirilen sigara yasağı tiryakilerin canını sıksa da kimi insanların yüzünü güldürdü.

Yasağı hatırlatan uyarı levhaları bazılarının ekmek kapısı oldu. 19 Temmuz 2009’da başlayan yasak sonrası kapalı alanlara asılmaya başlayan uyarı levhalarının satışında büyük artış oldu. Adana’da daha önce bayrak ve poster satanlar şimdi sokakta üzerinde, “Yasal Uyarı, 4207 Sayılı Yasa gereğince bu alanda sigara içilmez. Cezası 69 TL.’dir” yazılı levhaları pazarlıyor. 7 çocuk babası 49 yaşındaki İrfan Karpuz, günde ortalama 15 uyarı levhası sattığını söyledi. 3-5 TL’den müşteri bulan levhalara gösterilen ilgiden memnun kalan Karpuz, “İyi sigara yasağı başladı. Bizler de şimdilik bu işten ekmek paramızı çıkartıyoruz” dedi. 18 yaşındaki Ali Taşkömür de aynı sigara yasağına sevinenlerden. Daha önce hamallık yaptığını belirten Töşkömür, uygulama sonrası bu levhaları pazarlamaya başladığını kaydetti. Adana / cihan

04.08.2009


 

İP’liler tepki gösterdi

İP Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin, Danıştay üyelerine saldırı davasıyla birinci ‘’Ergenekon’’ davasının birleştirilmesine tepki göstererek, mahkeme salonunu terk etmelerine ilişkin olarak yaptığı açıklamada, ‘’Danıştay davasıyla bizim davamızın birleştirilmesi Atlantik ötesinde hazırlanan tertibin sahnelenmeye devam edildiğini bugün bize tekrar gösterdi’’ dedi. Mahkeme salonu dışındaki açıklamasında Gültekin, 1,5 yılı aşkın bir süredir bütün kurallar, kanunlar ve geleneklerin, kısacası ‘’bu millete ait olan her şeyin’’ ayaklar altına alındığını öne sürerek, bir tertibin ve zulmün yaşandığını iddia etti. Gültekin, ‘’Danıştay saldırısının katilleriyle Türkiye’yi seven, Cumhuriyete, Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı olanlar aynı salonda bulundurularak halkın önünde küçük düşürülmeye çalışılmıştır. Hukuksuzluğun ötesinde, bu kabul edilemez bir zulümdür. Danıştay davasıyla bizim davamızın birleştirilmesi Atlantik ötesinde hazırlanan tertibin sahnelenmeye devam edildiğini bugün bize tekrar gösterdi’’ diye konuştu.

Gültekin, Doğu Perinçek’in mahkemede, ‘Bu zulmü bu mahkeme devam ettirecekse, o zaman sandalyeleri yargılayacaksınız’ dediğini belirterek, İşçi Partililerin bu saldırıları kabullenmesinin söz konusu olamayacağını kaydetti. Mehmet Bedri Gültekin, Perinçek’in bu konuşmanın ardından, arkadaşlarıyla birlikte salonu terk ettiğini, aynı zamanda Perinçek ve İşçi Partili sanıkların avukatlarıyla Perinçek’e destek vermek amacıyla izleyici olarak gelen partililerin de salondan ayrıldıklarını dile getirdi. Gültekin, ‘’Bu birleştirme, Danıştay katillerini kurtarma operasyonunun bir parçasıdır. Yeni Ceza Kanunu’nda bir davada tutukluluk 3 yıldan fazla süremez. Şimdi Danıştay Davası 1,5 yılda bitebilecek mi?’’ dedi.

İP Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Özbey ise ‘’dünya tarihinde görülmemiş bir hukuk garabetinin yaşandığını’’ öne sürerek, ‘’Bu birleştirme kararını kabul eden İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin büyük bir hatası vardır. Amaç Atatürkçüleri, Cumhuriyetçileri, Danıştay katilleriyle bir araya oturtup bir mesaj vermeye çalışmaktır’’ diye konuştu. İstanbul/aa

04.08.2009


 

Ergenekon sanığı Levent Ersöz, ameliyat oldu

ERGENEKON soruşturması kapsamında tutuklanan Emekli Tuğgeneral Levent Ersöz, Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde dün ameliyat oldu. Ersöz’ün 1,5 saat süren ameliyatının başarılı geçtiği öğrenildi. Tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nde rahatsızlanan Levent Ersöz, cezaevi aracı ile önceki gece geç saatlerde Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılmıştı. Acil Servis’te ilk müdahalesi yapılan Ersöz’ün, bacağında morluk tesbit edilince Ortopedi Servisi’ne sevk edildi. Bağışıklık sisteminin zayıfladığı ve vücudunun çeşitli yerlerinden enfeksiyon kaptığı belirlenen Ersöz, ameliyata alındığı öğrenildi. Yaklaşık 1.5 saat süren başarılı bir ameliyatın ardından Ersöz’ün odada müşahadeye alındığı belirtildi. Bu arada Ersöz’ün eşi Muzaffer Ersöz de hastaneye gelerek ameliyatın bitmesini bekledi. İstanbul / cihan

04.08.2009


 

Yaş meyve sebze ihracatı düştü

ANTALYA Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (AYMSİB) ve Antalya İhracatçılar Birliği (AİB) Başkan Vekili Başkanı Mustafa Satıcı, Antalya’dan yapılan yaş meyve sebze ihracatındaki yüzde 2 düşüşün başarı olduğunu söyledi. Satıcı, yaptığı açıklamada, Filipinler, Endonezya, Kolombiya, Singapur, Çin, Sri Lanka, Venezuella, Mauritius, Tayland, Kanada ve Japonya’nın da aralarında bulunduğu 94 ülkeye 7 ayda 325 milyon 294 bin 270 dolarlık yaş meyve sebze, tekstil, konfeksiyon ve kesme çiçek ihracatı yapıldığını bildirdi. Geçen yılın aynı dönemine oranla tekstil ve konfeksiyonda yüzde 36, yaş meyve sebzede yüzde 2, kesme çiçek ihracında ise yüzde 4 düşüş yaşandığını belirten Satıcı, kombine ihracatta ise yüzde 155 artış olduğunu kaydetti. Satıcı, toplam ihracatın yüzde 8 düştüğünü söyledi. Antalya’dan en çok ihracatın Bulgaristan, Almanya, Rusya, Romanya, Ukrayna, Fransa, İngiltere, Hollanda, Yunanistan ve Bosna -Hersek’e yapıldığını vurgulayan Satıcı, şöyle konuştu: "Tüm olumsuzluklara rağmen yaş meyve sebze ihracatında yüzde 2 düşüş Türk ihracatçısının başarısıdır. Bu tamamen çok dinamik bir çalışmadan kaynaklanıyor. Küresel krizin tüm dünyayı olumsuz etkilediği bir dönemde Türkiye’nin yaş meyve sebze ihracatındaki bu kadarlık düşüş, ihracatçının her zaman yüksek tempo ve enerjide çalışmasının sonucudur. Dünyanın neresine giderseniz gidin özellikle de Avrupa’da Türk ihracatçısı görebilirsiniz. Rusya, Romanya ve Ukrayna’daki dağıtımları da Türk ihracatçısı yapıyor. Bu başarı, bir tesadüf değildir.’’ Satıcı, kriz döneminde yaş meyve sebze ihracatını artırma şansları bulunduğunu ancak döviz kurlarındaki düşüş ile yurt içinde ürün fiyatlarının yüksek olmasının bunu engellediğini ifade etti. Ankara / aa

04.08.2009


 

Almanya’da, minarelerden ezan sesleri yankılanacak

Almanya’nIn Hamburg şehrindeki Sankt Georg semtinde bulunan Merkez Cami’nin iki minaresi, Alman sanatçı Boran Burchhardt tarafından ‘’petekli minareler’’ haline getirilmek üzere söküldü. Hamburg’da 6 Eylül 2009 tarihinde yeşil-beyaz renklerle desenli yeni minarelere kavuşacak Merkez Cami’deki minarelerin sökme işlemine Alman ve Türk basını yoğun ilgi gösterdi. Kuzey Almanya İslâm Toplumu Başkanı Ramazan Uçar, gazetecilere yaptığı açıklamada, her 15 yılda bir caminin boyanması gerektiğini belirterek, ‘’Aradan 17 yıl geçmişti. Eski minareleri alüminyum ya da bakırla kaplama şansımız yoktu. Arının bal peteği gibi minareleri yeşil-beyaz renklere boyamak istedik. Önce karşı çıkan oldu. Ancak daha sonra cemaatin de görüşünü aldık ve bu renge boyadık. Hamburg-Mitte Belediyesi de büyük bir oy çokluğuyla minarelerin boyanmasına izin verdi’’ dedi.

Vatandaşlara bazı sürprizlerinin olacağını ve yeni dikilecek minarelerden ezan okunacağını ifade eden Uçar, ‘’Almanya’da da artık ezan okunma vakti geldi. Kiliseler çanlarını çalıyor haklı olarak. Biz de ezan okuma hakkımızın olduğunu düşünüyoruz. Yasalar buna müsait. Hamburg gibi diyaloğun açık olduğu bir şehirde ezan okunması diğer vatandaşlar tarafından da olumlu karşılanır diye düşünüyorum. Kiliselerle bu konuda görüşmedik, ancak ezan okunmasının kiliselerin de lehine olacağını düşünüyorum. Ezan okunması konusunda yetkililerle görüşmelerimiz başladı’’ diye konuştu.

Arı peteği desenli minarelere kavuşacak olan Merkez Cami’nin portatif iki minareli olması bakımından da Almanya’da ilk ve tek olma özelliğini taşıdığını kaydeden Uçar, ‘’Minarelerimiz 23 metre yüksekliğinde, binanın temeliyle birlikte yükseklikleri 40 metre. Maliyeti bize 40 ile 45 bin Avro’ya mal oldu. Bununla ilgili olarak yeni bir faaliyet başlattık’’ dedi.

Sanatçı Burchhardt ise 5 hafta gibi kısa bir süre içinde Merkez Cami’yi Hamburg’a yakışır bir cami şekline getireceklerini söyledi. Hamburg / aa

04.08.2009


 

Venüs’te, gizemli parlak leke

Güneş Sistemi’nin uzaklık bakımından ikinci, büyüklük bakımından altıncı gezegeni Venüs’te ortaya çıkan tuhaf parlak leke astronomları şaşkınlığa düşürdü. İlk olarak 19 Temmuzda Frank Melillo adlı Amerikalı amatör gök bilimci tarafından tesbit edilen Venüs’teki parlak leke, Avrupa Uzay Kurumu’nun (ESA) Venus Express uzay aracı tarafından da doğrulandı. Avrupa uzay aracının gönderdiği verilere göre, Venüs’teki gizemli nokta Dünya’dan ilk görüldükten 4 gün kadar önce ortaya çıktı ve giderek büyüdü. Bilim adamları, yüzey sıcaklığı 400 C’ye kadar ulaşan Venüs’teki bu parlak noktanın neden ortaya çıktığı konusunda, bunun volkanik bir ifrazat da olabileceği yönünde çeşitli fikirler ileri sürdüler. Ancak, bir volkanik patlamanın Venüs’ün çoğunluğu karbondioksitten oluşan yoğun atmosferi altında böylesine yayılabilmesi için çok şiddetli olması gerektiğini düşünen astronomlar, parlak noktanın Güneş’ten kopan ve Venüs’ün ağır atmosferiyle etkileşime giren parçacıklardan kaynaklanmış olabileceği tezini de gündeme getirdiler. Astronomlar, Venüs’te daha önce bu kadar büyük ve parlak olmasa da başka lekeler gözlemlemişlerdi. Öte yandan, üç yıl önce statüsü gezegenden cüce gezegene indirilen Plüton’un durumunda, Uluslararası Astronomi Birliği toplantısında bir değişiklik yapılmasının beklenmediği söylendi. Washington / aa

04.08.2009


 

İngiliz adaleti sanal âlemde

İngİltere ve Galler’de 18 ve 19. yüzyıllarda görülen yaklaşık 1,4 milyon dâvânın ayrıntılarına internet üzerinden erişilebilecek. Şecere konusunda uzman olan “ancestry.co.uk” sitesinde yayımlanmaya başlayan belgelerde, dâvâ konusu, yargılananların tam isimleri, doğum tarihleri, dâvânın görüldüğü mahkeme ve karar yer alacak. Sitede, 18. yüzyılın sonlarında ve 19. yüzyılın tamamında görülen dâvâlar bulunuyor. Bu dâvâların ardından 900 bin kişi hapis cezasına çarptırılmış ve 10 bin 300 kişi idam edilmişti. Belgelere göre o dönemde, İngiltere’de 5 şilinden (günümüzde 30 sterlin, yaklaşık 75 TL) fazla para çalanlar idam ediliyordu. Hayvan hırsızlığı yapan, kaçak yaban adatavşanı avlayan ve ağaç kesenlerin bazılarının da idam cezasına çarptırıldığı belirtiliyor. Gece yüzü siyaha boyanmış şekilde yakalananlar da, hırsızlığa karışmış oldukları sanıldığı için idam ediliyordu. Londra / aa

04.08.2009


 

Alternatif tıp, Amerikalıların gözdesi

Türkİye’de ‘kocakarı ilâcı’ diye yıllarca hakir görülen alternatif tıp, Amerika’da son derece gözde. ABD hükümeti tarafından yayınlanan bir sağlık raporuna göre her bir Amerikalı ilâç parasının üçte birini bitkisel ilâçlar ile alternatif tıbba ayırıyor. Amerikalıların yıllık bitkisel ilâç ile masaj, meditasyon, akupunktur gibi daha tabiî tedavi yöntemlerine harcadıkları para miktarı küçük ölçekli bir ülkenin bütçesine karşılık geliyor. Rapora göre 2007 yılında ABD’liler alternatif tıp ile bitkisel ilâçlara verdikleri para ise tam 34 milyar dolar. Alternatif tıp içinde Amerikalıların en fazla para ödediği ürünler ise vitamin ve mineral içermeyen bitki ilâçları oldu. Bu tür bitki ilâçları için 2007 yılında 15 milyar dolar harcayan Amerikalılar, yoga ve tai-chi gibi uzak doğu tedavi yöntemlerine de 4 milyar dolar verdi. Amerikalılar ayrıca homeopatik yöntemine 2,9 milyar dolar ve rahatlama tekniğine de 200 milyon dolar yıllık harcama yaptı. Raporda son olarak yetişkinlerin yüzde 38’inin 18 yaş altı olanlarında yüzde 12’sinin alternatif tıp ile tedavi aradıkları vurgulandı. Washington / cihan

04.08.2009


 

Kriz, Rus milyarderi pek etkilemedi

Forbes dergisi, 2009 yılında dünyanın en büyük yat sahibi ünvanının Rus milyarder Roman Abromoviç’e ait olduğunu açıkladı. Alman Bolhm&Voss tersanesinde inşa edilen 169 metre uzunluğundaki yat kendi kategorisinde emsâlsiz. Eclipse adı verilen yatta dokuz güverte, hangarlı iki helikopter pisti, 4 adet motorlu gezi teknesi, kıyıdan misafirleri almak için amiral botu, 10 adet so motosikleti, 12 adet dizel teknesi ile görenleri şaşırtıyor. Yatta iki yüzme havuzu, 11 misafir odası ve bir disko bulunuyor. Abromoviç’in güvenlik durumunda tekneden ayrılabilmesi için 6 milyon dolarlık ek bir denizaltı da gemiye monte edilecek. Geminin maliyeti ile ilgili 300 milyonla, 700 milyon arasında farklı rakamlar belirtiliyor. Ancak Rus basını 400 milyon dolarlık rakamın ağır bastığı görüşünde. Abromoviç’in yatın alımı ile ilgili bütün işlemleri 2010 başında tamamlaması hedefleniyor. Süper yat 75 km hız ulaşabiliyor. Abromoviç’in 115 metre uzunluğundaki eski yatını ne yapacağı ile ilgili bilgi bulunmuyor. Pelorus ve Sussurro ismi verilen iki yatı daha bulunan Rus milyarderin artık yat filosu üçe çıktı. Moskova / cihan

04.08.2009


 

AIDS’in yeni bir türü belirlendi

AIDS’e yol açan HIV virüsünün yeni bir türünün daha belirlendiği bildirildi. Nature Medicine dergisinin son sayısında yer alan araştırma haberine göre, Kamerunlu bir kadında belirlenen yeni HIV virüsü, virüsün şimdiye dek bilinen 3 türünden farklı. Yeni virüs, vahşi gorillerde kısa bir süre önce belirlenen simian virüsünün biçimine çok yakın özellikler gösteriyor. Bundan önceki 3 tür virüs, şempanzelerde ortaya çıkan simian virüsüyle bağlantılıydı. 62 yaşındaki kadının, 2004’de yapılan testlerde HIV virüsü taşıdığının belirlendiği, ancak tedavi edilmemiş olmasına karşın hâlâ AIDS belirtisi göstermediği ifade edildi. İstanbul / aa

04.08.2009


 

Başpiskopos: Facebook sosyal hayatı zedeliyor

İngİltere ve Galler Katolik Klisesi Başpiskoposu Vincent Nichols, Facebook ve MySpace gibi sosyal paylaşım siteleri başta olmak üzere sürekli internet üzerinden mesajlaşma şeklinde kurulan iletişimin sosyal hayatı zedelediğini söyledi. Özellikle gençleri uyaran Başpiskopos Vincent Nichols, bu tür bir hayat tarzına bağımlı olan gençler arasında niceliğin (kemmiyet) nitelikten (keyfiyet) daha fazla değer gördüğe dikkat çekti. Sosyal paylaşım siteleri üzerinden arkadaş edinmenin belli bir süre sonra bu arkadaşlık bitince intihar olaylarına yol açtığını vurgulayan Başpiskopos Nichols, “Gençler arasındaki intihar olaylarında faktörlerden biri de bu arkadaşlık sitelerinden edindikleri sahte dostlukların bir şekilde sona ermesidir. Dostluk, arkadaşlık bir meta değildir. Dostluk azim ve fedakârlık gerektirir.” dedi. Toplumların artık kendi aralarında yüz yüze arkadaşlıklar ve dostluklar kurabilmek için kabiliyetlerini yitirdiklerini anlatan Başpiskopos Nichols, “Günümüzde aşırı mesajlaşma, e-posta ve sosyal paylaşım sitelerinin kullanılması ile telefonlaşma yüz yüze sohbet etmenin yerini aldı.” diye konuştu. Londra / cihan

04.08.2009


 

Çin, taykonot olacak ‘süper insan’ arıyor

Uzaya “süper insanlar” göndermeyi amaçlayan Çin, uzay programında yer almak isteyen taykonotlar için 100 şart öne sürdü. Çin’in doğusundaki Hava Kuvvetleri Hastanesi doktoru Şi Bing Bing, yeni şartların uzaya “en iyinin en iyisini” göndermelerini sağlayacağını söyledi. Şartların başında nefesin kokmaması, burnun akmaması, ter kokmamak ve eşinin rızasını almak bulunuyor. “Süper insan” olarak seçilebilmek için 3 nesil sağlıklı olmak, ilâç alerjisi ya da mantar hastalığı olmaması da aranan şartlar arasında yer alıyor. Uzaya ilk kez 2003’te insan yollayan Çin, ilk uzay yürüyüşünü de geçen yıl yapmıştı. Çin, uzun dönemde kendi uzay istasyonunu inşa etmeyi amaçlıyor. Pekin / aa

04.08.2009


 

Liselere kayıtlar başladı

SInavsIz öğrenci alan genel liseler ile meslek liselerine elektronik ortamda ‘’aday’’ kayıtları bugün başladı. Aday kayıtları için okul müdürlüklerine başvurulacak. Genel liselere aday kayıt işlemleri genel lise müdürlüklerince, meslek lisesine kayıt işlemleri de meslek lisesi müdürlüklerince yapılacak. Kayıt sırasında, okul müdürlükleri kendilerine başvuran öğrencilerin kimlik bilgilerini, diploma notlarını ve adres bilgilerini e-okul sisteminden sorgulayıp kontrol edecekler. Genel liselere aday kayıtlarında bölge ve ikametgah adresi esas alınacak. Genel liseye kayıt olmak isteyen adayın ikameti, öğrenci yerleştirme komisyonlarınca belirlenmiş olan okulun bölgesi sınırları içerisindeyse kaydı yapılacak. Liselere aday kayıt süresi 28 Ağustos'ta sona erecek. Ankara / aa

04.08.2009


 

Sahil Yolu tartışması bitmedi

BayIndIrlIk ve İskân Bakanı Mustafa Demir, Karadeniz Sahil Yolu’nda taşkınlara sebep olan altyapı probleminin henüz tesbit edilmediğini söyledi.

Bir soru üzerine Doğu Karadeniz’deki su baskınlarına karşı oluşan zarar ve eleştirilere değinen Demir, “Karadeniz Sahil Yolu’nun bariyer oluşturup su birikintilerine sebebiyet verdiği ifade ediliyor. Birçok noktada yoğun yağış aldığınız zaman su, dere yataklarından denize ulaşana kadar mutlaka birikintiler oluşturacaktır. Bunu, Karadeniz Sahil Yolu’nun yapılmış olmasına bağlamak doğru değil. Asıl sıkıntı dere yataklarına yapılan evlerde mevcut. Dere yataklarının değiştirilmesi ile üzerine yapılan evler, selden zarar görüyor. Burada ciddî bir sıkıntı var. Belediyelerimize bu konuda ciddî görev düşüyor. Ama Karadeniz Sahil Yolu’nun su birikintilerine, taşkınlara, altyapı hasarlarına ve can kayıplarına sebep olduğu noktasında elimizde henüz bir tesbit yok. Bu yıl son 50-60 yılın en fazla yağış alan Temmuz ayını geçirmemize rağmen Sahil Yolunda hasar ve sıkıntı olmadığını görüyoruz” diye konuştu.

Afetle ilgili olarak Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’nın oluşturulduğunu ve başkanının atandığını da açıklayan Demir, “DSİ sel afetine karşı çok güzel çalışmalar yaptı. Bu çalışmalar, zarar ve hasarların etkisini önledi” dedi. Samsun / cihan

04.08.2009


 

YASAKÇILAR KINANDI

Özgür-Der Antalya Temsilciliği tarafından düzenlenen “Başörtüsüne Özgürlük” eylemi Antalya kapalı yolda gerçekleştirildi. Sunumunu Fahriye Hacıoğlu’nun yaptığı açıklamada, dünyada ve Türkiye’de meydana gelen zulümler vurgulandı ve özellikle katsayı adaletsizliğinin giderilmesine yönelik çalışmanın toplumda meydana getirdiği olumlu havaya rağmen yasakçıların yürütmenin durdurulması talebiyle Danıştay’a müracaat etmeleri kınandı. Topluluk, atılan sloganlardan ve okunan basın bildirisinden sonra dağıldı. Antalya / Yeni Asya

04.08.2009


 

Dalgıçlar, denizi temizledi

Bursa’nIn Mudanya ilçesinde, dalgıçlar tarafından deniz temizliği yapıldı. Mudanya Belediyesi’nin katkılarıyla organize edilen sahil şeridi dip temizliği, Bursa Su Altı Avcıları Derneği’ne mensup dalgıçlar tarafından gerçekleştirildi. Dip taraması yapan yaklaşık 20 dalgıç, denizden, araba lastikleri, plastik sandalye ve pet şişe gibi maddeler çıkardı. Mudanya Belediye Başkanı Hasan Aktürk, yaptığı açıklamada, gelecek nesillere temiz denizler bırakmak için çalıştıklarını belirterek, ‘’Küçük bir alanda çıkan bu pislik, insanlarımızın artık denize sahip çıkması gerektiğini gösteriyor’’ dedi. Mudanya / aa

04.08.2009


 

Gazi Üniversitesi’ne 97 öğretim üyesi alınacak

Gazİ Üniversitesinin çeşitli birimlerine öğretim üyesi alınacak. Öğretim üyesi alımına ilişkin ilân Resmî Gazete’de yayımlandı. İlâna göre çeşitli fakültelerdeki kadrolara profesör, doçent ve yardımcı doçent unvanlı toplam 97 öğretim üyesi alınacak. İlânın Resmî Gazete’de yayımlanması ile başlayan başvuru süresi 15 gün olarak belirlendi. Adayların, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 5772 sayılı Kanunla değiştirilen 23, 25 ve 26’ncı maddelerinde belirtilen asgarî şartları sağlamış olmak kaydıyla her bir unvan için belirtilen diğer şartları taşımaları gerekiyor. Ankara / aa

04.08.2009


 

Kan bağışları geçen yıla göre arttı

Türk Kızılayı’na yapılan kan bağışları, 2009’un ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 22 oranında arttı. Türk Kızılayı’ndan aldığı bilgiye göre, kan bağışı, bağışların dağılımı ve üretim oranlarının geçmiş dönemlere oranla artış gösterdi. Buna göre, geçen yılın ilk yarısında toplam 342 bin 353 ünite olan kan bağışı, 2009’un aynı döneminde yüzde 21,6 artarak 416 bin 320’ye ulaştı. Türk Kızılayı, Ulusal Güvenli Kan Temini Projesi kapsamında yürüttüğü çalışmalar kapsamında gezici kan alma ekiplerinin de sayısını arttırdı. 2008 yılında 7 bin 606 olan gezici kan alma ekip sayısı 2009’da 7 bin 885’e çıktı. Kan bağış sayıları, bölge kan merkezlerine göre incelendiğinde ise en çok kan bağışının Marmara Bölgesi’nde yapıldığı gözleniyor. İl bazında ise 2009 yılında bir önceki yıla oranla kan bağışında en fazla oranda artış sağlayan illerde yüzde 314’lük artışla Muş ilk sırada yer aldı. Ankara / aa

04.08.2009


 

Ankara’da su kesintisi

İçme suyu şebeke hattında bağlantı çalışması yapılması dolayısıyla Gölbaşı’nın bazı bölgelerinde 5 Ağustos Çarşamba günü, su kesintisi uygulanacak. Ankara Büyükşehir Belediyesinden yapılan yazılı açıklamaya göre, Oğulbey Mahallesi Özel Kuvvetler Taburu önünde içme suyu şebeke hattında bağlantı çalışması yapılacağı için, 5 Ağustos Çarşamba günü Türksat Uydu İstasyonu, Özel Kuvvetler Taburu, Konya Yolu Gölbaşı Ahiboz arası ve Oğulbey Mahallesi’ne 08.00 -18.00 saatleri arasında su verilemeyecek. Ankara / aa

04.08.2009

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

Bütün haberler

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.