16 Eylül 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

RAMAZAN HÂLLERİ

Şeâir-i Ramazaniye - OSMAN ZENGİN

“Şeair-i İslâmiyeyi biliyorduk da, bu şeâir-i Ramazaniye de nereden çıktı?” demeyin. Şeâir-i İslâmiye, ”İslâmî işaretler” demektir. Ramazan da bir şeâir-i İslâmiyedir. İşte bu Ramazan’ın da şeâirleri, işaretleri var. Onları görünce Ramazanı hatırlarız, bize Ramazanı hatırlatırlar genellikle. Bunlar da; imsakiye, hurma, pide, kandil, mahya, Ramazan topu ve davuludur aşağı yukarı.

Bundan yarım asır önce, çocukluğumuzda, Ramazan gelmeden günler önce, imsakiye satılırdı. Şimdi, "satılırdı” deyince birçoğunuz “Ne satılması yahu? Her tarafta imsakiye var. Neredeyse bir evin bütün odalarında var. Bunlara para vermiyoruz. Birçok mağaza, fırın, market bundan bastırıp, müşterilerine bedava veriyor” diyeceksiniz. Evet şimdi öyle ama, o zaman öyle değildi işte. O zamanlar, “saman kâğıt” dediğimiz -ki şimdinin gençleri ve çocukları pek bilmez- basit ve ucuz kâğıda basılan, iki tarafında da iki minare resmi olan, ortasında veya üstünde "Hoş geldin Ramazan” yazan ve satıcılar tarafından “İmsakiyeee” diye, o zamanki parayla 5 kuruşa satılan bir kâğıttı. Ama, işte onun özelliği bizim çocuk nazarımızda, Ramazan’ın yaklaştığının müjdecisi olmasıydı. Yani Ramazanın işaretiydi, anlardık ki Ramazana az kalmış.

Özellikle iftar vakti oruç açmada yenilen hurma ise, şimdiki gibi öyle her yerde bulunmaz, hatta satılmazdı da pek. Ancak işte, hacca, umreye giden eş dost tarafından oradan hediye olarak getirilir, millet de onu gözü gibi saklar, Ramazanlarda kullanırdı. Şimdi Allah’a şükür ganimet gibi her yerde bulmak mümkün.

Pideler zaten malûm. Vatandaşın gözbebeği, Ramazanda iftar sofralarını süsleyen ince ekmeğimiz. Tabiî fırıncıların da gözbebeği pideler. Ramazanı iple çeker onlar. Bir de onun yumurtalısını çıkardılar, artık bir pideye bir yumurta koyuyorlar mı bilmem ama, sade pideyle fiyat farkı, bir yumurta fiyatından fazla. Anlamadığım bir şey de vatandaşın iftar vaktine yakın, gidip fırınların önünde pide kuyruğuna girmesi. Hiç sevmediğim ve sıkıldığım kuyrukta bekleme yerine, genellikle biraz daha erken gidip alırım pideyi. Haa, bir de şu var. Tabiî gramajı az, fiyatı fazla pideden durumu müsait olmayıp alamayanlar da var. Çoluk çocuğu da fazla olan bu insanların, ekmek almaları daha uygunken, fırıncılar ekmeği gündüz yapıp, akşam pideye ağırlık veriyor ve çoğunlukla da vatandaş, bayat ekmek yemek mecburiyetinde kalıyor.

Minarelerdeki lambalarla, “mahya” denilen çeşitli ibareler yazılan “kandil”ler ise, bize Osmanlı’dan mirastır. O zaman elektrik olmadığından, genellikle zeytinyağını koydukları kaplara verilen isimle yâd edilirdi. Hâlâ da o isimle biliyoruz kandillerimizi.

Ramazan davulu da, yine o zamanlar saat v.s. olmadığından Müslümanları sahurda uyandırmak için kullanılırdı ve sadece dar bir mahalle aralığında kullanıldığından, insanlar çok erken uyandırılmazdı. Şimdi ise birden fazla iş kaptıkları için, saatler önce çalarak her tarafı dolaşır davulcular. Osmanlı zamanında davulcular bayram sabahı gelip bahşiş toplarken şimdi, hemen Ramazanın haftası olmadan iftar vaktinde kapılara dayanıyorlar.

İftar topunu anlatmaya lüzum yok, çünkü hepiniz biliyorsunuz. Zaten bizim burada top patladı sayılır, biz de oruç açmaya gidiyoruz artık, müsaadenizle…

16.09.2009

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

Başlıklar

  Ramazan takvimi

  BİR ÂYET, BİR YORUM

  Bir Sahabenin Günlüğü

  Geldi, geçiyor mübarek ay Ramazan

  BEHLÜL DÂNÂ VE HARUN REŞİD

  İLMİHAL

  PEYGAMBER KISSALARI

  RAMAZAN HÂLLERİ

  RİSÂLE-İ NUR’DAN SORULAR VE CEVAPLAR

  BEDİÜZZAMAN’IN VASIFLARI VE SOSYAL İLİŞKİLERİ

  MİNİKLERİN DÜNYASINDA RAMAZAN

  DENİZCİNİN RAMAZANI

  MİNİ HİKÂYELER

  İNCİR ÇEKİRDEĞİ

  DÜŞÜNCE KIRINTILARI

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.