17 Eylül 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Dünya

 

Müslümanları potansiyel suçlu olarak görmeyelim

Hamburg İslâm Şûrası, kuruluşunun 10. yılı vesilesiyle iftar yemeği verdi. Yemekte konuşan Hamburg Eyaleti Başbakan Yardımcısı ve Eğitim Bakanı Christa Goetsch, Hamburg’da 180 farklı kültürden insanların yaşadığına dikkat çekerek, 11 Eylül saldırılarından sonra dünyada Müslümanların potansiyel suçlu olarak görülmeye başlandıklarını, buna karşı mücadele edilmesi gerektiğini bildirdi.

HAMBURG İslâm Şûrâsı, kuruluşunun 10. yılı vesilesiyle iftar yemeği verdi. Ariane Sağlık ve Bakım Merkezi’nde verilen yemeğe, Hamburg İslâm Şurası Başkanı Mustafa Yoldaş’ın yanı sıra Hamburg Eyaleti Başbakan Yardımcısı ve Eğitim Bakanı Christa Goetsch, Kuzey Almanya Protestan Kiliseler Piskopusu Maria Jepsen ve Hamburg Anayasayı Koruma Dairesi Başkan Yardımcısı Manfred Murck da katıldı. İftar yemeğinden önce bir konuşma yapan Goetsch, Hamburg İslâm Şûrâsı’na gelecek için de başarılar dileyerek, şûrânın bugüne dek her iki toplum açısından verimli çalışmalar yaptığını söyledi. Goetsch, göçmen ülkesi olan Almanya’da farklı kültür ve dinlere mensup kişilere karşı hoşgörülü olunması, İslâm dersinin diğer dinlerde olduğu gibi okullarda okutulması gerektiğini belirtirken, Müslümanlar’ın da bu toplumun bir parçası olduklarını ve toplumsal hayata eşit biçimde katılmaları gerektiğini vurguladı. Hamburg’da 180 farklı kültürden insanların yaşadığına dikkat çeken Goetsch, 11 Eylül saldırılarından sonra dünyada Müslümanlar’ın potansiyel suçlu olarak görülmeye başlandıklarını, buna karşı mücadele edilmesi gerektiğini bildirdi.

17.09.2009


 

MÜSLÜMANLARIN KAYGILARI

ABD Dışişleri Bakanlığının Müslüman toplumlarla ilişkiler için atadığı ilk özel temsilci olan Farah Pandith'in yemin töreninde konuşan Bakan Clinton, “Müslüman toplumların kaygılarına da yoğunlaşmamız gerekiyor” diyerek, dünyanın farklı kesimlerindeki tüm Müslümanlara ulaşmaya çalışacaklarını, ayrımcılıkla mücadele ve hoşgörünün teşvikine somut eylemlerle katkı vereceklerini söyledi.

ŞİDDET VE AŞIRILIĞI REDDEDENLER

“Pandith, şiddeti ve aşırılığı reddeden Müslümanların sesini yükseltebilmek için dinî liderleri, sivil toplum gruplarını ve siyasetçileri bir araya getirmeye çalışacak” diyen Clinton, Müslümanlar için verdiği iftar yemeğindeki konuşmasında da, ülkesinin Müslüman toplumları dinlemeye, onlarla anlayış, saygı ve daha güçlü işbirliği bağları oluşturmaya bağlı olduğunu söyledi.

‘İslâmla yeni bir köprü kuracağız’

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Müslüman toplumlarla ilişkiler için atadığı ilk özel temsilci olan Farah Pandith için Washington’da yemin töreni düzenlendi. Clinton, ABD Dışişleri Bakanlığı’nda düzenlenen törende yaptığı konuşmada, ‘’Bu atama, bundan daha vakitlice olamazdı. Başkan Barack Obama’nın Kahire ve Ankara’da söylediği gibi, ulusumuz, dünya genelindeki Müslümanlar ile karşılıklı çıkar ve saygıya dayanan yeni bir başlangıcın peşinde. Bu, barışçıl ve müreffeh bir gelecek için dinlememizi, düşünceleri paylaşmamızı ve ortak zeminler bulmamızı gerektiren bir ilişki türü’’ diye konuştu.

Bütün bunların bir gecede olmayacağını, büyülü çözümler peşinde olmadıklarını dile getiren Clinton, ‘’Bu, sabır, ısrar ve çok çalışma gerektiren bir süreç. Özel bir temsilci atamakla da iş bitmiyor’’ dedi. Clinton, diyalog ve diplomasiyi geliştirmek için daha fazlasını yapmaları gerektiğini vurgulayarak, Pandith’in bu süreçte kilit bir rol oynayacağını bildirdi. Clinton, ‘’Bu diyalog yalnızca terörizm ve radikalizm üzerine değil, hepimizin sahip olduğu ortak noktalara, çocuklarımız için sarfettiğimiz umutlara ve barışçıl, müreffeh ve istikrarlı bir geleceğin bizi bekleyip beklemediğine dair günlük hayatta sorduğumuz sorular üzerine yoğunlaşacak’’ diye konuştu.

Yoksulluk, açlık, iklim değişikliği ve yolsuzluk gibi tehditlerin dünyanın belli bir kesimine, belli halklara ve belli inançlara özgü olmadığını dile getiren Clinton, ‘’Kim olursak olalım, ortak bağlar oluşturma yolundaki sorumluluklarımızı yerine getirecek çözümler üretmede hepimizin etkin roller üstlenmesi gerekiyor’’ dedi.

Clinton, şöyle devam etti: ‘’Bu büyük tehditlerin yanında, belirli Müslüman toplumların kaygılarına da yoğunlaşmamız gerekiyor. Irak’a nasıl daha çok yatırım çekeceğiz ve işlerine geri dönmek isteyen insanlara bu imkânı nasıl sağlayacağız? İçinde yaşadıkları toplumdan dışlanmış hisseden Avrupa’daki genç Müslümanlar ile nasıl ilgileneceğiz? Ülkemizden gönderdiğimiz mesajın yalnızca hükümetlerarası değil, insanlar ve toplumlar arasında da olduğundan nasıl emin olacağız? İşte Pandith bu görevi yerine getirmede bize yardımcı olacak.’’

Dünyanın çok farklı kesimlerindeki bütün Müslümanlara ulaşma çabası içinde olacaklarını, ayrımcılıkla mücadele ve hoşgorüyü teşvik etmeye katkı sağlayacak somut eylemler ortaya koyacaklarını vurgulayan Clinton, ‘’Pandith, şiddeti ve aşırılığı reddeden Müslümanlar’ın seslerini yükseltebilmek için, dinsel liderleri, sivil toplum gruplarını ve siyasetçileri biraraya getirme yolunda çalışacak. Ulusumuzun çoğulcu değerleri ve geleneklerini yansıtacak biçimde, güven ve işbirliğinin temelini oluşturmada bize yardım edecek’’ dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, ülkesinin Müslüman toplumları dinlemeye, onlarla anlayış, saygı ve daha güçlü işbirliği bağları oluşturmaya bağlı olduğunu söyledi. Clinton, ABD’de yaşayan yaklaşık 7 milyon Müslümanın, ülkenin kültürünü zenginleştirdiğini belirtti.

Konuşmasında din özgürlüğüne olan inancını dile getiren Clinton, ABD ile Müslüman toplumlar arasındaki ilişkilerde zaman zaman yanlış anlama ve yanlış algılamalardan kaynaklanan sıkıntılar yaşandığına dikkati çekerek, şunları söyledi:

“Ancak öğrenmeye ve dinlemeye, anlayış ve saygı köprüleri oluşturmaya ve daha güçlü işbirliği bağlarını oluşturmaya bağlıyız. Farklı dinlere mensup insanları birleştiren unsurların, bizi bölenlerden daha fazla olduğuna inanıyoruz. Obama yönetimi, iletişimimiz, ortaklıklarımız ve siyasetlerimizin bu temel inancı yansıtmasını sağlamak için gayret gösterecek. Hepimiz, çocuklarımızın barış ve refah içinde birlikte yaşayabileceği bir dünya hedefi için birlikte çalışmalıyız.”

17.09.2009


 

İsrail, Gazze’de savaş suçu işledi

BM İnsan Hakları Konseyinin Gazze araştırma heyeti başkanı Güney Afrikalı yargıç Richard Goldstone, BM Güvenlik Konseyinin İsrail’e, Gazze’deki operasyonuyla ilgili bağımsız bir soruşturma açma çağrısında bulunmasını istedi. Goldstone, İsrail güçlerinin Gazze’de yürüttükleri askerî operasyonlarda ‘’savaş suçu ve insanlığa karşı suç kapsamına girebilecek çok sayıda eylemde bulundukları’’ sonucuna vardıklarını söyledi.

BM raporu: İsrail insanlık suçu işledi

BM İnsan Hakları Konseyi’nin Gazze araştırma heyeti başkanı Güney Afrikalı yargıç Richard Goldstone, BM Güvenlik Konseyi’nin İsrail’e, Gazze’deki operasyonuyla ilgili bağımsız bir soruşturma açma çağrısında bulunmasını istedi. Richard Goldstone, dün yayınlanan 600 sayfalık raporla ilgili basına açıklamada bulundu. Goldstone, hem İsrail güçlerinin hem de Filistin tarafının Gazze’de yürüttükleri askeri operasyonlarda ‘’savaş suçu ve insanlığa karşı suç kapsamına girebilecek çok sayıda eylemde bulunduğu’’ sonucuna vardıklarını söyledi. İsrail hükümetinin BM araştırma heyetine hiç yardımcı olmadığını ifade eden, kendisi de Yahudi asıllı olan Goldstone, raporda da belirtildiği gibi İsrail askerlerinin kimi eylemlerinin askeri amaçlara ulaşma açısından açıklanamaz olduğunu ve askerlerin orantısız güç kullandıklarını vurguladı. Goldstone, aynı biçimde Hamas’ın İsrailli sivil hedeflere attığı roketlerin de sivillerin hayatlarını derinden etkilediğini kaydetti. İsrail’in Gazze’yi abluka altında tutmasının da 1.5 milyonluk Gazze halkını ‘’toptan cezalandırma’’ anlamına geldiğine işaret eden Goldstone, ablukanın kendisinin insanlık suçu olduğunu ve İsrail güçlerinin BM merkezine attıkları fosfor bombasının da uluslararası insani hukuk kurallarına aykırı olduğunun altını çizdi.

17.09.2009


 

Bişkek’te Ramazan coşkusu

KUR'AN-I Kerim ayakta, ezan ise oturularak dinlenen Kırgızistan’da, bağımsızlığın kazanılmasının ardından Ramazanda camilerde hatimle teravih namazı kılınıyor.

Bişkek Merkez Camisi Din Görevlisi Almambet Suyurkulov, ülkenin diğer bölgelerinde olduğu gibi başkentte bulunan 43 camiden 20’sinde teravih namazı kılındığını söyledi. Bağımsızlıkla birlikte Kırgızlar arasında dine karşı büyük ilgi uyandığını ve bazı bölgelerde oruç tutanların sayısında önemli artış olduğunu ifade eden Suyurkulov, Kadir Gecesi’nde sabaha kadar ibadet eden cemaate camide sahur yaptırdıklarını belirtti.

Başkent Bişkek’in yanı sıra Oş kentindeki merkez camilerinde Kırgız, Türk, Uygur, İranlı ve Afgan hayırseverlerin desteğiyle ramazan boyunca cami avlusunda her gün iftar sofrası kuruluyor. Merkez Camisi’nde iftar vaktini bekleyen liderlerden Kurmanbek İsabekov, ülkedeki istikrarın önemine işaret ettiği konuşmasında, Ramazanda hayırsever Türk vatandaşları tarafından iftar verildiğini belirterek, “Türklerin Kırgız Müslüman kardeşlerine yaptığı bu yardımlarını dostluğun bir göstergesi olduğunu” söyledi. Şehir dışından Merkez Camisi’ne namaz kılmaya gelen liderlerden Cenişbek Toktogulov da namaz kılan nüfusun gençleşmesinin kendisini duygulandırdığını ifade ederek, son yıllarda ülkede toplu iftar geleneğinin yaygınlaşmasına dikkati çekti.

“PAHLAVA”YA İLGİ ARTIYOR

BAŞKENT Bişkek’teki Oş pazarında Kırgız tatlısı “pahlava”ya Ramazanda ilgi artıyor.

Pazarda “pahlava” satan Gulmira Kudaynazarova, sahur ve iftar sofralarında bu tatlının tercih edildiğini belirterek, yağ, un, şeker ve bal ile hazırlanan tatlının satışının Ramazanda arttığını söyledi. Ayrıca, ülkedeki pazar yerlerinde kömürle pişirilen “tokoç’’ ekmekler de sahur ve iftar sofralarının ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor.

Bu ekmek türleri tandırda pişiriliyor ve değişik formlarda olabiliyor. Sofralarda “borsok” adı verilen başka bir ekmek türü de bulunuyor. Başkent Bişkek’te bir Türk iş adamı tarafından açılan “Beta Stores” adlı süpermarkette de Türk tatlısından simidine ve tokoç ekmeklere kadar onlarca çeşit ekmek türü sunuluyor. “Kadir Tün” olarak adlandırılan Kadir Gecesi’nde de Kırgızlar birbirini, “Mayramınızdar menen” (Hayırlı bayramlar) diyerek kutlar. Kadir Gecesi, ibadetle geçirilirken, sahura kadar ibadet eden vatandaşlara sahur sofrası açılır.

17.09.2009

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

Bütün haberler

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.