30 Nisan 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR Mobil İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Aile-Sağlık

Astım, kontrol altına alınabilen bir hastalık

TÜRK Toraks Derneği Astım ve Alerji Çalışma Grubu Başkanı Prof. Dr. Bilun Gemicioğlu, ‘’Astım hastaları, hayatlarını, astımları yokmuş gibi sürdürebilirler.

Bunun için düzgün tedavi olmaları ve astımı kontrol altında tutmaları gerekli’’ dedi. Prof. Dr. Gemicioğlu, 4 Mayıs Dünya Astım Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, dünyada 300 milyon, Türkiye’de de 4 milyon astım hastası bulunduğunu ifade ederek, dünyada yılda 180 bin ölümün astım dolayısıyla olduğunu dile getirdi.

Astım hastalığının, öksürük, nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste baskı hissi yakınmalarının nöbetler şeklinde görüldüğü bir hastalık olduğunu belirten Gemicioğlu, bu yakınmaların akciğer içindeki hava yollarının alerjik olan ya da olmayan müzmin bir iltihapla şişmesinden kaynaklandığını anlattı. Astımın, kişiden kişiye çok farklı olabildiğini de dile getiren Gemicioğlu, hastalığın, genetik yatkınlığı olanlarda daha sık görüldüğünü, çevresel şartların da etkisiyle ortaya çıktığını kaydetti. Çocuklarda astımın yüzde 90’ının alerjik kökenli olduğunu ifade eden Gemicioğlu, yetişkinlerde ise alerjik kökenli astımın yüzde 50’ler seviyesinde bulunduğunu söyledi. Gemicioğlu, astımın, üşütmeler, parfüm ve sigara kokuları, mesleksel etkenler gibi sebeplerle sık görüldüğünü dile getirerek, öksürük, nefes darlığı, hırıltılı solunum, göğüste baskı hissi yakınmalarının ilâçlarla geçirildiğini ancak ilâçların bırakılması durumunda tekrarlayabildiğini anlattı. Kronik bir hastalık olan astımın tedavisinin bulunduğunu ancak sürekli hekim kontrolünde olunması gerektiğini söyleyen Gemicioğlu, ‘’Astım hastaları, hayatlarını, astımları yokmuş gibi sürdürebilirler. Bunun için düzgün tedavi olmaları ve astımı kontrol altında tutmaları gerekli’’ dedi.

Prof. Dr. Gemicioğlu, her 10 hastadan 9’unda gündüz yakınmaları olduğunu, her 10 hastadan 6’sının gece astım dolayısıyla uyandığını ifade ederek, bunun da astımın kontrol altında olmadığını gösterdiğini söyledi.

‘Camlarınızı açın, eviniz havalansın’

HASTALARIN yarısının geçen yıl acile başvurduğunu ve dörtte birinin de hastaneye yatmak durumunda kaldığını anlatan Gemicioğlu, şunları kaydetti: ‘’Türkiye’de astımda yakınmasız hasta oranlarına bakıldığı zaman yüzde 1,25 gibi çok düşük bir rakam bulduk. Amacımız bu sayıyı hastaları bilinçlendirerek daha yukarılara çekmek. Düzgün kontrol altında olmanın ne olduğunu bilmeleri gerekiyor. ‘Ben tedavi oldum’ demek, hastanın şikâyetinin hiç olmaması, yani astım nedeniyle uyanmaması demektir.’’ Hastaları bilinçlendirmek için 3-4 Mayısta Türkiye’deki pek çok ilde hastalara yönelik “Astımınızı Kontrol Edebilirsiniz’’ ana temalı eğitimler düzenleneceğini de belirten Gemicioğlu, hastalara ‘’Astımla Yaşam’’ kitapçığı dağıtılacağını da söyledi. Gemicioğlu, astımlıların bahar dolayısıyla polenlere dikkat etmeleri gerektiğini belirterek, “Astım hastalarına, normalde, ‘Camlarınızı açın, eviniz havalansın’ diyoruz, ama bu mevsimde polen alerjisi varsa hastalar, camlarını ya kapalı tutmalı ya da camlara tel örgü takmalılar. Hastalar, maske takarak sokağa çıkmalılar’’

dedi.

30.04.2010


Çocuk gelişiminde beslenme çok önemli

ANTALYA Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı, Pediatrik Nörolog Prof. Dr. Sabiha Paktuna Keskin’in katıldığı “Çocuklarda Davranış Bozuklukları ve Aile İçi İletişim” konulu konferans düzenledi.

AKM Perge Salonu’nda gerçekleştirilen konferansa aileler yoğun ilgi gösterdi. Keskin, çocukların aile ebeveynlerinin her biriyle farklı ilişki geliştirdiğini söyledi. Çocuğun gelişiminde beslenmenin çok önemli olduğunu ifade eden Keskin, çocuğun temel ihtiyaçlarının beslenmek ve uyumak olduğunu kaydetti.

Keskin, çocuğun 3 yaşına kadar annesinin kokusunu almak istediğini belirterek, bu yaşa kadar çocuk nasıl isterse öyle uyutulması gerektiğini vurguladı. Çocuklara tuvalet terbiyesi yapılmaması gerektiğini kaydeden Sabiha Paktuna Keskin, “18 ay olduktan sonra çocuk tuvalete gitmesi gerektiğini bir şekilde belli eder. Çocuğa tuvalet baskısı yaparsanız, olumsuz sonuçla karşılaşabilirsiniz” dedi. 1.5-3 yaş aralığındaki çocukların konuşabildiğini, ancak henüz düşünemediklerini açıklayan Keskin, bu yaş aralığında çocukları düşündürtmek için baskı yapmamak gerektiğini söyledi. Keskin, şu bilgileri verdi: “0-3 yaş arasında çocuğun zekâsını ehemniyet ve sıcaklık arttırır. 3 yaşından sonra oyuncaklar çocuğun hayal gücünü geliştirir. Erkek çocuk babayı, kız çocuk anneyi dikkatle izler. Okul çağında çocuk için okul seçimi, okul arkadaşlığı ve aile-öğretmen ilişkisi çok

30.04.2010


Uygulamalı kardiyoloji toplantısı yapıldı

“17. Ulusal Uygulamalı Girişimsel Kardiyoloji Toplantısı”, “Aritmi 2010 Toplantısı”, “ACC/i2’den Seçilmiş Konular Toplantısı”, “26. İKYD Kursu” ve “4. Hemşireler için EKG Kursu”; Olağan Genel Kurulunun da yapıldığı İstanbul WoW Kongre Merkezinde başarıyla tamamlandı.

Bu yıl ilk kez gerçekleştirilen ve bundan sonra da her yıl ACC - ACC/i2 Kongrelerinden sonraki bir ay içinde yapılması hedeflenen “ACC/i2’den Seçilmiş Konular Toplantısı” ilgiyle izlendi. İsteyen katılımcılara 90’ar dakikalık “Simülatör Üzerinde Çalışma” imkânı sağlandı. “Karotis Girişimsel Uygulama Kursu”nun 55 kişilik kontenjanı da yarım gün içinde doldu. 17. Girişimsel Kardiyoloji Toplantısı’na gönderilen olgulardan en başarılı olanlar yine keypad yöntemiyle, katılımcıların oylarıyla belirlendi. Seçiciler Kurulunu Girişimsel Kardiyoloji Çalışma Grubu’nun bugüne kadarki başkanlarının oluşturduğu “TKD ZENTİVA En İyi Olgu Ödülleri”nde ise BİRİNCİLİK ÖDÜLÜNÜ “Tam tıkalı aort koarktasyonunun stentleme ile tedavisinde kronik koroner total oklüzyon disiplininin kullanımı “ başlıklı olgusu ile Dr. Erkan Gencer; İKİNCİLİK ÖDÜLÜNÜ “LİMA-AD baypaslı Olgu: Tıkalı LİMA-LAD Greftinin LAD Stent Restenozu Sonrası Yeniden Çalışması” başlıklı olgusu ile Dr. Hüseyin Bozbaş; ÜÇÜNCÜLÜK ÖDÜLÜNÜ ise “Medikal Tedavi ile plak regresyonu” başlıklı olgusu ile Dr. Cafer Zorkun kazandı. Dr. Erkan Gencer Cleveland’a bir ay fellow olarak gidecek.

30.04.2010


Kahvaltıyı atlayan kilo alıyor

Tayvan’da yapılan bir araştırma, güne zengin bir kahvaltıyla başlamanın önemini bir kez daha teyit etti.

İtalyan La Stampa gazetesinde yayımlanan habere göre, Taipei Üniversitesinden bir grup bilim adamı, kahvaltıyı atlamanın kilo almaya ve obeziteye davetiye çıkardığını orta koydu. Kahvaltı yapma alışkanlığıyla obezite arasında bir ilişki bulunup bulunmadığını inceleyen uzmanlar, 2005 yılına ait bir ulusal sağlık anketinden yararlandı. Verilere göre kişileri, nadiren kahvaltı yapanlar ve kahvaltı alışkanlığı olanlar şeklinde ikiye ayıran bilim adamları, araştırmalarının sonucunda kahvaltıyı atlayanlarda obezite riskinin çok daha fazla olduğunu gözlemledi. Söz konusu verilerden yararlanılırken yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, aylık gelir, sigara ve alkol alışkanlığı ile fiziksel egzersiz gibi unsurları da göz önünde tutan bilim adamları, elde edilen sonuçların kahvaltı alışkanlığı olmayan kişilerin hayat kalitesinin daha düşük olduğunu ve daha sağlıksız yaşadıklarını gösterdiğini belirtti. Daha sık kahvaltı yapmanın ise obezite riskini azalttığını ortaya koyan bilim adamları, kilo almak istemeyenlere “kahvaltı yapın” çağrısında bulundu.

30.04.2010

 
Sayfa Başı  Geri

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Yeni Asya Gazetesi - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat-Promosyon - Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım