05 Mayıs 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR Mobil İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Basından Seçmeler

AK Parti’deki Ergenekon şebekesi

STATÜKONUN karşı saldırısını dün Meclis’te gördük. Anayasa değişikliği teklifindeki siyasi partilerin kapatılmalarını zorlaştıran madde 327 oy alarak paketten düştü. Sıra AYM ve HSYK’nın yapısının değiştirilmesine ilişkin değişikliklerde.

Eminim soruyorsunuzdur, neler oluyor? Bence olanlar açık; AK Parti içindeki Ergenekon şebekesi harekete geçti.

‘AK Parti’de Ergenekon’un ne işi var?’ dediğinizi duyar gibi oluyorum. Siz de AK Parti yöneticileri gibi saf olmayın lütfen. Balyoz’dan Kafes’e, oradan da ıslak imzalı bitirme planına kadar ‘şebeke’nin neredeyse tüm belgelerinde AK Parti içindeki adamlarından, harekete geçirilecek bağlantılardan söz ediliyordu.

Daha kritik bir zaman olur mu statükoyu savunmak için? Düşünün, parti kapatmaları (siz bunu AK Parti’yi kapatmak diye okuyun) zorlaştıran anayasa değişikliği Meclis’te... Madde kabul edilse artık AK Parti’yi kapatmak mümkün olmayacak... İşte dün Meclis’te statüko AK Parti’yi, içindeki ‘uyuyan elemanlarıyla’ vurdu.

Şimdi kimse çıkıp da lay lay lom bir tavırla ‘gruba hakimiz’ edebiyatı yapmasın. Değilsiniz, olamazsınız. AK Parti’de ‘İttihatçı’ milletvekilleri cirit atarken, İttihatçılıklarıyla övünürken, İttihatçıların ‘pisliklerini’ alenen savunurken ve siz de bunları seyrederken parti grubuna hakim olamazsınız. İttihatçılıkla Ergenekonculuk arasındaki kan bağının farkında olmadan ne grubunuza hakim olabilir ne de Türkiye’yi yönetebilirsiniz.

Kusura bakmayın, bugün son bir aylık yazılarımdaki ‘aman dikkat!’leri hatırlatmak durumundayım.

Bir ay önce de ilk anayasa değişikliği yazımda şöyle demiştim:

‘Reform paketinin Meclis’te 330 oy alarak referanduma kalma ihtimali bile riskli, eğer AK Parti dışından birilerinin desteği sağlanmazsa... AK Parti’nin 336 oyu var; sadece 7 fire vermesi bu işin Meclis’ten dönmesine yeter. AK Parti muhalifi partiler, kesimler ve kurumların anayasa oylamasında AK Parti grubuna ‘çengel’ atmayacağını düşünmek saflık olur. Yani AK Parti fire verebilir; hatta partiyi ‘bölme’, en azından adam koparma operasyonu anayasa oylamalarıyla başlayabilir’.

Operasyonun birinci ayağı gerçekleşti. Sırada, diğerleri var... Sakın ciddiye almayın bu uyarıları!!!

‘Değişim sadece cesaret değil, ciddiyet de ister. Süreci yönetenlerin kimlerle ‘dans ettiklerini’ bilmelerinde sayısız fayda vardır’ demiştim bir hafta önce de. Birileri dalgasını geçiyor, AK Parti seyrediyor... Türkiye’yi dönüştürmek tabii ki kolay değil. Dağ gibi bir statüko var karşıda, direnen. Ama bu şaka değil, öyle ‘lay lay lom’la olmaz bu işler.

Baykal’ın geçen hafta yaptığı konuşmayı hatırlayınız: “Türkiye’yi bu gidişten ancak sorumlu, vatansever, AKP’li bir avuç milletvekili kurtarabilecektir. Sorumluluk, büyük ölçüde onların da omzundadır. Onların, gerektiğinde en iyi şekilde görev yapacakları yönünde umudumu koruyorum.”

Yine, geçen hafta yazmıştım; Baykal’ın eski genel başkanı Bülent Ecevit’in Güneş Motel modelini deneyip ‘ahlaksız teklif’lerde bulunduğunu. Ve eklemiştim, ‘önümüzdeki günlerde CHP’nin ve statükonun jandarmalarının değişimi durdurmak için her yolu deneyeceklerinin kesin işaretleridir bunlar’.

Baykal’ı da tebrik etmek gerek. Anlaşılan ‘kumar borcu olmayan’ üç-beş AK Partiliyi bulmuş.

Kim bunlar? Adam gibi çıkıp açıklamalılar kimliklerini... Kimse ‘oylama gizli’ falan demesin. Tavır alan milletvekilleri çıkıp açıklasınlar gerekçelerini. Partisinin ‘en hayati’ anayasa değişikliği teklifine ‘hayır’ diyerek, belki de AK Parti’nin önümüzdeki dönemde kapatılması senaryolarını dirilten bu AK Partili milletvekilleri eminim ‘millet’ merak ediyordur.

Bir söz de BDP’lilere... Artık rahatlamışlardır, partileri kapatılmaya devam edecek, onlar da bölgeye gidip ‘mazlum edebiyatı’ yapabilecekler. Bırakın statükoyu değiştirmeyi, statüko ile yoldaş olduklarını bu anayasa değişikliği sürecinde gördük. “Paketin 330’un altında kalması, Ergenekon’un zaferi olur.” diyen BDP’li Ufuk Uras ne diyecek bakalım bu işe. Partisinin Ergenekon’a verdikleri desteği izah edebilecek mi?

İhsan Dağı / Zaman, 4.5.2010

05.05.2010


Biz de neleri görüyoruz ama...

GÖREVİM halka köprü olmak. Bilinenleri-konuşulanları tüm ülkemle paylaşmak. Gürhan Güney adındaki okurumun elektronik posta aracılığı ile gönderdiği mektubu çok çarpıcı buldum. Çünkü adı geçen Fenerbahçe Orduevi’ne rahmetli paşa eniştemi ziyarete pek çok kez gitmiştim. O general lojmanlarını iyi biliyorum. Emekli generallerin kapısındaki makam otomobillerini, orada vatan görevi yapan Mehmetçik’i de...

Mademki (...) Avrupa Birliği’ne tam üye olmak için çırpınıyoruz... O halde her şeyi konuşma zamanı da geldi. Eteğimizdeki taşları dökelim ortaya... Veya şapka düşsün kel görünsün...

Örneğin gelişmiş Avrupa ülkelerinde, emekli generaller elektrik su parası vermeden lojmanda bedava oturur mu? Emrinde asker ve şoför olur mu? Yüzlerce detay var bu konuda. Sadece Fenerbahçe Orduevi’ne son on yıldır harcanan parayı açıklasınlar yeter. Çevik Bir Paşamız 28 Şubat ile ilgilenirken emekli olunca oturacağı Fenerbahçe’yi de dünyanın en gelişmiş askeri sosyal tesisi yapmıştı.

Okurum Gürhan Güney’in mektubunu aynen yayınlıyorum. Dediği gibi Fenerbahçe Orduevi’ne harcanan para Güneydoğu’da başka yerlerde harcanırdı. Nasıl olsa o para bizim vergilerimizden toplanan para değil mi? Yani Türk halkının parası... Saldırıları tahmin etmek için Karargâh’ta veya orduevinde oturmak gerekmiyor. Biz de evimizde ediyoruz. Okurumun mektubuna siz yorum yapın.

“Merhaba Aykut Bey,

‘Saldırıları tahmin ediyorduk’, bu sözleri söyleyen ne yazıktır ki Türkiye Cumhuriyeti devletinin ordusunun başındaki komutan.

O zaman sormazlar mı size, ‘Madem biliyordunuz da neden önlem almadınız?

1 milyon askere sahip bir ordunun dağdaki 3-5 çapulcu teröriste karşı verdiği kayıpların hesabını kim verecek?’

Ülke bütçesinin yarıdan fazlasının orduya aktarıldığı bir ülkede neden sınır bölgelerindeki karakollar bu derece zayıf ve teknolojiden yoksun? Neden her saldırıda onlarca eğitimsiz askerimizi şehit veriyoruz? Neden ülke için çok önemli sınır karakollarında tamamen profesyonel askerler görev yapmıyor da 2-3 aylık eğitim almış askerlerimiz bu bölgelere kurban gibi gönderiliyor? Neden her türlü kötü hava şartlarında dahil görüş sağlayabilecek radar sistemleri, gece görüşlü termal kameralar ile böyle önemli sınır noktalarındaki karakollar donatılmıyor?

Fenerbahçe Orduevi’ni İstanbul’da yaşayanlar bilir. İstanbul’un en ünlü bölgesinde paşaların, generallerin eşlerinin, çocuklarının kullanımı için her türlü lüks konfor içinde bütün güvenlikleri sağlayanlar neden sınır bölgelerindeki birlikler ve karakollar için aynı önlemleri almıyorlar?

Gürhan Güney...’’

Aykut Işıklar / Bugün, 4.5.2010

05.05.2010


‘Partideki adamlarımızı harekete geçirelim’ demişlerdi ya...

DÜNKÜ ikinci turda, parti kapatmaya Meclis izni getiren madde gerekli oyu alamadı. En az 330 gerekirken, 327’de kaldı.

Sayı hesapları “en az 8 AKP milletvekilinin” bu maddeye olumlu oy vermediğini gösteriyor. Bu durumu nasıl açıklamalı? Önce verilere bakalım:

Yüzde 47 oy almış bir partiye karşı, 2008 yılında kapatma davası açma fütursuzluğu gösterilmiş.

İncelemeler delil diye sunulan malzemenin çakma olduğunu, göstermiş...

Sade suya tirit iddialar yüzünden parti kapatılmaktan, milimetrik bir biçimde kurtulmuş.

Geçen gün ortaya çıkan ses kaydıyla, Yeniçerilerin partiyi kapatmak için fırsat aradıkları belgelenmiş.

***

Elde bu veriler varken, “normal” bir AKP milletvekili nasıl olur da “evet” oyu vermez? “Türk Gladyosu” denilen Özel Harp Dairesi’nin komutanı olan Tuğg. Kemal Yamak bir zamanlar (özetle) ne demişti: “Her partide teşkilattan adam bulunur. Hatta aralarında, Meclis’te birbirini hiç tanımayan milletvekilleri de vardır...”

Bu oylamada evet demeyenler yerli Brütüs’ler değil. Yani kendi çıkarları için arkadan bıçaklamıyorlar.

Onlar sadece birer görevli.

Kimdir görevli? Sanırım bir örnek yeter:

AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın özel kalem müdürlüğünü yapmış olan Dr. Turan Çömez bugün nerede?

Ergenekon soruşturması yüzünden Temmuz 2008’den beri ülkeye dönemeyen Çömez, kimlerden destek alarak yaşamını sürdürüyor?

Unutmadan: Islak imzalı Eylem Planı’nda da “parti içindeki adamlarımızdan” denmiyor muydu?

Onlar, işte bunlar!

Emre Aköz / Sabah, 4.5.2010

05.05.2010

 
Sayfa Başı  Geri

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Yeni Asya Gazetesi - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat-Promosyon - Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım