Mektubat - page 215

evet, resul-i ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın emri
için, ağaç, yerinden çıkıp yanına gelmesi, sarihan müte-
vatir denilebilir. Çünkü, meşahir-i sıddıkîn-i sahabeden
Hazret-i Ali, Hazret-i İbni Abbas, Hazret-i İbni Mes’ud,
Hazret-i İbni ömer, Hazret-i Ya’le ibni Murre, Hazret-i
Cabir, Hazret-i enes ibni Malik, Hazret-i Büreyde, Haz-
ret-i üsame bin zeyd ve Hazret-i gaylan ibni seleme gi-
bi sahabeler, her biri kat’iyetle, aynı mu’cize-i şeceriyeyi
haber vermiş. tabiînin yüzer imamları, mezkûr sahabe-
lerden her bir sahabeden, ayrı bir tarikle o mu’cize-i şe-
ceriyeyi nakletmişler, âdeta muzaaf tevatür suretinde bi-
ze nakletmişler. İşte, şu mu’cize-i şeceriye, hiçbir şüphe
kabul etmez bir tevatür-i manevî-i kat’î hükmündedir.
Şimdi, o mu’cize-i kübranın, tekerrür ettiği hâlde, bir-
kaç sahih suretlerini birkaç misal ile beyan edeceğiz.
BirinciMisal
: Başta İmam-ı Mace ve darimî ve
İmam-ı Beyhakî, nakl-i sahihle, Hazret-i enes ibni Ma-
lik’ten ve Hazret-i Ali’den; ve Bezzaz ve İmam-ı Beyhakî,
Hazret-i ömer’den haber veriyorlar ki:
üç sahabe demişler: resul-i ekrem Aleyhissalâtü Ves-
selâm, küffarın tekzibinden müteessir olarak mahzun idi.
dedi:
(1)
Én
gn
ór
©n
H »
p
æn
Hs
òn
c r
øn
e
p
‹É'
Ho
G n
’ k
á n
j'
G
p
Êp
Qn
G u
Ün
QÉn
j
enes’in riva-
yetinde, Hazret-i Cebrail hazır idi. Vadi kenarında bir
ağaç vardı. Hazret-i Cebrail’in ilâmıyla, resul-i ekrem
Aleyhissalâtü Vesselâm o ağacı çağırdı; tâ yanına geldi.
sonra, “git” dedi; tekrar gitti, yerine yerleşti.
(2)
Mektubat | 215 |
o
n
d
okuzuncu
m
ekTup
doğruluklarıyla meşhur Sahabe-
ler.
mezkûr:
zikredilen, adı geçen, anı-
lan.
misal:
örnek, numune.
mu’cize:
Peygamberler tarafından
ortaya konmuş olağanüstü hâl ve
hareketlerden her biri.
mu’cize-i kübra:
en büyük mu’ci-
ze.
mu’cize-i şeceriye:
ağaç ile ilgili
mu’cize.
muzaaf:
kat kat, iki misli, katmer-
li.
müteessir:
etkilenmiş.
mütevatir:
yalan söylemekte bir-
leşmelerini aklın kabul etmeye-
ceği bir topluluğun verdiği haber,
böyle bir topluluğun senedin ba-
şından sonuna kadar yine kendi-
leri gibi bir topluluktan rivayet et-
tikleri sahih hadis.
nakletmek:
aktarmak, anlatmak.
nakl-i sahih:
şüphe duyulmayan,
doğru, gerçek haber bildirilmesi.
Rab:
yaratan, besleyen, büyüten,
yetiştiren, verdiği nimetlerle mah-
lûkatı ıslah terbiye eden Allah.
Resul-i ekrem:
çok cömert, ke-
rim ve Allah’ın insanlara bir elçisi
olan Hz. Muhammed.
rivayet:
bir haber, söz veya olayı
nakletme, aktarma.
Sahabe:
Peygamberimiz Hz. Mu-
hammed’in mübarek yüzünü gör-
mekle şereflenen ve onun soh-
betlerine katılan mü’min kimse.
sahih:
gerçek, doğru.
sarihan:
açıkça, açık olarak.
suret:
şekil, biçim, tarz.
tâbiîn:
Hz. Muhammed’in Saha-
beleriyle görüşmüş, onlardan ha-
dis dinlemiş ve ders almış olan
Müslümanlar.
tarik:
yol; hadisin geliş kanalı.
tekerrür etmek:
tekrarlanmak.
tekzip:
yalanlama.
tevatür:
bir hadis-i şerifin, yalan
söylemelerini aklın kabulleneme-
yeceği kadar sayı ve sağlamlıkta-
ki bir topluluk tarafından aktarıl-
ması, rivayet edilmesi.
tevatür-i manevî-i kat’î:
kesin
manevî tevatür; bir topluluğa ait
olayın o topluluğa ait birisi tara-
fından nakledilmesi ve bu naklin
topluluğun diğer fertleri tarafın-
dan yalanlanmamış olması, söy-
leyenin doğruluğunun, diğerleri-
nin susması şeklinde tasdik edil-
miş olması.
aleyhissalâtü vesselâm:
sa-
lât ve selâm onun üzerine ol-
sun.
beyan etmek:
anlatmak, açık-
lamak, bildirmek.
hadis:
Hz. Muhammed’e (
ASM
)
ait söz, emir, fiil veya Hz. Pey-
gamberin onayladığı başkası-
na ait söz, iş veya davranış.
Hazret-i Cebrail:
Dört büyük
melekten biri olup; vahiy ge-
tirmekle görevli olan melek-
tir.
hükmünde:
değerinde, yerin-
de.
imam:
bir ilimde sözü delil
kabul edilebilecek derecede
derin ve geniş bilgi sahibi olan
âlim.
kat’iyet:
kat’îlik, kesinlik.
küffar:
kâfirler, İslâmiyeti in-
kâr edenler.
mahzun:
hüzünlü, üzüntülü.
meşahir-i sıddıkîn-i Sahabe:
1.
Yâ Rabbi, bana öyle bir mu’cize göster ki, ondan sonra beni yalanlayanları önemsemeye-
yim.
2.
Kadı İyaz, Şifa, 1:302; Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve, 6:13; İbniMâce, 2:1336, hadis no: 4028; Da-
rimî, Mukaddime: 3; Müsned, 1:223, 3:113; 4:177.
1...,205,206,207,208,209,210,211,212,213,214 216,217,218,219,220,221,222,223,224,225,...1086
Powered by FlippingBook