Mektubat - page 223

tahammül edemeyerek, hamile deve gibi ses verip inle-
yerek ağladı.
Hazret-i enes, tarikında der ki: “Camus gibi ağladı,
mescidi lerzeye getirdi.”
sehl ibni sa’d tarikında der: “Hem onun ağlaması üze-
rine, halklarda ağlamak çoğaldı.”
Hazret-i übeyy ibni kâ’b, tarikında diyor: “Hem öyle
ağladı ki, inşikak etti.”
diğer bir tarikte, resul-i ekrem Aleyhissalâtü Vesse-
lâm ferman etti:
p
ôr
cu
òdG n
øp
e n
ón
?n
a Én
ª p
d '
?µ n
H Gn
ò'
g s
¿
p
G
Yani, “
Onun
mevkiindeokunanzikirvehutbedekizikr-iİlâhîniniftira-
kındandırağlaması
.”
diğer bir tarikte ferman etmiş:
$G p
?ƒ o
°Sn
Q '
¤n
Y Ék
f t
õn
ën
J p
án
ª'
«p
?r
dG p
?r
ƒn
j '
‹p
G Gn
òn
µ`'
g r
?n
õn
j r
ºn
d o
¬ r
ep
õn
àr
dn
G r
ºn
d r
ƒn
d
Yani, “
Benonukucaklayıptesellivermeseydim,Resu-
lullahıniftirakındankıyametekadarböyleağlamasıde-
vamedecekti
.”
Hazret-i Büreyde, tarikında der ki: “
Ciz
ağladıktan son-
ra, resul-i ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, elini üstüne
koyup ferman etti:
n
?o
bh o
ôo
Y n
?n
d o
â o
Ñ r
æn
J p
¬«
p
a n
â r
æo
c…
p
òs
dG p
§ p
FBÉ n
?r
G n
‹ p
G n
? t
O o
Qn
G n
âr
Ä p
°T r
¿ p
G
n
?° o
Sp
ôr
Zn
G n
âr
Ä p
°T r
¿ p
Gn
h n
? o
ôn
ªn
Kn
h n
?° o
Uƒ o
N o
Os
ón
é o
jn
h n
?o
?r
?n
N o
? o
ªr
µn
jn
h
(1)
n
?p
ôn
ªn
K r
ø p
e$G o
ABÉ n
«p
dr
hn
G o
?o
cr
Én
j p
ás
æn
÷r
G?p
a
Mektubat | 223 |
o
n
d
okuzuncu
m
ekTup
Resulullah:
Allah’ın resulü, elçisi,
peygamberi.
tahammül etmek:
sabretmek, da-
yanmak.
tarik:
yol; hadisin geliş kanalı.
teselli verme:
avutma, acısını din-
dirme, güzel sözler söyleyerek ra-
hatlatma.
zikir:
anma; Allah’ın adını anma.
zikr-i İlâhî:
Allah’ı zikretmek.
aleyhissalâtü vesselâm:
sa-
lât ve selâm onun üzerine ol-
sun.
camus:
manda.
ciz:
kuru hurma direği.
ferman:
emir, buyruk.
hutbe:
hatip tarafından min-
bere çıkılarak yapılan İlâhî
emirleri hatırlatan konuşma
ve dualar.
iftirak:
ayrılma, ayrılık.
inşikak etmek:
yarılmak, çat-
lamak, ikiye ayrılmak.
kıyamet:
dünyanın sonu, bü-
tün ölülerin dirilerek mahşer-
de toplanması, varlığın bozu-
lup dağılması, kâinatın ölü-
münden sonra, bütün ölüle-
rin dirilip ayağa kalkmaları,
mahşerde toplanmaları.
lerze:
titreme, titreyiş.
mescit:
namaz kılınacak yer,
cami.
mevki:
yer.
Resul-i ekrem:
çok cömert,
kerim ve Allah’ın insanlara bir
elçisi olan Hz. Muhammed.
1.
İstersen seni daha önce içinde bulunduğun bahçeye geri göndereyim; orada kök salasın,
yetişip büyüyesin, yeni yeni yaprak çıkarasın, meyve veresin. İstersen seni cennette dike-
yim; Allah’ın dostları orada meyvelerinden yesin.
1...,213,214,215,216,217,218,219,220,221,222 224,225,226,227,228,229,230,231,232,233,...1086
Powered by FlippingBook