Mektubat - page 217

(1)
p
?ƒo
Yr
ón
j $G o
?ƒo
°Sn
Q p
In
ôn
é s
°ûdG n
?r
?p
àp
d r
?o
b
Bir ağaca işaret etti; ağaç, sağa ve sola meylederek
köklerini yerden çıkarıp huzur-i nebevîye geldi,
(2)
$G n
?ƒo
°Sn
QÉn
j n
?r
«n
?n
Y o
?n
Ó s
°ùdn
G
dedi. sonra a’rabî dedi: “Yine
yerine gitsin.” emretti; yerine gitti. A’rabî dedi: “İzin ver,
sana secde edeyim.” dedi: “İzin yok kimseye.” dedi:
“öyle ise, senin elini ayağını öpeceğim.” İzin verdi.
(3)
ÜçüncüMisal
: Başta sahih-i Müslim, kütüb-i sahi-
ha haber veriyorlar ki:
Cabir diyor: Biz, bir seferde resul-i ekrem Aleyhissa-
lâtü Vesselâm ile beraberdik. kaza-i hacet için bir yer ara-
dı. settareli bir yer yoktu. sonra, gitti iki ağaç yanına, bir
ağacın dalını tuttu, çekti. Ağaç itaat ederek beraber gitti.
öteki ağacın yanına getirdi. Mutî devenin yularını tutup
çekildikte geldiği gibi, o iki ağacı o suretle yan yana ge-
tirdi. sonra dedi:
(4)
$G p
¿r
Pp
Ép
H s
»n
?n
Y Én
ªp
Än
àr
dp
G
Yani, “üstüme bir-
leşiniz” dedi. İkisi birleşerek settare oldular. Arkalarında
kaza-i hacet ettikten sonra onlara emretti; yerlerine gitti-
ler.
(5)
İkinci bir rivayette, yine Hazret-i Cabir der ki: Bana
emretti ki:
?
p
?n
ër
dp
G $G o
?ƒo
°Sn
Q p
?n
d o
?ƒo
?n
j p
In
ôn
és
°ûdG p
?p
ò'
¡p
d :r
?o
b o
ôp
HÉn
L Én
j
Én
ªo
µ n
Ør
?n
N¢n
ùp
?r
Ln
G »
s
àn
M p
?p
àn
Ñp
MÉn
°üp
H
Mektubat | 217 |
o
n
d
okuzuncu
m
ekTup
kütüb-i sahiha:
doğru ve güveni-
lir hadis kitapları.
meyletmek:
bir tarafa doğru eğil-
mek.
misal:
örnek, numune.
mutî:
itaat eden, boyun eğen.
resul:
elçi, peygamber.
Resul-i ekrem:
çok cömert, ke-
rim ve Allah’ın insanlara bir elçisi
olan Hz. Muhammed.
Resulullah:
Allah’ın Resulü, elçisi,
peygamberi.
sefer:
yolculuk, seyahat.
settare:
örtünecek, gizlenecek yer;
örtü, perde.
aleyhissalâtü vesselâm:
sa-
lât ve selâm onun üzerine ol-
sun.
a’rabî:
çölde yaşayan Arap,
bedevî.
hadis:
Hz. Muhammed’e ait
söz, emir, fiil veya Hz. Pey-
gamberin onayladığı başkası-
na ait söz, iş veya davranış.
huzur-i Nebevî:
Peygamber
Efendimizin huzuru, yanı.
itaat etme:
boyun eğme, is-
tenilene uyma.
kaza-i hacet:
ihtiyaç giderme,
ihtiyaç karşılama.
1.
Şu ağaca söyle ki, “Resulullah seni çağırıyor.”
2.
Selâm sana, ey Allah’ın Resulü!
3.
Kadı İyaz, Şifa, 1:299; Hafacî, Şerhu’ş-Şifa, 3:49.
4.
Allah’ın izniyle üstümde birleşiniz.
5.
Müslim, Züht: 74, 4:2301, 2306, hadis no: 3006, 3012; Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve, 6:8, 18, 20,
21; Kadı İyaz, Şifa, 1:299.
1...,207,208,209,210,211,212,213,214,215,216 218,219,220,221,222,223,224,225,226,227,...1086
Powered by FlippingBook