Mektubat - page 332

Bir İkram-ı İlâhî ve
Bir Eser-i İnayet-i Rabbaniye
(1)
r
çu
ón
ën
a n
?u
Hn
Q p
án
ªr
©p
æp
H É s
en
Gn
h
mazmununa mâsadak olmak
emeliyle deriz:
Şu risalenin telifinde Cenab-ı Hakkın bir eser-i inayeti-
ni ve rahmetini zikredeceğim. ta, şu risaleyi okuyanlar
ehemmiyetle baksınlar.
İşte, şu risalenin telifi hiç kalbimde yoktu. Çünkü risa-
let-i Ahmediyeye (
AsM
) dair otuz Birinci ve on dokuzun-
cu sözler yazılmıştı. Birden bire şu risaleyi yazmak için
mücbir bir hatıra kalbe geldi.
Hem, kuvve-i hafızam, musibetler neticesi olarak sön-
müştü. Hem, meşrebimde, yazdığım eserlerde nakil su-
retiyle, kàle-kile suretiyle gitmemiştim. Hem, yanımda kü-
tüb-i hadisiye ve siyer kitapları yoktur. Bununla beraber,
“tevekkeltü alellah” diyerek başladım.
öyle bir muvaffakıyet oldu ki, eski said’in kuvve-i ha-
fızasından ziyade hafızam yardım etti. Her iki üç saatte,
sür’atle otuz kırk sahife yazıldı. Bir tek saatte on beş sa-
hife yazılıyordu. ekser
Buharî,Müslim,Beyhakî,Tirmizî,
Şifa-iŞerif,EbuNuaym,Taberî
gibi kitaplardan nakledi-
liyor. Hâlbuki, bu nakilde hata olsa –hadis olduğu
Cenab-ı Hak:
Allah; Hakkın ta ken-
disi olan, şeref ve azamet sahibi
yüce Allah.
dair:
alâkalı, ilgili, ait.
ehemmiyet:
önem.
ekser:
en çok, çoğunlukla.
emel:
ümit, arzu.
eser-i inayet:
bir yardım ve des-
tek eseri, vesilesi.
eser-i inayet-i Rabbaniye:
Al-
lah’ın yardımının eseri.
hadis:
Hz. Muhammed’e ait söz,
emir, fiil veya davranış.
hafıza:
ezberleme, koruma kuv-
veti.
ikram-ı İlâhî:
Allah’ın ikramı, lüt-
fu ve ihsanı.
kàle-kîle:
“dedi-denildi” şeklinde
yapılan aktarmalar.
kuvve-i hafıza:
hafıza gücü.
kütüb-i hadisiye:
hadis kitapları.
mâsadak:
doğrulayıcı; bir söz ve-
ya hükmü doğrulayan husus.
mazmun:
mana, meal, anlam içe-
riği.
meşrep:
yaratılış, huy, mizaç; ha-
reket tarzı.
musibet:
belâ, dert, sıkıntı.
muvaffakıyet:
Allah’ın yardımıy-
la başarılı olma.
mücbir:
zorlayan, mecbur eden.
nâkil:
aktarma.
nakletmek:
aktarmak.
nimet:
iyilik, lütuf, ihsan, bağış.
Rab:
yaratan, besleyen, büyüten,
verdiği nimetlerle mahlûkatı ıslah
ve terbiye eden Allah.
rahmet:
Allah’ın kullarını esir-
gemesi, onlara acıyıp bağışla-
ması, onlara maddî ve mane-
vî nimetler vermesi.
risale:
belli bir konuda yazıl-
mış küçük kitap.
risalet-i ahmediye:
Hz. Mu-
hammed’in peygamberliği.
siyer:
Peygamberimizin hayat
tarihi; onun hayatının bütün
safhalarını anlatan ve vasıfla-
rını nakleden eserler.
suret:
biçim, şekil, tarz.
sür’at:
çabukluk, hız.
telif:
yazma, kaleme alma.
tevekkeltü alâllah:
Allah’a te-
vekkül ettim, Allah’a güven-
dim, dayandım.
yâd etmek:
hatırlamak, an-
mak.
zikretmek:
anmak, bildirmek.
ziyade:
çok, fazla.
o
n
d
okuzuncu
m
ekTup
| 332 | Mektubat
1.
Rabbinin nimetini yâd et. (Duhâ Suresi: 11.)
1...,322,323,324,325,326,327,328,329,330,331 333,334,335,336,337,338,339,340,341,342,...1086
Powered by FlippingBook