Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 20 Ekim 2006

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Dünya

 

Kudüs’te Kadir Gecesi izdihamı

Kudüs’te, Müslümanlarca kutsal sayılan yerlerden Haremüşşerif’te, 250 bin dolayında Müslüman, Türkiye’den bir gün önce kutlanan Kadir gecesinde dua etmek için bir araya geldi.

Haremüşşerif’in girişlerinde ve çevresinde İsrail polisi geniş güvenlik önlemleri alırken, El Aksa camisinde de güvenlik ve sağlık görevlileri gece boyunca hazır bulundu.

Kalabalığın fazla olması nedeniyle baygınlık geçirenler oldu, bazıları yanlarında getirdikleri yiyeceklerle orucunu camide açtı, camiye gelenlerin çoğu sahuru da yapmak üzere geç saatlere kadar beklerken, geceyi dualarla geçirdi.

İsrail polisi, Kadir gecesi El Aksa’ya Filistin’in her tarafından, Gazze Şeridi’nden de gelenlere izin verdi; ancak Batı Şeria ve Gazze Şeridi’nden gelen erkeklere 45 yaş sınırını uyguladı, 45 yaşın altındakileri almadı.

Kadir Gecesini Kudüs’te geçirmek üzere, Ramallah’taki Kalendiye kontrol noktasında ve Beytüllahim’den Kudüs’e geçiş noktasında yüzlerce kişinin toplandığı, bazılarının duvarları yüksek merdivenlerle aşarak Kudüs’e geçtiği öğrenildi.

/ KUDÜS

20.10.2006


 

Yeni tabular oluşturmayalım

Fransız Meclisinin “Ermeni soykırımı”nın inkârını suç sayan yasayı kabul etmesini eleştiren İngiliz The Guardian gazetesi, “Avrupa için tabuları yıkma zamanıdır, yenilerini dikme zamanı değil” diyerek, “Ermeni soykırımını inkârı suç sayacağımıza, Yahudi soykırımını inkârı suç olmaktan çıkarmalıyız’’ dedi. Timothy Garton Ash imzasıyla yayınlanan yazıda “Gerçek ancak, tarihçilerin tutuklanma ya da yargılanma korkusu yaşamadan yapacakları araştırmalarla ortaya çıkartılabilir” denildi.

İngiltere’de yayımlanan The Guardian gazetesi, Avrupa’nın ’Ermeni soykırımı’nı reddetmeyi suç saymak yerine Yahudi katliâmını reddetmenin bile suç sayılmaktan çıkarılarak tabuları yıkması gerektiğini dile getirdi.

CNN TÜRK’ten Metin Güneş’in haberine göre Timothy Garton Ash imzalı makalede, “Fransa Ulusal Meclisi gerçeğe, adalete ve insanlığa muhteşem bir darbe vurdu” görüşü savunuldu.

Makalede, “sen çok yaşa Fransa. Ama müsaade et de bu kahraman Avrupa tarihinin bir başlangıcı olsun. Şimdi İngiltere Parlamentosu 1940’ta Rusların Katyn’de Polonyalı subayları öldürmesinin reddedilmesini suç saysın. Bırakın Türk Parlamentosu da Cezayir’de Fransızların isyancılara işkence yaptığının inkâr edilmesini suç haline getirsin” denildi.

“Bırakalım Almanya parlementosu Sovyet Gulag’ının varlığını reddetmeyi suç saysın” diyen yazar şöyle devam etti: “İrlanda Parlamentosu İspanyol engizisyonunun yaptığı korkunç olayları inkâr etmenin suç sayılması için Parlamento’dan bir yasa geçirsin. İspanya Parlamentosu’nun da Sırpların Kosova’da Arnavutlara karşı soykırıma kalkışmadığını iddia edenlere 10 yıl hapis cezası verilmesini öngören bir yasa çıkarmasına izin verelim.”

Yazar eksik olan tek şeyin Avrupa Birliği’nde bu ‘iğrenç’ düşünce suçlarına karşı idam cezası uygulanamayacak olmasını öne sürdü ve “ama zamanla bunu da değiştirebiliriz” dedi.

“Fransız-Ermeni lobisi dışında aklı başında hiç kimsenin senatoda reddedileceğinden nerdeyse emin olunan böyle bir tasarıyı nasıl oluyor da ilerici ve aydınlatıcı bir adım olarak gördüklerini aklım almıyor” diyen yazar, “Fransa Parlamentosu nereden oluyor da 90 yıl önce bir milletin bir başka millete ne yaptığın tanımlayacak tarihi terminolojiyi belirleme hakkına sahip olduğunu sanıyor?” diye sordu.

Türkiye’nin AB üyeliği engellenmek isteniyor

“Yasayı destekleyenlerin 90 yıllık bir adaletsizliği ortadan kaldırmak için hareket ettikleri şeklindeki yorumlar konusunda pek de emin değilim” diyen yazar, “keşke bundan o kadar emin olabilseydim. Fransız-Ermenilerinin oylarını kapmak için dalkavukluk yapmak ve Türkiye’nin AB’ye girmesine karşı yeni bir engel çıkarmak da diğer gerekçeler” diye yazdı. Savunduğu fikrin, ‘I. Dünya Savaşı sonrası katledilip, sürülen ya da canını kurtarmak için kaçmak zorunda kalan Emenilerin çektiklerini’ sorgulamayla ilgili olmadığını belirten yazar, “kimse tarihi yasalaştırmaz” dedi.

“Gergin ideolojik siyasetin yaşandığı bu zamanda bu tasarı tamamen yanlış yönde atılmış bir adımdır” diyen yazar, “bir yandan biz kendimiz fikir özgürlüğünü kısıtlayıp diğer yandan Türkiye ve Mısır ya da diğer devletleri köhne tarihi, ulusal ve dinî konuları yasal koruma altına almak adına ifade özgürlüğünü kısıtlamalarını eleştiremeyiz” dedi.

/ LONDRA

20.10.2006


 

ABD Dışişlerinde ezanlı iftar

ABD Dışişleri Bakanlığında, Ramazan ayı dolayısıyla ülkedeki Müslüman toplumunun ileri gelenlerine ve bazı yabancı konuklara iftar yemeği verildi. Davetin düzenlendiği salonda müezzinin akşam ezanını okumasının ardından konuklar oruçlarını açtı.

Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’in, Kuzey Kore’nin nükleer denemesiyle başlayan krizden dolayı kuzeydoğu Asya’yı ziyaret etmesinden dolayı iftara, bakanlık görevine vekalet eden Dışişleri Bakan Yardımcısı Nick Burns ve kamu diplomasisinden sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Karen Hughes ev sahipliği yaptı.

Davetin düzenlendiği salonda müezzinin akşam ezanını okumasının ardından konuklar oruçlarını açtı.

ABD Dışişleri Bakanlığındaki iftarda, davetlilerin büyük çoğunluğunun kadın olduğu gözlendi.

Dışişleri Bakanlığındaki görevinden önce Başkan George W. Bush’un siyasi danışmanlığını yürüten ve daha önce Türkiye’yi de ziyaret eden Karen Hughes,iftardaki konuşmasında, çocukları, yeni nesilleri yetiştirenlerin kadınlar olduğuna dikkati çekerek “Kadınların, aşırılıklarla mücadelede çok büyük önemi var” dedi.

Hughes, ABD’deki Müslüman toplumunun, ülkeyi zenginleştiren bir unsur olduğunu belirtti.

Nick Burns ise Kuzeydoğu Asya’da olduğu için Rice’in iftara katılamadığını, ancak bütün Müslümanların ramazan ayını kutladığını söyledi.

Burns de dünyada barış ve hoşgörüyü ilerletmede kadının önemli rolü olduğunu anlatarak dinler ve medeniyetler arasında bir çatışmanın olmadığını, esas çatışmanın aşırılıklarla hoşgörü arasında yaşandığını kaydetti ve “Biz, aşırıların kazanacağına inanmıyoruz” dedi.

İki gece önce Başkan Bush, ABD’deki Müslüman toplumunun liderleri ve Müslüman ülkelerin diplomatik temsilcileri için Beyaz Saray’da bir iftar yemeği vermiş, bir gece önce de Hazine Bakanı Henry Paulson, iftar yemeği düzenlemişti.

/ WASHİNGTON

20.10.2006


 

Bush’un partisi dibe vurdu

Amerika’da Kongre seçimlerine üç haftadan az bir süre kala, Cumhuriyetçilerin oy oranı anketlerde 14 yıl sonra ilk kez tarihindeki en düşük oranlarından birini gördü.

NBC News/Wall Street Journal tarafından gerçekleştirilen bir kamuoyu yoklamasında katılımcıların yüzde 41’i, Kongre’de kontrolün Cumhuriyetçilerde olmasından yana olmadıklarını belirtti. Yüzde 14’lük bir kesim ise Kongre’nin şimdiki yapısının bozulmaması yönünde oy kullanırken, bu oran son 14 yılda Cumhuriyetçilerin elde ettiği en düşük oy oranı oldu.

NBC News/Wall Street Journal anketine göre katılımcıların sadece yüzde 16’sı, Kongre’nin yaptığı işlere onay verdi. NBC’ye göre bu oran da 1992’den bu yana elde edilen en düşük rakam. 1994 yılında Kongre’de çoğunluk Demokratlardayken, Kongre çalışmaları için yüzde 24 oranında onay almıştı. O yıl ortasında gerçekleşen seçimlerde de Demokratlar, Kongre’de 52 Senato’da ise 8 sandalye kaybetmişti.

NBC’ye göre anket sonuçları, halkın artık Irak Savaşı’ndan Bush yönetimini eleştiren Bob Woodward’ın yeni kitabına ve Cumhuriyetçi senatör Mark Foley’in seks skandalına kadar duydukları şeylere ilgi ve dikkat gösterdiklerini ortaya koyuyor. Yüzde 30 civarına saplanıp kalan anketteki oy oranları ve Başkan Bush’un kendi çalışmalarına verilen onay oranı ise Kongre’de kontrolü elinden bırakmamaya çalışan Cumhuriyetçi parti için olumsuz bir gelişme olarak görülüyor.

NBC’nin bu anketine göre, Bush’un aldığı kişisel onay oranı, bu ay başında gerçekleştirilen diğer bir ankete göre yüzde 1 düşerek yüzde 38 çıktı. Önümüzdeki Kongre seçimlerinde hangi partiye oy verecekleri sorulan katılımcıların yüzde 37’si Cumhuriyetçiler derken Demokratlar diyenlerin oy oranı ise yüzde 52 çıktı.

/ WASHİNGTON

20.10.2006


 

FKÖ, teknokrat hükümete soğuk

Filistin Kurtuluş Örgütü’nün Siyasi Büro Şefi Faruk Kaddumi, ulusal birlik hükümeti kurulmasına yönelik çabalarda başarıya ulaşılamaması halinde, Filistin Ulusal Yönetimi’nin lağvedilmesi çağrısında bulundu.

Kaddumi, Filistin’in yerel yönetimlerce idare edilmesi önerisinde bulundu. Kaddumi, Katar’dan yayın yapan El Cezire televizyonuna yaptığı açıklamada, “İsrail’den bunca baskı altında kaldığı sürece Filistin Yönetimi neden devam etsin? Filistin Yönetimi, bazı belediye hizmetlerinin yerine getirilmesinin aracı olarak oluşturulmuştur. Ve belediyeler, bu hizmetleri yapabilir” dedi.

Kaddumi, Filistin Ulusal Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas’ın, Filistin’e yönelik uluslar arası baskıları gidermek amacıyla çözüm olarak gördüğü teknokrat hükümetine de karşı olduğunu açıkladı. Kaddumi, ülkedeki grupların, yetkilerini başkalarına terk edemeyeceğini vurguladı.

El Fetih ve Hamas’ı, ulusal birlik hükümetiyle ilgili çabalarda bir uzlaşmaya varamamaları sebebiyle birlikte sorumlu tutan Kaddumi, “Her grup kendi çıkarlarını gözettiği sürece hükümeti oluşturmada sorun var, ancak bunda aramaları gereken ulusal çıkarlardır” dedi.

/ KUDÜS

20.10.2006


 

Kuzey Kore ateşe körükle gidiyor

Kuzey Kore, ilk kez yeni bir nükleer deneme yapma ihtimalini ortaya attı. Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığının iki numaralı ismi Li Gun, ABD’nin ABC televizyonuna yaptığı açıklamada, “ikinci denemenin son derece normal olduğunu’’ söyledi.“Bu nedenle endişelenmeye gerek yok’’ dedi.

Bunun, yeni bir deneme yapılırsa ABD’nin şaşırmaması gerektiği anlamına gelip gelmediğine ilişkin bir soru üzerine Li, “Evet, böyle’’ yanıtını verdi. Li, “Geçen yıl nükleer silahımız olduğunu duyurmuştuk. Bu silahlara sahip olduğumuzu barışçıl bir şekilde sadece ispatlıyoruz’’ diye konuştu. ABD, Güney Kore ve Japonya spekülasyonlar üzerine Kuzey Kore’yi yeni bir nükleer deneme yapmaması konusunda uyarmıştı.BM Güvenlik Konseyi’nin Kuzey Kore’ye yönelik aldığı yaptırımların uygulanması konusunda çıktığı ikna turu çerçevesinde Japonya’nın başkenti Tokyo’da bulunan ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, basına yaptığı açıklamada, Kuzey Kore’nin başka bir nükleer denemede bulunması halinde ‘’yeni yaptırımların uygulanacağı’’ tehdidinde bulundu.

/ WASHINGTON

20.10.2006


 

Papa’ya sabrınız için teşekkür ederiz

Protestan Kilisesi Almanya Başpiskoposluğu Genel Sekreteri Helmut Wiesmann, katıldığı iftarda, Papa 16. Benediktus’un açıklamalarına rağmen sabırlı davranan Almanya’daki tüm Müslümanlara teşekkür ederek, “Bana göre sadece bu tür ortak çalışmalarla dinler arasında barış sağlanabilir” dedi.

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB), tüm semavi dinlerin temsilcileri ve Türk sivil toplum örgütleri ile Türk-Alman politikacı ve bürokratlarını iftar yemeğinde bir araya getirdi.

İftar yemeğine katılan semavi dinlerin temsilcileri, yaptıkları konuşmalarda, diyalog, hoşgörü, birlikte yaşam ve dinler arasında barış konularına vurgu yaptılar.

DİTİB Genel Başkanı Rıdvan Çakır, burada yaptığı konuşmada, ‘’Uçakların çocukların başına bomba yağdırdığı, insanların canlı bomba olarak kullanıldığı, insanların acı ve açlıktan kıvrandığı bir dünyada özellikle semavi din temsilcilerine, barışın tesisi, sevginin hakim olması konusunda çok önemli görevler düşmektedir’’ dedi.

Kuzey Ren Vestfalya eyaletinin uyum sorumlusu Thomas Kufen de, Ramazan ayında değişik inanç ve milletten insanın bu tür etkinlikler ve iftar çadırlarında bir araya gelmelerinin diyalog ve uyum için önemli bir adım olduğunu söyledi.

Protestan Kilisesi Almanya Başpiskoposluğu Genel Sekreteri Helmut Wiesmann, Papa 16. Benediktus’un açıklamalarına rağmen sabırlı davranan Almanya’daki tüm Müslümanlara teşekkür ederek, ‘’Bana göre sadece bu tür ortak çalışmalarla dinler arasında barış sağlanabilir’’ dedi.

İlk kez bir iftara katıldığını belirten Köln Yahudi Havrası Yönetim Kurulu üyesi Abraham Lehrer, dinler arasındaki bu ilişkilerin daha ileri götürülmesinin herkesin görevi olduğunu ifade ederek, ‘’Bizim dinlerimizin birçok ortak noktası var. Problemlerimizi ancak birlikte çözebiliriz ve ancak bu şekilde tüm dünyadaki radikal eylemlerin önüne geçebiliriz’’ diye konuştu.

Türk Tasavvuf Musikisinden örneklerin ve Sema ekibi gösterilerinin sunulduğu yemeğe Köln Başkonsolosu Asım Temizgil, ABD Düsseldorf Başkonsolosu Matthew G. Boyse, Köln Belediye Başkanı Angela Spizig, İslam Kültür Merkezleri Başkanı Mehmet Yılmaz, İslam Konseyi Başkanı Ali Kızılkaya, Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi Başkanı Axel Eyyüp Köhler, Avrupa Cem Vakfı Koordinatörü Alişan Hızlı, Türk-Alman Ticaret ve Sanayi Odası (TATSO) Başkan Kemal Şahin ile Türk ve Alman birçok polikacı, bürokrat, iş adamı ve dini temsilci katıldı.

/ KÖLN

20.10.2006

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004