Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 01 Nisan 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Bilişim-Teknik

ÖSS’den önce, ÖSS’den sonra

Bilkent Bilgisayar Kulübü (BUCC), 1994 yılından bu yana Programlama yarışması düzenliyor. Kulübün Başkan Yardımcılığını üstlenen Fatih Karakuş, Software Quest 2007 hakkında bizleri epeyce bilgilendirdi. Şu ana kadar böyle bir faaliyetten haberdar olamayan, hazırda projesi olan öğrencilere hizmetimiz olsun. Sizin için Yazılım, Web Programlama, Oyun ve Tasarım’da fikirlerinizi sunabileceğiniz büyük bir fırsat. BUCC 1990’da kurulmuş. 500’ü aşkın üyesiyle ismini cihana duyurmak için gayret sarf ediyor.

*Öncelikle sizleri tanıyabilir miyiz?

Biz, çoğunluğu Bilgisayar Mühendislerinden oluşan Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Kulübüyüz (BUCC). Kulübümüz Bilkent Üniversitesi’nin eski kulüplerinden biridir. Kulübümüz bu sene yeniden yapılanma sürecine girerek ve daha güçlü ve daha aktif bir şekilde çalışmalarına başladı. Bu seneki en büyük organizasyonumuz, Sentim Bilişim ana sponsorluğunda gerçekleştirdiğimiz “Sentim Software Quest 2007”dir. Kulüp olarak şu an bu organizasyona yoğunlaşmış durumdayız.

*Yarışmanın şartlarını öğrenebilir miyiz? Kimler katılabilir? Yaş, iş, meslek soruyor musunuz?

Yarışmamızı Yazılım, Web Programlama, Tasarım ve Oyun olmak üzere 4 kategoride düzenliyoruz. Yarışmamızın koşullarını sıralayacak olursak: Yarışmaya tek kişi ya da en fazla dört kişilik gruplar halinde katılınabilir. Tüm yarışmacılar, Türkiye’de tam zamanlı öğrenci olmak zorundalar (orta öğretim/ ön-lisans/ lisans/ yüksek lisans). Başvuru aşamasında katılımcıların öğrenci olduklarını gösteren bir belge yollamaları gerekmektedir. Programlar istenilen programlama dilinde, konu sınırlaması olmaksızın, istenilen işletim sistemine uygun olarak yazılabilir… 10 Nisan 2007 proje son teslim tarihine kadar projelerin bize ulaşmış olması gerekmektedir. Katılımcılara sitede bir upload alanı açılacaktır, eğer proje upload edilmesi çok zor olacak kadar büyükse, CD veya DVD ile de gönderilebilir. Gecikme ihtimaline karşı gönderimde kargo şirketlerinin kullanılmasını öneriyoruz. Ancak, Proje son teslim tarihi olan 10 Nisan 2007 tarihinde projelerin tamamlanmış son hallerinin yollanması zorunlu değildir. Belirttiğim özellikleri taşıması yeterlidir…Yarışmacıların projelerinin ne olduğunu, ne işe yaradığını, nasıl çalıştığını, avantajlarını, tasarımını anlatan tanıtıcı materyaller hazırlamaları gerekmektedir. Projelerin demo sürümünün, o aşamaya kadar yazılmış kodların, ekran görüntüleri ve ayrıntılı bir dokümantasyonun eklenmesi projeler incelenirken önemle ele alınacaktır. Raporlama çok önemli, projenin test edildiği her ortam (yazılım ise işletim sistemi, web yazılımı ise sunucu işletim sistemi, web tarayıcısı...) belirtilmelidir. Yazılımın çalışması için yapılması gereken ayarlar, nerede nasıl çalışıp çalışmayacağı da belirtilmelidir… 5 Mayıs 2007 günü yarışmacılar projelerini son hallerini sergilemek üzere Bilkent Üniversitesinde stand açacaklar. Akademik, idari personel, öğrenci ve iş dünyasından dâvetlilere projelerini tanıtacak onların sorularını yanıtlayacaklar. Projelerin tanıtımı ve sergilenmesi katılımcıların sorumluluğunda. Bu yönde istedikleri materyalleri istedikleri şekilde kullanabilirler… Yazılımlar tamamıyla yarışmacılar tarafından yazılmış olmalı. Her ne kadar standart kütüphaneler, uygulamalar, v.b ile işbirliği yapılabilse de, referanslar anlaşılır bir biçimde gösterilmelidir. Bu kurallara uymayan katılımcılar tüm haklarını kaybederler… Programların kaynak kodları değerlendirme için şart. Ancak, kaynak kodlarının telif hakları yarışma sonunda kullanıcılarda kalacak. Projenin hayata geçirilmesi konusunda proje sahibi ve Sentim Bilişim’in ortak mutabakatıyla öncelik hakkı Sentim Bilişim’in olacak. Eğer, proje sahipleri ile Sentim Bilişim arasında mutabakat sağlanamaz ise, proje sahibi arzu ettiği başka bir şirket ile görüşebilir… Programlar kolaylık, amaca uygunluk, stabilite, dokümantasyon, dizayn, standardizasyon, erişilebilirlik gibi temel mühendislik kriterlerine göre değerlendirilecek… Bir proje sadece bir kategoride yarışabilecek ve bir katılımcı sadece bir projesi ile katılabilecek.

*Büyük jüri kimlerden oluşuyor?

Jürimiz Bilkent Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi Akademik üyeleri, sponsor şirketimiz Sentim Bilişim’in temsilcileri ve tanınmış bir kaç isimden oluşuyor. Bu jüri yarışmamıza katılan projeleri değerlendirerek finalistleri belirleyecek. Ancak bu kişilere ek olarak, ödül verilecek projelerin seçiminde, ziyaretçilerimizin de bir katkısı olsun diyerek ziyaretçilerin oylarını alıp, toplam oy dağılımını ek bir jüri varmış gibi değerlendirmeye koyacağız. Finalistlerin, projelerini en güzel ve en etkili şekilde sunmalarını sağlamak açısından böyle bir uygulama yapıyoruz.

*Bu sene programcılığın dışında tasarımı da kategoriler arasına eklediniz. Fikir özgürlüğü ön planda olacak diyorsunuz. Şu ana kadar elinize ulaşan projelerde özgürlük sınırı nerelerde seyrediyor?

Daha önce yapılan yazılım yarışmalarına bakarsak, genelde bir konu hakkında ve yarışma komitesinin belirlediği bir ya da iki programlama dilinde projeler hazırlanması istendiğini görürüz. Ancak biz bu gibi yarışmalardan farklı olarak, hiçbir kısıtlama getirmedik ve proje konu seçimi, programlama dili, kullanılacak programlar konusunda katılımcılarımızı serbest bırakıyoruz. Yarışmamızda fikir özgürlüğünü ön plana çıkardık ve insanların programlarının yanında fikirlerini de yarıştırmayı amaçladık. Şu ana kadar elimize ulaşan projelere baktığımda, katılımcılarımızı fikir konusunda özgür bırakmamızın ne kadar doğru bir karar olduğunu görüyorum. Katılımcılar arasında, bir zaman aklına güzel bir fikir gelmiş, sonra onu proje haline getirmiş, ancak konu kısıtlaması yüzünden hiç bir yarışmada kendini gösterme fırsatı elde edememiş proje sahipleri, çoğunluğu teşkil ediyor.

*Başvurular arasında çok çok kötü işlerde geliyor mu? Ya da mutfakta kötü bir sürprizle karşılaştığınız oluyor mu?

Tabiî ki geliyor. Ancak burada “kötü” diye tabir ettiğim projeler, bizim her zaman dile getirdiğimiz yaratıcılık, özgünlük ilkelerine uymayan projelerdir. Örneğin web programlama bölümünde tutup birisi başkasının yazdığı bir forum kodlarını bize proje olarak gönderirse, bizim gözümüzde bu kötü bir projedir. Ama fikir çok basit de olsa, ödül alsın ya da almasın yaratıcı ve özgün bir projenin bizim gözümüzdeki değeri sonsuz.

*Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Kulübü gelecekte Software Quest’i, geniş katılımlı, içerisinden yazılım devlerinin çıktığı bir proje olarak görüyor mu? BUCC bunu istiyor mu?

Software Quest 1994 yılından bu yana, kulübümüz tarafından küçük çapta yapılıyordu. Ancak bu sene, Türkiye’de yazılım dehalarını ortaya çıkaran, geniş katılımlı bir bilişim teknolojileri yarışması olmadığını fark ettik ve Ülkemizi bilişim çağına taşıyacak projeleri gün ışığına çıkarmak için yarışmamızın kapsamını genişleterek tüm Türkiye’ye açtık. Önümüzdeki senelerde yarışmamızı daha da ileri seviyelere ulaştırmayı ve yazılım devlerinin çıktığı bir yazılım yarışması haline getirmeyi hedefliyoruz.

*Ana sponsorunuz ‘Sentim Bilişim’, ‘Ankara dışından gelecek olan katılımcıların konaklama masrafları da dahil olmak üzere’ sizden desteğini esirgemiyor. Bana kalırsa finalistler için böyle bir yarışmada ödül kazanmak başlı başına yeterli gibi, ama yinede sonrasında Sentim ve BUCC yeteneklerin elinden tutacak mı?

Yarışmayı yapmamızın bir diğer amacı da, keşfedilmemiş bir çok yeteneğe kendilerini kolayca gösterebileceği bir ortam sunmak. Yarışma finalistleri sunumlarını yaparken, gerek iş dünyasından olsun gerek akademik üyelerden oluşan ziyaretçilerimize projelerini sunacaklar ve onlar ile birebir iletişim kurma olanağına sahip olacaklar. Ana sponsorumuz Sentim Bilişim ödül alsın almasın uygun gördüğü projeleri hayata geçirmek için proje sahiplerine destek verecek. Böylece ülkemizde bilişim alanında yetenekli olan, ama destek görmemiş dehaları ortaya çıkarmış olacağız ve ülkemizi bilişim alanında ileriye götürmek için bu kişilere elimizden gelen desteği vereceğiz.

*Hep söylenen bir sözü ben de tekrar edeceğim. Sizce niye bilişimde sınıfta kalıyoruz? Eksiklerimiz Software Quest 2007 gibi faaliyetlerle kapatılabilir mi?

Maalesef bilişimle uğraşan kişiler yeterince desteklenmiyor. Ama son yıllarda, gerek üniversitelerde olsun, gerek bazı şirketlerin araştırma geliştirme bölümlerinde çok başarılı projeler üretiliyor. Ne yazık ki, bu projelerin sayısı halen yetersiz durumda. Biz BUCC olarak, düzenlediğimiz bu yarışma ile ülkemizin bu konudaki eksiğini elimizden geldiği kadar kapatmaya çalışıyoruz ve bundan sonra düzenleyeceğimiz organizasyonlar ile kapatmaya çalışacağız.

*Teşekkürler

Ben teşekkür ederim…

[email protected]

Belma UĞUR

01.04.2007


Google bize logo yap

Google, her ülke için özel logolar yaptı ama Türkiye’yi ‘es’ geçti. 4 Türk genci de bir teklif getirdi...

4 Türk genci, arama motorunun logolarına el attı. “Ellere var da bize yok mu?” sloganıyla yola çıkan ‘googlebizelogoyapsana.com’, Türkiye tarihinin önemli günlerinde, arama sitesinden diğer ülkeler için yaptığı gibi özel logolar istiyor.

Google’cım senin hoşuna gidecek herşeyi yapıyoruz ama bu, son zamanlarda iyice artan kıskançlığımızı engellemiyor. Google Türkiye olduğun günden bugüne kadar bizim için, bize özel bir logo yapmadın. Diğer ülkeler için boy boy değişik değişik logo yapıyorsun ama fonda çalan parçada da dediği gibi “Ellere var da bize yok mu ?”

www.googlebizelogoyapsana.com’u kuran Özgür Alaz, Cihan Ergür, Can Oktay Heper ve Muammer Okumuş, google böyle sesleniyorlar.

Bizim tarihimiz, büyük adamlarımız, Dünyaya yön veren günlerimiz yok mu? Var, hem de hiç bir ulusta olmadığı kadar çok var. Fondaki parça hücum marşına dönüşmeden elini çabuk tutsan iyi edersin. Biz de “bize” özel logo istiyoruz.

Bu 4 gencin başlattığı kampanya işte bunlar için... Her şeyi Google’da bırakmamışlar... Örnek tasarımlar da hazırlamışlar... Genç girişimciler Google’ı ikna etmek için destek bekliyorlar…

[email protected]

Neslihan ÖZGÜL

01.04.2007


Türkiye, Bilişim Raporu’nda 52’nci

Küresel Bilişim Teknolojisi Raporu, ülkelerin gelişiminde teknolojinin rolünü araştırıyor ve ülkeleri bu kritere göre sıralıyor. Son raporda ilk sırayı Danimarka alırken, onu İsveç ve Singapur izledi. Geçen dönemin lideri ABD ise yedinci sıraya geriledi.

122 ülkenin değerlendirildiği raporda Türkiye, 52’nci sırada yer alıyor.

Raporun önsözünü yazan Dünya Ekonomik Forumu Başkanı Klaus Schwab, son yıllarda dünyanın bilişim teknolojilerinin gücünü daha iyi gördüğünü, teknolojinin ekonomik büyüme ve kalkınmaya yaptığı katkıların açıkça ortada olduğunu belirtiyor.

Raporun yazarlarından Irene Mia, Dünya Ekonomik Forumu internet sitesinde yer alan video röportajında raporun bulgularını açıklarken Amerika’dan liderliği ele geçiren Danimarka gibi kuzey ülkelerinin genel olarak başarılı bir çizgi izlediklerine dikkat çekti.

Mia’ya göre ilk iki sıradaki Danimarka ve İsveç’in ortak özellikleri; her ikisinde de hükümetlerin bu konudaki eğitim ve yeniliklere çok erken aşamalarda odaklanıyor olmaları.

Mia’ya göre ayrıca bu ülkelerde bilişim teknolojilerinin gelişimine imkân sağlayan bir pazar imkânı var.

Irene Mia, ABD’nin yedinci sıraya düşmesinin çok ciddî sonuçlar doğuracağını düşünmediğini belirterek bu gerilemenin başlıca sebebinin, işleyişi düzenleyen sistemde yaşanan aksaklıklar olduğunu belirtti. Ancak Mia’ya göre unutulmaması gereken bir nokta, ABD’nin hâlâ piyasa ekonomisinin, yatırımların, gelişmiş iş ve sanayi sektörlerinin liderlerinden olması.

Hazırlanan raporun yıldan yıla değişen eğilimleri gösterdiğini ekleyen Irene Mia, küreselleşen dünyada, bu küresel raporun hükümetlere bir rehber olması gerektiğini kaydetti.

Bilişim teknolojilerinin hayatın farklı kesimlerine uyarlanması ve kullanımı konusunda Türkiye, bu son raporda 122 ülke arasında 52’inci sırada.

2005 yılında 115 ülke içinde 48’inci sırayı alan Türkiye, 2004 yılında da 104 ülke içinde 52’nciydi.

/ LONDRA

01.04.2007


İngilizce artık dert değil

İnternet dünyayı değiştirdi, Google ise interneti yeniden oluşturdu. Bu konuda artık kimsenin şüphesi yok. Stanford Üniversitesi’nden iki genç kafadarın kurduğu Google şimdi tarihî bir devrime daha imza atmaya hazırlanıyor.

İnternet, günümüzde bir bilgiyi aramak için kullanılan en etkili yol, ancak o bilginin yazıldığı dil bilgiye ulaşmaktaki en büyük engellerden biri. İnternetin yaklaşık yüzde 65’i İngilizce yazılmış dokümanlardan oluşuyor.

Ancak Arapça, Rusça, Çince gibi Latin Alfabesi kullanmayan dillerdeki bilgilere ulaşmak bu dili konuşmayan kişiler için çok zor. Bu konuda Google gibi birçok arama motoru dilden dile çeviri programları ile kullanıcılara yardımcı olmaya çalışıyor, ancak Almanca bir dokümanın İngilizce çevirisi bile anlaşılmayacak düzeyde olduğu için, bu yöntem hiç etkili değil. İşte bu sorun önümüzdeki birkaç yıl içerisinde Google tarafından ortadan kaldırılıyor. Google’ın Los Angeles laboratuvarında geliştirdiği sistem şu an internette yer alan çeviri programlarından/sayfalarından çok farklı bir şekilde çalışıyor. Varolan sözlükler ya da simultane tercüme programları çeviri yaptıkları dilin gramer kuralları dahilinde cümle içindeki kelimelerin teker teker anlamlarına bakarak çeviri gerçekleştiriyor. Google’ın geliştirdiği sistem ise şimdiye kadar bire bir çevrilen milyonlarca dokümanı referans alarak çeviri yapacak. Google bilgisayarlarına aylardan beri Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği’nin dünyanın çok değişik dillerine çevrilmiş olan binlerce dokümanı yükleniyor. Bu metinler daha sonra yeni çeviriler için kaynak olarak kullanılacak.

Yani siz Çince bir metni Google’e girdiğinizde Google bilgisayarları hemen o metinde yer alan ifadeleri daha önce veritabanına kaydettiği metinlerde arayıp hemen karşılığını bularak size ulaştıracak. Tabi ki bu bahsettiğimiz çeviri işlemi 1 saniyeden daha kısa bir sürede gerçekleşecek. Tek bir tıklama ile tamamı Çince olan web sitesini karşınızda Türkçe olarak, hem de mükemmel bir çeviri ile göreceksiniz.

Google’ın otomatik çeviri çalışmalarının yürütüldüğü laboratuvarların başındaki 3 dil bilen Alman asıllı mühendis Franz Och var. Özellikle Çince, Arapça ve Rusça’da büyük başarıya ulaştıklarını söyleyen Och, “Uzun zamandır otomatik çeviri işi içinde olan insanlar bizim Arapça-İngilizce çeviri çalışmalarımızı gördüklerinde, sonuçların ’şaşırtıcı’ ve ’çığır açıcı’ olduğunu söylediler” dedi. Google’ın hedefi projeyi, aralarında Türkçe’nin de olduğu, 100 dilde çeviri yapacak şekilde genişletmek.

01.04.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004