04 Şubat 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR Mobil İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Ali FERŞADOĞLU

Supresyon mekanizması ve inkârcılık


A+ | A-

istekli duygusal sakınma mekanizması (supresyon) Amerikan Psikiyatri Birliği’nce, “Birey, emosyonel (duygusal) çatışma ya da iç ve dış stres etkenlerine, rahatsız edici sorunlar, istekler, duygular ve yaşantılar hakkında düşünmekten istemli sakınmayla tepki verir” şeklinde tarif edilmektedir. Bu durumda insanlar duygu, düşünce ve hislerini saklarlar. “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın”, “Neme lâzım!” gibi ifadeler supresyon mekanizmasının günlük lisanla ifade ediliş şekilleridir.

Bu mekanizmanın devreye sokulduğu noktalardan biri de Yüce Yaratıcı’nın varlığını inkâr hususudur. İnkârını mantık silsilesi içinde açıklayamayan (çünkü yokluk ispat edilemez, izah edilemez), aklen izah edemeyen zat, yokluğu kabul etmek yerine, varlığı kabul etmemeyi tercih eder. Bu hâl, bir tür supresyon veya baskılama yoludur. Yaratıcı fikrini inkâr yolu bulamayan fikir erbabının sıklıkla başvurduğu bir tarz olan bu “agnostik yaklaşım”, yani kabul etmek ya da etmemek konusunda bir fikir sahibi olmamak supresyon mekanizmasının belirgin bir şekilde işletildiği bir tarzdır. Bu mekanizmaya sığınanlar duygularının, düşüncelerinin ve vicdânının sesini baskılıyor. Çareyi, düşünmemekte, ilgilenmemekte arıyor. Oysa, bu bir kaçıştır. Düşünmemek yalnızca geçici bir rahatlama sağlayabilir, fakat problemi ortadan kaldırmaz.

Ölümden, uhrevî âlemler düşüncesinden, Azrail’den (as) kaçmak mümkün mü? Aklımıza getirmeyerek, ilgilenmeyerek ancak kendimizi aldatırız. Çünkü, gözünü kapayan, yalnızca kendisine gece yapar; yoksa hakikati değiştiremez. Düşünmemekle, o anlık olayların uzağında kalınabilir. Bununla birlikte yine vicdanın derinliklerinde bu hakikatler yankılanır. Çünkü; yalan söylemeyen vicdanın işi, gerçeği bulmak, doğruyu tasdik etmektir. Gerçekleri ise iptal etmek mümkün değildir. İnsan gerçekleri ve Allah’ı unutmaya kalksa da, şuur sahibi olan vicdânının sonsuz hayatı hatırlattığını söyleyen Bediüzzaman, kim kendi uyanık vicdânını dinlese, “Ebed, ebed!” sesini işiteceğine ve bütün kâinat o kimseye verilse, ebede karşı olan ihtiyacının yerini dolduramayacağına dikkat çeker.1

Diğer taraftan, aczimiz vicdanımıza bir dayanak noktası aramak zorunda bırakır. Dolayısıyla kişi Yaratıcıyı aklından çıkarmaya kalksa da, vicdanı çıkaramaz.2

Gerçekte; aczi, ölümü, üzüntü ve sıkıntıları ortadan kaldırabilmek mümkün olsaydı, bu mekanizma büyük rahatlık sağlayabilirdi. Ancak, ne kadar çabalasak bile bütün bunları kaldırmamız imkânsızdır. Her şeyden kaçabiliriz, ama kendimizden kaçamayız. O halde, kaçmak çare değildir. Kaçmak ve baskılamak yerine dürüstçe ve cesurca yüzleşip aslını ve özünü anlamaya çalışmak doğru olandır. Bediüzzaman, bu mekanizmayı, “Sakın aldanma! Ve o dessas(lara) de ki: Eğer arkamdaki aslanı öldürüp, önümdeki darağacını kaldırıp, sağ ve solumdaki yaraları def’ edip peşimdeki yolculuğu men edecek bir çare sende varsa, bulursan; haydi yap, göster, görelim. Sonra de, ‘Gel keyfedelim.’ Yoksa sus, hey sersem!’ Tâ Hızır gibi bu zât-ı semâvî dediğini desin”3 şeklindeki hakikatleri nazara vererek rayına oturtur.

Dipnotlar:

1- Sözler, s. 482.

2- Muhakemat, s. 122.

3- Sözler, s. 35.

04.02.2010

E-Posta: [email protected] [email protected]


 
Sayfa Başı  Geri


Önceki Yazıları

  (03.02.2010) - Huzur, kadere iman ile mümkündür

  (01.02.2010) - Benlik dâvâsından vazgeçip Allah’a iman etmek

  (28.01.2010) - Savunma mekanizmaları ve sırat-ı müstakîm

  (27.01.2010) - Dar dairede en ehemmiyetli ve daimî vazife var

  (26.01.2010) - Niçin ibadet ediyoruz?

  (25.01.2010) - Kişilik ve karakterimiz nasıl oluşur?

  (23.01.2010) - Kötü alışkanlıklardan kurtulmanın yolları

  (22.01.2010) - Kendini dinle, anla ve tanı

  (21.01.2010) - Şeytan mesajlarını kimlere verir?

  (20.01.2010) - Şeytan mesajını/vesvesesini nasıl ulaştırır?

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Ali Rıza AYDIN

  Atike ÖZER

  Baki ÇİMİÇ

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Muzaffer KARAHİSAR

  Nejat EREN

  Nurullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim oktay usta yemek tarifleri Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl