02 Temmuz 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Güncel

 

Gizli görüşmeyi kim istedi?

Dışişleri Bakanı Ahmet Davudoğlu’nun İsrail Sanayi Bakanı Ben Eliezer ile Brüksel’de yaptığı gizli görüşme için talebin kimden geldiği anlaşılamadı. Türkiye Dışişleri talebin İsrail’den geldiğini açıklarken, İsrail'e göre görüşme Türkiye'nin talebi üzerine gerçekleşti.

KENDİSİNE BİLGİ VERİLMEYEN LİEBERMAN YİNE KRİZ ÇIKARDI

Bu arada, gizli görüşme İsrail kabinesinde çatlağa sebep oldu. Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, görüşme ile ilgili kendisine bilgi verilmemesinin Netanyahu ile arasındaki güvene “darbe” vurduğu yorumunda bulundu.

Talep İsrail’den geldi ilişkiler ele alındı

DIşİşlerİ Bakanlığı Sözcüsü Burak Özügergin, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile İsrail Sanayi ve Ticaret Bakanı Binyamin Ben Eliezer arasında Brüksel’de görüşme yapıldığını doğruladı. Burak Özügergin, “Dışişleri Bakanı Davutoğlu ve İsrail Ticaret Bakanı Ben Eliezer arasında görüşme yapıldığı doğrudur. Bu görüşmenin yapılması talebi İsrail tarafından geldi” dedi. Özügergin, görüşmede, “son zamanlarda özellikle Gazze’ye yardım taşıyan konvoya yapılan saldırıdan sonra Türk-İsrail ilişkilerinin vardığı nokta ve bu ilişkilerin önümüzdeki dönemdeki seyri konularının ele alındığını” kaydetti.

Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun Ben Eliezer’e daha önce muhtelif vesilelerle dile getirilen, ilişkilerin düzelmesi için Türkiye’nin İsrail’in atmasını beklediği adımlar konusunda vurgular yaptığını anlatan Özügergin, “Biliyorsunuz, bunu defaatle dile getirdik. Beklentilerimiz nelerdir? Özür dilenmesi, tazminat ödenmesi, bir uluslararası bağımsız, tarafsız komisyon kurulması ve Gazze’ye uygulanan ambargonun kaldırılması taleplerimizi vurguladık” diye konuştu. Özügergin, görüşme sonrasında İsrail tarafının, Türkiye’nin taleplerini değerlendirmek üzere hükümetine ulaştıracağı vaadinde bulunduğunu kaydetti.

Bundan sonraki sürecin nasıl işleyeceğine ilişkin bir soru üzerine ise Özügergin, şunları söyledi: “Biliyorsunuz, ilişkilerin vardığı nokta bizim de istediğimiz bir nokta değil. Görüşme talebinin karşı taraftan gelmesinin ardındaki neden de herhalde önümüzdeki dönemde atmalarını beklediğimiz adımların tekrar bir tespiti, bunların hükümet içinde paylaşılması. Herhalde onun için böyle bir talepte bulundular. Bizim Türk-İsrail ilişkilerinin düzelmesi için ortaya koyduğumuz beklentiler açık. Bunu yüz yüze Sayın Bakan, Eliezer’e iletti. Biliyorsunuz biz bu beklentilerimizi ve bazı diğer taleplerimizi bir notayla da bir hafta-on gün önce karşı tarafa iletmiştik. Bu da şüphesiz ele alınan konular arasında oldu.”

GÖRÜŞME, İSRAİL’DE KOALİSYONU SARSTI

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile İsrail Sanayi ve Ticaret Bakanı Binyamin Ben-Eliezer arasında İsrail’in Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırısıyla ortaya çıkan krizi çözmeye yönelik görüşme, Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman’ın saf dışı edildiği gerekçesiyle İsrail koalisyonunda gerginliğe sebep oldu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Savunma Bakanı Ehud Barak’ın bilgisi dahilinde gerçekleştiği ifade edilen görüşmeyle ilgili olarak Lieberman, kendisine bilgi verilmemesi sebebiyle görüşmenin Netanyahu ile arasındaki güvene “darbe” vurduğu yorumunda bulundu. Lieberman’ın makamından yapılan açıklamada, “olayın Dışişleri Bakanı ile Başbakan arasındaki güveni zedelediği” vurgulandı. Açıklamada, Dışişleri Bakanlığına bilgi verilmemesinin “normal usullerin ihlali” anlamına geldiği ve Lieberman’ın Başbakandan açıklama beklediği belirtildi. İsrail Başbakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise Dışişleri Bakanına “teknik nedenlerden ötürü” bilgi verilmediği ve Başbakanın Dışişleri Bakanı ile tam bir işbirliği içerisinde çalıştığı kaydedildi. Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman’ın görüşmeden saf dışı edilmesi, “hükümetin Lieberman’dan kurtulmak istediği” yorumlarına da sebep oldu. İsrail’in haber portalı Ynet haber sitesi, olaydan haberdar edilmediği ortaya çıkan koalisyonun aşırı sağ kanadından İsrael Beiteniu partisi lideri Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman’ın etrafında “şeytanların dans ettiğini” yazarken, Likud ve İşçi Partisi’nden bakanlar, Savunma Bakanı Ehud Barak’ı sorumlu göstererek, Barak’ın Lieberman’ı koalisyondan çıkarmak istediğini savundular. Başbakan Binyamin Netanyahu’nun da Lieberman’a “kapıyı gösterme” kararlılığında olduğu iddiaları dile getirildi.

Bazı kaynaklar, toplantıyı Barak’ın sızdırdığı, çünkü İsrail Savunma Bakanının koalisyonun yapısını değiştirme niyetinde ciddi olduğunu göstermek niyetinde olduğu tahmininde bulundular. Lieberman ise İsrail radyosuna yaptığı açıklamada, olan bitenlere rağmen hükümetten ayrılmak gibi bir planının olmadığını belirtti. Lieberman, Başbakanlığın açıklamasındaki “teknik sebeplerle bilgi verilmediği” gerekçesinin kendisini tatmin etmediğini söyledi.

İSRAİL TARAFI: GÖRÜŞME TALEBİ TÜRKİYE’DEN

İsraİl Sanayi Bakanı Binyamin Ben-Eliezer ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu arasında gerçekleştirildiği belirtilen görüşmede talebin Türk tarafından geldiği öne sürüldü. İsrail basının Netanyahu’nun bürosuna dayandırdığı habere göre Binyamin Ben-Eliezer, Başbakan Binyamin Netanyahu’yu arayarak Türk tarafının gayriresmi bir görüşme talep ettiğini aktardı. Türkiye’yle iletişime geçmek için son haftalarda birçok yolu deneyen Netanyahu da bu görüşmeyi engellemek için bir sebep görmedi. Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman’a haber verilmemesi ise ‘teknik sebeplere’ bağlandı. İsrail başbakanının, dışişleri bakanıyla yakın temas içerisinde çalıştığına vurgu yapıldı.

02.07.2010


 

SAHTEKÂRLIK, RÜŞVET, KARAPARA

Dünyanın sorunlu bölgelerinde yasadışı silâh satışı yaptıkları gerekçesiyle ABD, Rusya, Fransa ve İngiltere'de tutuklanıp bazıları hüküm giyen üst düzey 7 İsrailli aynı zamanda sahtekârlık, rüşvet, karapara aklama ve BM kararlarını yok saymakla suçlanıyor. Hepsi İsrail ordusunda görev yapmış olan bu kişiler, Savunma Bakanlığınca tanınıyor ve ordudan silâh ticareti için izin almışlar.

ORDUDAN SİLÂH TİCARETİ İZNİ ALMIŞLAR

Venezüela, Peru, Senegal, Nijerya, Gabon, Angola, Somali, Sierra Leone, Sri Lanka gibi ülkelere sahte belgelerle ve rüşvetlerle yasadışı yollardan silâh satmak ve Kolombiya'daki uyuşturucu baronlarının korumalarını eğitmek gibi suçlamalarla demir parmaklıkların arkasında tutulan bu eski İsrail subayı silâh tüccarlarının yaşları 60'la 70 arasında değişiyor.

Silâh ticaretinde Siyonist parmağı

Haaretz gazetesindeki habere göre tutuklu bulunan kişilerin aynı zamanda sahtekarlık, rüşvet, kara para aklama ve BM kararlarını yok sayma suçlarını da işledikleri ifade ediliyor.

Habere göre tamamı 60’lı ve 70’li yaşlarında bulunan bu kişiler paralarını silâh ticaretiyle elde ettiler. En ilginç nokta ise tamamı İsrail ordusunda görev yaptı ve orta düzeyde görevlere geldi. Tamamı İsrail Savunma Bakanlığı tarafından tanınıyor ve ordudan silâh ticareti için izin aldı.

DÜNYANIN HER YERİNDE

FAALİYETLERİ VAR

Fransa’da tutuklanan Şimon Naor-Herşkowitz Romanya’ya sınır dışı edilecek ve burada 11 yıl hapis yatacak. Sahte belgelerle Romanya’dan silâh alarak Afrika’nın sorunlu ülkelerinden ve iç savaşın henüz bitmediği Angola’ya göndermeye çalışmış.

Rusya’da tutuklu bulunan Yair Klein’in suçu ise her gün onlarca insanı öldüren Kolombiya’daki uyuşturucu baronların korumalarını eğitmek. Klein, daha önce de Afrika’da iç savaş kurbanlarından Sierre Leone’de hapis yatmış. İngiltere’de tutuklanarak 7 yıl hapis cezasına çarptırılan Gidon Sarig de Venezüella, Peru, Senegal, Nijerya, Gabon ve özellikle de Sri Lanka’ya yasadışı yollarla silâh satmakla suçlanıyor. Benzer suçlarla geçtiğimiz Ocak ayında tutuklanan Ofer Pazaf da diğer iki İsrail vatandaşı ile birlikte bir Afrika ülkesine silâh satmak ve rüşvet verme suçlarıyla demir parmaklıkların arkasında bulunuyor.

Diğer bir İsrail vatandaşı Hanoch Miller de iç savaş mağduru Somali’den ayrılmaya çalışan Somaliland’a kalaşnikof silâh satmak için ABD, Panama ve Bosna-Hersek güzergahlarını kullanmış.

02.07.2010


 

Fransa kemerleri sıkıyor

Fransa, bütçe açığını düşürmek için 2011 yılında memur maaşlarını donduracak.

Hükümet, memur maaşlarına, 1 Temmuz itibarıyla yüzde 0,5 zam yapıldığını, ancak 2011 yılında maaşlarda artış olmayacağını açıkladı. Hükümet, yaklaşık 5 milyon civarındaki memurun maaşlarına zam yapmayarak, bütçe açığının düşürülmesini hedefliyor. Başbakan Francois Fillon, 2009 yılında memura yüzde 3,6 oranında zam yapıldığını ve düşük enflasyon oranıyla, memurun alım gücünde azalma yaşanmadığını söyledi. Küresel mali krizle birlikte, Fransa’da geçen yılki bütçe açığının 138 milyar Avro’ya çıkmıştı. Bu rakam, 2008 yılındaki bütçe açığına oranla 81,7 milyar Avro artış göstermişti. Hükümet, bütçe açığının düşürülmesi için ilk etapta kamudaki 24.500 civarındaki kadronun kaldırılmasını düşünüyor.

02.07.2010


 

Ayalon her zamanki gibi küstah

İsraİl Dışişleri Bakan Yardımcısı Dani Ayalon, Gazze Şeridi’ndeki tek insani krizin, kaçırılan İsrailli asker Gilad Şalit’in durumu olduğunu öne sürdü.

Ayalon, bu açıklamayı İsrail’den Gazze’ye mal transferinde kullanılan Kerem Şalom geçiş noktasına davet edilen bir grup yabancı büyükelçi ve diplomata yaptı. Ayalon, Gazze’de herhangi bir eksiklik bulunmadığını belirtti; her gün Gazze’ye 10 bin ton gıda malzemesi girdiğini söyledi. İsrailli asker Gilad Şalit, kaçırıldığı 2006 yılından bu yana 4 yıldır Gazze’de tutuluyor. Büyükelçilerin ziyaretinde, İsrail’in Batı Şeria topraklarında hükümet faaliyetleriyle ilgili koordinatörü General Eytan Dangot da İsrail hükümetinin Gazze’ye sokulmasına izin vermediği maddelerle ilgili listenin yakında tamamlanacağını ve kabinenin onayına sunulacağını belirtti.

02.07.2010


 

Ukrayna İsrail’le vizeyi kaldırdı

İsrail’İn geçtiğimiz günlerde tek taraflı olarak Ukraynalılara vizeyi kaldırmasının ardından Ukrayna hükümeti, Ukrayna ve İsrail vatandaşlarının karşılıklı vizesiz seyahat etmesini öngören anlaşma taslağını onayladı.

Ukrayna Hükümet sözcüsü; “İsrail ile Ukrayna arasında vizesiz seyahati öngören yasa tasarısı bakanlar kurulu toplantısında kabul edildi” dedi. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı iki ülke arasında vizesiz seyahatlerin iç prosedürlerin tamamlanmasının ardından en erken son baharda başlayacağını belirtti.

02.07.2010


 

Azınlıklara en büyük zulüm dinî hoşgörüsüzlükten

Dİnİ hoşgörüsüzlüğün, dünyada azınlıklara yönelik zulümlerin başlıca sebeplerinden biri olduğu bildirildi.

Azınlık Hakları Grubunun (Minority Rights Group) yayımlanan yıllık raporunda, dini milliyetçiliğin tırmanışı, dini azınlıkların ekonomik olarak marjinalleşmesi ve terörle mücadele yasalarının suistimal edilmesinin, dini azınlıklara karşı zulümlerin artış eğilimini beslediği belirtildi. Grubun direktörü Mark Lattimer, dini hoşgörüsüzlüğün yeni bir ırkçılık olduğunu, yıllar boyunca ırk ayrımına maruz kalan birçok topluluğun şimdi de dini inançlarından dolayı hedef haline geldiklerini kaydetti.

02.07.2010


 

İsveç’te zorunlu askerlik kalktı

İsveç’te zorunlu askerlik uygulaması kaldırıldı. Savunma Bakanlığı, Mecliste bir süre önce kabul edilen yasaya dayanarak, zorunlu askerlik uygulamasına son verdi.

Profesyonel ordu, gönüllü olarak bu mesleği seçenlere gerekli eğitim verildikten sonra belli maaş karşılığında görev alacak askerlerden oluşacak. Savunma Bakanlığının gençler arasında yaptığı araştırmaya göre, genç kız ve erkeklerin üçte biri askerlik mesleğine sıcak bakıyor. Askerlik mesleğine 18 yaşını dolduranlar başvurabilecek. Bakanlık, gönüllü askerliğe başvuruları özendirmek amacıyla televizyon ve gazetelere ilanlar da veriyor.

02.07.2010


 

Gürcistan’dan Rusya’ya uçak seferleri başlıyor

Gürcİstan hava yolu şirketi Airzena, Rusya’ya doğrudan uçak seferleri başlatıyor.

Yerel basında çıkan haberlerde, Rus havacılık yetkililerinin talep üzerine Airzena’ya izin verdiği ve şirketin 1 Temmuzdan itibaren Moskova’ya charter seferleri başlattığı belirtildi. Haberde, haftada üç gün yapılacak Tiflis-Moskova-Tiflis uçak seferlerinin tüm yaz boyunca süreceği ifade edildi. Öte yandan, Gürcistan Ulaşım İdaresi, Rus hava yolu şirketi Sibir’in de Tiflis’e charter seferleri yapmak istediğini açıkladı. Rusya ile Gürcistan arasında Ağustos 2008’de çıkan savaş sebebiyle iki ülke arasında doğrudan uçak seferleri Moskova tarafından durdurulmuştu.

02.07.2010


 

Cumhurbaşkanlığı seçimi Merkel’in yenilgisi oldu

Alman basını, Christian Wulff’un ancak 3. turda cumhurbaşkanı seçilebilmesini Almanya Başbakanı Angela Merkel’in yenilgisi olarak yorumladı.

Gazeteler Wulff’un birinci ve ikinci turda gerekli 623 oya ulaşamamasını, Merkel’in yönetim tarzını eleştiren iktidar partilerine üye bazı delegelerin başbakana gösterdiği tepki olarak değerlendirdi. Ülkede yayınlanan gazetelerden “Berliner Morgenpost”, “Wulff kazandı - Merkel kaybetti” başlığını kullandı.

02.07.2010


 

5 şehit daha

Siirt’in Pervari ilçesi Doğan Köyü İleri Üs Bölgesinde teröristlerle meydana gelen çatışmada, bir subay, bir uzman çavuş ve üç geçici köy korucusu şehit olurken, 12 teröristin silâh ve teçhizatlarıyla birlikte etkisiz hale getirildiği bildirildi. Şehit olan Üsteğmen Mustafa Çuhadar’ın Isparta’nın Eğirdir ilçesine tayininin çıktığı ve iki gün sonra görev yerinden ilişiğini keseceği belirtildi.

5 şehİt daha

Sİİrt’İn Pervari İlçesi Doğan Köyü İleri Üs Bölgesine 5 ayrı noktadan saldırı teşebbüsünde bulunan teröristlerle çıkan çatışmada, bir subay, bir uzman çavuş ve üç geçici köy korucusu şehit oldu, 12 terörist ise ölü olarak ele geçirildi.

Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan bilgi notunda, Siirt’in Pervari ilçesi Doğan Köyü (Değirmentaşı Tepe) İleri Üs Bölgesine önceki gün saat 23.00 sıralarında, bölücü terör örgütü mensupları tarafından beş ayrı noktadan roketatar ve uzun namlulu silahlar ile saldırı teşebbüsünde bulunulduğu belirtildi. Saldırı teşebbüsüne güvenlik güçlerince anında karşılık verildiği ifade edilen bilgi notunda, ancak teröristler tarafından açılan ilk ateş sonucu; bir subay, bir astsubay, bir uzman çavuş ve bir erin yaralandığı kaydedildi. Bilgi notunda, ‘’Yaralı personel helikopterle tahliye edilmiş, ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen yaralı subay ve uzman çavuş kurtarılamayarak şehit olmuştur’’ denildi. Bu saldırı ile eş zamanlı olarak diğer bir terörist grup tarafından Doğan Köyü-Sarıyaprak arasındaki yolun emniyetini almak üzere görevlendirilmiş olan Geçici Köy Korucuları (GKK) Timine de silahlı saldırıda bulunulduğu belirtilen bilgi notunda, saldırı sonucu üç Geçici Köy Korucusunun (GKK) şehit olduğu bildirildi. Bilgi notunda şunlar kaydedildi: ’Teröristlerin bulunduğu bölgeye İHA (insansız hava aracı) sevk edilmiş, terörist grupların kaçmasını engellemek maksadıyla tespit edilen hedefler bölgede mevcut ateş destek vasıtaları ve taarruz helikopterleri ile ateş altına alınmıştır. Bu faaliyetle koordineli olarak, bölgeye sevk edilen takviye birliklerce yapılan takip ve arazi araması esnasında, 12 teröristin silah ve teçhizatları ile birlikte etkisiz hale getirildiği tespit edilmiştir. Saldırı teşebbüsünde bulunan ve bölgeden kaçmaya çalışan diğer teröristlerin etkisiz hale getirilmesine yönelik olarak operasyonlara devam edilmektedir.’’

Siirt Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, çatışmada şehit olan piyade üsteğmenin Mustafa Çuhadar ile geciçi köy korucuları Şevket Babat, Halit Bulut ve Mehmet Kaplan odukları belirtildi. Çatışmada yaralanan, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden uzman çavuşun ismi ise henüz açıklanmadı.

Bu arada, çatışmada şehit olan Piyade Üsteğmen Mustafa Çuhadar ve şehit korucular Şevket Babat, Halil Bulut ve Mehmet Kaplan için Şırnak 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığında cenaze töreni yapıldı.

Törenin ardından şehit askerlerin cenazeleri, 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığından iki helikopterle memleketlerine gönderildi.

2 GÜN SONRA GÖREV YERİNDEN İLİŞİK

KESECEKTİ

Çatışmada şehit olan Üsteğmen Mustafa Çuhadar’ın (29) şehit olduğu, sabah saatlerinde merkez Selçuklu ilçesi Malazgirt Mahallesi’nde yaşayan ailesinin evine gelen askeri yetkililer tarafından haber verildi. Şehidin yakınları haberi duyunca göz yaşlarına hakim olamadı. 112 Acil Servis ekipleri, fenalaşan şehidin yakınlarına müdahale etti. Sağlık ekipleri, şehidin baba ocağında hazır bekletiliyor. Eve gelen Garnizon Komutanı Tümgeneral Alaeddin Örsal da şehit yakınlarına başsağlığı diledi. Şehidin babası Ertuğrul, annesi Kamuran ve üniversiteye hazırlanan erkek kardeşinin yaşadığı Konya’daki baba ocağında her yere Türk Bayrağı asıldı. Şehidin bir kardeşinin de Ankara’da teğmen olarak görev yaptığı bildirildi. Isparta’nın Eğirdir ilçesine tayini çıkan ve 2 gün sonra görev yerinden ilişiğini keseceği öğrenilen şehidin, eşinin Siirt’te sınıf öğretmenliği yaptığı ve 1,5 yaşında Mehlika Nur isimli kız çocuğu olduğu belirtildi. Şehit Çuhadar’ın, önceki gün annesiyle telefonda konuştuğu, ‘’Beni merak etmeyin, yakında geleceğim’’ dediği de öğrenildi.

02.07.2010


 

Suriye’de PKK operasyonu

Suriye güvenlik güçleri, Halep, Kamışlı, Afrin, Haseke ve Rakka kentlerinde eşzamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonlarda terör örgütü mensubu olduğu bildirilen 400 kişinin gözaltına alındığı kaydedildi. Suriye, ayrıca PKK’ya yardım edenlere devlet tarafından kullanım hakkı verilen arazilerin geri alınacağını da bildirdi.

Suriye'den PKK’ya büyük darbe

Suriye, terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonlarını genişletirken, devlet tarafından kullanım hakkı verilen araziler de örgüte yardım edenlerden geri alınacak. Suriye güvenlik güçleri, Halep, Kamışlı, Afrin, Haseke ve Rakka kentlerinde eş zamanlı operasyon gerçekleştirdi. Operasyonlarda terör örgütü mensubu olduğu bildirilen 400 kişinin gözaltına alındığı kaydedildi. Gözaltına alınan kişilerin ‘’terör örgütü üyesi olmak, zorla para toplamak, Suriye topraklarını bölerek ayrı devlet kurma girişiminde bulunmak ve ülkede yaşayan Kürtleri etnik ve dinî olarak bölmeye çalışmak’’ suçlamasıyla sorgulandıkları belirtildi. Öte yandan, Suriye, Haseke şehrinde terör örgütü PKK’ya lojistik destek sağlayan Kürt kökenli ailelere yönelik sert yaptırım uygulama kararı aldı. Terör örgütüne yardım eden kişilere devlet tarafından kullanım hakkı verilen toprakların geri alınacağı ifade edildi. Suriye makamları söz konusu uygulamanın yaygınlaştırılabileceğini kaydettiler. Geçen hafta Suriye’nin çeşitli kentlerinde güvenlik güçleri ile PKK’lı teröristler arasında yaşanan çatışmalarda 11 terörist öldürülmüştü. Bir süre önce Türkiye’ye gelen Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad, gazetecilere yaptığı açıklamada, terör örgütünün faliyetlerinin kabul edilemez olduğunu, Türkiye ve Suriye güvenlik güçlerinin teröre karşı işbirliği ve tam mutabakat olduğunun altını çizmişti.

02.07.2010


 

Boğazlar’a yeni düzenleme yolda

Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, tankerlerle kargo ve petrol ürünleri taşımacılığının sebep olduğu risklere dikkati çekerek Türkiye’nin Boğazlar’dan tanker geçişine yönelik yeni düzenlemer getirebileceğinin sinyalini verdi.

Eroğlu ve Yıldız, İstanbul’da ,Boğazlar’da çevresel risklerin önlenmesi için petrol şirketlerinin temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantının açılışında konuşan Eroğlu, 3 tarafının denizlerle çevrili olması, 8 bin 484 kilometre uzunluğundaki sahil şeridi ve stratejik konumu sebebiyle Türkiye’nin, kara suları, iç suları, boğazları ve münhasır ekonomik bölgesinde yoğun bir deniz trafiği ile karşı karşıya bulunduğunu belirtti.

Eroğlu, bütün bu tabii kültürel özellikleriyle Marmara ve boğazların, yoğun denizcilik faaliyeti yürütülen bir bölge olduğunu ifade ederek, İstanbul Boğazı’ndan 2009 yılında 51 bin 422, Çanakkale Boğazı’ndan ise 49 bin 453 geminin geçiş yaptığını, bu trafiğin beşte birlik bir bölümünün tehlikeli kargo ve petrol ürünleri taşıyan gemilerden oluştuğunu söyledi. Veysel Eroğlu, şunları kaydetti: “Türkiye’nin ekonomik, sosyal, siyasi ve çevresel açılardan ulusal ve uluslararası öncelik ve çıkarlarını göz önünde bulundurarak, başta Montrö Anlaşması olmak üzere taraf olunan diğer uluslararası anlaşma ve sözleşmeler ile Uluslararası Denizcilik Teşkilatı tarafından getirilen kurulları göz önünde bulundurarak, boğazlarda geçişlere yönelik yeni düzenlemeler getirmeye hakkı olduğu unutulmamalıdır.”

ENERJİ BAKANI TANER YILDIZ: MUTLAKA

DÜZENLEME YAPILMALI

Enerjİ ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız da Meksika Körfezi’nde olan kazaya işaret ederek, şöyle konuştu: ‘’Bugün, Türkiye’nin önemli ham petrol boru hattı projelerinden bir tanesi Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattıdır. 50 milyon ton kapasitesi var. Kerkük-Yumurtalık ham petrol boru hattının kapasitesi de yaklaşık 70 milyon ton. Düşünün ki İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçen ham petrol ve türevi maddelerin toplamı iki boru hattı kadar. 1990’lı yıllarda hemen hemen tek boru hattından geçen petrol kadardı. Şimdi iki petrol boru hattından geçen kadar. Bu seviyede devam ettiği takdirde 3 boru hattından geçen kadar boğazlar meşgul edilecek. O yüzden bunun düzenlenmesinin mutlaka yapılması lazım. Biz, boğazları genişletemeyiz. Hepimiz 8 bin 500 yıllık İstanbul’un tarihî, kültürel ve tabiî güzellikleriyle donatılı olduğunu biliyoruz. Tabi ki bunu söylemek için illaki de bir Türk vatandaşı olmaya gerek yok, her birimiz buna şahidiz. O yüzden yine hep beraber bunu koruyup kollamak durumundayız.’’ Yıldız, bu problemi, toplantıya katılan 20’ye yakın petrol üreticisi veya petrol taşıyıcısı firmalar ve ülkelerle beraber çözmek istediklerini, çözüleceğine inandıklarını vurguladı. Yıldız, ‘’Çözülmezse ne olur? Mutlaka yine bir tedbirler paketi konulmak durumunda kalınacak. Bu seyrin, bu haliyle sürdürülebilir olmadığını biliyoruz. Burada son derece profesyonel çalışan firmalarınızın bu çözümün parçası olacağına yürekten inanıyorum’’ şeklinde konuştu.

02.07.2010


 

Rektör Baydar: YÖK kaldırılmalı

Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Rektörü Prof. Dr. Metin Lütfi Baydar, üniversitelerin özgür ve özerk yapıya kavuşturulması gerektiğini belirtti; YÖK’ün kaldırılmasının şart olduğunu söyledi.

Baydar, düzenlediği basın toplantısında, üniversiteleri iyi bir gelecek beklediğini, ancak yapılması gereken çalışmalar olduğunu anlatarak, YÖK’ün devre dışı bırakılmasını arzuladığını söyledi. Üniversitelerin YÖK’e değil, mütevelli heyetlere bağlanmasının daha yararlı olacağına inandığını belirten Baydar, ‘’YÖK kaldırılmalı, üniversiteler özgür ve özerk olmalı, siyasal müdahalelerin en az olduğu ortam yaratılmalı’’ dedi. Bu düzenleme ile Türk üniversitelerinin önünün açılacağını ifade eden Baydar, mütevelli heyetlerin kendi üniversitelerini idare edeceğini ifade etti. Bu şekilde çalışma sürecinin de şeffaflaşacağını belirten Baydar, şöyle konuştu: ‘’Bir fakülteye dekan atamak için YÖK’e başvuruyorsunuz. Buna gerek olmamalı. YÖK sadece denetim yapan bir yapıya kavuşturulmalı. Üniversiteler akademik hayat içinde serbest bırakılmalı. Fakültelere ne kadar öğrenci alınacağı, atanacak dekan gibi konular mütevelli heyetine bırakılmalı. Bu üniversal yaşantıyı bir yere taşıyacaktır. Böylece demokratik ve liyakate önem veren bir sistem gelişecektir.’’

02.07.2010


 

Türk: PKK ile bir ilgim yok

Dokunulmazlığı kaldırıldıktan sonra hakkında 2006 ve 2009 yılları arasında yaptığı 7 ayrı konuşma sebebiyle 45 yıla kadar hapis cezası talebiyle dava açılan kapatılan DTP’nin eski Genel Başkanı Ahmet Türk’ün yargılanmasına başlandı.

Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuksuz yargılanan sanık Türk ve avukatları hazır bulundu. Türk, yaptığı savunmasında, iddianamede yer alan atılı suçlamaları kabul etmeyerek, konuşmalarında siyasi tahlillerde bulunduğunu ve suç unsuru taşımadığını ileri sürdü. Şiddete başvurmayan siyasi düşünce ve görüşlerin demokrasilerde korunması gerektiğini ifade eden sanık Türk, ülke olarak sancılı bir süreçten geçildiğini belirtti. Türk, ‘’Benim siyasi tahlillerim, örgüte ilişkin herhangi bir bağlantı kurulmadan sanki örgütle ilişkim varmış gibi örgüt adına suç işlemekten suçlanmış bulunmaktayım. Benim PKK ile bir ilgim bulunmamaktadır. Sancılı bir süreçten geçilmektedir. Siyaset ya da başka kurumlar çözüm üretemez hale gelebilir, başka kurumlar çürüyebilir. Ancak yargı toplumun vicdanıdır. Öyle kalmalıdır’’ dedi. Mahkeme heyeti, iddia makamının mütalaa hazırlaması için duruşmayı erteledi.

02.07.2010


 

Seri katili yakalayan 370 polise takdir

İzmir’de birer gün arayla 3 kişinin öldürülmesi olayının aydınlatılması ve katil zanlısı Hamdi Ayri’nin yakalanmasında başarı gösteren ekipte bulunan 370 polisin takdirname ve maaş taltifiyle ödüllendirileceği öğrenildi.

Alınan bilgiye göre, geçen nisan ayında birer gün arayla yaşanan ve kentte ‘’seri katil’’ söylemiyle huzursuzluk yaratan 3 cinayetin aydınlatılarak katil zanlısının yakalanması nedeniyle İzmir Valisi Cahit Kıraç, olayda başarı gösteren polislerin ödüllendirilmesi talimatını verdi. Kıraç’ın talimatı üzerine İzmir Emniyet Müdürü Ercüment Yılmaz, olayın aydınlatılması için 3 gün istirahatsiz çalışarak katil zanlısının izini süren, delilleri toplamada, olay yeri çevrelerindeki yüzlerce kamera görüntüsünü incelemede, otogar, tren garı ve havalimanı gibi noktalarda takipte, Borum’da kaldığı adresin tespitinde ve tüm ekiplerin koordinasyonunda görev alan 370 emniyet personelinin ismini İzmir Valiliğine bildirdi. Takdirnamelerin hazırlandığı ve önümüzdeki günlerde düzenlenecek törenle personele verileceği öğrenildi. Takdirname verilecek personelin ayrıca, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından da maaş taltifiyle ödüllendirileceği belirtildi.

02.07.2010


 

DP'de görev dağIlImI yapIldI

Demokrat Parti’nin (DP) Olağanüstü Büyük Kongresinde oluşturulan Genel İdare Kurulu (GİK), ilk toplantısı Balgat’taki parti genel merkezinde yapıldı.

DP Başkanlık Divanı, şu isimlerden oluştu: ‘’Genel Başkan Vekili Salih Uzun, siyasî işler iç politikadan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Özal, teşkilât işleri ve ilişkilerinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Uyanık, seçim ve seçmen kütüklerinin düzenlenmesi ve denetlenmesinden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Cenk Tunçsiper, dış ilişkiler ve dış politikadan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Hasan Ünal, basın ve propagandadan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hulusi Turgut, ekonomi, siyaset ve yerel yönetimlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ufuk Söylemez, demokratik kitle mesleki kuruluşlar ve insan haklarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Necdet Basa, eğitim ar-ge sosyal siyaset sendikalardan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Cem Kılıç, kadın ve gençlik örgütlenmesinden ve kadının statüsü sorunlarından sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Dr. Nuran Talu, bölgesel gelişme insan kaynakları parti içi uyum konusundan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Bülent Erdinç, malî işlerden sorumlu Genel Başkanı Yardımcısı Özden Ö

02.07.2010


 

STK’lar müdahil olmak istiyor

Türkıye genelindeki 402 sivil toplum kuruluşundan oluşan Sivil Dayanışma Platformu, Anayasa değişikliğine ilişkin davaya müdahil olma talebiyle Anayasa Mahkemesine dilekçe verdi.

Sivil Dayanışma Platformu Başkanı Ayhan Ogan, Anayasa Mahkemesi önünde yaptığı basın açıklamasında, Anayasa değişikliğini ‘’TBMM’nin tarihinde yaptığı en kapsamlı demokratikleşme çalışması’’ olarak değerlendirdi. ‘’Kürt meselesi, vesayet meselesi de dahil birçok meselenin aslen demokratikleşme meselesi olduğuna inandıklarını’’ ifade eden Ogan, meselenin halkın önünden kaçırılacağı gibi bir endişeye düştükleri için davaya müdahil olma talebiyle Anayasa Mahkemesine başvurma gereği duyduklarını söyledi. Dilekçede 3 temel talepleri olduğunu belirten Ogan, şöyle devam etti: ‘’Birincisi, mahkeme kararıyla dinlemesi, ses kayıtları kamuoyuna yansıyan hakime hanım Fulya Kantarcıoğlu’nun davadan çekilmesini ve istifasını talep ediyoruz. İkinci talebimiz, Yüce Mahkemenin henüz ortada kabul edilmiş bir norm, kanun olmadığından, bu meselenin halk tarafından çözülmesi için sandığa gitmesine müsaade etmesini ve başvuruyu reddetmesini bekliyoruz. Üçüncü olarak da görüşme sırasında Türk milleti adına 402 sivil toplum kuruluşunu temsilen emekli başsavcı ve avukat Reşat Petek, avukat Necati Ceylan, Hukukçular Derneği Başkanı avukat Cahit Özkan, Hukukun Üstünlüğü Platformu Başkanı Satılmış Şahin ve MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı avukat Emrullah Beytar’ın davaya müdahil olarak katılmasını bekliyoruz.’’ Dün Türkiye’de 81 ilde ve birçok ilçede, diğer sivil toplum kuruluşları ve üyeleri olan kuruluşların aynı dilekçeyi Anayasa Mahkemesine iletilmek üzere valiliklere ve kaymakamlıklara teslim edeceklerini bildiren Ogan, ‘’Türkiye’nin geleceğini düşünen duyarlı vatandaşlarımızın da internet sitemizden dilekçeye ulaşarak, dilekçeyi Anayasa Mahkemesine faksla, postayla iletmesini ve davaya müdahil olma talebini duyurmasını bekliyoruz’’ dedi.

PETEK: KİMSE HUKUKU ARAÇ

OLARAK KULLANMASIN

Avukat Reşat Petek ise ‘’Anayasayı en çok koruması gereken Anayasa Mahkemesinin, son yıllarda adeta yasama organının yetkilerini üstlenerek, yetki gasbında bulunmak suretiyle kararlar vermeye başladığını’’ ifede etti. Petek, ‘’Anayasa Mahkemesi 411 milletvekilinin ‘evet’ dediği Anayasa değişikliğini bütün milletin gözüne baka baka ‘şekil denetimi yapıyoruz’ diyerek esastan inceleyip reddetmiştir. Bir hukukçu ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak göz göre göre yapılan bu hukuksuzluğu kabullenmemiz mümkün değildir’’ diye konuştu. Henüz yasalaşmayan Anayasa değişiklik metninin şekil yönünden incelemeye alınması kararının hukuka uygun olmadığını belirten Petek, ‘’Zira henüz hukuken sağlıklı olarak doğmuş ve yürürlüğe girmiş bir metin yoktur. Bu metin ancak 12 Eylülde halkımızca kabullenilirse yürürlüğe girecektir. Şu anda Anayasa Mahkemesi yürürlüğe girmeyen bir metnin incelemesini yapmaktadır ki bunun hukuki dayanağı yoktur’’ dedi. Petek, ‘’taleplerinin kabul edilmemesi durumda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gidip gitmeyecekleri’’ yönündeki soruya ‘’Hukukta çareler tükenmez, biz hukukun üstünlüğünün sağlanmasını istiyoruz. Hukuku birileri kendi siyasi, felsefi amaçlarına ulaşmak için araç olarak kullanmaya başlarsa o zaman başkaları da hukuku araç olarak kullanmaya başlar. Bizim gönlümüzden geçen, Anayasa Mahkemesi de dahil kimse hukuku kendi amaçlarına ulaşmak için araç olarak kullanmasın’’ karşılığını verdi.

02.07.2010


 

4 bin vekil imama kadro imkânı

TBMM Genel Kurulunda ‘’Temel Kanun’’ olarak görüşülen Diyanet İşleri Başkanlığı Teşkilat Kanunu Tasarısının ikinci bölümünün 8 maddesi kabul edildi.

Kabul edilen maddelere göre, Başkanlık, başmüfettiş, müfettiş ve müfettiş yardımcılarına en yüksek devlet memuru aylığının yüzde 200’ünü geçmemek üzere ek ödeme yapılacak. Genel Kurulda AKP ve CHP’li milletvekillerinin verdikleri önergeler kabul edilerek, vekil imamlara kadroya geçme imkanı sağlandı. Buna göre, 30 Haziran 2010 tarihi itibariyle Diyanet İşleri Başkanlığı taşra teşkilâtında halen vekil imam-hatip veya müezzin-kayyım olarak görev yapanlar ile 3 Mayıs 2005’ten düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar, taşra teşkilâtında en az 4 ay süreyle vekil imam-hatip veya müezzin-kayyım olarak görev yapanlar, KPSS’den Başkanlığın belirleyeceği yeterli puanı almaları ve alanlarında yeterlilik belgesine sahip olmaları şartıyla bir defaya mahsus olmak üzere kadroya geçirilecek. Sayısı 4 bini geçmeyecek bu kişilerin yapılacak sınavda da başarılı olmaları gerekecek.

02.07.2010


 

Öğretmenlik başvuruları başladı

MEB’ın, 9 bin 584 kadroya görevlendireceği sözleşmeli öğretmenlik başvuruları 7 Temmuzda sona erecek. Görevlendirmeye ilişkin bilgiler, Millî Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) internet sitesinde yayımlanan ‘’Sözleşmeli Öğretmenlik İçin Başvuru ve Görevlendirme Kılavuzu’’nda yer alıyor.

Bakanlık, 50 alanda toplam 9 bin 584 sözleşmeli öğretmen görevlendirecek. İlk defa sözleşmeli öğretmenliğe görevlendirileceklerde, 2008 ve 2009 yıllarında yapılan Kamu Personel Seçme Sınavı’nda KPSS10 puan türüne göre atanmak istediği alan için belirlenen taban puan ve üzeri puan almış olma şartı aranacak. Sözleşmeli öğretmenlik için başvurular 7 Temmuz 2010 tarihinde sona erecek. Başvurular elektronik ortamda yapılacak, il ve ilçe millî eğitim müdürlüklerinde oluşturulacak başvuru onay bürolarında resmi hale getirilecek. Başvurular, MEB’in ‘’http://personel.meb.gov.tr’’ internet adresindeki Elektronik Başvuru Formu kullanılarak yapılacak. Sözleşmeli öğretmenlik için başvuruda bulunacaklar, en fazla 25 eğitim kurumunu tercih edebilecek. Görevlendirmeler 9 Temmuz 2010 tarihinde yapılacak.

02.07.2010


 

Vali: Halkalı bombacısını mutlaka bulacağız

İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Halkalı’daki askeri personel aracına yapılan terörist saldırıda bombayı patlatanın ele geçirilmesi noktasında hassasiyetlerinin sürdüğünü ve onu mutlaka bulacaklarını söyledi.

Vali Mutlu, Denizcilik ve Kabotaj Bayramı dolayısıyla Taksim’de düzenlenen törenin ardından gazetecilerin Halkalı’daki terörist saldırıya yönelik sorularını cevapladı. ‘’Olayın failleri yakalandı şeklinde haberler var’’ şeklindeki soruya Vali Mutlu, ‘’Bu konuyla ilgili güvenlik birimlerimizin birbirleriyle koordineli olarak çalışmaları yoğun şekilde devam ediyor. Bombayı patlatanın da ele geçirilmesi noktasında hassasiyetimiz devam ediyor; onu mutlaka bulacağız’’ dedi.

02.07.2010


 

İstanbul’da 7 araç kundaklandı

KÂğithane ve Beyoğlu’nda 7 araç molotofkokteyli atılarak ateşe verildi. Yakılan 4 araç da kullanılamaz hale geldi.

Alınan bilgiye göre, Kâğıthane Seyrantepe Güvercin Sokak’ta bulunan 3 otomobil, molotofkokteyli atılarak yakılmak istendi. Otomobillerde çıkan yangın, vatandaşlar ve itfaiye ekipleri tarafından söndürülürken, araçlarda büyük çapta maddî hasar oluştu. Beyoğlu Örnektepe Mahallesi Pazariçi Sokak’ta da park halinde bulunan 4 otomobile kimliği henüz belirlenemeyen kişilerce molotofkokteyli atıldı. Araçlarda çıkan yangın, araç sahipleri, vatandaşlar ve itfaiye ekipleri tarafından müdahale edilerek söndürüldü. Yakılan 4 araç da kullanılamaz hale geldi. İki olayla ilgili geniş çaplı inceleme başlatan ekipler, Çağlayan’da şüphe üzerine durdurdukları bir motosikletteki Selim K. (22) ile Burhan Ç’nin (19) üzerini aradı. Polis, motosikletlerinin bagaj sepetinde yanıcı madde kokan iki adet pet şişe ve bez parçaları bulduğu 2 kişiyi gözaltına alarak Çağlayan Polis Merkezine götürdü.

02.07.2010


 

Kadir Özbek’i kızdıran soru

HSYK Başkanvekili Kadir Özbek, kuruma gelişinde bir gazetecinin, ‘’Atama kararnamesinin geleceği yönünde bir açıklamanız olmuştu, ne zaman gelir?’’ şeklindeki sorusu üzerine, ‘’Bugün atama kararnamesi gündemde değil, yakında gelir tahmin ediyorum’’ dedi.

Özbek, bir gazetecinin ‘’Yargıtay Başkanı olacağınız yönünde bazı haberler yayınlandı’’ sözlerine ise ‘’Arkadaşlar bırakın Allah aşkına bunları şimdi. Bunun ne zamanıdır, ne zeminidir. Bu tür şeyler yanlış şeyler’’ karşılığını verdi.

02.07.2010


 

Meriç ile Tunca kavuşuyor

Edırne’de Meriç ve Tunca Nehri, bir kanal ile birbirine bağlanacak.

İki nehir arasında yapılacak bağlantı kanalından çıkacak hafriyat toprağı için ihale düzenlendi. Edirne Valisi Gökhan Sözen, ihale öncesi yaptığı açıklamada, nehirlerdeki taşkını önlemek amacıyla Meriç ve Tunca arasında bağlantı kanalının açılacağını belirtti. İki nehri birbirine bağlayacak kanalın 50 metre küp saniye kapasiteli olacağını kaydeden Sözen, ‘’Açılacak kanalla suyun durumuna göre Meriç’ten, Tunca’ya tahliye yapılacak. Biz bugün kanal yapılırken çıkacak hafriyat toprağının ihalesi için bir araya geldik” dedi.

02.07.2010


 

Danıştay’ın sigara kararına tepki

KAHRAMANMARAŞ Yeşilay Cemiyeti Başkanı Mustafa Timurbanga, kapalı mekânlarda sigara içilmesini yasaklayan genelgenin birinci maddesinin iptali ve yürütmenin durdurulması için Danıştay tarafından açılan dâvâya tepki gösterdi.

Timurbanga, “Yasanın iptali toplumun ciğerine dinamit koymaktan farksız olacaktır” dedi.

Kapalı mekanlarda sigara içilmesini yasaklayan kanun hakkında Danıştay’ın aldığı karara Kahramanmaraş’tan tepki geldi. Davanın kabulünün toplum ve birey sağlığı açısından, tehlikeli sonuçlar doğuracağına işaret eden Kahramanmaraş Yeşilay Cemiyeti Başkanı Mustafa Timurbanga, “Türkiye’de ilk defa çıkarılan sigara yasağına uyma oranının yüzde 95’lere vardığı günümüzde yasanın iptali toplumun ciğerine dinamit koymaktan farksız olacaktır. Anayasa Mahkemesi açılan davayı toplumun sağlığı ve ekonomik yapısını göz önünde bulundurarak reddetmelidir. Kahvehanecilerle yapılan anketlerde çoğunluk sigara yasağının çıkmasından dolayı memnuniyetlerini ifade etmişlerdir” diye konuştu.

2008 yılından bu yana Türkiye’de 258 milyon paket daha az sigara içildiğinin altını çizen Timurbanga, bunun kapalı mekânlarda sigara yasağının getirilmesi sonucu gerçekleştiğini vurguladı. Kahvehaneler ve kıraathaneleri kitap okunan, dinlenilen, sohbet edilen yerler olarak görmek istediklerini de belirten Timurbanga, “Oralar toplumun zehirlendiği gaz odaları değildir ve olmamalıdır” şeklinde konuştu.

02.07.2010


 

17 madencinin öldüğü ocak yeniden açıldı

BALIKESİR’İN Dursunbey ilçesinde, 23 Şubatta meydana gelen ve 17 işçinin ölümüyle sonuçlanan grizu patlamasının yaşandığı kömür ocağı yeniden işletmeye açıldı.

Maden ocağının sahiplerinden Balıkesir Ticaret Odası Meclis Başkanı Erhan Ortaköylü, yaptığı açıklamada, grizu patlamasının yaşandığı ocağın denetlemelerden sonra tekrar çalışmaya başladığını söyledi. Zonguldak Türkiye Taş Kömürü İşletmesinden 3 üst düzey yönetici transfer ettiklerini ifade eden Ortaköylü, “İşletmemiz çalışmaya devam edecek. Örnek bir işletme kurduğumuzu düşünüyorum. Bunun böyle olmasının devamını da diliyorum. Daha iyilerini de yapmaya çalışacağız.’’Maden ocağında hayatını kaybeden işçilerin yakınları için vakıf kurma çalışması yürüttüklerine dikkati çeken Ortaköylü, ölen madencilerin çocuklarının tüm eğitim masraflarının bu vakıf tarafından karşılanacağını bildirdi.

02.07.2010


 

Hızlı tren saat başı sefer yapacak

ANKARA-Eskişehir arasındaki yolcu talebine yetişebilmek için Yüksek Hızlı Tren’in sefer sayısı arttırıldı. Vatandaşlar dünden itibaren saat başı kalkmaya başlayan YHT’lerde daha rahat yer bulabilecek.

Kısa sürede yüzde 80 doluluk oranına ulaşan Yüksek Hızlı Trenler’in sefer sayısı, artan yolcu taleplerinin karşılanması amacıyla 15’ten 22’ye çıkarıldı. Buna göre YHT’ler; Ankara’dan Eskişehiryönüne; 07.00, 08.00, 09.00, 11.00, 12.00, 13.00, 15.00, 16.00, 18.00, 19.00 ve 21.00 saatlerinde, Eskişehir’den Ankara yönüne ise 07.00, 08.00, 09.00, 11.15, 12.00, 13.00, 15.00, 16.00, 18.00, 19.00, 22.00 saatlerinde hareket ediyor. Sefer sayılarında artışa gidilmesi banliyö trenlerinde sefer düzenlemesine sebep oldu.

02.07.2010


 

İçki öldürür, at yarışı süründürür

İZMİR’DE 45 yıl aralıksız at yarışı oynadıktan sonra ani bir kararla bu alışkanlığını noktalayan emlakçı İbrahim Topçu, çevresindekilere örnek olmak için işyerinin önüne, “İçki öldürür, kumar söndürür, at yarışı süründürür’ yazılı pankart astı.

58 yaşındaki Topçu, at yarışını bıraktıktan sonra evine huzur geldiğini söyleyerek kumar tutkunlarına kötü alışkanlıklardan vazgeçmeleri tavsiyesinde bulundu. İzmir’de emlâkçılık yapan İbrahim Topçu, 45 yıl aralıksız at yarışı oynadı. Maddî ve manevî anlamda büyük kayıplara uğrayan Topçu, ani bir karar alarak at yarışı hastalığından 7 Haziran günü tamamen kurtuldu. Bu kararını hayatının dönüm noktası olarak gören Topçu, ‘Kamuoyuna duyurulur’ başlığıyla hazırlattığı ‘ pankartta çevresindekilerle paylaştı. Topçu, “İçki öldürür, kumar söndürür, at yarışı süründürür” yazılı ilginç pankartla toplumsal mesaj vermeyi amaçladığını ifade etti.

02.07.2010


 

‘Cep’ sayısı hızla artıyor

BİRLEŞMİŞ Milletler Telekomünikasyon Birliği (ITU) tarafından hazırlanan bir rapora göre 2006-2009 döneminde dünya genelinde cep telefon sayısında iki milyara ulaşan bir artış yaşandı.

Bu artışın büyük bölümü gelişmekte olan ülkelerde kaydedildi. ITU verilerine göre son dönemde açılan 1,9 milyar yeni cep telefonu hattının 1,6 milyarı yoksul ülkelerde hizmete girdi. Aynı dönemde gelişmiş ülkelerde yeni açılan cep telefon hattı sayısı ise 300 binin altında kaldı. 2009 yılı itibarıyla sabit hat sayısı 2006 yılına oranla 57 milyon azaldı. Birçok gelişmekte olan ülkede kırsal kesimde yaşayan ailelerin yaklaşık yarısı cep telefon hattı sahibi.

02.07.2010


 

Mavi bebek normale dönüyor

12 HAZİRAN’DA Gazze’den, Türkiye’ye getirilen ve Medical Park Bahçelievler Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım Ünitesi’nde tedaviye alınan Seraj bebeğin sağlık durumunu, ameliyata giren doktorlar değerlendirdi.

Hastane Başhekimi Dr. Oğuzhan Cücü, Seraj bebeğe iki aşamalı ameliyat planladıklarını belirterek, ameliyatın ilk aşamasını Pazartesi akşamı gerçekleştirdiklerini söyledi. Cücü, yaklaşık 2 saat süren ameliyatın sonunda bebeğin yoğun bakıma alındığını belirterek, bebeğin hayatî tehlikesinin ameliyatın ardından 48 saat kadar devam ettiğini ifade etti.

Kalbinin işlevini yapamadığı için damarları moraran ve bu sebeple ‘mavi bebek’ adı takılan Seraj Ala’a Abu Jarad, 8 günlükken Türkiye’ye getirilmişti. 24. gününde ilk ameliyatını olan mavi bebeğin ameliyatına giren kalp ve damar cerrahisi uzmanı Doç. Dr. H. Barbaros Kınoğlu, ameliyatın amacının bebeğin doğuştan gelişmemiş olan akciğer atardamarı yerine sun'î damar takılarak, akciğerlerine yeterli kanın gönderilmesi olduğunu anlattı. Doç. Dr. Kınoğlu, şöyle konuştu: ‘’Dün de bu girişimle aort ana atardamarı ile akciğer atardamarı arasına sun'î bir damar yerleştirerek ameliyat gerçekleştirilmiştir. Ameliyat sorunsuz gitmiştir. Bebek 3 saattir solunum cihazından ayrılmıştır. Kendi solunumu üzerinde, hayatî parametrelerinin hepsi normal değerlerdedir. Ancak bu durum, daha tüm risklerin bertaraf edildiği anlamı taşımıyor. Ameliyat bu yaş grubunda yüzde 30’a yakın hayatî tehlike taşıyan bir girişimdir. Şu ana kadar ters giden bir şey yok. Her şeyin yolunda olduğu gözüküyor. İnşallah bundan sonraki dönemde de böyle devam ederse bebek bir süre daha gözlenip memleketine yollanabilir.’’

Barbaros Kınoğlu, bebeğin rengiyle ilgili bir soru üzerine bebeğin ne pembe ne de mavi olduğunu, bu ameliyatla renginin önemli derecede açıldığını kaydetti. Kınoğlu, ‘’Bu tür doğumsal anomaliyle doğan bebekleri hayatta tutan, anne karnında açık olan bir damar vardır. O kanal vasıtasıyla akciğerlerine kan gitmektedir. Fakat bu kanal genellikle bebek dünyaya geldikten sonra belli bir süre içinde kapanabiliyor. Biz son 48 saat içinde bu kanalın giderek daraldığını ve kapanmak üzere olduğunu tetkik ettik. Hayatî tehlike çıkabilir düşüncesiyle ameliyatı planladık’’ dedi.

Bebeğin babaannesi Eitedal Abu Jarad, herkese teşekkür ederek, bebeği gördüğünü, durumunun iyi olduğunu söyledi. Bebeğin anne ve babasıyla telefonla görüştüğünü, ikisinin de sevinçten ağladığını anlatan Jarad, ailesinin bu hafta içinde Türkiye’ye geleceğini bildirdi.

ELİF NUR KURTOĞLU

02.07.2010


 

Motosiklet kazaları eğitimsizlikten

ART Motoakademi Okulu Kurucusu ve İleri, Güvenli Sürüş Teknikleri Eğitmeni Uğur Ertekin, otomobil ve diğer araçlar için kursa giden sürücülerin motosiklet için bunu gereksiz gördüklerini söyledi.

Motosiklet kullanmanın basit görünmekle beraber dışsal faktörler sebebiyle karmaşık olduğunu, kurallara uygun kullanıldığında ise diğer taşıtlar kadar güvenli olabileceğini ifade eden Ertekin, şöyle devam etti: ‘’Otomobil ve diğer araçlar için kursa giden sürücüler, motosiklet için bunu gereksiz görüyorlar. Son yıllarda motosiklete olan ilgi artıyor. Ancak, azalacağı yerde motosikletle ölümlü kazaların artması bizleri endişelendiriyor. İçişleri Bakanlığının bir çalışması var. Yakın gelecekte ‘İleri ve Güvenli Sürüş Eğitimi’ sertifikası almayan motosiklet sürücüleri trafiğe çıkamayacak. Bu konuda yapılacak düzenlemenin önemli olduğunu düşünüyorum.’’ 20-30 yıl motosiklet kullananların hiç kaza yapmayacaklarını sandıklarını, bunun yanlış bir düşünce olduğunun vurgulayan Ertekin, ‘’Her sürücünün halen geliştireceği bir yanı vardır. Kilometre katetmek çok önemli değil, önemli olan kurallara uygun davranmak’’ dedi.

02.07.2010


 

Görmeden mozaik yapmayı öğreniyorlar

GÖRMEYENLER Kültür ve Birleşme Derneği (GÖRBİR) Gaziantep Şubesi üyesi 5 görme engelli, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Akınal Gençlik ve Rehabilitasyon Merkezinde aldıkları kursla mozaik yapmayı öğreniyor.

3 ay sürecek kurs sonucunda engellilerin eserleri satışa sunulacak ve elde edilen gelir engellilere verilecek. GÖRBİR Gaziantep Şube Başkanı Mehmet Aysel, her zaman engellileri geliştirecek, onlara meslek kazandıracak projeler üretmeye çalıştıklarını söyledi. Engellilerin katıldıkları kurslarla meslek edindiklerini, kendilerine olan güvenlerinin arttığını ve aile bütçelerine katkıda bulunduklarını ifade eden Aysel, şöyle konuştu: ‘’Görme engellilerimiz mozaik de yapabiliyorlar. Bu kurs bunun kanıtı. Daha önce de ‘Üreten Eller’ projesi kapsamında engellilerimiz sabundan çiçek yapıyordu. Arkadaşlarımızın 3 ay sonunda başarılı olacağına inanıyoruz. Gözlerimiz görmese de ellerimiz görüyor. Engelliler için yeni projeler üretmeye devam edeceğiz. Yeter ki, engelli kardeşlerimiz öz güvenlerini kazansın.’’

02.07.2010


 

Elektronik cihazlar kablosuz şarj olacak

BİRKAÇ yıl içerisinde piyasaya çıkacak cep telefonu ya da dizüstü bilgisayar gibi elektronik cihazların büyük bölümünde kablosuz şarj ünitesi de yer alacak.

Böylece bir kafede otururken ya da otobüste seyahat sırasında bu cihazlar kendi kendine şarj olacak. Bugün bazı örnekleri bulunan kablosuz şarj cihazları, ‘’pazar savaşında’’ ön plana çıkmak isteyen firmalar tarafından geliştirilecek. Böylece, GSM sektörünün ‘’akıllı telefonlara yönelmesi gibi’’ elektronik cihazlarda da kablosuz şarj ünitesi, ‘’olmazsa olmaz’’ özellikler arasında yer alacak. Bu yıl 3 milyon adet büyüklüğe sahip olan, kablosuz şarj olabilen elektronik cihaz pazarı, sadece 3 yıl içerisinde yüzde 70 artarak yıllık 235 milyon adet büyüklüğe ulaşacak.

02.07.2010


 

Kovanları korumak için yeni yöntem

KARADENİZLİNİN ayıların bal kovanlarına verdiği zarar sebebiyle geliştirdiği yöntemlere her yıl yenileri ekleniyor.

Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde bir arıcı, kovanlarını, ayıların zarar vermemesi için iki ağaç arasına yerden yaklaşık 3 metre yükseklikte çelik tel gererek oluşturduğu sepet şeklindeki düzeneğin üzerine yerleştirdi. İlçeye bağlı Köprübaşı Köyünde geçimini arıcılıkla sağlayan Rizman Demirkıran, uzun yıllardan beri arıcılık yaptığını, hem kendisi hem de yöredeki arıcıların en önemli sorununun ayıların kovanlarına zarar vermesi olduğunu söyledi. Bu nedenle yörede pek çok arıcının kovanlarını ayılardan korumak amacıyla kendine özgü yöntemler geliştirdiğini ifade eden Demirkıran, şunları söyledi: ‘’Ben de kovanlarımı ayılardan korumak için ormanlık alanda ağaçların üzerine yerleştirdim. Yerden birkaç metre yüksekte bulunan kovanlarım, iyi birer tırmanıcı olan ayılar tarafından defalarca tahrip edildi. Bu yöntemden istediğim sonucu alamayınca iki ağaç arasına yerden yaklaşık 3 metre yükseklikte çelik tel gerdim ve özel olarak hazırladığım sepet şeklindeki metal düzeneği teller üzerine yerleştirdim. Kovanları da küçük bir platform vazifesi gören bu düzeneğin üzerine koydum.’’ Demirkıran, yaklaşık bin lira masrafla yaptığı platforma çıktıktan sonra çalışmasını rahatlıkla sürdürebildiğini, çıkmak için biraz zahmet çekse de kovanlarını ayılardan koruduğu için mutlu olduğunu söyledi.

02.07.2010

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Son Dakika Haberleri

Bütün haberler

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.