13 Ekim 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Dünya

 

Livni: İsrail dünyada gittikçe yalnızlaşıyor

İSRAİL'DE muhalefetteki Kadima Partisi Lideri Tzipi Livni, kabinenin pazar günü ezici bir çoğunlukla İsrail vatandaşlığına geçmek isteyenlerin, ‘İsrail’i Yahudi devleti’ kimliği üzerine sadakat yemini etmeleri şartını getirmesine tepki gösterdi.

Kadima Lideri Tzipi Livni, İsrail’in yeni politikalarıyla dünyada gittikçe yalnızlaştığını ve dostlarını kaybettiğini söyledi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu sert bir dille eleştiren Livni, Başbakan’ın koalisyonu bozmamak için tavizler verdiğini öne sürdü. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Yahudi yerleşim birimi inşaatlarının durdurulmasına karşılık, İsrail’in Yahudi devleti olarak tanınması şartını getirdi.

İsrail Parlamentosu’nun 18. Dönem açılışının 3. Oturumunda konuşan Netanyahu, “Eğer Filistin yönetimi, açık bir şekilde İsrail’i Yahudi halkının ana vatanı olarak tanıdıklarını duyurursa ben de kabinemi toplayarak Yahudi yerleşim birimi inşaatlarını durdurmasını isteyeceğim” dedi. Netanyahu Filistinlilerden devletlerini tanımalarına karşılık kendilerinin de bir tanınma beklediklerini söyledi. Bunun bir şart olmadığını, ancak güven inşa etme adımı olduğunu öne süren Netanyahu, “Çünkü geçtiğimiz son 10 yılda İsrail halkı Filistinlilere olan güvenini kaybetti” dedi.

Filistinlilerin, Yahudi yerleşim birimi inşaatlarının dondurulduğu 10 aylık süreyi boşa geçirdiklerini iddia eden Netanyahu, “Umarım onların yerleşim birimi inşaatlarını dondurma talepleri tavizlerden kaçmak için bir oyun değildir” diye konuştu. Netanyahu, İsrail’in tüm vatandaşlarına eşit davranan mükemmel bir demokrasi örneği olduğunu savundu. İsrail’in Yahudi devleti olarak tanınmasının önemine işaret eden Netanyahu, ülkenin kurucusu David Ben-Gurion’un “İsrail Yahudiler içindir, sadece Yahudilerin de olduğu bir ülke değildir” tanımlamasına vurgu yaptı.

Filistinli Sözcü Nebil Ebu Rudeyne ise, Filistinlilerin mevcut şartını tekrarlayarak, barış görüşmeleri için Yahudi yerleşim birimi inşaatlarının durdurulması gerektiğini bildirdi.

13.10.2010


 

Lieberman’dan Fransız ve İspanyol bakanlara fırça

İSRAİL Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman’ın, İsrail’i ziyaret eden Fransız ve İspanyol muadillerine İsrail’i eleştirmeden önce kendi sorunları için endişelenmelerini söyleyerek, yeni bir diplomatik krize sebep olduğu belirtildi.

Liebarman’ın, bu sözleri, Fransa Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner ve İspanya Dışişleri Bakanı Miguel Moratinos onuruna dün verdiği akşam yemeği sırasında sarf ettiği belirtildi. İsrail Dışişleri Bakanı Lieberman’ın, Fransız ve İspanyol bakanlara, Avrupa’nın kendi işlerini yola koymasının ardından, onların tekliflerini kabul etmeye açık olacağını söylediği kaydedildi. Ancak Kouchner ve Moratinos’un İsrailli Bakanı bu kadar kızdıracak ne söylediği henüz bilinmiyor. Diplomatik yetkililer, Kouchner ve Moratinos’un Lieberman’la bugün bir kez daha konuştuklarını ve duydukları hoşnutsuzluğu ifade ettiklerini belirtti.

13.10.2010


 

Kızıl çamura set vuruldu

MACARİSTAN'IN Ajka şehrinde çevre felâketine yol açan alüminyum fabrikasından sızan kimyasal kızıl çamuru durdurmak için örülen 620 metre uzunluğunda ve 2,75 metre yüksekliğindeki set duvar dün sabah tamamlandı.

Alüminyum fabrikasının içinde yaklaşık 1 milyon metreküp kimyasal kızıl çamurun bulunduğu deponun kuzey duvarında oluşan yarıklar, çamurun yeniden bölgeye yayılma riskini gündeme getirmiş, bunun üzerine, setin önüne bir başka duvar çekmek için üç gün önce çalışma başlatılmıştı.

Fabrikanın yarıklarla kaplı bu duvarının yıkılması halinde bile büyük bir tehdit oluşturmadığını belirten Macar yetkililer, boşaltılan Kolontar Köyü halkının cuma gününden önce evlerine dönemeyeceğini bildirdi. Yetkililer, bölgedeki zararın giderilmesi için çalışmaların aralıksız sürdüğünü de kaydetti.

Macaristan’da 4 Ekimde alüminyum fabrikasının depolarında bulunan 1 milyon metreküp kimyasal zehirli kızıl çamurun bölgeye yayılması sonucu 8 kişi ölmüş, yaklaşık 200 kişi yaralanmıştı.

13.10.2010


 

Kouchner ve Moratinos,Amman’da Abbas’la görüştü

FRANSA Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner ve İspanya Dışişleri Bakanı Miguel Angel Moratinos, Ürdün’ün başşehri Amman’da Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile görüştü.

Filistinli Başmüzakereci Saib Erekat, Finlandiya Dışişleri Bakanı Alexander Stubb’ın da katıldığı görüşmede dışişleri bakanlarının, Filistin ve İsrail arasındaki barış müzakerelerine alternatiflerin ele alındığını belirtti. Erekat görüşmede Abbas’ın son müzakerelerin başarısız olması durumunda Amerikan yönetiminden 1967 sınırlarında bir Filistin devletini tanımasını istemek, bu amaçla BM Güvenlik Konseyine başvurmak ya da BM Genel Kurulundan işgal altındaki toprakların uluslar arası himayeye girmesini talep etmek gibi önerilerinden bahsettiğini söyledi. Ortak basın toplantısında Fransa Dışişleri Bakanı Kouchner de İsrail ve Filistin arasında anlayış farklılıklarının açık olduğunu, ancak bunların aşılması gerektiğini söyledi.

13.10.2010


 

Obama'nın resmine ayakkabı fırlatıldı

İSRAİL'DE, bir grup aşırı sağcı, Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimlerinde inşaatların durdurulmasına yönelik İsrail hükümetine yaptığı baskı dolayısıyla, Amerikan Başkanı Barack Obama’yı, genellikle Arap ülkelerinde uygulanan yöntemle, resmine ayakkabı fırlatarak protesto etti.

Önceki gün akşam saatlerinde, Tel Aviv’deki Amerikan Büyükelçiliği’nin karşısındaki kaldırımda toplanan ve sayılarının çok olmadığı gözlenen grup, İsrail bayrakları ve Obama aleyhtarı pankartlar taşıdı, Obama’ya “cehenneme git” diye bağırdı. Grup üyeleri, kaldırım üzerine yerleştirilen ve Obama’nın, İsrail basınında, Başbakan Binyamin Netanyahu ile telefonda görüşürken çekildiği belirtilen, “Ayaklarını çalışma masasının üzerinde uzatmış haldeki fotoğrafı” üzerine ayakkabılarını ve yumurtalar fırlattılar. Organizatörlerden biri, “Obama bize ayakkabılarını gösteriyor, biz de ona ayakkabılarımızı göstereceğiz” dedi. Gösteriye, İsrail’in bilinen aşırı sağ isimlerinden Baruh Marzel de katıldı. “Siyonist Eylem” adlı örgütün Sözcüsü Uri Bar’am, “Obama’nın bizi, Batı Şeria’da etnik bir temizlikle, yanı başımızda ırkçı bir devleti (Filistin) kabul ettirmeye zorlaması, İsrail kamuoyu için kabul edilebilir bir şey değildir” diye konuştu.

13.10.2010


 

Türk-Ermeni ilişkilerini devam ettirme çağrısı

ERMENİSTAN'IN başşehri Erivan’ı ziyaret eden Slovenya Cumhurbaşkanı Danilo Turk, Türkiye’yi, Türk-Ermeni ilişkilerinin normalleştirilmesi sürecini devam ettirmeye çağırdı.

Ermeni basınında çıkan haberlere göre, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ile bir araya gelen ve ikili görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenleyen Turk, Türkiye ile Ermenistan arasında ilişkilerin normalleşmesine dair bir süre önce imzalanan protokolleri takdirle karşıladıklarını ifade ederek, Türkiye’yi süreci devam ettirmeye çağırdı. Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ilişkilere de değinen Turk, Türkiye’nin AB’ye aday olduğunu ve bu yönde Türkiye ile AB arasında müzakerelerin başlatıldığını hatırlatarak, her adayın bazı kriterlere uyması gerektiğini ve Türkiye’nin de bu istikamette çalışmaya hazır olduğunu umduklarını kaydetti. Ermeni işgali altındaki Yukarı Karabağ sorununa da değinen Turk, Karabağ sorununun barışçıl yollarla çözümünden yana olduklarını, öncelikle taraflar arasında güven ortamının oluşturulması gerektiğini söyledi.

13.10.2010


 

Diktatörün büyük oğlu hanedanlığa karşı çıktı

KUZEY Kore lideri Kim Jong İl’in büyük oğlu, ülkesinde iktidarın ailesinden üçüncü kuşaktan bir kişiye geçmesine karşı olduğunu söyledi. Kim Jong Nam’ın açıklaması, üvey kardeşi Kim Jong Un’un babasının halefi ilân edilmesinin ardından geldi.

Büyük oğul Kim, iktidarın soydan geçmesine karşı olduğunu belirtmekle birlikte bunu gerektiren iç unsurların olması halinde bu yöntemin kabul edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bir zamanlar Kim Jong Nam’ın babasının halefi olacağı düşünülüyordu, ancak 2001’de sahte pasaportla Japonya’ya girmeye çalışınca gözden düştü.

13.10.2010


 

Çarpışan tankerin yükü boşaltılıyor

FRANSA'NIN kuzeybatısında, cuma günü başka bir gemiyle çarpışan Türk tankerindeki yaklaşık 6 bin tonluk kimyasal maddenin boşaltılması işlemine başlandı.

Fransız yetkililer, Brest’teki askerî limana çekilen Türk tankerinin boşaltılması işleminin bir gün süreceğini duyurdu. Tankerinin taşıdığı yükün büyük miktarda tehlikeli kimyasal madde içermesi yüzünden, boşaltılma işleminin büyük bir titizlikle ve dikkatle yapıldığı bildirildi. Sahibi Türk olan, 120 metre uzunluğundaki Malta bandıralı YM Uranus adlı tankerin 13 kişilik mürettebatı, kazanın ardından helikopterle yakındaki bir hava üssüne taşınmıştı. Tanker, aynı yöne giden ve dökme yük taşıyan başka bir gemiyle Fransa’nın Bretagne bölgesi açığında, Quessant adasının 100 kilometre güneybatısında çarpışmıştı. Fransız yetkililer, tankerin, kaza sırasında İtalya’nın Porto Marghera şehrinden Hollanda’nın başşehri Amsterdam’a gitmekte olduğunu, kazaya karışan 190 metre uzunluğundaki Güney Kore gemisi Hanjin Rizhao’nun ise Hollanda’nın Rotterdam şehrine doğru yol aldığını açıklamıştı. Hanjin Rizhao’nun Brezilya’dan Hollanda’ya demir cevheri taşıdığı belirtilen açıklamada, kazanın sebebinin hâlâ soruşturulduğu bildirilmişti.

13.10.2010


 

Clinton, Balkan turunda

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton üç gün sürecek Balkan turunun ilk ayağı olan Bosna-Hersek’in başşehri Saraybosna’ya geldi.

Avrupa ve Avrasya işlerinden sorumlu Dışişleri Bakanı yardımcısı Philip Gordon, Clinton’ın temasları sırasında Bosna-Hersek’in Avrupa’ya katılımının kolaylaşması için, Bosna’da yaşayan topluluklara, ‘’anlaşmazlıkları aşmaları ve ortak merkezi kurumlarını güçlendirmeleri’’ yönünde telkinde bulunacağını belirtti. Clinton, Bosna, Hersek’te Üçlü Devlet Başkanlığı Konseyi üyeleriyle görüşecek, daha sonra ABD’nin Saraybosna Büyükelçiliği’nin yeni binasının resmî açılışında bulunacak. ABD Dışişleri Bakanı Clinton, Bosna-Hersek ziyaretinden sonra Belgrad’a geçecek ve burada Sırbistan Devlet Başkanı Boris Tadiç, Dışişleri Bakanı Vuk Yeremiç ile Savunma Bakanı Dragan Şutanats ve bazı sivil toplum örgütleri temsilcileriyle görüşecek. Clinton, Balkan turunu bugün Kosova’ya yapacağı ziyaretle tamamlayacak.

13.10.2010


 

Tunuslu bir gazeteci ölüm orucuna başladı

KUZEY Afrika ülkesi Tunus’da, muhalif Tunuslu bir gazetecinin ölüm orucuna başladığı belirtildi.

Gazeteci Fehim Bukadus’un eşi Afif Bukadus, AFP’ye yaptığı açıklamada, eşinin Cuma gününden itibaren, serbest bırakılması ve kötü tutukluluk şartlarını protesto etmek amacıyla ölüm orucuna başladığını belirtti. Ülkenin başşehri Tunus’a 350 kilometre mesafede bulunan Gafsa şehrinde tutuklu bulunan 40 yaşındaki Fehim Bukadus, 6 Temmuz tarihinde “kişilere ve mallarına zarar verebilecek haberler yayımlamaktan” suçlu bulunmuştu. Bukadus’u savunanlara göre, gazeteci, 2008 yılında Gafsa’nın maden bölgesinde düzenlenen bir protestoyu izleyip, haber yaptığı için Tunuslu makamlar tarafından cezalandırıldı. Tunuslu yetkililer ise Bukadus’un gazeteci olmadığı ve bazı subayların yaralanmasına yol açan şiddet olaylarına karıştığını ifade ediyor.

13.10.2010


 

Merkel: Serbest dolaşım 1960’lı yılları yaşatmaz

ALMANYA Başbakanı Angela Merkel, AB içinde serbest dolaşım hakkı verilmesinin, Almanya’ya 1960’lı yıllardan beri çok fazla yabancı işçinin gelmesi gibi bir durum yaşatmayacağını söyledi.

Başbakan Merkel, önceki günkü Bulgaristan’ın başşehri Sofya’yı ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, Almanya’daki işsizlik dolayısıyla, vasıflı elemanların aranmasına öncelikle ülke içinden başlanması gerektiğini söyledi. Angela Merkel, “AB içinde işçilere serbest dolaşım hakkı verilmesi de, 1960’lı yılların başında işçi açığı nedeniyle çok sayıda Türk işçisinin de geldiği gibi bir durumu yeniden yaşatmayacak” şeklinde konuştu. Merkel, vasıflı yabancıların Almanya’ya alınması için eski Alman hükümeti döneminde getirilen kurallarda, ayrıca iltica hakkında ve aile birleşimiyle ilgili kurallarda değişiklik yapılmayacağını kaydetti. Merkel, Almanya’nın daha şimdiden dünyanın her yerinden gelen insanlar için bir yurt teşkil ettiğini ifade ederek, “Almanya dünyaya açık bir ülkedir ve öyle de kalacaktır” dedi. Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth ise hem Seehofer’i hem de Merkel’i eleştirdi. Roth, Hristiyan Birlik Partilerinin (CDU/CSU), kendilerinden uzaklaşan sağcı seçmenleri yeniden kazanmak için her zaman bu “eski oyunu oynadığını” kaydetti.

13.10.2010


 

Rusya’da alkol yasağı ölümleri azalttı

RUSYA’NIN belirli bölgelerinde alkolün geçici olarak satışının yasaklanmasının, söz konusu bölgelerde alkolden ölüm oranını düşürdüğü bildirildi.

Rusya Sağlık ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı yetkilisi Yevgeniy Bryun, yaptığı açıklamada, “Alkolden dolayı ölümlerin kesinlikle düştüğünü rahatlıkla söyleyebilirim. Geçici kısıtlamalar şimdiden olumlu sonuç vermeye başladı” dedi. Bryun, Rusların yüzde 30-40’lık bölümünün alkol tükettiğini belirterek, “Bu insanlar bizim dikkat ettiğimiz alanda değil. Ama bu miktarın içindeki önemli kısım alkolik ve bunun mutlaka engellenmesi gerekiyor. Alkol piyasasındaki kısıtlamalar bu önlemlerin bir bölümünü oluşturuyor” ifadesini kullandı. Rusya’daki resmi raporlara göre, ülkede her yıl 23 binden fazla kişi alkol zehirlenmesinden, 75 bin kişi de alkolle ilintili hastalıklar nedeniyle hayatını kaybediyor. Rusya Kamu Odası da yayımladığı raporda, alkolden dolayı yakalanan hastalık, işlenen suç ve meydana gelen trafik kazaları yüzünden yılda yaklaşık 500 bin kişinin hayatını kaybettiğini belirtmişti. Alkolden ölümlerin önüne geçebilmek için ülkenin belirli bölgelerinde akşam 20:00’den sonra yüksek alkollü içeceklerin satışı önceki ay yasaklanmıştı.

13.10.2010

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Son Dakika Haberleri

Bütün haberler

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.