"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Cennette cismaniyet

Mehmet Örnek
04 Ekim 2018, Perşembe 02:09
Risale-i Nurlar’ın birçok yerinde Cennet ve Cehennemin cismanî olduğu ifade ediliyor.

Bunlardan bir tanesi açık ve net bir şekilde, neden cismanî olması gerektiği şöyle izah ediliyor, “Sual: Kusurlu, noksaniyetli, mütegayyir, kararsız, elemli cismaniyetin ebediyetle ve Cennetle ne alâkası var? Madem ruhun âli lezâizi vardır; ona kâfidir. Lezâiz-i cismaniye için bir haşr-i cismanî neden icab ediyor?” Cevaben Bediüzzaman şöyle diyor, “Çünkü, nasıl toprak suya, havaya, ziyaya nisbeten kesafetli, karanlıklıdır, fakat masnuât-ı İlâhiyenin bütün envâına menşe ve medar olduğundan bütün anâsır-ı sairenin mânen fevkine çıktığı gibi; hem kesafetli olan nefs-i insaniye, sırr-ı câmiiyet itibarıyla, tezekkî etmek şartıyla bütün letâif-i insaniyenin fevkine çıktığı gibi; öyle de, cismaniyet en câmi, en muhit, en zengin bir âyine-i tecelliyât-ı esmâ-i İlâhiyedir. Bütün hazâin-i rahmetin müddeharâtını tartacak ve mizana çekecek âletler cismaniyettedir. Meselâ, dildeki kuvve-i zâika, rızık zevkinde, envâ-ı mat’umat adedince mizanlara menşe olmasaydı, herbirini ayrı ayrı hissedip tanımazdı, tadıp tartamazdı.”1

Cennet ve Cehennemin cismanî olduğu âyet ve hadislerle sabittir. Vakit geldiğinde ikinci kez de cismen dirileceğimiz âyet-i kerimede şöyle ifade ediliyor, “Bir de onlar dediler ki; sahi biz, bir kemik yığını ve kokuşmuş bir toprak olmuş iken, yeni bir hilkatte dirileceğiz, öyle mi?”, “Öncekiler, ‘Ölüp toprak ve bir yığın kemik olduğumuzda mı diriltileceğiz?’ demişlerdi.” 2 

Asıl hayat ahiret hayatı olduğu için, “Orada canların çekeceği, gözlerin zevk alacağı her şey vardır” 3 âyetine medar olan Cennette, elbette ki tam manasıyla zevklerin duyulması için cismen de olacağız. Esmâ-i İlâhiyenin tecelliyâtını hissedip bilmek, zevk edip tanımak cismaniyetsiz olmaz. Nihayetsiz lezzetleri hissedecek istidatlarımız cismaniyetle mana kazanacaktır. Mertebeler hadsizdir, en güzel derecelerde bulunmak duâsıyla.

Dipnotlar:

1) Sözler, s. 671-672.

2) İsrâ, 17/49 - Mü’minûn, 23/82.

3) Zuhruf, 43/71.

Okunma Sayısı: 534
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı