Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 24 Mart 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Basından Seçmeler

KKTC’yi önce Türkiye tanımalı

Biz askerlerin siyasi konularda ulu orta konuşabildiği, Hükümetle, hatta siyasi partilerle polemiğe girebildiği tuhaf bir ‘demokrasi’de yaşamaya alıştırıldık. Dahası son cumhurbaşkanlığı seçiminde olduğu gibi, onlar müdahalede gecikince, davet eden siyasetçilerimiz bile var. Ama bari Kıbrıs’taki siyaset ve siyasetçiler rahat bırakılsın.

Kıbrıs’ta bizden daha özgür bir toplum ve daha demokratik seçimlerle iş başına gelmiş bir hükümet var. KKTC’nin bağımsız bir devlet olduğu, Türkiye Cumhuriyeti’nin de resmi tezi. Yıllardır dünyanın da bunu kabul etmesini istiyor.

Ama acaba kendisi gerçekten tanıyor mu? Ona bağımsız bir devlet muamelesi yapıyor mu?

Haberlere göre, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Hayri Kıvrıkoğlu, görev yaptığı ülkenin başbakanını, parti kongresinde istiklal marşı okunmadığı ve saygı duruşu yapılmadığı gerekçesiyle paylıyor, elini sıkmayı reddediyor ve onlardan ‘Türklüklerini kanıtlamalarını’ bekliyor. Neresinden baksanız skandal.

Barış ve Demokrasi Hareketi Başkanı Mustafa Akıncı, bu olayda Başbakan Ferdi Sabit Soyer nezdinde Kıbrıs Türk Halkının hakarete uğradığını ifade ederken haklıdır.

Hangi bağımsız ülkede, başka bir ülkenin memuru, o ülkenin başbakanını azarlayabilir? O ülkedeki bir siyasi partinin kongresine karışabilir? Bu yetkiyi kendisinde nasıl bulabilir? Asker veya sivil, eğer Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bir bürokratı, KKTC’nin Başbakanını paylayabiliyorsa, bunun sonuçları hakkında düşünen var mı? Eminim bu olaya Türkiye’deki bazı milliyetçilerle birlikte, ‘Kuzey Kıbrıs Türkiye’nin işgali altındadır’ diyenler de epeyce sevinmiş olmalıdır.

Neyse ki Kıbrıs halkının seçilmiş temsilcileri, bu olayda da demokrat bir duruş sergileyebildiler. KKTC Başbakanı Soyer, kimsenin uluslararası alanda oluşturulmak istenen imaja katkıda bulunmaması gerektiğini vurguladı ve ‘bizim demokrasimizi icazetli bir demokrasi, sınırlandırılmış bir demokrasi, egemenliği bir anlamda kullanamayan, kendi kendini yönetemeyen bir halk gibi göstermelerine bu halk asla fırsat vermeyecektir’ dedi.

Türkiye’de devletin içinde ve dışında yer alan bazı güçler ve çevreler, Kıbrıs halkının demokratik tercihleriyle şekillenen bugünkü yönetimini bir türlü içlerine sindiremediler. Tıpkı Türkiye’dekini sindiremedikleri gibi. Şimdi de bu ülkenin meşru Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’la, Başbakanı Soyer’le uğraşıyorlar.

Aslında sorunun, Türkiye’deki siyasi mücadelenin Kıbrıs’a taşınması gibi bir boyutu da var. Kıbrıs’taki bazı çevrelerin Türkiye’de yapılacak seçimlerde taraf olduğunu vurgulayan Cumhuriyetçi Türk Partisi Genel Sekreteri Ömer Kalyoncu da ‘kimsenin Türk olup olmadığımızı sorgulama hakkı yoktur’ diyor.

Türkiye, Kıbrıs’ın bağımsız bir devlet olarak tanınmasını istiyorsa, önce kendisi tanımalı. ‘Yavru Vatan’ın büyüdüğünü kabul etmeli. Onun demokratik kurumlarına saygı göstermeli ve Kıbrıs halkının meşru temsilcilerini aşağılamaya kalkışmamalı, yani onun bağımsız bir devlet olduğunu pratikte de tanımalı.

Tanımalı ki, öteki ülkelerden de bunu bekleyebilsin.

Star, 23 Mart 2007

Berat ÖZİPEK

24.03.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  Tunus halletti, darısı başımıza...

  KKTC’yi önce Türkiye tanımalı

  Hukuku zorlamak

  Asker-Sezer buluşmasının düşündürdükleri

  Yeni Asya dalgasını geçiyordu


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004