Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 06 Mayıs 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Basından Seçmeler

Batı’daki yeni tartışma: Demokrasi için tehdit kim?

Tandoğan ve Çağlayan’daki mitinglerden dünyaya yansıyan fotoğraflar karşısında etkilenmemek mümkün değildi. Yüz binlerle ifade edilen kitleler, laikliğin ve hayat tarzlarının tehdit altında olduğunu haykırıyordu. Cumhurbaşkanlığını da ‘ele geçirirse’ AK Parti’nin topluma İslam’ı empoze edeceğini öne sürüyorlardı.

Ellerinde Türk bayrağı ve Atatürk portresi taşıyan, çoğunluğunu kadınların oluşturduğu bu romantik tablodan Batılı herhangi bir insanın etkilenmemesi zordu. Nitekim öyle de oldu. Mitingin fotoğrafları gazetelerin ilk sayfalarını süsledi. Türkiye’nin geleceği hakkında bir alarmdı bu. Türkiye, Batı’dan ve demokrasiden uzaklaşıp Ortadoğu’ya kayacaktı. Bu gidişi önlemek için ne yapılsa yerindeydi.

Genelkurmay sitesine 27 Nisan gece yarısı konulan bildiri de bu psikolojik atmosfer içinde algılanacaktı. Toplum, laiklik ve demokrasinin tehdit altında olduğunu söylüyor; kendini bu değerlerin koruyucusu gören asker de hükümete ‘muhtıra’ veriyordu. Konuyla ilgili dünyada çıkan haber ve fotoğraflar, ilk günlerde derinliğine inmeden bu havayı yansıtıyordu. Bu haberlerde, kalabalıkları meydanlara taşıyan ‘sivil’ toplum kuruluşlarının ve ‘demokratik’ önderlerin Türkiye’nin son yıllarda verdiği demokrasi mücadelesinde hangi safta yer aldığına dikkat çekilmiyordu. Miting meydanlarında atılan sloganların ne kadar anti-demokratik içerik taşıdığı ve bu kişilerin sadece kendileri için demokrasi istedikleri gözden kaçmıştı. Bu görüşlerin partileşerek seçimlere girdiği ve halktan yüzde 1 oranında bile destek alamadığı da unutulmuştu.

Bu romantik tablodan etkilenmemek için, Türkiye’deki değişimi çok iyi takip etmek ve aktörlerin sözleri ile eylemleri arasındaki farkı ayırt edecek kadar yakından tanımak şarttı. Tabii, bir de art niyetli olmamak ve kesimlerden herhangi biriyle angajman içinde olmamak gerekiyordu.

Bu havanın oluşturulduğu ilk günden itibaren Avrupa ile gelişen ilişkilerin faydası ortaya çıktı. Çünkü her yıl siyasetten ekonomiye Türkiye’nin röntgenini çeken raporlar hazırlayan AB kurumları, artık Türkiye’de kimin kim olduğunu çok iyi biliyordu. Süreç içinde yakından takip ettikleri için mesela şimdi demokrasi sloganları atan örgüt ve şahısların gerçekte ne kadar özgürlük karşıtı; demokrasi karşıtı diye itham edilen hükümetin ise bu konuda ne kadar gayretli olduğunu biliyorlardı.

Türk toplumu ve siyasetiyle yakın temasları sayesinde, onlar, Kemal Kerinçsiz veya Şener Eruygur’un da katıldığı bir mitingin ne anlama geldiğini kolaylıkla çözüyorlardı. Yine bu ilişkiler sayesinde, mesela Avrupa Parlamentosu üyesi Cem Özdemir, CHP’nin ne sosyal ne de demokrat bir parti olduğunu görüyor ve hatta bu partinin Sosyalist Enternasyonal’den çıkıp faşist partiler grubuna girmesini öneriyordu. Tecrübeli bir başka Avrupalı siyasetçi Graham Watson, sorunun din değil, demokrasi sorunu olduğunu söylüyordu.

Bana göre, Avrupa’nın görünüşe aldanmayan ve ağırlığını demokrasiden yana koyan bu net tavrı, gece yarısı bildirisinin ardından açık tavır almakta bocalayan Amerika’yı da etkiledi. Askerin siyasete açık müdahalesi karşısında zamanla Washington da Avrupa’nın çizgisine geldi. Türkiye’de samimi olarak demokrasiden taraf olanlar için, AB süreci dolayısıyla yaşanan bu yakınlaşma çok önemli bir avantaj. Bu ilişkiler tam bir sigorta mıdır bilemiyorum. Ancak bu köklü münasebetler kurulmamış olsa, Türkiye’de “demokrasi adına demokratlara dayak atmak” geçmişte olduğu gibi yine çok kolay olacaktı.

Zaman, 5.5.2007

Abdülhamit BİLİCİ

06.05.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  AB’ye bundan mı karşılar?

  Nümayişlerden çıkarılacak ceviz

  Batı’daki yeni tartışma: Demokrasi için tehdit kim?

  Yine içe kapandık


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004