Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 08 Haziran 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Enstitü

SORU-CEVAP

Soru: Sekizinci Şuâ’da geçen; “İmam-ı Ali’nin (r.a.) en mühim ve en müdakkik üveysî bir şakirdi ve İslâmiyetin en meşhur ve parlak bir hücceti olan Hüccetü’l-İslâm İmam-ı Gazâlî (r.a.) diyor ki: “Onlar vahiyle Peygambere (a.s.m.) nazil olduğu vakit, İmam-ı Ali’ye (r.a.) emretti, ‘Yaz’; o da yazdı, sonra nazmetti.” (s. 635) cümlesini açıklar mısınız? Vahiy sadece Kur’ân’dan ibaret değil mi?

Vahiy Allah’ın varlıklara konuşmalarının bütününü içine alan bir kavramdır. Vahyin pek çok mertebeleri vardır. Peygambere gelen vahiyler her şeyden önce ikiye ayrılır: Birincisi “Vahy-i Metluv” yani okunan ve ibadet amacı ile okunan ferman-ı İlâhi olan vahiydir ki bu Kur’ân-ı Kerimdir. Bunun hem lafzı hem mânâsı Allah’a aittir. İkincisi, okunmayan ve kendisi ile ibadet edilmeyen vahiydir ki buna “Vahy-ı Gayr-i Metluv” adı verilir. Bunlar “Kutsî Hadisler”dir. Bunun mânâsı Allah’tan, sözleri ise peygamberdendir. Kutsî hadisleri, Peygamberimiz (a.s.m.) “Allahu Teâlâ buyuruyor ki: Ey Kullarım! Ey Habibim!” diye rivayet ederek bize haber vermiştir. Bunun bir alt mertebesi ise Peygamber ilhamıdır ki, onun bütün sözleri olan diğer hadislerdir. Yüce Allah Peygamberimiz’e (a.s.m.) ait olan bütün sözlerin “O peygamber hevasından konuşmaz. O ancak kendisine vahyolunanı söyler.” (Necm, 53:3–4) ayeti ile bize bildirmiştir. Bu âyet peygamberin bütün sözlerinin vahiyden kaynaklandığını ve bir derece vahiy olduğunu bildirmektedir.

Kur’ân-ı Kerim’de, Allah’ın bütün konuşmalarına vahiy denmiştir. Bu açıdan vahiy sadece Kur’ân âyetlerinden ibaret değildir. Vahiy, bir şeyin gizli ve hızlı bir şekilde bildirilmesi demektir. Kur’ân’da peygamberimize ve bütün peygamberlere Allah’ın vahyettiği bildirilir. Bununla birlikte Hz. Musa’nın annesine vahyedildiğine dair bir âyet vardır. Burada vahiy, ilham mânâsındadır. Kasar Sûresi 7’inci âyette bu mânâyı görmek mümkündür. Aynı zamanda Hz. İsa’nın Havarilerine vahyedildiğinden bahsedilir ki, bu da ilham mânâsındadır. (Maide, 111) Ayrıca Nahl Sûresi 68’inci âyette arılara da vahyedildiği bildirilir. Bu âyette arıya bal yapmasını Allah’ın öğrettiği kastedilmiştir. Yani âyette geçen vahiy tabiri Cenâb-ı Hakk’ın hayvanlara ilhamını ifade etmektedir.

Sonuç olarak İmam-ı Gazali’nin (r.a.) “ Onlar vahiyle Peygambere (a.s.m.) nazil olduğu vakit, İmam-ı Ali’ye (r.a.) emretti, ‘Yaz’; o da yazdı, sonra nazmetti.” ifadesi ise şöyle anlaşılabilir.

Kur’ân-ı Kerim, Cenâb-ı Hakk’ın mânâsı ile birlikte lâfzını da vahyettiği mukaddes kitabımızdır. Bu yüzden beşer kelâmına benzemez. Ancak, Hadis-i Kutsiler, Peygamberimiz’e (a.s.m.) mazmun dediğimiz anlam ve içeriğinin vahiy olduğu, lâfzının ise Peygamberimiz (a.s.m.) tarafından söylendiği sözlerdir. Bunun sebebi, Kur’ân ile Kur’ân-ı Kerim’i açıklayıcı mahiyetteki hadislerin birbirine karıştırılmasıdır. Hz. Ali Efendimiz’e (r.a.) yazması emredilen vahiy, içeriği vahiy olan, lâfzı Peygamberimiz (a.s.m.) tarafından giydirilmiş olan vahiydir. 

Peygamberimiz (a.s.m.) ise Allah’ın lutfu ve ihsanıyla Arapların en fasih söz söyleyenidir aynı zamanda. Bu yüzden Kutsî hadisler, Cevşen, Celcelutiye ve hadisler Kur’ân’ın mertebesine yetişemese bile farklı bir güzellik, vecizlik ve belâgat parıltılarını taşımaktadırlar.

[Risâle-i Nur Enstitüsü | Soru&Cevap Köşesi]

-Tel: +90 212 513 1110-

http://www.risâleinurenstitusu.org

08.06.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler

Başlıklar

  Dünya birliğinin ruhu nur olacaktır

  Osman Nuri Tol (1885-1955)

  İslâm dünyasının yarını - V

  SORU-CEVAP


 Son Dakika Haberleri
Kadın ve Aile Dergisi Çocuk Dergisi Gençlik Dergisi Fikir Dergisi
Ana Sayfa | Dünya | Haberler | Görüş | Lahika | Basından Seçmeler | Yazarlar
Copyright YeniAsya 2004