Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 19 Kasım 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Sivil Toplum

Yorumsuz iki haber…

Birincisi: Şemdinli’deki bomba dâvâsı can yakmaya devam ediyor. Dâvâ iddianamesini hazırlayan savcı Ferhat Sarıkaya’nın meslekten ihracı, iki astsubaya çete ve adam öldürmekten 39’ar yıl ağır hapis veren mahkeme heyetinin dağıtılıp sürgüne gönderilmesinden sonra, şimdi de bombadan zarar görenlerin avukatları hedef haline geldi.

Adalet Bakanlığı, Şemdinli dâvâsının müdahil avukatlarından sekizi hakkında, Yargıtay’ın bozma kararına yönelik dilekçeyle sanıklara tahliye isteyen savcıya yönelik eleştirilerini gerekçe göstererek soruşturma izni verdi. Van Başsavcılığı’nın soruşturma izni talebine olumlu cevap veren Bakanlığın gerekçesi şöyle: “Avukatların dilekçelerinde

‘...Birleştirmenin sanık Veysel’in askerî mahkemede yargılanabilmesi için bir imkân olduğu hukuk dışı beklentisi bu ısrara yol açmaktadır. Bu tesbiti yüksek mahkemenin tamamen kavrama hatasına düştüğü askerî suç kavramı üzerinden de değerlendirme yapılmalıdır. Van Başsavcılığı ya önemli meslekte yetersizlik sorunuyla karşı karşıyadır yahut hukuku referans kabul etmekten vazgeçmiştir. Talebe özel savcı tayinini görevi suiistimal derecesine varmış tahliye talebini hukuk dışı buluyoruz’ şeklinde ifadeleri soruşturmayı gerektirir nitelikte görüldü.”

Van Baro Başkanı Ayhan Çabuk, karara “Bu açık bir baskıdır” diyerek tepki gösterdi.

İkincisi: Güneydoğu’da görev yaptığı dönemde, terörle mücadelede zaafiyet gösteren hakimleri hizaya getirmek için evlerinin etrafına bomba attırdığını söyleyen ve bu sebeple “Bombacı Paşa” olarak anılan emekli korgeneral Altay Tokat beraat etti.

Mahkeme, “Korgeneralliğe kadar yükselen bir kişinin bunu yapması düşünülemez” diyen savcılığın görüşünü paylaştı.

Emekli korgeneral Tokat, Yeni Aktüel dergisine verdiği röportajda “Batıdan gelen memurlar, hakimler işin ciddiyetini anlamıyor, çok koordineli ve iyi çalıştık, baktım sonradan işler sakinleşince işi basite almaya çalıştılar... Onun üzerine hizaya gelsin diye iki yere bomba attırdım. Anladılar ki, çok dikkatli olmalılar” demişti.

Genelkurmay Askerî Başsavcılığı, Tokat’ın bu sözleri üzerine, “Türk Silâhlı Kuvvetleri’ndeki komutanlara olan güven duygusunu zedelemek” ve “askerlik dönemindeki işlere ait açıklama yapmak” suçlamasıyla dâvâ açmıştı.

19.11.2007


Yeni anayasa ihtiyacı

1982 Anayasasının üzerinden 27 yıl geçti. Aradan geçen çeyrek asırdan fazla bir sürede tartışmalar hiç bitmedi.

Tartışmalar anayasanın muhtevasıyla birlikte yapılış tarzına da odaklandı.

Darbe ürünü olan 1982 anayasası “darbe mantığı” ile hazırlandığı için hak ve hürriyetler anlamında büyük eksiklikler taşırken devlet bireye karşı adeta korunma altına alınmıştı.

Zaman içinde ‘82 anayasası ile ilgili onlarca kez değişiklik yapıldı. Ancak yamalar da toplumun ihtiyaçlarına cevap vermekten uzak kaldı.

İçinde bulunduğumuz zaman içinde yeni anayasa tartışmaları hız kazandı. Tartışmaları hep birlikte yaşıyoruz. Ancak ortaya atılan düşünceler, demokrat olanlar ve olmayanlar saflaşmasını gözle görülür bir şekilde ortaya çıkarıyor.

Statükoyu korumanın telâşı içinde olanların her türlü yeniliği devletin bekasını gerekçe göstererek karşı çıkmasını aziz milletimiz ibretle izliyor ve zihnine nakşediyor.

Ancak bilinmelidir ki statüko, oluşan fıtrî meyelan karşısında tutunacak bir dal bulamayacaktır. Tarih bunun sayısız örnekleriyle doludur.

Gündem sıralamasında yeri zaman zaman değişse de Türkiye’nin gerçek anayasa ihtiyacı yenisi yapılana kadar hiç bitmeyecek.

Dileğimiz odur ki, “Yeni Anayasa” gereksiz vehim ve korkulardan uzak, her türlü düşünce, ifade ve teşebbüs hürriyetini kapsayacak mahiyette olsun.

Şevket SİPAHİ

19.11.2007


Atatürkçü taksiciler

Taksiciler Odası ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi, artan şikâyetleri azaltmak, şoförlere gerekli meslekî formasyonu kazandırmak için ortaklaşa meslekî gelişim ve uyum kursları düzenliyor. Şoförlere Atatürkçülük dersi de veriliyor.

Haftada üç gün üçer saatten toplam 13 iş günü süren kurslardan belge alamayanlar yılbaşından itibaren taksicilik yapamayacak. İstanbul’daki 35 bin taksi şoförü, meslekleriyle ilgili olarak “Halkla İlişkiler”, “Çevre ve Şehir Bilgisi”,

“Turizm Bilgisi”, “Trafik Mevzuatı ve Kuralları”, “Ahlaki Değerlerimiz”, “İngilizce” derslerinin yanı sıra “Atatürkçülük ve Laiklik”, “Demokrasi ve İnsan Hakları”, “AB Uyum Sürecinin Önemi” gibi dersler de alıyorlar.

İstanbul Otomobil Esnaf Odası Başkanı Salih Kaçanoğlu, ücretsiz olarak düzenlenen kurslardan 4 bin 800 kişinin mezun olduğunu söyledi. Bu ay sonu 8 bin kişi daha mezun olacak. Kurslara katılım bu hızla devam etse dahi en az 10 bin kişi yeni dönemde belge alamayacak ve taksi şoförlüğü yapamayacak.

19.11.2007


TBMM’de Sivil Toplum paneli

TBMM Genel Sekreterliği ve Yasama Derneğinin, “Yasama Sürecinde Sivil Toplum Katılımı: Bir Sistem Arayışı” başlıklı panel bugün yapılıyor.

TBMM, Eski Cumhuriyet Senatosu Salonu’nda saat 10.00’da düzenlenecek olan panelde, TBMM Başkanı Köksal Toptan bir konuşma yapacak. Türkiye ve dünya bazında, sivil toplumun yasama sürecine katılımının tartışılacağı panelin ikinci bölümünde bir de açık forum yer alıyor.

19.11.2007


Ekmek terörüne dur denecek mi?

“Ülkemiz yıllardır bölücü terör belası ile mücadele ederken diğer terörleri görmezlikten geliyor. Aykırılıkçı terör kadar tehlikeli olan ‘gıda terörü’ yüzünden her yıl binlerce tüketici hastalanmakta, kansere yakalanmakta ve ölmektedir. Gıda terörü meselesine Sağlık Bakanlığı ve Tarım Bakanlıkları ile Belediyeler yalnızca medyada çıkan haberler sonrasında kulak kabartmakta küllendirip sonra bu teröründe üstü kapatılmaktadır.

“Ülkemizin bir ekmek politikası olmadığı gibi yerel gereksinimlere göre değil ulusal bürokratik dayatmalarla ekmek düzenlemeleri yapılmaktadır. Ekmek her yörenin sağlık gereksinimlerine göre üretilmesi gerekir.

“Sayın Başbakan’a çağrımız şudur: Ekmek sorununa acilen kendisi el koymalıdır. Acilen bir ekmek kongresi toplanmalıdır.

Ekmek sorununu çözememiş bir Türkiye fotoğrafı ülkemizin imajını zedelemektedir. Kalitesiz ve sağlıksız ekmek üretimine müsaade etmek bir ‘insan hakları ihlali’dir ki bu temel insan hakları ihlali ülkemizin her köşesinde her gün işlenmektedir.

(Kemal Özer, Tüketiciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı)

19.11.2007


STGM Denizli Yerel Destek Merkezi açılıyor

Denizli ve çevre illerdeki sivil toplum örgütlerinin çalışmalarına destek vermek amacıyla, Sivil Toplum Geliştirme Merkezi (STGM) ve Denizli Sivil Toplum Kuruluşları Gelişme Platformu’nun (DESGEP) işbirliğiyle oluşturulan STGM Denizli

Yerel Destek Merkezi yarın açılıyor.

STGM Denizli Yerel Destek Merkezi’nin amacı, DESGEP’in katkılarıyla, STGM’nin verdiği hizmetleri Denizli ve çevre illerdeki STK’lara daha etkin bir şekilde ulaştırarak çalışmalarına destek vermek. STK’ların ihtiyaçları doğrultusunda çalıma sürdürecek olan yerel destek merkezinden bütün STK’lar yararlanabilecek.

19.11.2007


Gıda denetimine AB standardı

Türkiye’nin gıda denetimlerini Avrupa Birliği (AB) şartlarına uygun şekilde yapmasını düzenleyen yeni yasa kamuoyunun görüşüne açıldı. Yasayla, ihracat amaçlı üretilen; ancak gıda mevzuatına uygun olmayan ürünler ile gıda mevzuatına uygun olmayan ithal ürünlerin yurtiçine dağıtımı ve satışı yasaklanıyor.

Bakanlık daha önce hazırlanan çeşitli taslakları birleştirerek, “Gıda Kanunu’’ taslağına dönüştürdü. Buna göre, gıda, insan sağlığına zararlı olması ve tüketimine uygun olmaması halinde güvensiz kabul edilecek ve pazara sunulamayacak. Bir üründe şüphe duyulması halinde bakanlık sınırlama getirme ve piyasadan geri toplama yetkisine sahip. Gıdanın şekli, ambalajı, etiketlenmesi, reklâm ve tanıtımında tüketiciyi yanıltacak unsurlar yer almayacak. Risk değerlendirmesi için bağımsız bir risk değerlendirme kurumu/kuruluşu kurulacak. Bilimsel ve teknik verileri araştırmak, toplamak üzere bilimsel komiteler oluşturulacak.

Bir gıdanın zararlı olup olmaması sadece tüketen kişinin sağlığına etkisiyle değil gelecek nesillere olan etkisiyle de değerlendirilecek. Taslağa göre gıda şirketlerinde lise mezunları hiçbir yerde yönetici olamayacak. Yöneticiler en düşük ilgili alanda önlisans mezunu olacak.

Gıda ve gıda üretiminde kullanılan her türlü maddede izlenilebilirlik sistemi kurulması şart olacak. Riskli durumlarda, bakanlık, kriz birimi oluşturacak. Bu konuda ulusal ve uluslararası bilgi ağı oluşturulacak.

Gıda işi ile uğraşanlar, insan sağlığına ve hayatına zarar verecek şekilde gıda ve gıda ile temas eden madde ve malzemeleri üretemeyecek,

19.11.2007


Sivil toplum buluşmaları -2

Akademik Dayanışma Araştırma ve Geliştirme Vakfı (ADAG), Demokrat Hukukçular Derneği, Sosyal Etüdler Derneği (SETÜD), Yeni Eğitimciler Derneği, Yeni Sanayici ve İş Adamları Derneği (YENİSİAD), Demokrat Gençlik Derneği ve Kültürlerarası Köprü Derneği üyelerinin bir araya geldiği “Sivil Toplum Buluşmaları”nın ikincisi Ankara’da yapıldı.

Royal Anka Oteli’nde düzenlenen programda “Sivil Toplum Kuruluşları Neden Gerekli” başlıklı bir sunum yapan Dr. Ö. Lütfi Peker, sivil toplumun en önemli ayağının iman hareketi olduğunu söyledi. İmanla hürriyet arasından çok yakın bir bağ olduğuna işaret eden Peker, “21. yüzyılın öne çıkan hususiyetlerinden biri özgürlük asrı olmasıdır. Artık insanlık her türlü baskı ve dayatmayı reddediyor. İnsanlar akıl ve kalplerine seslenildiği zaman ikna olabilmektedir. Sivil toplum kuruluşları sosyal hayata açılma noktasında anahtar rol oynamaktadır” dedi.

Mensup oldukları STK’lar adına kısa birer konuşma yapan temsilciler de birlikteliğe dikkat çekti. ADAG temsilcisi Suat Yapalak, yeni anayasada özerk üniversitenin yolunun açılması gerektiğini söylerken, Demokrat Hukukçular Temsilcisi Mehmet Ali Aslan, birlikte çalışmaya ve birarada bulunmaya her zaman katkı sağlayacaklarını ifade etti.

YENİEĞİTDER temsilcisi Mehmet Şahin, eğitimin toplumun tüm kesimini ilgilendiren ve her alanda olan bir konu olduğunu vurgularken, SETÜD temsilcisi Mehmet Ali Kılıç, ortak faaliyetlere devam edeceklerini bildirdi. Demokrat Gençlik Derneği temsilcisi İbrahim Halil Yalçın ise özellikle 1980 sonrası depolitize edilmiş gençlerin bilinçlendirilmesi için inisiatif üretilmesi gerektiğini istedi.

19.11.2007


Ortadoğu’da barış için eyleme geçilmeli

Rusya’nın kültür başşehri St. Petersburg’da biraraya gelen uluslararası sivil toplum örgütleri, Ortadoğu’da barışın sağlanması için eyleme geçilmesini istedi. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Diyalog Avrasya Platformu, G8, Medeniyetlerin Diyaloğu ve St. Petersburg Devlet Üniversitesinin katkıları ile gerçekleşen ‘Medeniyetlerarası Diyalog ve Ortadoğu’nun Geleceği’ konferansına 19 farklı ülkeden 80’den fazla siyaset ve bilim adamı katıldı. Katılımcılar Ortadoğu’da yaşanan sorunların temelinde az gelişmişlik, dışarıdan müdahale, terör, eğitimsizlik ve gelir dağılımında yaşanan sorunlar olduğunu belirledi.

Sonuç bildirgesinde şu görüşlere yer verildi:

-Dünyanın diğer bölgelerinden daha çok Ortadoğu’da diyaloga ihtiyaç var.

-Medeniyetlerin farklılıkları arasında diyalogla köprü kurmak yeri doldurulamaz bir kavramdır.

-Bölgesel sorunların çözülmesi, demokrasinin teşvik edilmesi ve bölgesel ekonomik gelişim ve entegrasyon çalışmaları beraber yürütülmeli.

-Eğitim ve akademik çalışmalar medeniyetlerarası diyalogun teşvik edilmesinde büyük katkı sağlayabilir.

-Din adamları ve eğitimciler bu süreçte aktif rol almalı.

-Demokrasi yerel unsurlar göz önünde bulundurularak teşvik edilmeli.

-Medya diğer dinlere karşı provokasyondan kaçınmalı, bütün medeniyetlere saygı duymalı ve medeniyetler diyaloğuna olumlu katkı çabasında olmalı.

-Ortadoğu üç İbrahimî dinin merkezidir.

-Ortadoğu’da yaşanan sorunların temelinde İsrail-Filistin sorunu vardır. Barışın temini için bu sorun çözülmelidir.

-Diyalog çalışmaları BM nezdinde yürütülen faaliyetleri bütünleyici yönde olmalı.

19.11.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

 Son Dakika Haberleri