Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 30 Aralık 2007

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Haberler

 

2007’de AB’yi unuttuk

Türkiye-AB Derneği Başkanı Prof. Dr. Haluk Günuğur, 2007 yılının “Türkiye-AB ilişkileri açısından iyi geçmediğini” belirterek, 2008’de de ilişkilerin iyileşmesi yönünde beklentisi bulunmadığını ve gelecek yılın ilişkiler açısından “sıkıntılı” olacağını söyledi.

Prof. Günuğur, 2007 yılında Türkiye-AB ilişkileri ve ilişkilerin 2008’deki seyriyle ilgili öngörüleri konusunda soruları cevaplandırdı. “2007 yılında, Türkiye’nin gündeminin birinci maddesinde AB ile ilişkiler yer almadı” diyen Günuğur, PKK terörüyle mücadelenin özellikle de 2007’nin ikinci yarısında Türkiye gündeminin en önemli konusu olduğunu belirtti, ancak bunun Türkiye-AB ilişkilerinin önemsiz olduğu anlamına gelmediğine de dikkat çekti.

Prof. Günuğur, Türkiye-AB ilişkilerinde, AB’nin kendi iç dinamiklerinden kaynaklanan problemler olduğunu da kaydederek, AB’nin gündemindeki birinci konunun ise genişleme olmadığını, öncelikli konunun Avrupa Anayasasının yerine konulması planlanan “Reform Antlaşması” olduğunu ve 2008’in bu antlaşmanın onay süreci ve çalışmalarıyla geçeceğini ifade etti.

AB’ye üye devlet sayısının, 2007’nin başında Romanya ve Bulgaristan’ın da katılımıyla 25’ten 27 ülkeye çıktığını hatırlatan Günuğur, son katılımlarla AB’nin, tarihindeki en büyük çaplı genişleme sürecinden geçtiğini kaydetti. “Dolayısıyla, Avrupa bunu içine sindirme sürecini yaşıyor” diyen Günuğur, ancak 2007’de Hırvatistan’ın AB müzakere sürecini, Türkiye’den önce bitireceğinin kesinleştiğini söyledi.

“KIBRIS, İLİŞKİLERİ KİLİTLEDİ”

“Türkiye-AB ilişkilerinde 2007 yılının, 2006 sonunda yaşananları bilmeden değerlendirilemeyeceğini” söyleyen Günuğur, 2006 sonunda Türkiye’nin Kıbrıs Rum kesimi gemilerine limanlarını açmasının istendiğini, limanlar açılmayınca da AB’nin Türkiye ile 8 başlıkta müzakereleri askıya aldığını hatırlattı. Günuğur şöyle konuştu:

“Kaç tane dosya açarsan aç, sonunda bu dosyaların kapanması, limanların Rum gemilerine açılmasına bağlanmış durumda. Limanlar açılmadığı sürece, açılmış dosyalar kapanmayacağı gibi, 8 başlıktaki dosyalar da hiç açılmayacak. Dolayısıyla, Kıbrıs konusu gelmiş bizim ilişkileri kilitlemiş durumda.”

Kasım ayı başında yayımlanan ilerleme raporuna da değinen Günuğur, bu raporun hem olumlu, hem de olumsuz yanları bulunduğunu kaydetti.

“301. MADDE YUMUŞATILSIN”

Prof. Haluk Günuğur, TCK’nın 301. maddesinde yapılması planlanan değişiklik konusunda ise Türklüğü eleştirmek yerine, Türk milleti kavramının maddeye konulmasının öngörüldüğünü, yani etnik bir kavramdan çok, sosyolojik bir kavrama maddede yer verileceğini belirtti. AB’nin ise 301. maddenin tamamen kaldırılmasından yana olduğunu kaydeden Prof. Günuğur, “301 tartışması devam edecek. Biz ne değiştirirsek değiştirelim, AB beğenmeyecek. Ama benzer maddeler AB mevzuatlarında da var. Birçok üye ülke yasasında, o ülkeyi aşağılamak suç. 301’in kaldırılmasından yana değilim, ama değiştirilebilir ve yumuşatılabilir” diye konuştu.

SİVİL TOPLUM ÖNEMLİ

“Açıkça söylüyorum, Türkiye’yi Avrupa kamuoyunun büyük çoğunluğu istemiyor” diyen Günuğur, Türk kamuoyunda ise AB’ye olan güvenin azaldığını söyledi.

Sivil toplum kuruluşlarının Türkiye’nin AB ile yürüttüğü müzakere sürecindeki önemini de vurgulayan Prof. Günuğur, müzakerelerin sonunda halkın Türkiye’nin AB üyeliğine karar vereceğini, dolayısıyla sivil toplumun bilinçlendirilmesinin gerekli ve önemli olduğunu ifade etti.

2008 ÖNEMLİ

Bu arada Türkiye’deki AB yetkilileri, 2008’in Türkiye-AB ilişkileri açısından çok önemli bir yıl olacağına dikkat çekiyor ve gelecek yıl açılması planlanan müzakere başlıklarının teknik açıdan Türkiye’yi zorlamasının beklendiğini kaydediyor. Yetkililer, ayrıca TCK’nın 301. maddesinde yapılması planlanan değişikliği olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyor, ancak bu değişikliğin niteliğinin önemli olacağını vurguluyor.

/ ANKARA

30.12.2007


 

Kardak yine ısınıyor

Genelkurmay Başkanlığı, Yunanistan’a ait 1 sahil güvenlik botunun, dün Kardak kayalıkları bölgesinde Türk karasularını ihlâl ettiğini bildirdi.

Genelkurmay Başkanlığının internet sitesinde yer alan kara suyu ihlâllerine ilişkin duyuruya göre, Yunanistan’a ait bir sahil güvenlik botu, önceki gün Kardak kayalıkları bölgesinde, 07.30-10.00 ve 14.00-18.00 saatleri arasında iki kez Türk karasularını ihlâl etti. Gerekli girişimlerde bulunulması amacıyla olay Dışişleri Bakanlığına bildirildi. Bu arada, 7 Aralıktan bugüne kadar Kardak kayalıkları bölgesinde meydana gelen ihlâl sayısı 31’e yükseldi.

Bu arada, Genelkurmay Başkanlığı, Yunanistan’a ait uçakların, Ege Denizi’nin uluslararası hava sahasında eğitim uçuşu yapan Türk uçaklarına önceki gün 3 kez önleme yaptığını bildirdi.

/ ANKARA

30.12.2007


 

Pakistan’a demokrasi tavsiyesi

Pakistan eski Başbakanı Benazir Butto’nun öldürülmesi TBMM’de yayınlanan bir bildiri ile kınandı. Meclisteki siyasi partilere mensup grup başkan vekili ve milletvekillerinin hazırladığı ortak bildiride, Pakistan’daki sorunların demokrasi ve hukuk içinde çözüleceği inancı vurgulandı.

Bildiride şu görüşlere yer verildi:

“Dost ve kardeş Pakistan’da düzenlenen menfur bir terör saldırısı sonucu çok sayıda Pakistan vatandaşı ile birlikte eski başbakanlardan Benazir Butto’nun da hayatını kaybettiğini büyük bir üzüntüyle öğrenmiş bulunuyoruz.

Kardeş Pakistan’ın birlik ve bütünlüğünü, demokrasi ve istikrarını hedef alan bu menfur saldırıyı ve bütün terör saldırılarını şiddetle lanetliyor ve Türk milletinin temsilcileri olarak Pakistan halkının acısını yüreğimizde hissediyoruz.

TBMM olarak; dost ve kardeş Pakistan halkının her zaman birlik ve bütünlüğüne sahip çıkacağına, huzur, barış ve ülke istikrarını bozmak isteyenlere fırsat vermeyeceğine, bütün sorunlarını demokrasi ve hukukun içinde kalarak çözeceğine olan inancımızı bir kez daha vurgulamak isteriz. Saldırının faillerinin bir an önce bulunmasını diliyor; başta Benazir Butto olmak üzere hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Pakistan halkına başsağlığı diliyoruz.”

TERÖR İNSANLIK SUÇU

Bildiri öncesi konuşan grup başkanvekilleri de terörü lanetleyerek demokrasi vurgu yaptı.

AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli: Pakistan’ın birlik ve beraberliğini hedef alan bu tür saldırılar amaca ulaşmaz. Pakistan demokrasi, hukuk ve barış içerisinde bu birlikteliğini yürütür.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural: Terör, sebebi ne olursa olsun, kim yaparsa yapsın, bir insanlık suçudur. Kardeşimiz Pakistan’ın yaşadığı terör bizim de düşmanımızdır. Terör örgütlerini, teröristleri, terörü destekleyenleri, teröre yataklık yapanları bu olay dolayısıyla bir kere daha şiddetle ve nefretle kınıyoruz.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu: Teröre karşı ortak tavır takınmak insanlığın bir borcudur.

DTP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan: Olayı demokrasiden medet beklemeden, yıllardır dikta rejimlerinin uyguladığı, başvurduğu bir yöntem, bir âcizlik olarak değerlendiriyoruz. Tüm dünyada ve ülkemizde de eksik demokrasimizin bir an önce tesisinin sağlanmasını temenni ediyoruz.

Kemal Benek / ANKARA

30.12.2007


 

Toptan’dan büyükelçiye taziye ziyareti

Pakistan’ın Ankara Büyükelçiliğini ziyaret ederek eski Pakistan Başbakanı Benazir Butto’nun öldürülmesine ilişkin taziyelerini ileten TBMM Başkanı Köksal Toptan, “herkes kendi payına düşeni yapar, dersini alırsa bu menfur olayın Pakistan halkı için yeni bir dönemin açılması imkanını sağlayabileceğini” söyledi.

Toptan’ı büyükelçiliğe gelişinde Pakistan’ın Ankara Büyükelçisi Seyid İftihar Hüseyin Şah karşıladı. Büyükelçilikte Benazir Butto’nun öldürülmesi sebebiyle açılan taziye defterini imzalayan Toptan, Büyükelçi Hüseyin Şah ile de bir süre görüştü.

Görüşmenin ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan TBMM Başkanı Toptan, Butto suikastına ilişkin bir soru üzerine, “Yürekten söylüyoruz gerçekten dostumuz, gerçekten kardeşimiz Pakistan’da sembol ve simge isimlerden biri olan Butto’nun menfur bir cinayete kurban gitmesinden ben ve TBMM üyesi bütün arkadaşlarım büyük bir ıstırap duyduk” diye konuştu. Toptan, Pakistan’ın başı ağrısa Türkiye’nin de başının ağrıyacağını ve Pakistan’ın en ufak mutluluğunun Türkiye’yi de ciddi şekilde mutlu edeceğini belirterek, “O nedenle bu menfur olay Türkiye’yi, Türk halkını ve TBMM üyelerini derinden yaralamıştır” dedi.

Bu tür olayların toplumları temel hedeflerinden vazgeçirmemesi gerektiğinin altını çizen Toptan, “Pakistan’ın demokratikleşme yolunda, kalkınma yolundaki bütün zorluklara rağmen büyük gayretlerini biz hep heyecanla izliyorduk. Bu yoldan vazgeçmemeli Pakistanlı kardeşlerimiz” ifadesini kullandı. Toptan, şunları kaydetti:

“Terör, hiçbir engel tanımadan sadece kendi önüne koyduğu, amacına uygun eylemleri dünyanın her yerinde maalesef gerçekleştirmektedir. Terörü, terörün amacının, terörün yarattığı ıstırapları çok yakından yaşayan bir ülke olarak Türkiye, Pakistan’daki olayları her zaman, hep dikkatle izlemiştir. Umuyoruz ve diliyoruz ki bu olay, bu menfur olay Pakistan’ı temel hedefleri olan daha çok demokrasi, daha çok uygarlık, daha çok kalkınma yolundaki ideallerinden vazgeçirmeyecek, tam tersine yeni bir ivme sağlayacaktır.”

Böyle bir acı olaydan ders çıkarmanın da mümkün olduğunu belirten Toptan, “Herkes kendi payına düşen dersini alırsa belki bu menfur olay kardeş Pakistan halkı için yeni bir dönemin açılması imkanını sağlar” dedi.

/ ANKARA

30.12.2007


 

Çelik: Öğretmen ihtiyacı 12 bin 805

Millî Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 25 bin 83 öğretmen açığı olduğunu, ancak norm kadro fazlası 12 bin 278 öğretmen bulunduğunu bildirerek, ‘’Bu nedenle gerçek öğretmen ihtiyacı 12 bin 805’tir’’ dedi.

Çelik, DSP İstanbul Milletvekili Hüseyin Mert’in, öğretmen ihtiyacına ilişkin soru önergesini cevaplandırdı. Resmî eğitim kurumlarının öğretmen ihtiyacının emekli, istifa ve benzeri sebeplerle boşalan kadrolar ile bütçe imkânları gözönünde bulundurularak kadroların tahsis edildiğini belirten Çelik, atamaların KPSS puan üstünlüğü esasına göre, bilgisayar ortamında, ihtiyaç bulunan eğitim kurumlarına yapıldığını belirtti. Hüseyin Çelik, ‘’Bakanlığımıza bağlı resmi eğitim kurumlarımızın Eylül 2007 itibariyle öğretmen ihtiyacı 25 bin 83 olmakla birlikte bazı alanlardaki norm kadro fazlası konumunda bulunan 12 bin 278 öğretmen dikkate alındığında gerçek öğretmen ihtiyacının 12 bin 805 olduğu görülecektir’’ dedi. Danıştay tarafından atama yönetmeliğinin bazı maddelerinin yürütülmesinin durdurulduğunu hatırlatan Çelik, şunları kaydetti:

‘’Bakanlığımız yargı kararlarının gereklerini geciktirmeksizin yerine getirerek uygulamıştır. Ancak, eğitim ve öğretimin aksatılmadan sürdürülebilmesi bakımından, yargı kararları doğrultusunda ataması iptal edilen yöneticilerden boşalan eğitim kurumlarına, asaleten atama yapılıncaya kadar ilgili mevzuatı çerçevesinde görevlendirmeler yapılmıştır.’’

/ ANKARA

30.12.2007


 

Gül, ABD’ye gidiyor

ABD Başkanı George W. Bush’un davetlisi olarak 7-11 Ocak 2008 tarihlerinde ABD’yi ziyaret edecek olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, 8 Ocakta Bush ile görüşecek.

Gül’ün, Amerikan basını ve sivil toplum kuruluşları ile ABD’deki Türk toplumu temsilcileriyle de bir araya gelmesi öngörülüyor.

Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezinden yapılan açıklamaya göre Gül, ABD Başkanı Bush’un dâveti üzerine 7-11 Ocak tarihlerinde bu ülkeye resmî ziyaret gerçekleştirecek. Gül’ün, Bush ile 8 Ocak salı günü Beyaz Saray’da yapacağı görüşmelerde, Türk-Amerikan ilişkilerinin pekiştirilmesi bağlamında ikili konularla bölgesel ve uluslararası meseleler ele alınacak. Gül ve Bush, bu çerçevede Afganistan, Irak, Lübnan ve Orta Doğu konularındaki gelişmelerle, terörizmle mücadele konusunda iki ülke arasında ve uluslararası planda sürdürülen iş birliği ve Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği süreci hakkında görüş alış verişinde bulunacak.

Ziyareti sırasında Washington ve New York’ta temaslarda bulunacak olan Gül’ün, Amerikan basını, sivil toplum kuruluşları ve ABD’deki Türk toplumu temsilcileriyle bir araya gelmesi bekleniyor.

Türkiye’den Washington’a Cumhurbaşkanı düzeyinde yapılan son ziyaret, 1996 yılında 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in gerçekleştirdiği çalışma ziyareti olmuştu.

/ ANKARA

30.12.2007


 

Bombacılar cezaevinde

Mecidiyeköy’de, içinde patlayıcı madde bulunan çanta ele geçirilmesiyle ilgili tutuklanan 2 kişi, Bayrampaşa Cezaevine gönderildi.

Bülent Öztürk ve Şehabettin Demir, tutuklandıktan sonra Beşiktaş’taki İstanbul Adliyesinden çıkarılarak, Bayrampaşa Cezaevine götürüldü. Emniyette ve savcılıkta olduğu gibi mahkemede de susma hakkını kullandığı belirtilen Bülent Öztürk, cezaevine götürülmek üzere polis aracına bindirilirken, ‘’Bu konseptin sonu fiyasko’’ ifadesini kullandı.

/ İSTANBUL

30.12.2007


 

4 araç daha kundaklandı

Bahçelievler ve Sultanbeyli’de bir kamyonet ile 3 otomobil kundaklandı.

Alınan bilgiye göre, Bahçelievler Yıldırım Beyazıt Caddesi Turgut Reis Sokak’ta park halinde bulunan 34 HZB 33 plakalı otomobil, gece saatlerinde kimliği henüz belirlenemeyen 2 kişi tarafından camları kırılıp içine yanıcı madde atılarak ateşe verildi. Araç sahibi ve sokak sakinleri tarafından söndürülen yangında, maddî hasar meydana geldi.

Öte yandan, Sultanbeyli Petrol Yolu Caddesi Çatalpınar Sokak’ta park halinde bulunan 34 BR 6284 plakalı kamyonet ile 34 TJ 5462 ve 35 AD 2021 plakalı otomobiller de kim oldukları belirlenemeyen 4 kişi tarafından ateşe verildi. Olayı fark eden araç sahipleri, kendi imkanlarıyla müdahale ettikleri yangınları söndürdü. Akşam saatlerinde Bahçelievler’de 2 otomobili kundakladıkları öne sürülen 3 kişi, helikopter desteği ile yapılan takip sonucu Kocasinan Mahallesi’nde gizlendikleri bir inşaatta yakalandı. Bu kişiler, haklarında gerekli işlemlerin yapılması için 75. Yıl Polis Merkezine götürüldü.Bu arada, Hakkari’de AKP eski İl Başkanı Mehmet Ertuş’un aracı da kundaklandı.Ertuş’un komşuları ile İtfaiye ekiplerinin müdahalesi sonucu söndürüldü.

/ İSTANBUL

30.12.2007


 

Yeşilay’dan yılbaşı uyarısı

Türkiye Yeşilay Cemiyeti Genel Başkanı Mustafa Necati Özfatura, “alkol tüketiminin had safhaya ulaştığı yıl başlarında kazaların çoğaldığını ve insanların haysiyetine zarar verecek sahnelerin yaşandığını” belirtti.

Özfatura, yaptığı yazılı açıklamada, yılbaşının yaklaşması dolayısıyla çeşitli uyarılarda bulundu.

Alkol tüketiminin had safhaya ulaştığı yıl başlarında, kazaların çoğaldığını, aile içi ilişkilerin zedelendiğini, televizyon ekranları ve sokaklarda insanların haysiyetine zarar verecek sahnelerin yaşandığını kaydeden Özfatura, ‘’Toplumun huzurunu kaçıran rezilane sahneler bu yılbaşında yaşanmamalıdır. Bunun için gereken önlemler alınmalıdır’’ dedi.

Taksim’deki gösterilerin iptal edilmesi konusuna destek veren Özfatura, önceki yıllarda yılbaşında Taksim kutlamalarında tacize uğrayan kızlar olduğunu, kutlama rezaletleri yaşandığını anlattı.

/ İSTANBUL

30.12.2007


 

Soylu, destek istedi

Demokrat Parti (DP) Genel Başkan adayı Süleyman Soylu, ‘’Kıratın yeniden şahlanması için’’ destek istedi.

Soylu, DP Osmaniye İl Teşkilatını ziyareti sırasında yaptığı konuşmada, 6 Ocak 2008’de yapılacak genel kurulda başkanlığa aday olduğunu hatırlatarak, göreve seçilmesi halinde DP’yi yeniden geçmişteki parlak günlerine döndüreceğini söyledi.

‘’Partimizin ve kıratın yeniden şahlanması için sizlerden destek istiyorum’’ diyen Soylu, ‘’Türkiye’nin DP iktidarına ihtiyacı var. Partimizi yeniden eski günlerine taşıyabilmemiz için birlik ve beraberlik içinde olmalıyız’’ dedi.

Soylu, daha önceki yönetimlerin tabanın sesini duymadığı için partilerinin bu durumda olduğunu savunarak, ‘’Seçilirsem tabanın sesini dinleyerek hareket edeceğim. Şunun adamı bunun adamı olmadım, olmayacağım. Ben partimin genel başkanlığına adayım’’ diye konuştu. Seçmenin karşısında alternatif olmadığı için AKP’ye destek verdiğini kaydeden Soylu, AKP’nin alternatifinin kendileri olacağını belirtti.

Bu arada, Sağlık Bakanlığı eski müsteşarlarından Dr. Aytun Çıray, DP genel başkanlığına aday olduğunu açıkladı.

/ OSMANİYE

30.12.2007


 

İstanbul’da yeni yıl tedbirleri

İstanbul Emniyet Müdürlüğü, vatandaşların yılbaşını birlik, beraberlik ve huzur ortamı içinde geçirmeleri amacıyla asayiş ve trafik konularında gerekli tedbirleri aldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğünden yapılan açıklamaya göre, vatandaşların muhtemel olaylara anında müdahale edilmesini sağlamak amacıyla başvurabilecekleri telefon numaraları şöyle:

-155 Polis İmdat Servisi:

(0212) 636 22 40

-Emniyet Nöbetçi

Müdürlüğü:

(0212) 636 11 05

-Asayiş Şube Müdürlüğü:

(0212) 214 40 10

-Atatürk Havalimanı Şb.

Md’lüğü Haber

Merkezi:(0212) 465 30 00

(Dahili 3134)

-Sabiha Gökçen

Havalimanı Haber Merkezi:

(0216) 585 58 12

/ İSTANBUL

30.12.2007


 

Mazlum-Der: Demokrasi ve insan hakları herkese lâzım

Mazlum-Der Genel Başkanı Dr. Ömer Faruk Gergerlioğlu, Pakistan’da meydana gelen ve bütün dünyayı üzüntüye boğan “suikast görünümündeki katliâmı” şiddetle kınadıklarını belirtti.

Gergerlioğlu, “Bu durumu demokrasi ve insan haklarının genel olarak bütün dünya ülkeleri için, özel olarak ta İslâm dünyası açısından ne kadar önemli ve gerekli olduğunu ortaya koyduğunu ifade etmekteyiz” dedi.

Halkın iradesini ortaya koyacak genel seçimin yapılacağı vakte sayılı günler kalan bir süre içerisinde iki ayrı suikastın yapılmasının, tamamen halk iradesinin iktidarda görülmesinin engellenmesi çabası dışında değerlendirmenin mümkün olmadığını söyleyen Gergerlioğlu şöyle dedi:

“Butto’nun ölümünün dünyadaki siyasi katliamların ve en temel insan hakkı olan yaşam hakkının yok edilmesini şiddetle kınadığımızı ve bu durumun başta İslâm âlemi olmak üzere, herkesçe kınanması gereken bir insanlık dışı davranış olduğunu beyan etmekteyiz. İnsan hakları ve demokrasi kültürünün genelde tüm dünya ülkelerine, özel de ise en yakın zamanda İslam alemine ve Pakistan’a yerleşmesi için bir başlangıç olmasını dileyerek tekrar katliamı kınamaktayız. Suçun faillerinin de, insan haklarını aykırı olmayacak ve savunma hakkı kısıtlanmayacak şekilde, yargılanıp cezalandırılmasını umduğunu belirtiriz.”

Öte yandan, Mazlum-Der çok sayıda yetkilisini katliamlarda ve polis ateşi ile kaybetmiş olan, Pakistan Halk Partisi’nin yetkililerine geçmiş olsun dileklerini ileten bir telgraf gönderdi. Telgrafta, “Mazlum-Der olarak taziyelerimizi ve sağduyuya davet eden telgrafımızı da gönderdiğimizi beyan ederek bu tür insanlık dışı olayların son olması dileğinde bulunduğumuzu ifade ederiz” denildi.

Recep Gören / ANKARA

30.12.2007


 

Hükümet, yasakçı zihniyetin istediği yönde hareket ediyor

Sakarya Başörtüsü Platformu, 120. başörtüsü eylemini gerçekleştirdi.

Eylemde, Gaziantep’in işgalden kurtuluşunun yıldönümü törenlerinde başörtülülerin maruz kaldığı uygulamalar protesto edilirken, Hükümet’in yasakçıların istediği yönde hareket ettiği ve iktidar olduğu günden bugüne başörtüsü yasağının çözümü noktasında somut hiçbir adım atmadığı ifade edildi.

MAZLUMDER Kocaeli Şubesi

141. hafta açıklaması yaptı

Kocaeli İnanç Özgürlüğü Platformu, 141. haftada da basın açıklaması ile yasak karşıtı duruşunu yineledi. “Başörtüsüne Özgürlük Mücadelemizi artık aylarla değil, yıllarla ifadelendirdiğimiz şu günlerde yaşamımızın her alanında yasağın kol gezerken buna meydan veren zihniyetlerin argümanlarının tükendiğini görüyoruz Bu sebeple artık neyi savunduklarını, neyi kabullenmediklerini dillendirirken bile kendileri ile çelişir hale düşmüşlerdir” ifadelerinin yer aldığı MAZLUMDER Kocaeli Şube Gönüllüsü Betül Saraç’ın açıklamasında; “İnancımızı, hürriyetimizi temsil eden başörtümüz de bizim varlık sebeplerimizdendir” denildi.

Yeni Asya / İSTANBUL

30.12.2007


 

Müze değil, yaşayan medeniyet evi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ‘’Topkapı Sarayı Müzesi’nin sadece bir müze değil, dipdiri yaşayan bir medeniyetin evi olduğunu’’ bildirdi.

Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İstanbul İl Özel İdaresi katkılarıyla yenilenen Topkapı Sarayı Müzesi Kutsal Emanetler Bölümünün açılışını yaptı. Başbakan Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, açılışın, semavî dinlere mensup insanlar için anlamının çok büyük olduğunu ifade ederek, kutsal emanetler bölümünün lâyık olduğu güzellikte düzenlenmesi için yürütülen çalışmaların tamamlandığını anlattı. Burada bulunmaktan büyük bir bahtiyarlık ve mutluluk duyduğunu belirten Erdoğan, ‘’İsmiyle müsemma olan bu mekan ve burada sergilenen mukaddes emanetler İstanbulumuzun ve Türkiyemizin hiç şüphe yok ki taşımaktan şereflerin en büyüğünü hissettiği manevî bir hazinedir’’ dedi.

Maddî imkanlara değer biçilebileceğini ama 3 büyük semavî dinin bıraktığı bu manevî hazineye paha biçilemeyeceğini dile getiren Erdoğan, çalışmaların bu kadim mirası layıkıyla koruyacak ve değerlendirecek, gönülleri de ferahlatacak seviyede olmasının çok özel bir mutluluk vesilesi olduğunu söyledi.

Kutsal Emanetler Bölümünün yenilenmesinde emeği geçenleri kutlayan Erdoğan, ‘’Gönül zenginliği ile bu muazzez eserin onarımına zihniyle, fikriyle, emeğiyle, yüreğiyle hizmet eden herkes, bu şerefli hizmetin karşılığını bulacaktır. Bu mekânın içinde insanın ezelî hakikat arayışının nişaneleri, medeniyetler tarihi, dünya tarihi ve insanlık tarihi var. İnsanı insan kılan mukaddes davanın sembolleri var. Burada bu emaneti yüzlerce yıl dirayetle taşıyarak bugünlere getiren, aynı dikkat ve itinayla taşıyacak olan milletin yaşadığı şeref de başka kimseye nasip olmayacak bir şereftir’’ diye konuştu.

NİŞAN TAŞLARI

’Erdoğan, şöyle konuştu: "Peygamber Efendimizin ve birçok peygamberimizin kutsal emanetleri, inanıyorum ki, sadece bugün değil, gelecek nesiller boyunca aydınlığını inanan gönüllere ulaştıracaktır. Topkapı Müzesi’nde sergilenen eserler ince medeniyet çizgimizin, inanç iklimimizin yüzyıllarca merhametle ve şerefle insanlığa hizmet yolumuzun nişan taşlarıdır. Bu tarihi ölü bir tarih olarak görmek ve göstermek büyük bir yanlıştır. Dolayısıyla burası sadece bir müze değil, dipdiri yaşayan bir medeniyetin evidir. Bu tarih ve mânâ, Allah’a sonsuz şükürler olsun ki bugün de yarın da kıyamete kadar dipdiri yaşayacaktır.’’

/ İSTANBUL

30.12.2007


 

Çocuklar AB’yi öğreniyor

“AB nedir?’’ sorusuna çocuklar, “AB bahçeli evlerdir’’, “AB yüksek binalardır’’ ve “AB, Avrupa Yakası dizisini yapmıştır’’ gibi ilginç cevaplar veriyor.

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Avrupa Birliği (AB) Yerel Bilgi Bürosu tarafından AB fonlarıyla hayata geçirilen proje kapsamında, kırsal kesim ve köyler başta olmak üzere ilköğretim öğrencilerine AB’yi anlatan kitaplar dağıtılıyor.

‘’Avrupa’dan Masallar’’, ‘’Lokum’la Avrupa’ya’’ ve ‘’12 Derste Avrupa’’ adlı kitaplardan 10 bin adet dağıtacak ekip, aynı zamanda sunum yaparak öğrencileri bilgilendiriyor.

Sunumlar sırasında yöneltilen ‘’AB nedir?’’ sorusuna çocuklar, ‘’AB bahçeli evlerdir’’, ‘’AB yüksek binalardır’’ ve ‘’AB, Avrupa Yakası dizisini yapmıştır’’ gibi ilginç cevaplar veriyor.

MTSO AB Yerel Bilgi Bürosu Koordinatörü Benin Koylan, yaptığı açıklamada, Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu tarafından, 1996 yılında kurulan birimleri aracılığıyla, AB Türkiye ilişkileri çerçevesinde ekonomik, sosyal ve kültürel alandaki her türlü bilgi talebini karşılamaya çalıştıklarını söyledi.

Bu kapsamda Mersin’de, ‘’Avrupa’dan Masallar’’, ‘’Lokum’la Avrupa’ya’’ ve ‘’12 Derste Avrupa’’ adlı kitaplardan okullara 10 bin adet dağıtma kararı aldıklarını bildiren Koylan, resim ve bulmacaların yer aldığı kitaplarla AB’nin anlatıldığını ifade etti.

Birim olarak halkın bütün kesimlerine AB’yi anlatmayı amaçladıklarını vurgulayan Koylan, şöyle devam etti:

‘’Biz halkın kararlarını değiştirme iddiasında değiliz. Ancak herkesin AB’yi öğrendikten sonra isteyip-istememe kararını vermesinin daha doğru olduğunu düşünüyoruz. İlköğretim öğrencilerine dağıttığımız kitaplarla AB’yi anlatarak, onların bilgi birikimi artırmaya çalışıyoruz.’’

“AB NEDİR?’’

Koylan, çocukların AB ile ilgili sunumları dikkatle dinlediklerini ifade etti. Sunumun hemen ardından çocuklara ‘’AB nedir?’’ diye sorduklarını, ‘’AB bahçeli evlerdir’’, ‘’Yüksek binalardır’’, ‘’Avrupa Yakası dizisini yapmıştır’’ gibi cevaplar aldıklarını söyleyen Koylan, ‘’Bir bakıma, çocukların verdiği bu cevaplar, AB’nin çocuklarda zenginlik ve çeşitlilik hissi uyandırdığını da gösteriyor’’ dedi.

/ MERSİN

30.12.2007


 

Türkiye’yi, Arap ülkesi sanıyorlar

Çinli rehberler, ülkelerinde Türkiye’nin bir Arap devleti sanıldığını belirterek, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’dan daha fazla reklâm yapılmasını istedi.

Çeşitli incelemelerde bulunmak için Denizli’ye gelen Bakan Günay, Pamukkale ören yerini gezdi. Burada Çinli bir kadın turist rehberiyle sohbet eden Günay, Türkiye hakkındaki görüşlerini sordu. Çinli rehber, “Çin’de turist çok. Avrupa’ya 20 milyon turist gidiyor ama Türkiye’ye 30 bin kişi geliyor.” dedi. Bunun üzerine Günay’ın, “Ama bize 1 milyon Çinli turist gelecek diye söz vermişlerdi?” demesi üzerine Çinli rehber, “Kimse Türkiye’yi bilmiyor, reklâm yok. Türkiye nerede, orası Arap mı? Deveyle mi geziliyor diye bize soruluyor. Dünyanın yedi harikası var. Bana göre göre Türkiye’de 90 dünya mirası var.” ifadelerini kullandı.

/ DENİZLİ

30.12.2007


 

- 6 derecede asfaltlama

Çubuk Belediyesi, trafiğin engellenmesinin önüne geçmek üzere yol asfaltlama çalışmalarını hava sıcaklığının eksi 6 santigrat dereceye düştüğü geceleri yapıyor.

Çubuk Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ve Ankara Büyükşehir Belediyesi ekipleri eksi 6 santigrat derecede de asfalt atmaya devam ediyor. İlçede yapılan yeni Adliye Sarayı’nın merkez ile ulaşımını sağlayan yolların asfaltlanması tamamlanırken, PTT Caddesi ve Çağ Sokağın bulunduğu bölümün asfaltlaması da gece ekipleri tarafından tamamlandı.

Ekipler, yaklaşık bin beş yüz ton asfalt kullanarak bir gece içinde asfaltlama çalışmalarını bitirdi. Çalışmaları yerinde takip eden Çubuk Belediye Başkanı Adem Tuğluca, ekiplerin zor şartlar altında görevlerini en iyi şekilde yerine getirdiğini belirterek, “Soğuk ve sıcak demeden her türlü hava muhalefetinde görevlerini en güzel şekilde ifa eden belediyemiz Fen İşleri Müdürlüğü personellerine teşekkür ediyorum. Allah çalışmalarında kolaylık versin” dedi.

/ ANKARA

30.12.2007


 

Ankara’dan Bâlâ’ya yardım

Ankara Büyükşehir Belediyesi, sık sık depremlerin yaşandığı Balâ’nın Afşar Beldesi’nde halka, kabandan bota, sıcak çorbadan seyyar fırında üretilen sıcak ekmeğe kadar her türlü yardımı gerçekleştiriyor.

Büyükşehir Belediyesi, Ankara ve çevresinde yoğun olarak hissedilen depremin merkez üssü olan Balâ’nın Afşar Beldesi ile beldeye bağlı bazı köylerde seyyar fırında üretilen ekmek ile yanında peynir yardımı ile üç öğün sıcak çorba yardımı yapıyor. Gezici araçlar da mahallerde dolaşarak depremde evlerinde hasar meydana gelen ve kurulan çadırlarda kalan halka bin 500 kaban, bin 500 bot ve bin 500 battaniye dağıtımı gerçekleştirdi.

Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire ve İtfaiye Daire Başkanlığı ile ASKİ’ye bağlı ekipler, dozer ve şinorkeller yardımıyla belde ve mahallelerde deprem sonrası zarar görmüş ve tehlike oluşturan yapıları yıkarken, yol temizleme çalışmalarını da sürdürüyorlar.

DEPREMZEDELER MUTLU OLDU

Çorba kuyruğunda bekleyen belde sakinlerinden Kâzım Küçük, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin kendilerine ilk yardım eli uzatan kuruluş olduğunu belirterek, “Aldığımız bot, kaban, battaniye ve yastık yardımlarının yanında bize bu soğuk kış gününde içimizi ısıtan çorbayla, sıcak ekmeği ve peyniri veren Başkan Gökçek ve ekiplerine teşekkür ediyoruz” dedi.

Dört kişilik ailesiyle çadırda kalan Asiye Ünver ile 10 kişilik ailesiyle bir başka çadırda kalan Dönmüş Küçük de, kendilerine dost elini yürekten uzatan Başkan Gökçek’e teşekkür ettiklerini ifade ettiler.

Yöreli Mahallesi Muhtarı Ercan Korkmaz mahallelerinde 60 hanenin tamamına yakının hasar gördüğünü ve bu binalardan 20’sinin ise hiç oturulamayacak durumda olduğunu belirtirken, Büyükşehir Belediyesi’nin depremde de belde sakinlerinin imdadına yetiştiğini söyledi.

Ahmet Terzi / ANKARA

30.12.2007


 

Balâ'da 500 ev hasarlı durumda

Ankara Vali Vekili Celal Ulusoy, depremden etkilenen Balâ’da, hasar tespit çalışmalarının sürdürdüğünü belirterek, ‘’Ağır hasarlı ev sayısının 400-500 civarına ulaştığı tesbit edildi. Şu anda vatandaşların kış süresince barınma sorununu çözmek için çalışıyoruz’’ dedi.

Ulusoy, barınma sorununun çözümü için ilk aşamada, 300’ün üzerinde çadırın Afşar Beldesi’ne ve köylere dağıtıldığını ve kurulduğunu anlattı.

Bayındırlık İl Müdürlüğü ekiplerinin, hasar tesbit çalışmalarını sürdürdüklerini kaydeden Ulusoy, ‘’Ağır hasarlı ev sayısının 400-500 civarına ulaştığı tesbit edildi. Tesbit çalışması bittikten sonra, ağır hasarlı evlerin boşaltılması gündeme gelecek. Acil yıkılması gereken, tehlikeli olan bir minare vardı, o yıkıldı. Acil olarak yıkılması gereken çökmüş birkaç ev vardı, zaten insanlar içinde oturmuyor’’ dedi.

Vatandaşların kışın barınma sorununu çözmek için çalıştıklarını belirten Ulusoy, ‘’Çadır, geçici bir barınma aracıdır, acil durumlar için kullanılıyor. Mümkün olduğunca barınmayı iyi hale getirmek için çalışıyoruz. Bunlar geçici olduğu için Valiliğimiz, ilgili kurumlarımız, daha sağlıklı ve kalıcı barınma imkânları oluşturacak’’ diye konuştu.

/ BALÂ

30.12.2007


 

Çanakkale’de hasar yok

Çanakkale Valisi Orhan Kırlı, depremlerden dolayı kent genelinde herhangi bir hasar ve paniğin söz konusu olmadığını söyledi.

Vali Kırlı, Gülpınar açıklarındaki 4.5 ve Tavaklı açıklarındaki 3.4 şiddetindeki depremlerin ardından, depremlerin hissedildiği ilçelerdeki yetkililerden bilgi aldığını belirtti.

Depremin kentte hissedildiğini bildiren Kırlı, ‘’Yaptığım araştırmalarda kent genelinde herhangi bir hasar ve panik söz konusu değil. Şu an için bir sıkıntımız yok’’ dedi.

/ ÇANAKKALE

30.12.2007


 

24 saat çam nöbeti

Yılbaşının yaklaşmasıyla birlikte çam kesimlerine karşı Tekirdağ’da tedbirler arttırıldı. Tekirdağ Çevre ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri küçük çam fidanlarının yoğun olduğu yerlerde yılbaşı sonuna kadar denetimlere başladı.

Şarköy, Malkara ve Tekirdağ merkez üç ekiple 24 saat denetim yapan orman muhafaza memurları fidanlık çevresinde kuş uçurtmuyor. Yaklaşık 200 YTL’ye mal olan fidanların zarar görmemesi için mücadele eden ormancılar ormanlık alanlarda şüpheli görmesi üzerine merkeze haber veriyor. Gece gündüz ormanda dolaşan ekipler çam kesen gördüklerinde yakalayıp cezaî işlem başlatıyor. Tekirdağ Çevre ve Orman İl Müdürlüğü Ağaçlandırma ve Erozyon, ORKÖY, Doğa Koruma ve Millî Parklar Şube Müdürü Mahmut Ustamazman, fidanlara zarar gelmemesi için çalıştıklarını aktardı.

/ TEKİRDAĞ

30.12.2007


 

30 bin abonenin elektriği kesildi

Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (TEDAŞ) Van Bölge Müdürü Muammer Yavuz Van, Muş, Hakkari ve Bitlis’te son 1 ayda 335 ekiple düzenlenen operasyonlarda, kaçak elektrik kullandığı belirlenen ve elektrik borcunu ödemeyen 30 bin abonenin elektriğinin kesildiğini belirtti.

Yavuz, yaptığı açıklamada, özellikle kış aylarında voltaj düşüklüğünün arttığı Van, Muş, Hakkari ve Bitlis’te kaçak elektrik kullanımının önüne geçmek ve borcunu ödemeyen abonelerin elektriğini kesmek amacıyla çalışma başlattıklarını söyledi.

Bir ay önce başlatılan çalışmalar kapsamında Van’da 150, Muş’ta 75, Hakkari’de 60 ve Bitlis’te de 50 kişi olmak üzere 335 kişilik ekip oluşturduklarını vurgulayan Yavuz, ev ve iş yerlerinde kaçak elektrik kullandığı tespit edilen kişiler ile yıllardır elektrik borcunu ödemeyen 30 bin abonenin elektriğinin kesildiğini kaydetti.

Yavuz, elektriği kesilen aboneler arasında 150 köy ile bazı il ve ilçe belediyeleri ve büyük işletmeler gibi abonelerin de bulunduğunu ifade eitti.

BATMAN’DA KAYIP YÜZDE 65

Batman Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (DEDAŞ) Müdürü Sait Altun ise, kaçak elektrik kullanımının bölgede çok yaygın olduğunu söyledi. Kaçak elektrik kullanımının önüne geçmek için şehir genelinde yoğun bir mücadele yürütüldüğünü ifade eden Altun, ‘’Batman’da geçen yıl yüzde 58 olan enerji kaybı bu yıl yüzde 65’e yükseldi. Bu oranın içinde kaçak elektrik kullanımının yanı sıra elektrik hatlarından kaynaklanan enerji kaybı da yer alıyor’’ dedi.

/ VAN

30.12.2007


 

Telefon için 2 km yürüyorlar

Muş merkeze bağlı Aşağı Yongalı Köyünde sadece muhtarın telefonunun olması beraberinde bazı zorlukları da getiriyor.

800 kişinin yaşadığı Aşağı Yongalı Köyünde, vatandaşın evinde yıllardan bu yana telefon bulunmuyor. Eski adı Çengili Köyü olan Aşağı Yongalı köylüsü, Telekom’dan dert yanıyor. 45 hanelik köyde yaşayan 800 kişilik nüfus, yıllardan bu yana evlerinde telefon sesi duymamış.

Defalarca Türk Telekom Müdürlüğü’ne başvuruda bulunan köy halkı, müdürlükten bekledikleri cevabı bir türlü alamadığını ileri sürüyor. Muş Merkeze 45 kilometre uzakta bulunan köyde, normal telefonun yanında cep telefonlarında da iletişimi yok. Köylü cep telefonuyla konuşmak için köyden yaklaşık 2 kilometre uzakta bulanan tepeye çıkmak zorunda kalıyor.

/ MUŞ

30.12.2007


 

Yatan hastanın ilâçları hastaneden

Resmî sağlık kurumlarında yatarak tedavi olan hastalara 1 Ocak’tan itibaren ilâç ve malzeme temin ettirilmeyecek. Bu hastaların ilâç ve malzemeleri hastaneler tarafından karşılanacak.

Daha önce 15 Ekim’de başlaması öngörülen uygulamanın yürürlük tarihi, Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama Tebliği’nde yapılan değişiklikle 1 Ocak olarak düzenlenmişti. 1 Ocak’tan itibaren geçerli olacak düzenlemeyle, yatarak tedavilerde hastanede kullanılacak ilâçlar hastane tarafından temin edilecek. Resmî sağlık kurumlarınca çeşitli nedenlerle temin edilemeyen ilâçlar, hak sahiplerinin sağlık karnelerine, ‘’Eczanemizde yoktur, yatan hasta’’ kaşesi basılıp başhekimlik onayı alındıktan sonra sözleşmeli eczanelerden temin edilebilecek.

Bu şekilde düzenlenecek reçeteler 5 günlük maksimum tedavi dozunu geçemeyecek. Yatarak tedavilerde kullanılan tıbbi malzemeler de 1 Ocak’tan itibaren hastane tarafından temin edilecek. Ancak, bunların da zorunluluk sebebiyle hastalara aldırılması halinde fatura tutarı hastaya ödenerek sağlık kurumundan mahsup edilecek.

/ ANKARA

30.12.2007


 

Mahallesinde ölenlerin resmini kahvehaneye asıyor

Erzurum’da bir mahalle kahvehanesine son 32 yılda vefat edenlerin vesikalık resmi asılıyor. Kahvehane müdavimleri, ölen komşu ve arkadaşlarına her gün Fatiha okuyor.

Erzurum’un Kavakkapı Mahallesi’ndeki Ortaçeşme Kahvehanesi’nde oluşturulan bir panoya 32 yıldan bu yana trafik kazasında, kavgada ya da eceliyle ölenlerin resimleri asılıyor. Kahvehanenin ölen eski müdavimlerinin resimlerinin de yer aldığı panoya her yıl bir kaç tane yeni resim ekleniyor. Kahvehane sahibi ve yeni müdavimleri komşu, akraba yada birinci dereceden yakınlarının vesikalık resimlerinin asılı olduğu panoya çaylarını içerken özlem ve hicranla bakıyor. Bazı kahvehane müdavimleri ile mahalle sakinleri ise daha ölmeden panoda kendi resimleri için çoktan yer ayırtmış bile.

/ ERZURUM

30.12.2007


 

Kâğıt biletler tarihe karışıyor

İETT ve özel halk otobüslerinde kullanılan kâğıt biletler 1 Ocak 2008’den itibaren tarihe karışıyor. Kâğıt biletlerin yerine “Beşibiryerde” adı verilen elektronik biletler kullanılacak.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan BELBİM A.Ş’nin geliştirdiği temassız antenli elektronik bilet, İETT ve özel halk otobüslerinde 1 Ocak’tan itibaren kullanılmaya başlanacak. Kâğıt biletlerin yerini alacak olan “Beşibiryerde” elektronik biletler, şoför mahalline konulan AKBİL kutularının üzerinde manyetik cihazlara temas ettirilerek kullanılacak.

Daha çok İstanbul’a günübirlik gelenlerin, az seyahat edenlerin ve turistlerin tercih etmesi beklenen elektronik biletle bir kişi 5 defa otobüse binebilecek.

Halen kullanılmakta olan kâğıt biletler 13 Ocak 2008 tarihine kadar geçerli olacak.

/ İSTANBUL

30.12.2007


 

İstanbul, 36 saat susuz kalacak

İstanbul’un Anadolu ve Avrupa yakalarındaki bazı semtlere 2 Ocak Çarşamba gününden itibaren 36 saat süreyle su verilemeyecek.

İSKİ’den yapılan açıklamaya göre, su kesintisi, Melen Suyunun Avrupa yakasına ulaşması için inşa edilen Boğaz Geçiş Hattının Küçükçamlıca-Salacak Ana İsale Hattına bağlantısı, Salacak Tesisleri’nde vana değişimi, Küçükçamlıca ve Battalgazi Su Haznelerinin debimetre montajları, Sarayburnu-Bahçelievler Ana İsale Hattında yapılacak olan bakım ve onarım çalışmaları sebebiyle uygulanacak.

Bu kapsamda, 2 Ocak Çarşamba günü saat 08.00 ile 3 Ocak Perşembe günü 20.00 saatleri arasında İstanbul’un Avrupa yakasında Bakırköy ilçesi Florya, Yeşilyurt, Yeşilköy haricindeki bütün bölgelere, Güngören ilçesi Merter, Haznedar ve Tozkoparan mahalleleri, Zeytinburnu ilçesinin tamamına, Fatih ilçesi sahil kesimi ve alçak kotlara, Eminönü ilçesinin tamamına, Beyoğlu, Beşiktaş ve Sarıyer ilçelerinin sahil kesimlerine, Bahçelievler ilçesinin Merkez Mahallesi ile Bahçelievler Ana Sağlığı ve Bakım Evi, Anadolu yakasında da Kadıköy ilçesinin tamamına, Üsküdar ilçesi Altunizade, Barbaros Mahallesi, Acıbadem, Zeynep Kamil ve üst kotların bir kısmına, Sultanbeyli ilçesi Battalgazi, Ahmet Yesevi, Turgut Reis, Mecidiye, Mimar Sinan mahalleleri ile Adil Mahallesi’nin bir kısmına su verilemeyecek.

/ İSTANBUL

30.12.2007


 

Dünyaca ünlü hafızlar Sivas’ta

Dünyaca ünlü hafızlar, Sivas’ta düzenlenen faaliyette Kur’ân-ı Kerim okudu.

Anadolu Gençlik Derneği Sivas Şubesince düzenlenen ‘’Kur’ân Ziyafeti ve Mekke’nin Fethi’’ programı, 4 Eylül Spor Salonu’nda yapıldı. Yaklaşık 6 bin kişinin izlediği programda, farklı yıllarda dünya birinciliği elde eden İran’dan Ahmet El Kasım, Mısır’dan Memduh Cude Saad, Kur’ân-ı Kerim okudu. Anadolu Gençlik Derneği Genel Başkanı İlyas Töngüş, programda yaptığı konuşmada, Mekke’nin fethinin 1377’inci yıl dönümünü kutlamanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.

/ SİVAS

30.12.2007


 

Millî şaire devlet sahip çıkmadı

Edebiyat araştırmacısı yazar İsa Kocakaplan, İstiklâl Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy’un “milli mücadelede yerine getirdiği hizmetlerine lâyık bir ilgiye asla kavuşamadığını” söyledi.

‘’İstiklâl Marşımız ve Mehmet Âkif Ersoy’’ adlı kitabı kaleme alan Kocakaplan, gurbette ölmek korkusu ile İstanbul’a dönen Ersoy’un son zamanlarını anlattı.

Mısır’dan İstanbul’a döner dönmez hastaneye yatırılan, ancak hastalığı gittikçe ağırlaşan Mehmet Âkif Ersoy’un, 27 Aralık 1936 tarihinde kalmakta olduğu Beyoğlu Mısır Apartmanı’nda saat 19.45’te hayata gözlerini yumduğunu söyleyen Kocakaplan, ‘’Âkif, millî mücadelede yerine getirdiği hizmetlerine lâyık bir ilgiye asla kavuşamadı. İstiklâl Marşımızı yazan bu iman şairinin cenazesine devlet görevlileri ilgi göstermediler. Ancak ona millet sahip çıktı ve cenazesi Beyazıt Camii’nden kaldırılarak Edirnekapı Mezarlığı’nda toprağa verildi’’ dedi.

Mehmet Âkif Ersoy’un, toplum için san'at anlayışını sonuna kadar savunduğunu, şiirlerinde sosyal konuları geniş bir şekilde ele aldığını kaydeden Kocakaplan, şöyle devam etti:

‘’Âkif, bizim en realist san'atçımız olarak değerlendirilebilir. En önem verdiği şey ‘sözün dosdoğru’ olmasıdır. Âkif, bir iman ve İslam şairidir. Ülkü adamıdır. Ülküsü bütün Müslümanlar’ın başı dik yaşayabilmesi, ilimde, teknikte Avrupa’yı geçmesidir. Bu sebeple, bütün şiirlerinde Müslümanlar’ı uyarmaya çalışmış, onları silkelemiştir. İdeallerine bağlılığı ve bunun için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayışı Âkif’i yalnız bırakmıştır. Ancak dostu ve düşmanı olan herkes onun doğruluğuna, ülkü adamlığına ve dünyaya önem vermeyişine daima takdirle bakmıştır. Mert, sözünün eri, paraya önem vermeyen, imanlı bir kahramandır. Bu yönleriyle gençliğe örnek olacak kişilerin en başında gelir.’’

Her Türk gencinin Mehmet Âkif Ersoy’un kaleme aldığı İstiklâl Marşı’nı ve ‘’Safahat’’taki şiirlerini döne döne okuyarak, Ersoy’un kişiliğini ve fikirlerini anlamaya çalışması gerektiğini belirten Kocakaplan, ‘’Unutmayalım ki İstiklâl Savaşı’nı, Âkif’in de içinde bulunduğu ideal insanlarla dolu TBMM yürütüp zafere ulaştırmış ve cephelerde göğüsleri iman dolu Mehmetçikler, onunla aynı duyguda birleşerek can vermiş ve yeni vatanı kurmuşlardır’’ diye konuştu.

/ İSTANBUL

30.12.2007


 

Minibüslerin hattı değişiyor

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Avcılar-Topkapı arasındaki metrobüs güzergâhında faaliyet gösteren minibüslerin, 1 Ocak 2008’den itibaren kademeli olarak kısa sürede başka hatlara kaydırılacağını söyledi.

Topbaş, metrobüs hattındaki minibüs esnafının mağduriyetini bildiklerini belirterek, ‘’Onlar da ‘bir an önce sistemin birine girelim’ diyorlar’’ diye konuştu.

Minibüslerin bu güzergahta yıllardır hizmet verdiğini ve bir görevi yerine getirdiğini kaydeden Topbaş, şöyle dedi:

‘’Her ne kadar memnun kalmasak da halkımızın tepkileri olsa da bugüne kadar böyle geldik ama bundan sonra artık çok modern, hızlı bir ulaşım aksını oturttuk. Minibüsler artık iç bölümlerden metrobüslere yolcu taşıma fonksiyonu üstlenecek. Bu yan yollardaki trafiği rahatlatacak. Çünkü biz aralara kadar girip otobüs seferleri koyuyoruz. O zaman otobüs seferlerini araya koymayacağız.’’

/ İSTANBUL

30.12.2007


 

Dilencinin üzerinden 2 bin YTL çıktı

Gaziantep’te, cami önünde dilenen bir kişinin üzerinden 2 bin 19 YTL nakit para çıktı.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Zabıta Daire Başkanlığı ekipleri dilencilere göz açtırmıyor. Zabıta ekipleri yaptıkları sıkı ve düzenli çalışmaları cami önleri ile vatandaşların kalabalık oldukları işlek mekânlarda sürdürüyor.

Karagöz Caddesi Mehmet Paşa Camii önünde Kabahatler Kanunu’na muhalefet ederek dilencilik yapan Tahir Karaboğa’nın(65) üzerinden 2 bin 19 YTL nakit para çıktı.

Zabıta Daire Başkanı Ömer Yalım yaptığı açıklamada, “Halkımızın duygularını istismar ederek haksız kazanç sağlayan bu şahıslar özellikle Cuma günleri cami ve hastane önlerini kendilerine mekân olarak seçiyorlar. Halkımızın da bu konuya duyarlı davranması, bu tür şahıslara para vermemesi, yaptığımız çalışmaların daha etkin ve verimli olmasını sağlayacaktır” diye konuştu.

/ G. ANTEP

30.12.2007


 

Haftada 300 gram balık iyi gelir

Balığın kalp damar başta olmak üzere, şeker, tansiyon, migren, kolesterol ve kanser gibi hastalıklara karşı olumlu etkilerinin olduğu, haftada en az 300 gram tüketilmesi önerildi.

Uzmanlar ayrıca, hamilelik ve emzirme döneminde anne sağlığı ve bebeğin normal gelişimi açısından haftada en az 3, 4 kez balık tüketilmesinin faydalı olacağını belirtiyor.

Balığın protein muhtevası bakımından oldukça zengin olduğunu belirten Isparta Sağlık İl Müdürü Dr. Süleyman Önal, “Balıketi, yumurta, et süt gibi iyi kaliteli protein kaynaklarındadır ve yüzde 20 oranında protein içerir.” dedi. Kış aylarında, hamsi, kalkan, karagöz, mezgit, uskumru, istavrit, dil balığı, zargana cinsi balıkların tüketilebileceğini kaydeden Önal, balık etinin insan sağlığına sayısız faydaları olduğunu söyledi. Önal, çocuklarda görülen astım hastalığına karşı direncin arttırılmasında da balığın önemli etkilere sahip olduğunu anlattı. Önal, bu olumlu sağlıklı etkilerinin sağlanabilmesi için haftada en az 300 gram yağlı balık tüketiminin önerildiğini aktardı.

/ ISPARTA

30.12.2007

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 

Bütün haberler


 Son Dakika Haberleri