Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 19 Mayıs 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Görüş

Nur Vakfının çiçekleri

Nur Vakfında bir Perşembe günü. Birazdan nur çiçekleri, basamakları koşar adım çıkıp kapıdan girecek. Mütebessim bir çehreyle selâmlayacak kardeşlerini. Ders saatinden evvel Nur Vakfındadırlar. Bir coşku ve heyecan içinde kılarlar akşam namazlarını. Cemaatle yapılan ibadetin faziletini hissetmişçesine bir iştiyakla dururlar namaza. Küçücük parmakları tesbihin tanelerini çekerken doyum olmaz onları seyretmeye. Kim mi bu nur çiçekleri? Nursena, Aslıhan, Sevdenur, Hatice, Seymanur, Fatmanur, Asiye, Nurefşan, Eda, Melis, Müberra, Perihan, Sümeyra, Betül, Aleyna, Perihan, Esra, Hümeyra, Güzin ve Meryem, Şeyma.

Onlar da Emirdağ’da, Bolvadin’de Üstadın arkasından “Bediüzzaman Dede” diye koşturan kız çocukları gibi “sevk-i fıtrî denilen bir hiss-i kable’l-vuku ile Risâle-i Nur’un bu memlekette masum çocuklara ve kendilerine çok menfaati olacak diye, akıl ve fikirleri derk etmediği halde, o masumane his ile” hissetmişler ki, iştiyakla Nur Vakfına koşuyorlar. Üstad bu küçük masumlar için diyor ki: “Biz de bir hiss-i kable’l-vuku ile hissediyoruz ki, ileride bu masum küçük mahlûklar içinde büyük nurcular çıkacak ve ileride nurun has şakirtleri olacak ki, bu vaziyeti gösteriyorlar. Ben de bu nev'î küçücük masumları, dünyada evlâdım bulunmadığından, evlâd-ı maneviye olarak duâlarıma umumen dahil ettim. Her sabah, bunları da nur talebeleriyle beraber duâlarımda dahil ediyorum.” Cennetasa bir baharın muştusu, büyük ruhlu bu küçük çocuklar. Üstadın “Zeminimizde ekilen nur tohumları sizin zemininizde çiçek açacaktır” diye bahsettiği zeminimizde açan nur çiçekleridir bu çocuklar.

Lâtif Nükteler’de Risâle-i Nur’u “elmas, cevher, nur” diye tesmiye eden Şefik Abi “Üç yaşından sekiz yaşına kadar akrabalarım ve evlâdım, bu elmas, cevher, nurlar için fedakârane ve bu yolda hayatlarını hiç düşünmeden feda edeceklerini isbat ederim” diyor. Biz de ümitvarız. Bu çocuklardan da böyle kahramanlar çıkacak. Şefik Abi “Elmas, cevher, nuru onların anlayabileceği şekilde izah ederken, çocukların renkleri renk renk oluyordu ve güzelleşiyordu. Bendeniz de çocukların yüzlerine baktıkça, hepsinde ayrı ayrı nurlu Said görüyordum” diyor ya, biz de müşahede ediyoruz aynı tabloyu çocuklarımızda.

Soruyoruz küçük nur talebelerine: “Bediüzzaman Hazretleri şimdi şu kapıdan girseydi ne yapardınız? Ne söylemek isterdiniz ona?” Hepsi “Elini öperdim” derken, kimi “Duâlarını isterdim,” kimi de “Nur Dede! Senin gibi olmak istiyorum. Bana yardımcı olur musun? derdim” diye cevap veriyor. Üstadlarına duydukları alâka ve muhabbet yalnız ifadelerden değil, yüzlerindeki nurdan, gözlerindeki ışıltıdan ve meraklı bakışlarından da okunuyor.

Nur Vakfının çiçekleri onlar. Baharın müjdecileri onlar.

Nur Vakfındaki nur hareketinin sadece bir parçası bu çocuklar. Hizmetin bugünü ve yarını bu çocuklar.

Allah ahirzaman fitnesinden ve şerrinden çocuklarımızı muhafaza etsin. Ahir-i ömre kadar nur dairesinden ayırmasın. Duâ buyurun efendim...

Ruhan ASYA

19.05.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 
GAZETE 1.SAYFA
Download

Kutlu Doğum Haftası Pdf