"Gerçekten" haber verir 31 Temmuz 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Haberler

 

Demokrasi çıtası yükseldi

TBMM Başkanı Köksal Toptan, Anayasa Mahkemesinin kararını, gazetecilerin sorusu üzerine, Türkiye demokrasisinin önemli bir merhaleyi aştığını belirterek, ‘’Türkiye demokrasisi, Yüksek Mahkememizin bu kararıyla, demokrasi çıtasını bir yukarı düzeye daha çıkarmıştır’’ değerlendirmesinde bulundu.

31.07.2008


 

TÜRKİYE’NİN GÜNDEMİ BLOKE OLMUŞTU

Anayasa Mahkemesi, aylardır Türkiye’nin siyasî, ekonomik ve sosyal gündemini bloke eden AKP’nin kapatılma dâvâsı hakkında kararını verdi. Yüksek Mahkeme AKP’nin kapatılmamasına ancak hazine yardımının yarısının kesilmesini kararlaştırdı.

KARAR YETER ÇOĞUNLUĞU SAĞLANAMADI

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, 6 üyenin kapatılma, 4 üyenin de Hazine yardımından yoksun bırakılması, 1 üyenin de dâvânın reddi kararına vardığını, netice olarak AK Parti’nin son yıl aldığı Hazine yardımından 1/2 oranında yoksun bırakılmasına karar verildiğini bildirdi.

ODAK, AMA EYLEMLER YETERLİ DEĞİL

Haşim Kılıç kendisinin dâvânın reddi yönünde karar bildirdiğini, Sacit Adalı, Ahmet Akyalçın Serdar Özgüldür, Serruh Kaleli’nin ise odak olduğu yönünde görüş bildirdiğini, ancak kapatmaya yetecek kadar eylemlerin pekişmediği yönünde görüş bildirdiğini açıkladı.

Kapatılmadı, uyarıldı

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, AKP’nin kapatılmadığını belirterek, ‘’Ancak 6 arkadaşımız kapatılması yönünde oy kullanmış, 5 arkadaşımızdan 4’ü Hazine yardımından yoksun bırakılması sonucuna varmış, 1 kişi de reddedilmesi gerektiği sonucuna ulaşmıştır. Bütün bunlardan 6 arkadaşımızın kapatılma, 4 arkadaşımızın da Hazine yardımından yoksun bırakılması kararını birlikte düşündüğümüzde siyasi partiye Hazine yardımından yani son yıl aldığı hazine yardımının 1/2 oranında yoksun bırakılmasına karar verilmiştir’’ dedi.

Haşim Kılıç, Anayasa Mahkemesi’nin 3 gündür süren görüşmelerinin ardından davayla ilgili kararı açıkladı. Kılıç, şunları kaydetti: ‘’Ben bu sonucun çok iyi tahlil edileceğine, değerlendirileceğine, analiz edileceğine ve ilgili siyasi partinin buradan alması gereken mesajı alacağı temennisinde bulunmak istiyorum. Burada kapatma kararı çıkmamıştır Anayasa’daki bu sayıyı yani 7 sayısını tutturamamış olmasından dolayı kapatma kararı çıkmamıştır ama bu kararın sonucunda bu partiye bir ihtar kararı çıkmıştır, ciddi bir ihtar kararı çıkmıştır. Bu sonucun değerlendirileceğini ve gereğinin de yapılacağını umut ediyorum, tahmin ediyorum.’’

SİYASET YASAĞI DA YOK

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, ‘’Biz dışardan gelen eleştiriler, dışardan gelen baskılar sonucunda hiçbir zaman bir programlama, bir planlama yapmadık, bundan sonra da yapmayacağız’’ dedi.

Kılıç, Anayasa Mahkemesi’nde kararla ilgili yaptığı açıklamada, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ‘’Adalet ve Kalkınma Partisinin laikliğe aykırı eylemlerin odağı durumuna geldiğinin tespitiyle eylemlerinin ağırlığı da gözetilerek Anayasanın 69. maddesinin 6. fıkrası ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 1/b maddesi gereğince temelli kapatılmasına karar verilmesi’’ istemiyle dava açtığını anımsattı.

Bu davayla birlikte 61 kişinin de siyasi yasaklı olması talebi bulunulduğunu ifade eden Kılıç, ‘’Bu partiyle ilgili mahkememizin şu anda çıkarmış olduğu kararı açıklamadan önce bazı konuları paylaşmak istiyorum’’ diyerek şunları söyledi: ‘’Türkiye’nin gündeminde çok önemli konuların dava konusu haline getirilerek Anayasa Mahkemesi’nin önüne konmuş olması şüphesiz ki hem Anayasa Mahkemesini hem de Türkiye’de gerek siyasi gerek ekonomik gerekse sosyal açıdan önemli sonuçlar doğurmuştur. Bu sonuçlar nedeniyle de Türkiye’deki 70 milyonluk halkımız gözünü Anayasa Mahkemesi’ne dikerek, bu kararın sonucunu beklemek durumunda kalmıştır. Bu arada bu davaların görülme süreciyle ilgili kimi basın organları ve köşe yazarları tarafından her türlü ahlaki ve insani değerler aşılarak çok büyük eleştirilere tabi tutulduk, hakaretlere maruz kaldık.

Ben arkadaşlarımın bu konudaki düşüncelerini ve duygularını bir kez yinelemek istiyorum ve bundan dolayı da üzüntülerimizi bir kez daha belirtiyorum: Tabii, bu davaların görülme süreci bu mahkemenin kendi yaptığı program ve planlama çerçevesinde yürümektedir. Tabii bu önümüze gelen davaların gerek sosyal, gerek ekonomik gerekse siyasal boyutlardaki önemi nedeniyle biz bu davanın bir an önce sonuçlanması gerekliliğini göz ardı edemezdik. Biz de bu ülkede yaşıyoruz ve biz de bu ülkenin sevinciyle ve üzüntüsüyle birlikte hep beraber bunları duyuyoruz. O nedenle bu davanın ne kadar önemli olduğunu, toplumu ne kadar ilgilendirdiğini biz de görmezlikten gelemezdik.’’

CİDDİ SIKINTILAR ÇEKİYORUZ

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, parti kapatma davalarında karar vermede çok ciddi sıkıntılar çektiklerini bildirerek, ‘’Siyasi aktörlerimize buradan seslenmek istiyoruz: Eğer bu konuda bir rahatsızlık varsa topluma ters gelen kurallar, anayasa değişiklikleri varsa bu konuda uzlaşarak bu değişiklikler süratle yapılabilmelidir’’ dedi.

Raportör Osman Can’ın tercih edilme nedenine de değinen Kılıç, şöyle konuştu: ‘’Bundan önceki türban konusunda çıkan Anayasa değişikliğini arkadaşımızın incelemiş olması ve laiklik konusunun bu çerçevede çok enine boyuna kendisi tarafından incelenmiş olması nedeniyle de arkadaşımız yine laikliğin karşıtı fiillerin odağı olduğu iddia edilen partinin davasının görülmesiyle ilgili daha kolaylık sağlama adına bu arkadaşımıza verilmiştir. Arkadaşımızın tercih sebebi sadece budur. Bunun dışında herhangi bir sebep lütfen düşünmeyelim.’’

MUTLU OLDUĞUMUZ SÖYLEYEMEZ

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, parti kapatmalarla ilgili olarak da şunları söyledi:

‘’Tabii ki bizim bu davada karar verirken bir partinin kapatılmasıyla ilgili hiçbir arkadaşımız mutlu olduğunu söyleyemez. Biz de demokrasi adına herkes gibi bu parti kapatma davalarında karar vermede çok ciddi sıkıntılar çekiyoruz. Ancak ne yazık ki bu konuda çağdaş demokratik ülkelerle olan bir beraberliği sağlamak adına yapılması gereken Anayasal ve yasal değişiklikler yapılmayıp, ne zaman bir siyasi parti kapatma davası gündeme gelir, o zaman bu kuralların yapılması gerektiği çok ciddi bir şekilde, hızlı bir şekilde tartışılmaya başlar. Oysa bunun böyle olmaması gerekir. Siyasi parti kapatma davaları daha açılmadan ilgili siyasi partilerimizin bir uzlaşma içerisinde bu konuda yapılması gereken değişikliklerin yapmasını arzu ederdik. Ama maalesef bu güne kadar pek gerçekleşmedi ve bu tartışmalar siyasi parti kapatma davaları açıldığı andan itibaren yine canlılığını kazandı. Biz bu vesileyle bir kez daha siyasi aktörlerimize buradan seslenmek istiyoruz: Eğer bu konuda bir rahatsızlık varsa topluma ters gelen kurallar, anayasa değişiklikleri varsa bu konuda uzlaşarak bu değişiklikler süratle yapılabilmelidir.’’

/ Ankara

31.07.2008


 

AB reformları sürdürülmeli

“AKP’nin karardan doğru sonuçları çıkararak eyleme geçmesini’’ isteyen Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk, ‘’Türkiye daha büyük hız ve enerjiyle kendisini AB’ye götürecek reformları sürdürmeli. Buna en kısa zamanda sivil demokratik anayasayla başlanmalı. Mevcut anayasada partilerin kapatılmasına izin veren maddeler bir an önce değiştirilmeli’’ dedi.

Türkİye-AB Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Joost Lagendijk, Anayasa Mahkemesinin AKP’nin kapatılmaması yönündeki kararı üzerine, ‘’Kendimi çok rahatlamış hissediyorum’’ dedi. Lagendijk, yaptığı yazılı açıklamada, Anayasa Mahkemesinin iddianameyi onaylayarak AK Parti’yi kapatması durumunda, ‘’Avrupa değerleriyle bağdaşmayan antidemokratik bir karar almış olacağı’’ görüşüne yer verdi. ‘’AK Parti’nin karardan doğru sonuçları çıkararak eyleme geçmesini’’ isteyen Lagendijk, ‘’Türkiye daha büyük hız ve enerjiyle kendisini AB’ye götürecek reformları sürdürmeli. Buna en kısa zamanda sivil demokratik anayasayla başlanmalı. Mevcut anayasada partilerin kapatılmasına izin veren maddeler bir an önce değiştirilmeli’’ dedi. Bunlara ilaveten AK Parti’nin kendisine oy vermeyenlerin endişe ve korkuları karşısında daha fazla hassas davranması gerektiğini kaydeden Lagendijk, bu kesimin AK Parti’nin Türkiye Cumhuriyeti’nin laik karakterini savunduğu konusunda daha açık işaretler görmek istediğini ifade etti.

31.07.2008


 

Cepheleşme sona ersin

DP Genel Başkanı Süleyman Soylu “Hemen Türkiye erken bir seçime gitmeli, bu cepheleşme sona ermelidir. AKP’nin kapatılmadığına memnun olduk’’ dedi.

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Süleyman Soylu, Anayasa Mahkemesinin AKP hakkındaki kararını, ‘’Şimdi demokrasi kazanmıştır, vira siyaset’’ diye değerlendirdi. Soylu, yaptığı açıklamada, Yüksek Mahkeme kararına ilişkin ‘’Demokrasi kazanmıştır’’ dedi. Bu davanın siyasetin önünü kestiğini ve demokrasiyi kesintiye uğratabilecek bir anlayışı yansıttığını savunduklarını belirten Soylu, ‘’Bu davanın, AK Parti’nin kapatılmasından ziyade, siyaset alanının daraltılması ve siyasetin önünün kesilmesi olacağını söylemiştik’’ diye konuştu. ‘’Şimdi demokrasi kazanmıştır, vira siyaset’’ diyen Soylu, şunları kaydetti: ‘’Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın da açıkladığı gibi, sistemin tıkandığı ve bu Anayasanın Türkiye’nin hem kurumlarını hem de büyüklüğünü taşıyamadığı apaçık ortadadır. Hemen Türkiye erken bir seçime gitmeli, bu cepheleşme sona ermelidir. İktidar partisi de bu konudaki tavrını samimi bir demokrasi anlayışı içinde ortaya koymalıdır. Seçimin hemen akabinde Türkiye’nin önü yeni bir Anayasa anlayışıyla açılmalıdır ve bu konuda herkes katkısını ortaya koymalıdır. AK Parti’nin kapatılmadığına çok memnun olduk.’’

31.07.2008


 

Gül’den taziye ziyareti

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Güngören’deki terörist saldırıda ölenlerin ailelerine taziye ziyaretlerinde bulundu. Cumhurbaşkanı Gül, Güngören’de yaptığı açıklamanın ardından, bölgeyi gezerek, çevredeki vatandaş ve esnafa geçmiş olsun dileklerini iletti.

CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül, Güngören’deki terörist saldırıda ölenlerin ailelerine taziye ziyaretlerinde bulundu. Cumhurbaşkanı Gül ve eşi Hayrunnisa Gül, Güngören’de önceki gün patlamaların meydana geldiği Menderes Caddesi’nde incelemelerde bulunarak, vatandaşlara taziyelerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Göngören’deki terörist saldırıyı lanetleyerek, ‘’Burayı gezen ve gören herkes, bu terör olayını yapanların, bunun arkasında olanların, bunları planlayanların, bunlara cesaret verenlerin ne kadar insanlık dışı bir işle meşgul olduklarını görmektedir’’ dedi. Abdullah Gül, saldırıda hayatını kaybeden bir vatandaş anısına konulan çelengin yanında yakınlarına başsağlığı dileyerek, ‘’Bu insanların hepsi masumdu. Saldırıyı sahiplenenler utançlarından saklıyor, açıklayamıyor’’ dedi.

Gül, hazırlanan platformda da halka hitaben bir konuşma yaptı. Gül, Güngören’e gelerek, Güngören halkı ve tüm Türk milletinin acısını bir kez daha paylaşmak istediğini kaydetti. Hayatını kaybeden vatandaşlara Allah’tan rahmet, tüm yaralılara da acil şifalar dileyen Cumhurbaşkanı Gül, şunları söyledi:’’Burayı gezen ve gören herkes, bu terör olayını yapanların, bunun arkasında olanların, bunları planlayanların, bunlara cesaret verenlerin ne kadar insanlık dışı bir işle meşgul olduklarını görmektedir. O kadar insanlık dışı bir iştir ki, masum insanlar, sivil insanlar, hatta bunların içerisinde çoğu çocuk, kadın bunlar bilinerek hedef alınmıştır. Bundan dolayı da hayatını kaybeden çocukların resimleri gazetelerde basıldığında utançlarından çıkıp sahiplenememektedirler .’’

/ İstanbul

31.07.2008


 

Umut yolculuğuna nefesleri yetmedi

İstanbul Küçükçekmece’de boş bir araziye atılmış kaçak göçmenlere ait 13 ceset bulundu. Çoğu Pakistan ve Myanmar uyruklu olan kaçakların, bindirildikleri kamyonun kasasında havasız kalarak öldükleri tahmin ediliyor. Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, olayla ilgili olarak, ‘’Maalesef burada bir insanlık dramı var’’ dedi.

İSTANBUL'un Küçükçekmece İlçesi Kayabaşı Köyü’nde Pakistan uyruklu 13 kaçak göçmenin cesedi bulundu. Polis, sabah saatlerinde Küçükçekmece Kayabaşı köyü yakınlarında araziye atılmış 13 ceset buldu. Cesetlerin çoğu Pakistanlı kaçaklara ait olduğu belirlendi. 13 kaçağın bindirildikleri araçta havasızlıktan öldükleri, insan kaçakçılığını yöneten çete üyelerinin 13 cesedi kamyon ya da TIR da bulunan arkadaşlarına taşıttırılarak araziye atıldığı sanılıyor. İlk bulgular Kayabaşı Köyü’nde yabancı uyruklulara ait olan cesetlerin konteyner tarzı kapalı bir mekanda bulunduğu ve havasızlıktan öldükleri şeklinde.

Küçükçekmece İlçesi Kayabaşı Mahallesi Muhtarı Doğan Azat, kırsal alanda bulunan cesetlerin, yabancı uyruklu 13 kişiye ait olduğunu bildirdi.

Muhtar Azat, konuyu anlatırken, edindiği bilgiye göre, gece saat 04.00 sıralarında bir tırın Kayabaşı Mahallesi girişindeki kırsal alana geldiğini ve bu aracın içindeki 13’ü havasızlıktan ölmüş 138 yabancı uyruklu kaçağın araziye bırakıldığını belirtti.

Tır sürücüsünün, bazı mültecilerin havasızlıktan öldüğünü anlayıp panikleyerek güzergahını değiştirip kırsal alana geldiğinin düşünüldüğünü ifade eden Azat, hem ölenleri hem de yaşayan diğer yabancıları kırsal alana bırakan kişilerin kaçtığı yönünde bilgi edindiğini anlattı. Yaşayan yabancılardan bir bölümünün polis tarafından bulunduğunu kaydeden Azat, çevreye dağılan diğerlerinin de arandığını söyledi.

50 CİVARINDA GÖÇMEN TOPLANDI

10 civarında göçmen bitap şekilde bulundu. 50 civarında göçmen bölgeden toplanarak gözetim altına alınırken polis bölgeye dağılan göçmenleri arıyor. Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, Küçükçekmece’de yabancı uyruklu kişilere ait olduğu ifade edilen 13 cesedin bulunmasına ilişkin, ‘’Maalesef burada bir insanlık dramı var’’ dedi.

Yeniay, olay yerinde incelemelerde bulunduktan sonra basın mensuplarına yaptığı açıklamada, ‘’Maalesef burada bir insanlık dramı var. Sabah saat 04.30 sıralarında Van’dan çıktığı ifade edilen yaklaşık 140 civarında göçmeni taşıyan bir TIR’ın bölgemize gelip 13 ölü göçmen ile diğerlerini bırakarak kaçtıkları noktasında bilgi var’’ diye konuştu.

Sabah saat 07.30 civarında olayı öğrenen emniyet güçleri ve savcılığın olay yerine intikal ettiğini dile getiren Yeniay, şunları söyledi: ‘’Geldiklerinde 13 göçmenin öldüğünü tespit etmişler. Yaklaşık 10 civarında göçmenin de bitap ve halsiz oldukları görülmüş. Bunların çevre hastanelere sevk işlemleri tamamlanmış durumda. 50 civarında göçmen bölgeden toplanarak gözetim altına alındı. Bir o kadar göçmenin de havadan ve karadan aramalarla toplanmasına çalışılıyor.’’

Ölen kişilerin cinsiyet ve yaşlarıyla ilgili bilgisinin bulunmadığını belirten Yeniay, ‘’13 göçmenin insanlık dramı neticesinde hayatlarını kaybettiğini biliyorum’’ dedi. Göçmenlerin çoğunluğunun Pakistan ve Burma vatandaşı olduğunu bildiğini de anlatan Yeniay, ölümlerin havasızlıktan kaynaklandığını söyledi. Bu arada cesetler, Adli Tıp Kurumuna ait araçlara konulurken, göçmenlerin eşyası üzerinde çalışma yapılıyor.

31.07.2008


 

Erdoğan, açıklamayı başbakanlık konutunda izledi

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AKP’nin kapatılma davasına ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin kararının açıklanmasını Başbakanlık Resmi Konutu’nda izledi.

Başbakan Erdoğan, Başbakanlık Resmi Konutu’na saat 11.00’de geldi. Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın açıklama yaptığı sırada Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı ve İçişleri Bakanı Beşir Atalay da Resmi Konut’ta bulunuyordu. Karar açıklanırken, Başbakanlık Konutu’nun önünde çok sayıda gazeteci bekledi. Burada bulanan basın mensupları, Haşim Kılıç’ın açıklamalarını canlı yayın araçlarından izlediler.

31.07.2008


 

Flaş haber olarak duyuruldu

Uluslararası ajanslar ve medya kuruluşları, AKP’nin kapatılması istemiyle açılan davanın neticesini dünyaya flaş haber olarak duyurdu. Reuters ajansı, flaş cümlesinde, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın, mahkemenin AKP’ye “mali ceza” verdiğini açıkladığını duyurdu.

Ajans, kararın, “demokratik olarak seçilmiş bir partinin kapatılabileceği korkuları yüzünden mali piyasaları yıpratan, aylardır süren siyasi belirsizliği” gidermesinin beklendiği yorumunu yaptı. Amerikan Associated Press ajansı da flaşında Anayasa Mahkemesinin iktidar partisinin kapatılmayacağını açıkladığını bildirdi. Fransız haber ajansı AFP ise “Mahkemenin, AKP’nin kapatılması yönündeki kararı reddettiği” ifadesini kullandı. BBC’nin internet sitesinde de açıklama son dakika haberi olarak duyuruldu. Dünyanın önde gelen medya kuruluşlarından CNN International, Anayasa Mahkemesinin AKP’nin kapatılması yönünde açılan dava ile ilgili kararın okunuşunu bir süre Ankara’dan canlı yayınla verdi. Anayasa Mahkemesinin kararını son dakika haber olarak veren CNN International, “Anayasa Mahkemesi partiyi kapatmadı, mali ceza verdi” ifadesini kullandı.

/ Ankara

31.07.2008


 

Gül, değerlendirme yapmadı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün, Anayasa Mahkemesinin AKP hakkındaki kararıyla ilgili ‘’şu an için bir değerlendirme yapmayacağı’’ bildirildi.

Gül, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç’ın davanın sonucuna ilişkin açıklamasını Çankaya Köşkü’nde takip etti. Cumhurbaşkanı Gül, ardından saat 18.40’ta Çankaya Köşkü’nden ayrılarak, halen ikamet ettiği Dışişleri Konutu’na geçti. Cumhurbaşkanlığı kaynakları, Gül’ün, Anayasa Mahkemesinin AKP hakkındaki kararıyla ilgili ‘’şu an için bir değerlendirme yapmayacağını’’ belirtti.

/ Ankara

31.07.2008


 

MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ VURAL: Karara saygı gösterilmeli

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Anayasa Mahkemesinin AKP’nin kapatılmamasına ilişkin verdiği kararla ilgili olarak, ‘’Bu yargı kararıdır. Herkes bu karara saygı göstermelidir’’ dedi.

Vural, TBMM’de gazetecilerin sorusu üzerine Anayasa Mahkemesinin kararını değerlendirdi. ‘’Kararı değerlendirmemize gerek yok. Yargının verdiği bir karardır’’ diyen Oktay Vural, şöyle devam etti: ‘’Her şeyden önce Anayasa Mahkemesi üzerinde çeşitli yerlerin yaptıkları girişimler, çabalar, oyunlar, hepsi açıkçası Anayasa Mahkemesi üzerinde oynanan oyunlar karşısında, Anayasa Mahkemesi özerk yapısıyla karar vermiştir. Dolayısıyla o bakımdan daha önce Anayasa Mahkemesinin peşin hükümle bakacağını söyleyenler vardı. Anayasa Mahkemesini bir hesaplaşma yeri olarak görenler vardı. O bakımdan bu konu Türkiye’de anayasal kurumların görevlerinin başında olduğunu ve kendilerinin karar verdiğini ortaya koyuyor.’’

/ Ankara

31.07.2008


 

YAŞ, yarın toplanacak

YÜKSEK Askeri Şura (YAŞ), Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında 1 Ağustos Cuma günü toplanacak.

YAŞ’ın Ağustos ayı olağan toplantısı, Genelkurmay Başkanlığı Karargahı Çakmak Salonu’nda yapılacak. Toplantıya, Başbakan Erdoğan’ın yanı sıra Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Muzaffer Metin Ataç, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Aydoğan Babaoğlu, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Işık Koşaner, 1. Ordu Komutanı Orgeneral İsmail Koçman, 2. Ordu Komutanı Orgeneral Hasan Iğsız, 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk, Ege Ordusu Komutanı Orgeneral Necdet Özel, Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Ergin Saygun, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Orgeneral Atila Işık, Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Hasan Aksay, Donanma Komutanı Oramiral Eşref Uğur Yiğit ile Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanı Orgeneral Erdal Ceylanoğlu katılacak.

Şura üyeleri, 1 Ağustos Cuma günü öğle saatlerinde Başbakan Erdoğan’ın başkanlığında Anıtkabir’i de ziyaret edecek. Yüksek Askeri Şura’nın Ağustos ayı olağan toplantılarında, terfi sırasında bulunan albay, general ve amirallerin bir üst rütbeye yükseltilmesi, general ve amirallerin görev sürelerinin uzatılması ve emeklilik işlemleri ile disiplinsizlik ve ahlaki durumları nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ayrılacak personel ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ilgilendiren diğer konular görüşülüyor. Genelkurmay Başkanı, kuvvet komutanları ile diğer general ve amiral atama işlemleri, Yüksek Askeri Şura faaliyetleri dışında, özel kanunlarla belirlenen esas ve usullere göre yapılıyor. YAŞ olağan toplantısı, 4 Ağustos Pazartesi günü sona erecek. Şurada alınan kararlar, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün onayına sunulduktan sonra kamuoyuna açıklanacak.

/ Ankara

31.07.2008


 

Medikal Park, kalp hastalarına umut oldu

MEDİKAL Park Antalya Hastane Kompleksi açılışının birinci haftasında ilk Kalp ve Damar Cerrahisi ameliyatlarına başarı şekilde başladı.

Kalp ameliyatı için sırada bekleyen birçok hastaya umut olacak Medical Park Antalya Hastane Kompleksi’nde, ilk bypass ameliyatı açıldığı ilk gün Ercan Tataroğlu’na yapıldı. İlk hastalarını taburcu eden Medical Park Antalya Hastanesi’nde hastalar da, doktorlar da sonuçlardan memnun.

Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Ömer Bayezid, Opr. Dr. Ömer Yücel ve Opr. Dr. Mehdi Zengin’den oluşan kadronun gerçeklerştirdiği ameliyatlar başarıyla devam ediyor. Medical Park Hastanesi’ni tercih eden ve dört damarına bypass yapılan Ercan Tataroğlu’nun ağrı yakınmalarının geçtiği, buna bağlı olarak ta kalp krizinden kurtulduğu açıklandı. Hastane Başhekimi Dr. Şerif Köksal, toplam 10 ameliyathanelerinden 2’sinin, sadece kalp ve damar cerrahisi ve organ nakli ameliyatları için özel olarak tasarlanmış bir mimari ve teknolojik donanıma sahip olduğunu vurguladı. Başhekim Köksal, 206 yatak kapasiteli hastanede 33 ihtisas dalı ile hizmet verdiklerini dile getirerek, kalp krizi riski bulunan ya da kalp krizi geçirmiş hastaların, kalp kateterizasyon ve anjiyo işlemlerinin yapıldığı, güncel teknolojik alt yapı ile donatılmış anjiyo laboratuvarı bulunduğunu vurguladı.

Müşerref Aksoy / Antalya

31.07.2008


 

Araç satışları gelecek yıl Ekim’e kadar noterden

AKP'NİN araç satış sözleşmelerinin noterler yerine trafik tescil şube müdürlüklerinde yapılmasına dair kanunun yürürlük tarihinin 1 Ekim 2009’a bırakılmasına ilişkin kanun teklifinin gündemin ön sıralarına alınmasına ilişkin grup önerisi kabul edildi.

TBMM Genel Kurulunda, öneri lehinde söz alan AKP Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak, 2. el araç satışlarının noterler yerine Trafik Tescil Şube Müdürlüklerinde yapılmasına ilişkin düzenlemenin, altyapının yetersiz olması nedeniyle sakıncalar doğurduğunu söyleyerek, teklifle, araç satış sözleşmelerinin noterler yerine trafik tescil şube müdürlüklerinde yapılmasına dair kanunun yürürlük tarihinin 1 Ekim 2009’a bırakılmasının öngörüldüğünü kaydetti.

/ Ankara

31.07.2008


 

Adlî tatil yarın başlıyor

YARGIDA ‘’toplu izin kullanımı’’ anlamına gelen adli tatil 1 Ağustos Cuma başlayacak. Adli tatil süresince nöbetçi mahkemeler görev yapacak.

Nöbetçi mahkemeler, tutuklusu olan ve acil nitelik taşıyan davaları görüşecek. Diğer davalara ise yeni adli yıla kadar ara verilecek. Yüksek yargı organları Danıştay, Yargıtay, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde de nöbetçi heyetler görev yapacak. Bu mahkemelerde acil konular görüşülürken Danıştay’da görev yapacak olan nöbetçi heyet, esastan karar veremeyecek ve yalnızca ‘’yürütmenin durdurulmasına’’ ilişkin istemleri karara bağlayacak. Yargıtay’da da ceza ve hukuk olmak üzere iki nöbetçi daire görev yapacak. Kapatılan DGM’lerin yerine kurulan özel yetkili ağır ceza mahkemeleri ile askeri mahkemeler, adli tatil kapsamında olmadığından yargılama faaliyetlerini sürdürecek. Adli tatil 6 Eylülde sona erecek. 6 Eylül’ün cumartesiye denk gelmesi nedeniyle yeni adli yıl, 8 Eylül Pazartesi günü Yargıtayda düzenlenecek törenle başlayacak.

31.07.2008


 

Yeni üniversiteler yolda

2008 yılı programında, kurulmasına önceki yıllarda karar verilen toplam 32 üniversiteye, 9 devlet üniversitesi daha ilave edildi.

Bakanlar Kurulu, ‘’2008 Yılı Programının Uygulanması, Koordinasyonu ve İzlenmesine Dair Kararda’’ değişiklik yaptı. Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren karara göre, 1 Mart 2006’da 15, 17 Mayıs 2007 tarihinde alınan kararla da 17 devlet üniversitesinin kampüs yeri seçimine, Maliye Bakanlığı Müsteşarının Koordinatörlüğünde, DPT Müsteşarı, Yükseköğretim Kredi ve Yurtlar Kurumu Genel Müdürü, üniversitenin kurulduğu İl Valisi, Belediye Başkanı ile Üniversite Rektöründen oluşan bir kurul karar veriyordu. Yapılan son değişiklikle, 22 Mayıs 2008 tarihinde 5765 sayılı kanunla kurulan toplam 32 üniversiteye, 9 devlet üniversitesi daha ilave edildi. 2008 yılı programına dahil edilen 9 üniversitenin kampüs yer seçimine de aynı heyet karar verecek.

31.07.2008


 

Hak Partisi kuruldu

TÜRK siyasi hayatına bir parti daha katıldı. Hak ve Hakikat Partisi adındaki partinin kuruluş dilekçesi İçişleri Bakanlığı Genel Sekreterliği’ne verildi.

Kurucu Genel Başkanı Dursun Güneş’in olduğu öğrenilen partinin, Kurucular Kurulu’nun 40 kişiden oluştuğu bildirildi. Partinin ambleminde, hilal içerisinde güneş ve “HAK PARTİ” yazısı yer aldı.

31.07.2008


 

Eyüp Sultan’da bir Mi’rac gecesi

KALABALIĞA KARIŞINCA GÖRDÜK Kİ EYÜP SULTAN'DA İNSANLAR BİRBİRİNE BAĞLI AİLELER ŞEKLİNE GİRMİŞLER. İHTİYARLARIN, ANNE, BABA VE GENÇLERİN KARDEŞ OLDUĞU BÜYÜK NURLU BİR AİLE. O KUTLU GECEDE BİZİ ŞEVKLENDİREN EYÜP SULTAN'DAKİ İNSANLARIN DUYGULARINI SİZİNLE PAYLAŞMAK İSTEDİK.

Mİ’RAC... Yakıcı hasreti sona erdiren sürurlu bir vuslat. Habib’in (sav) 7 kat semayı aşıp âlemlerin Rabbinin cemaliyle müşerref olduğu nadide bir an. İnsana en büyük hediyenin verildiği kutlu bir gün. Kalplerin huzur bulduğu, duâların hâle hâle semaya yükseldiği aydınlık bir gece.

Mi’rac Kandili ulvî duyguların yaşandığı kardeşlik duygularının pekiştiği müstesna anlardan biri. Biz de bu müstesna ânı, müstesna bir mekânda geçirmek amacıyla Eyüp Sultan’a gitmeye karar verdik. Zira biliyorduk ki İstanbul’un manevî sultanlarından Eyüp Sultan hazretlerinin olduğu mekânda bir başka güzel yaşanırdı Mi’rac Kandili. Bu niyetle gecenin bir vakti koyulduk yollara. Saat gece yarısını hayli geçmiş olmasına rağmen Eyüp Sultan’ı gündüzden daha kalabalık bulduk. Eyüp Sultan, acizliğini bilip tüm içtenliğiyle ellerini semaya kaldıran insanlarla dolup taşmıştı. Sırf Allah rızası için gelmiş olan bu mütebessim insanların gözlerindeki mutluluk parıltısı görülmeye değerdi. Beli bükülen ihtiyarlar ilk geldikleri günkü gibi şevkli, gençler ise bir kandili daha Eyüp Sultan’da geçirmenin bahtiyarlığı içindeydiler. Kalabalığa karışınca gördük ki Eyüp Sultan’da insanlar birbirine bağlı aileler şekline girmişler. İhtiyarların, anne, baba ve gençlerin kardeş olduğu büyük nurlu bir aile.

İsterdik ki sabaha kadar Eyüp Sultan’da kalıp bütün insanların duygularını paylaşalım mutluluklarına ortak olalım. Fakat bu mümkün olmadığından hiç olmazsa birkaç kişiyle konuşup kandille ilgili duygularına tercüman olalım. Bizi bu kutlu günde şevklendiren Eyüp Sultan’daki insanların duygularını sizlerle paylaşmak istedik. Bu gecede Eyüp Sultan’ı dolduran kalabalıktan birkaç kişiyle sohbet etme imkânımız oldu:

Fatih Yalıkçı (Serbest meslek):

Kandil gecesi Eyüp Sultan’da olmanın manevi

hayatınızdaki tezahürü nasıl oluyor?

Buranın huzuru bambaşka. O bir gerçek. Ayrıca ben şimdiye dek hiç böyle hislere kapılmamıştım. İçeride, hemen yanımda hacdan henüz dönmüş bir kardeşle saf tuttuk. Onun duâlarıyla duâlarımız aynıydı. Ve sırt sırta secde etmek zorunda kaldık. Muhteşem bir manevi hava vardı. Allah’tan niyazım bunun devamıdır.

Mi'rac gecesinde Müslüman olmak?

Müslümanlık, elhamdülillah, herkesin şükretmesi gereken bir nimet. Ben, dünyaya Müslüman evladı olarak geldiğim için Cenab-ı Hakk’a şükrediyorum. Bunun bilincinde olmamız lazım. Müslümanca yaşadıkça İslâm‘ın size neler kazandırdığının farkına varıyorsunuz. Hem Allah’ı bilen kulda, hile hurda olmaz, yalan söyleyemez. Öncelikle Müslüman bir toplumda dünyaya gelmenin şükrünü eda etmeliyiz. Tabi bu nimetlere sahip olmayanlar da var. Allah hidayet versin...

Kandil için özel bir duânız var mı?

Genel olarak, tüm dünya bana düşman olsa Rabbim dost olsun, derim. Gerisi boştur. Allah herkese hayırlısını versin...

Galip Çimenci (Ticaret):

Mir'ac kandili ve bunun gibi mübarek gecelerin

hayatınızdaki yeri nedir?

Böyle geceler müstesna zamanlar. Mütedeyyin olduğumu söyleyemem, fakat bu mübarek gecelerde nafile namazlarımı eda ediyorum. Bu gecelerde insana ayrı bir manevi güç geliyor. Bu gece yaptığımız yanımıza kâr kalıyor. İnşallah Allah kabul eder. Herkese duâ ediyorum. Allah kabul etsin.

İslâm alemine bir mesajınız var mı?

Allah barış ve huzur dolu yarınlar yaşamayı nasip etsin. Terör mağdurlarına ve yakınlarına sabırlar ihsan etsin. Ülkemizi karıştırmak isteyenlere fırsat vermesin. Böyle zamanlarda birlik beraberlik içinde olmamız lâzım. Özellikle Müslümanlar olarak dayanışma içinde olmamız lazım.

Kandil gecesini Eyüp’te geçirmek nasıl bir duygu?

Bu gece buraya özellikle geldik. Eyüp Sultan hazretleri gibi Allah’ın sevgili bir kulunu ziyaret etmek, bu gece için ideal bir iş.

Enes Oruç (Lise 1. sınıf öğrencisi)

Kandil gecesinde Eyüp’tesin, neler

hissediyorsun?

Bu gece dini duygularımız daha bir inkişaf ediyor... Güzel hisler yaşıyorsunuz. Buradaki insanların mutlu olması beni de mutlu ediyor. Herkes kendine buranın huzurundan payını alıyor.

İslâm alemine, bu mübarek kandil gecesinde söylemek istediğin bir şey var mı?

Herkesin buraya gelip görmesini tavsiye ederim. Burada namaz kılmak insana çok farklı hisler yaşatıyor. Namaz kılarken mutlu, huzurlu oluyorum.

Kandil’in diğer günlerden farklı olmasının nedeni ne sence?

Bugün çok özel bir gün. Peygamberimiz (sav) miraca çıkmış, namaz farz olmuş. Bunların olması bugünü önemli kılıyor.

Mir'ac Kandili için etmeyi istediğin özel bir duân var mı?

Allah dünyadaki bütün insanlara sağlık ve sıhhat versin. (Amin)

M. ALİ ERGENEKON - FARUK SAİM

31.07.2008


 

Geçen sene 2.7 milyon kişiye AIDS bulaştı

Dünyada geçen yıl HIV virüsü taşıyanların sayısının 33 milyon olduğu, bunlardan 2,7 milyonunun virüsü yeni kaptığı, 2 milyon kişinin ise AIDS’ten öldüğü bildirildi.

BM AIDS ile Mücadele Programının yayımladığı raporda, HIV virüsünden korunma çabalarının artması sayesinde geçen yıl salgın durumunda olumlu yönde gelişmeler kaydedildiği, AIDS’li sayısının az da olsa düştüğü belirtildi.

/ Paris

31.07.2008


 

Balkanlar’ın umudu medreseler

Kültürel ve dinî dejenerasyonun yüksek oranda yaşandığı Bosna Hersek, Kosova, Arnavutluk ve Sancak’taki Müslümanlar, bu dejenerasyonu önlemek ve kendi kimliklerini korumak için ülkelerindeki İmam-Hatip okullarını (medreseleri) el üstünde tutuyorlar.

Hali hazırda Balkanlarda 20’nin üzerinde imam-hatip okulu var. Bu sayının çoğaltılması için çeşitli çalışmalar yürütülüyor. Sırbistan’da Müslüman nüfusun yoğun olarak yaşadığı Sancak’taki Gazi İsa Bey Medresesi de bölgedeki Müslümanların tek İmam-Hatip okulu. Yeni Pazar’da erkek ve kız çocukları için ayrı ayrı iki şubesi olan okulun ayrıca Karadağ Cumhuriyeti’nde kalan Rojaye şehrinde kız çocukları için bir şubesi daha faaliyet gösteriyor. Her üç şubede öğrenciler için yurt ve üç öğün beslenme imkânı bulunuyor. Medrese Osmanlı Devleti tarafından Yeni Pazar şehrinde kurulduğu 15. yüzyılın sonlarından bu yana faaliyet gösteriyor. 1946’da Komünist dönemde kapatılan medrese, 1993 yılında yasal olarak yeniden faaliyete başlamış ve lise düzeyine denk resmi okul olarak kabul edilmiştir. Medresede klasik İslâmÎ ilimler ve sosyal-fen dersleri programı uygulanıyor. Türkiye’de faaliyet gösteren İmam-Hatip Lisesi dengi ve şeklinde eğitim öğretim sürdürülüyor. Arapça ve İngilizce dillerinin de öğretildiği medreseden mezun olanlar, bölgede İslâm kimliğinin korunması noktasında önemli katkılarda bulunuyorlar. Türkiye’den destek bekliyorlar İHH İnsani Yardım Vakfı’nın misafiri olarak medreseden yeni mezun olmuş 42 öğrencisiyle İstanbul’a gelen Gazi İsa Bey Medresesi Müdürü Necad Hasanoviç “Okulumuz çok başarılı. Sadece maddi olarak sıkıntı yaşıyoruz. Bu konuda kardeş Türkiye halkından da destek bekliyoruz” dedi. Sancak, Balkanlar’da Sırbistan ve Karadağ arasındaki koridorda, merkezi Yenipazar (Novi Pazar) şehri olan ve Boşnak ve diğer Müslümanların nüfusun çoğunluğunu teşkil ettiği bir bölge. (Boşnak Müslüman yüzde %67, Sırp-Karadağlı ve Arnavut yüzde 33) Etrafı Hıristiyan ülkelerle çevrili olan Sancaklı Müslümanlar, bu coğrafyada kimliklerini korumanın mücadelesini veriyorlar. Osmanlı ve İslâm kültürünün halen canlı bir şekilde yaşandığı Sancak, Balkanların güzide Müslüman bölgelerinden biri olarak biliniyor.

31.07.2008


 

İnternetten satılan ilaçların çoğu sahte

İnternet ortamında satılan ilaçların yüzde 62’sinin sahte ya da gerekli miktarın altında etkili madde içerdiği, geriye kalan ilaçların yüzde 16’sının yasa dışı yollardan ithal edildiği, yüzde 33’ünün tüketiciye yönelik bilgilendirme broşürü içermediği bildirildi.

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme Merkezi Müdürü Prof. Dr. Nazmi Zengin, yaptığı açıklamada, internet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte internet üzerinden kontrolsüz ilaç satışlarının yapıldığını söyledi. İnternet üzerinden yapılan ilaç satışlarının sakıncalı olduğunu, buralarda satılan ürünlerin güvenilirliğinin olmadığını öne süren Zengin, internet aracılığıyla yapılan satışlar hakkında çok sayıda çalışma yapıldığını belirtti. Zengin, Türkiye’de internet üzerinden ilaç satışının yapılmasına hukuken izin verilmediğini vurguladı. Türkiye’de online ilaç satışı yapan sitelerin çoğunun Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsat gerektirmeyen etken maddeleri içeren ilaçları pazarladıklarını belirten Zengin, ‘’Bunların bir kısmı da bitkisel kökenli olduğu için Tarım Bakanlığından ruhsatlı. Ülkemizde yerleşik sitelerden büyük sorun olduğunu düşünmüyorum. Asıl tehlike maillerimize sürekli spam gönderen birçoğu Hindistan ya da uzak doğu kökenli siteler’’ diye konuştu.

31.07.2008


 

Zayıflamak isteyen egzersiz yapmalı

Kilo vermek ve verilen kiloyu geri almamak için düzenli egzersizin yararı bir kez daha teyit edildi.

ABD’deki Pittsburgh Üniversitesinde yapılan araştırma, yüzde 10 oranında kilo kaybının, haftanın beş günü, günde en az 55’er dakikalık ergersizle korunabileceğini gösterdi. Sonuçları Archives of Internal Medicine dergisinde yayımlanan araştırma kapsamında, aşırı kilolu 200 kadının durumu dört yıl süreyle incelendi. Günde 1200 ila 1500 kalori almaları istenen kadınlara farklı egzersiz programları uygulandı. Tüm kadınlar, altı ay sonra yüzde 10 oranında kilo kaybetti, ancak çoğu bu kilo kaybını korumayı başaramadı. Araştırmacılar, yüzde 10’luk kilo kaybını korumaya devam eden kadınların haftada ortalama 275 dakika ergersiz yaptıklarını belirledi.

31.07.2008


 

En büyük buzul parçalanıyor

Kuzey Buz Denizi’ndeki en büyük buzul olan Ward Hunt buzulundan 2 dev parçanın koptuğu ve bu parçaların yüzen ada haline geldiği belirtildi.

Kanadalı yetkili Luc Desjardins, Kanada’nın kuzeyindeki Ellesmere Adası yakınındaki Ward Hunt buzulundan biri 4-5 kilometrekare, diğeri 14 kilometrekare yüzölçümüne sahip 2 parçanın koptuğunu ve bu parçaların 2 yüzen ada oluşturduğunu söyledi. Desjardins, ilk parçanın 22 Temmuzda, ikinci parçanın ise 23 temmuz gecesi koptuğunu ve bu kopmaların Kuzey Buz Denizi’nde son 3 yılda meydana gelen en önemli kopmalar olduğunu belirtti. Kanadalı uzman, Ward Hunt buzulundan bu dev parçaların yanı sıra birçok küçük parçanın da ayrıldığını kaydetti.

/ Montreal

31.07.2008


 

Boşanmaları müftü önlüyor

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından uygulamaya sokulan “Aile Danışma Büroları” sayesinde boşanmalar önleniyor.

İl Müftülükleri bünyesinde kurulan danışma büroları, boşanmanın eşiğine gelen çiftlere yol gösteriyor. Diyarbakır’da kurulan 7 Aile Danışma Bürosu, çiftlerin boşanmalarını önlüyor. Bayan ve erkek din görevlilerinin hizmet verdiği ‘Aile Danışma Büroları’, “Dini konularda danışmanlık, aile kurumunun korunması ve devamının sağlanması için gerekli dini bilgilerle aydınlatmak, ailenin çocukları için ne denli önemli bir kurum olduğu noktasında ebeveynlerin bilgilendirilmesi, boşanmayla ilgili toplumda yanlış bilinen konularda ailelerin aydınlatılması, basit gerekçelerle boşanmaya giden evliliklerin korunmasının sağlanması, her boşanmanın çözüm olmadığı konusunda çiftlerin bilgilendirilmesi, boşanmış çiftlerin tekrar evlenmek istemeleri durumunda yapmaları gereken dini bilgilerin verilmesi, eşlere birbirleriyle iletişim kurabilme birbirlerini anlama konusunda yardımcı olma” gibi konularda yardımcı oluyor. Diyarbakır İl Müftüsü Ali Melek, Aile Danışma Büroları’nın hizmetleriyle birçok çiftin boşanmaktan vazgeçtiğini söyledi.

/ Diyarbakır

31.07.2008


 

Karanlıkta ‘hayat’ arıyorlar

İzmir Mağara Araştırma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Onur Gora, küresel ısınma sebebiyle su kaynaklarının her geçen gün daha derinlere indiğini, bu konuda Türkiye’de bir çalışma yürütülmediğini ifade etti.

Gora, yaptığı açıklamada, mağaracılığın spor dalı olmanın dışında bir bilim dalı olduğunu, mağaracıların yer altı sularıyla ilgili araştırma yaptığını söyledi. Gora, ‘’Girdiğimiz mağaralarda yer altı su kaynaklarıyla karşılaşıyoruz. Bu kaynakların özeliklerini rapor haline getiriyoruz.’’ dedi. Dünyanın en karanlık yerlerinin mağaralar olduğunu ifade eden Onur Gora, bu mağaraların ‘’hayatın olmazsa olmazı’’ olan suyu barındırdığını ifade etti.

/ İzmir

31.07.2008


 

İsviçre’de minare referandumu

İsviçre’de aşırı sağcı ve göçmen karşıtı Halk Partisi ile Federal Demokratik Birlik Partisi’nin yaptığı kampanya sonrası toplanan imzaların 100 bini aşması sebebiyle minareler için referandum yapılacak.

Halk Partisi, minarelerin yasaklanması için kampanya başlatmıştı. Minarenin ibadet için gerekli olmadığını ileri süren parti üyeleri, bunun bir İslâm simgesi olduğunu ve bunun da İsviçre yasalarına aykırı olduğunu savunuyordu. İsviçre’de Zürih ve Cenevre şehrinde 2 tane minareli ibadet yeri bulunuyor. İsviçre’deki Müslümanlar, cami olarak artık kullanılmayan depo ve fabrikaları kullanıyordu. AGİT Dönem Başkanı’nın Müslümanlara Karşı Hoşgörüsüzlük ve Ayırımcılıkla Mücadele Özel Temsilcisi Ömür Orhun, Halkçı Parti’nin bu girişiminden “derin endişe” duyduğunu söylemişti.

/ Zürih

31.07.2008


 

İngiliz Yüksek Mahkemesi’den okulda dinî sembole onay

Islamonline.net sitesinde yer alan habere göre İngiliz mahkemesi okulunda dini bir sembol taşıyan yüzüğüyle girmek isteyen öğrencinin verdiği hukuk mücadelesinde öğrencinin lehine karar verdi.

Mahkeme, 29 Temmuz’da yapılan duruşmada öğrencinin dinî sembol taşıması yüzünden okula girişinin engellenemeyeceğine hükmetti. 14 yaşındaki Sih öğrenci, Sarika, dinî semboller takarak gittiği okulundan, iki ay sonrasında, bu şekilde okula geldiği için uzaklaştırma cezası almıştı. Sihizm, 16. yüzyılda Hindistan’da ortaya çıkan bir din. Londra Yüksek Mahkemesi Yargıcı Stephan Silber “Sakira’nın yüzüğündeki dinî figür, diğer öğrencilerin kullandığı aksesuarlardan daha az dikkat çekici” dedi. Dâvânın sonuçlanmasının ardından yaptığı açıklamada Sakira, “Galli ve Pencaplı olmakla ve kendime özgü semboller taşımakla gurur duyuyorum” dedi.

F. Saim Akhan / İstanbul

31.07.2008

 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri

 
GAZETE 1.SAYFA

Bütün haberler

Site yöneticisi | Editör
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır