30 Mart 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR Mobil İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Aile-Sağlık

‘Okul öncesi’ zihin eğitimi için en önemli dönemdir

”Çocuğum nasıl daha zeki olur?” adlı eseri telif etmekle neyi hedeflediniz. Tam olarak amacınız nedir?

Bu çalışma bir takım felsefî açıklamalarla zekânın ne olduğunu anlatmak ya da zekânın sınırlarını belirlemek için yazılmadı. Bu eserde, genel anlamda zekâ deyince ne anlıyor, zeki bir insandan neler bekliyorsak; bu beklentilere cevap verecek bir birey haline gelebilmeleri için “Çocuklarımız adına neler yapabiliriz? Onların zihnî kapasitelerini nasıl geliştiririz?” konuları üzerinde yoğunlaşıyoruz.

Peki gerçekten mümkün mü çocukların zekâsını geliştirmek?

Hiç şüpheniz olmasın. Allah, insanları kabiliyet ve yeteneklerini geliştirecek bir özellikte yaratmıştır. İnsanlar özel varlıklardır. Malûmunuz hayvanlar bütün istidadıyla var olurken, insanlar her şeyi zamanla ve süreç içerisinde az ya da çok kendisine ve çevresine bağlı olarak öğrenir. Öğrenen, başarması, çalışması gereken tek varlık insandır. Hafıza ve zekâ da, insan ruhunun ayrılmaz parçasıdır ve kesinlikle geliştirilebilir. Çünkü zekâyı, kinetik zekâya çevirebilme kabiliyeti insanlara verilmiştir. Hafıza, arşivleme, ezberleme, zihinde tutma; zekâ çözüm bulabilme yeteneği olduğuna göre, ne kadar çok problem çözer, ne kadar alıştırma yapar, kitap okutur, değişik faaliyetlerle çocuklarınızın beynini çalıştırırsanız, o derece onları geliştirirsiniz. İşte sporcu, sanatkâr, şovmen nasıl yeteneklerini çalışarak geliştiriyorsa, çocukların da zihnî özellikleri geliştirilebilir. İnsan kaslarıyla beyin birbirine bu anlamda çok benzer.

Peki zekâ eğitimine ne zaman başlamak gerekir?

Pek çok anne-baba eğitim-öğretim faaliyetini okul sonrası döneme ait zanneder. Son derece yanlış bir kanaattir bu. Çocukların zihin eğitimi için en önemli dönem “okul öncesi dönem”dir. Amerika’da yapılan bir araştırmada, 0-4 yaş arası %50, 4-8 yaş arası %30, 8-17 yaş arası %20 olduğu görülmüştür. Yani insanın zekâsının %80 gibi bir kısmı sekiz yaşına kadar tamamlanıyor. Bu durum çocuğun gelişim evresinde yaş aralıklarının önemini ve anne-babaların çocuğunun özellikle ilk yıllarda zihin eğitimi için gayret göstermesinin ne kadar zorunlu olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Peki insan zekâsı etkileyen unsurlar nelerdir?

Zekâ neye göre ilerler ya da geri kalır?

Çocuğun zekâsının gelişiminde kişinin yetiştiği ortam, aile ve çevresi, yetiştirilme yöntemi, yediği besinler, soydan gelen kalıtım ve kişinin ruhsal yapısı etkilidir. Ancak çocukların zekâsının gelişmesinde en önemli etkenin anne-babalar olduğunu unutmamak gerekir.

Tek bir cümleyle ifade edecek edecek olursanız, çocuğun zekâsını geliştiren temel unsur nedir?

“Bilinçli olmak ve çocuğa ilgi göstermek”.

Peki ilgi derken nelere dikkat etmek gerekir

çocuğun zekâ gelişimi için?

Çok geniş bir soru. Ama özetle ifade edecek olursak, her şeyden önce çocuğa yaklaşım biçimimiz önemli. Çocukların ilgi ve meraklarını yok etmemek, üretken duygularını köreltmemek, öğrenme stillerini öğrenmek ve buna göre hareket etmek son derece önemli. Ayrıca çocukla bol bol konuşmak, bol bol kitap okuyup okutmak, duyu organlarını geliştirmek, çocuğa sorduğumuz sorulara ve onun sorularına uygun cevaplar vermek yapılması gereken faaliyetlerden bazılarıdır. Aynı şekilde düşünme yeteneklerini geliştirmek, sözlük, atlas, ansiklopedi kullanımını alışkanlık haline getirmek, sağlıklı beslenmelerini sağlamak, hayal güçlerini geliştirmek, oksijen ve temiz hava ihtiyaçlarını göz önüne almak, belirli bazı spor faaliyetlerine alıştırmak, televizyon izlemede ölçüyü korumak dikkat edilmesi gereken bazı hususlar. Bunun yanında son derece önemli olan bir husus da yeni doğmuş bebekten on iki yaşına kadar her yaş grubunun zekâ gelişimine yönelik bir takım aktivite ve faaliyetler var. Onların gerçekleştirilmesi gerekir.

Peki bütün bunları gerçekleştirecek aktiviteleri nasıl bileceğiz?

Onları 0-12 yaşa uygun ayrıntılı olarak pek çok örnek eşliğinde çalışmamızda ele aldık.

Son olarak okuyucularımıza neler söylemek

istersiniz?

Çocuklarımız bize verilen en değerli emanetlerdir. Bizim ellerimizde büyüyen, bizimle şekillenen çocuklarımızı en güzel şekilde yetiştirmek, anne-babalık görevidir. Anne-baba olarak görevini yerine getirmek için çabalayan pek çok kimse vardır. Ancak günümüzde hâlâ çocukların zihin eğitimi ve zekâ gelişimi için gerekli faaliyetleri yapmanın önemi kavranmamıştır. Bizim arzumuz bu ümmetin yeni neslinin olduğundan daha zeki, daha başarılı olması, millî manevî değerlerimize lâyıkıyla hizmet eden birer fert olmalarıdır.

Bizlere vakit ayırıp bilgilendirdiğiniz için teşekkür ediyor, eserinizin hayırlara vesile olmasını diliyorum...

Ben teşekkür ederim.

Süleyman Karacelil kimdir?

EĞİTİMCİ-YAZAR Süleyman Karacelil, 1979 Adana doğumlu. Hayatı babasının memuriyeti nedeniyle farklı şehirlerde geçti. 1996 yılında Marmara Üniversitesi İlahiyat fakültesinden mezun oldu. 2004 yılında Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Yüksek Lisansını tamamladı. Yakın bir zamanda da doktora eğitimini bitirmiş olacak. Uzun süredir eğitim faaliyetleri ile meşgul olan Karacelil, ‘Öğretmenim’ ve ‘Çocuklarda din eğitimi’ üzerine yayınlanmış kitaplarının yanında bir hayli makalesi farklı dergilerde yayınlandı. Son eseri “Çocuğum nasıl daha zeki olur?” ismini taşıyor.

Röportaj: ARZU KONAN




Gündemin nabzını tutmak için tıklayın!
www.sentezhaber.com

30.03.2010


2 saat tv seyredenin beyni aptallaşır

KİŞİSEL gelişim uzmanı Ziya Baran, sınava hazırlanan öğrencilere televizyondan uzak durmalarını önerdi.

Baran, ‘’Televizyona Almanlar aptal kutusu diyorlar, çünkü 2 saat televizyon seyreden kişinin beyni aptallaşır, zihni tembelleşir’’ dedi. Ziya Baran’ı öğrenci ve velilerle buluşarak, yaklaşan sınav öncesinde öğrencilere özgüven ve moral aşıladı. Öğrencileri stresten uzak tutmak için konuşmasını sık sık esprilerle süsleyen Baran, sınav anında stresten kurtulmak için neler yapmaları konusunda öğrencilere taktikler verdi. Bir şeyi istiyorlarsa, yılmadan, istenilen şeyin üzerine gidilmesi gerektiğini söyleyen Baran, “Denemek, yılmadan usanmadan denemek lazım. 15 dakika kitap okumak kadar beyni geliştiren başka bir şey bilmiyorum. Biz cep telefonlarımızı almadan nasıl evden çıkamıyorsak, Japonlar da kitaplarını yanlarına almadan evlerinden çıkamıyorlar” diye konuştu.

30.03.2010


Hiperaktivite deyip geçmeyin

EGE Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyüp Sabri Ercan, ilk bulguları çocukluk çağında gözlenen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun tedavi edilmediği hallerde kişinin tüm yaşamını etkileyebildiğini belirtti.

Hiperaktivite bozukluğunun halk arasında hareketlilikle özdeşleştirilmesinin ebeveynleri yanılgıya düşürebildiğini ifade eden Doç. Dr. Ercan, ‘’Bir grup çocukta hiç hareketlilik olmayıp aksine durgunluk dikkat eksikliğiyle birlikte görülebilir. Ayrıca dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu bir arada görülmeyebilir. Her iki durumda da kritik olan erken tanıdır’’ diye konuştu. Ercan, okul çağındaki çocukta dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun, derslere katılım sıkıntısı ve hareketlilik gibi belirtiler gösterebildiğine işaret etti.

30.03.2010


‘Akıl dişi’ ihmale gelmez

SELÇUK Üniversitesi (SÜ) Diş Hekimliği Fakültesi Ağız, Diş, Çene Hastalıkları ve Cerrahisi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Durmuş, halk arasında ‘’akıl dişi’’ olarak bilinen 20 yaş dişinden kaynaklanan ağrıların tedavi yerine ağrı kesicilerle uzun süre geciktirilmesinin öncelikle kiste ve daha sonra da tümöre sebep olabileceğini bildirdi.

Prof. Dr. Durmuş, 20 yaş dişlerinin 17 yaşından itibaren çıkmaya başladığını, 20’li yaşlarda da gelişimini tamamladığını ve ağızda en son çıkan diş olduğunu söyledi. ‘’Akıl dişi’’nin çoğunlukla kemik veya yumuşak doku içinde gömülü olarak kaldığını belirten Durmuş, ‘’Bu dişlerin ağrı, şişlik ve ağız kokusu gibi basit şikâyetlere neden olması durumunda insanlar antibiyotik ya da ağrı kesici alıyor. Bu şekilde diş hekimine başvuru geciktiriliyor’’ dedi.

30.03.2010

 
Sayfa Başı  Geri

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim oktay usta yemek tarifleri Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl