28 Nisan 2010 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR Mobil İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Gün Gün Tarih
Dergilerimiz

Güncel

 

Anayasayı yeniledik AB’ye girdik

Portekiz eski Cumhurbaşkanı Jorge Sampaio, “Ülkemizdeki darbe sonrası çıkarılan yeni anayasa AB'ye başvuruda bize yardımcı oldu. Bu başvuru, ülkedeki demokratikleşmeyi sağlamlaştırmaktı bir anlamda. Ancak bundan sonra ekonomiyi tartışabilir hale geldik” dedi. Sampaio AB içinde Türkiye’nin varlığını görmek istediklerini söyledi.

Anayasayı yeniledik, AB’ye girdik

MEDENİYETLER İttifakı Yüksek Temsilcisi ve eski Portekiz Cumhurbaşkanı Jorge Sampaio, Portekiz eski Cumhurbaşkanı Jorge Sampaio, “Darbe sonrası çıkarılan yeni anayasa Avrupa Birliği’ne (AB) başvuruda yardımcı oldu. Bu başvuru, ülkedeki demokratikleşmeyi sağlamlaştırmaktı bir anlamda. Ancak bundan sonra ekonomiyi tartışabilir hale geldik” dedi.

Sampaio, ‘Medeniyetler İttifakı İstanbul Konferansı’’nda kapsamında Beşiktaş’taki Başbakanlık Ofisi’ndeki brifing sonrası soruları cevaplandırarak, Portekiz’deki otoriter yapının uzaklaştırılmasına ilişkin bilgi verdi. “Bizim çok belirgin bir duruşumuz var. Cumhuriyetin başlangıcında, monarşizm, zayıf parti sistemi ve askeri müdahaleleri reddetmek gibi” diyen Sampaio, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Ancak 14-15 sene bazı şeyler mümkün olmadı. Politik çözümler isteniyordu. 1974’teki darbe, günümüzün demokratik rejimine kapıları açtı. Ordunun, bu işteki rolü bu oldu. Demokratik bir ülkeye ihtiyacımız vardı. İki yıl süren karışıklıklardan sonra, 1975-1976’da yeni bir anayasamız oldu ve demokrasi başladı. Çünkü Portekiz halkı demokrasi için oldukça hevesliydi. Bunlar bizim ne yaptıklarımız. Sadece Portekiz için konuşuyorum. 1977’de AB’ye üyelik için başvurduğumuzda, ordu, geçmişteki deneyimlere benzer bir şekilde demokrasi için daha fazla rol oynamak istemedi. Cesur ve iyi eğitimli bir ordu. Ancak sivil otoriteye bağlılar. Bu, bizim ülkemiz için çok iyi bir gelişmeydi.”

Darbe sonrası çıkarılan yeni anayasanın AB’ye başvuruda yardımcı olduğunu anlatan Sampaio, “Bu başvuru, ülkedeki demokratikleşmeyi sağlamlaştırmaktı bir anlamda. Ancak bundan sonra ekonomiyi tartışabilir hale geldik. Kesin olarak, yardımı oldu” dedi. Portekiz’deki aşırı sağcı partilerde islamofobinin yükselişinden duyduğu endişeyi de ifade eden Sampaio, “Çok sayıda hükümetin de dediği gibi, insanları eğitmeliyiz, insanları aydınlatmalıyız, farklılıkları anlamalıyız. Avrupa kentlerindeki çeşitliliklere, farklılıklara adapte olmalıyız. Bu uzun bir mücadele. Şu açık ki, nereden gelirse gelsin İslamofobi’ye karşı siperler inşa etmeliyiz” diye konuştu.

“TÜRKİYE’Yİ AB’DE GÖRMEK İSTİYORUZ”

Sampaio, ‘’Medeniyetler İttifakı İstanbul Konferansı’’ndaki konuşmasında ise İttifakın hedefinin duvarları yıkmak, köprüleri inşa etmek ve ortak alan oluşturmak olduğunu belirterek, ittifakın dini bir kurum olmadığını ve politik olarak da sorun çözücü konumda bulunmadığını söyledi. Sampaio, Avrupa’nın genelinde de kültürel çeşitliliğin var olduğunu ifade ederek, ‘’Biz AB içinde Türkiye’nin mevcudiyetini görmek istiyoruz. Türkiye’nin ilerleme yolundaki çabalarını takdirle karşılıyorum. Bu yoldaki girişimlerinizi yarıda bırakmamanızı da öneriyorum’’ dedi. AB’ye üye ülkelerin de kültürel çeşitlilik içinde olduklarını hatırlatan Sampaio, artık adı çok kültürlülük olan yeni sorunu çok iyi anlamak gerektiğini kaydetti.

28.04.2010


 

Şehit astsubay Eryılmaz dualarla

Giresun’da askerî aracın geçişi sırasında meydana gelen mayın patlaması sonucu şehit olan Jandarma Astsubay Ahmet Eryılmaz’ın cenazesi, dün Ankara’dan kara yoluyla Kırıkkale’ye getirildi. Şehit Eryılmaz’ın cenazesi, Sanayi Mahallesindeki baba evine getirilerek, ardından Yenimahalle Atatepe Camiinde ikindi vakti kılınan namazın ardından Kırıkkale Şehitliğine defnedildi.

Şehit astsubay Eryılmaz defnedildi

GİRESUN'DA askeri aracın geçişi sırasında meydana gelen mayın patlaması sonucu şehit olan Jandarma Astsubay Kıdemli Başçavuş Ahmet Eryılmaz memleket Kırıkkale’de toprağa verildi. Şehit Jandarma Astsubay Eryılmaz’ın cenazesi, dün Ankara’dan kara yoluyla Kırıkkale’ye getirildi. Şehidin evinin bulunduğu Sanayi Mahallesi’ndeki baba evinde ise taziye çadırı kuruldu. Kırıkkale başta olmak üzere evin bulunduğu sokaktaki evlere de Türk bayrakları asıldı. Şehidin evine mahalledeki vatandaşların yanı sıra Eryılmaz’ın arkadaşları da geldi. Kurulan taziye çadırında emekli astsubay olan ağabeyi Mustafa Eryılmaz ile diğer kardeşleri taziyeleri kabul etti. Kırıkkale Valisi Hakan Yusuf Güner, Belediye Başkanı Veli Korkmaz, Merkez Komutanı Albay Sadık Şaşmaz, Emniyet Müdürü Kadri Kartal da taziye için eve geldi. Ağabey Mustafa Eryılmaz ile yakınlarına başsağlığı dileyen Vali ve beraberindekiler daha sonra okunan Kuranı Kerim’i dinledi. Ardından şehit için dua edildi. Şehit Eryılmaz’ın cenazesi ikindi namazının ardından toprağa verildi.

28.04.2010


 

Taksim’de 1 Mayıs endişesi

1 Mayıs’a sayılı günler kala Beyoğlu’nda bazı bankaların camlarını film şeridi ile kaplayarak muhtemel saldırılara karşı tedbir aldıkları görüldü.

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarının gerçekleştirileceği Taksim bölgesinde bazı işyerleri, camlarını filmle kaplattı. Bir banka şubesi, bankanın kalın koruyucu camlarına rağmen, kırılmaları ve cam parçacıklarının dağılmalarını önlemek amacıyla camlarını filmle kaplattı. Belediye ekipleri de Taksim Meydanı’nda yerlerinden çıkmış ve oynayan parke taşlarını bakıma aldı.

28.04.2010


 

Sendikalar 1 Mayıs’ı görüştü

1 MAYIS'I başta Taksim olmak üzere ülke genelinde birlikte kutlama kararı alan işçi ve memur konfederasyonlarının yöneticileri, hazırlıkları gözden geçirmek üzere bir araya geldi.

Türk-İş Genel Merkezi’ndeki toplantıya Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, Hak-İş Genel Başkanı Salim Uslu, KESK Genel Başkanı Sami Evren, DİSK Genel Başkan Yardımcısı Ali Cancı, Türkiye Kamu-Sen Genel Sekreteri İsmail Koncuk, Memur-Sen Genel Eğitim ve Dış İlişkiler Sekreteri Ahmet Kaykan katıldı. Kumlu, toplantı öncesinde yaptığı kısa açıklamada, 6 konfederasyon olarak 1 Mayıs’ın dünyada olduğu gibi Türkiye’de de anlamına uygun kutlanmasını istediklerini söyledi. Mustafa Kumlu, toplantıda, 1 Mayıs kutlamaları için yapılan hazırlıkların son kez gözden geçirileceğini bildirdi. KESK Genel Başkanı Evren ise 1 Mayıs’ı ortak kutlayacak işçi ve memur konfederasyonlarıyla hazırlıkları gözden geçirdiklerini ve herhangi bir sorun görünmediğini söyledi. Türkiye Kamu-Sen Genel Sekreteri Koncuk da kutlamalar konusunda konfederasyonlar arasında uyum olduğunu ifade etti.

28.04.2010


 

ADALET YERİNİ BULDU

Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Bilge köyünde öldürülen 7’si çocuk 44 kişiden biri olan imam Kâmil Ozan’ın babası İzzet Ozan, sanıklara verilen cezanın idam olması gerektiğini söyledi, ama müebbet hapis cezasının da vicdanları rahatlattığını belirterek, ‘’Af çıkmazsa adalet yüzde 90 yerini buldu’’ dedi.

Af çıkmazsa adalet yerini buldu

MARDİN'İN Mazıdağı ilçesine bağlı Bilge Köyünde öldürülen 7’si çocuk 44 kişiden biri olan imam Kamil Ozan’ın babası İzzet Ozan, sanıklara verilen cezanın idam olması gerektiğini savunarak, ‘’Af çıkmazsa adalet yüzde 90 yerini buldu’’ dedi. İzzet Ozan, yaptığı açıklamada, sanıklara verilen hapis cezasının vicdanları rahatlattığını belirterek, ‘’Evlâdım geri gelmeyecek ama başka insanların canlarının yanmaması için onlara idam cezası verilmesini isterdim’’ diye konuştu. Sanıkların bir süre sonra afla cezaevinden çıkması durumunda adaletin yerini bulmayacağını savunan İzzet Ozan, şunları söyledi: ‘’Onları af yetkisi bende olmalı, canı yanan insanlarda olmalı. Bu acıyla alakası olmayan insanlarda olmamalı. Çünkü onlar o acıyı tatmadı. Af çıkmazsa adalet yüzde 90 yerini buldu. Orada bu olayı tezgahlayanlar ceza almadı ama olayı gerçekleştirenler ceza aldı.’’Gözyaşlarına hakim olamayan anne Neriman Ozan ise oğlunun Mardin’i, Bilge Köyünü çok sevdiğini, orada severek, azimle görev yaptığını belirterek, şunları kaydetti: ‘’Oğlumun çalışma azmi yeni göreve başlayanlara örnek olarak gösterilmeli. Oğlumun oradaki çalışma süresi 15 Ocak 2009’da dolmuştu. Tayinini istemesini söyledik ama oğlum orayı çok sevdiğini, gelmek istemediğini belirtti, Mayıs ayında da cenazesi geldi. Oğlum onları sevdi, onlara güvendi, onların çocuklarını gezdirdi.’’

28.04.2010


 

Azerbaycan ile prensipte anlaşıldı

ENERJİ ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, karşılıklı atılan adımlar ve Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, bir nevi hakem rolü oynaması ile doğal gaz konusunda Azerbaycan tarafı ile prensipte anlaştıklarını bildirdi.

Sheraton Oteli’nde düzenlenen, ‘’Enerji Piyasası Gas & Power 2010 Türkiye Enerji Zirvesi’’ne katılan Enerji Bakanı Yıldız, çıkışta bir gazetecinin ‘’uzun süren müzakerelerden sonra doğal gaz konusunda, Azerilerle prensip anlaşmasına vardığınızı söylediniz. Fiyat konusunda da rakam oluştu mu? şeklindeki sorusu üzerine Bakan Yıldız, Azerbaycan’da uzun süreden beri yaptıkları ve piyasanın 24 Nisan’ı beklediği bir ortamdan sonra, önceki gün Ankara’da Azeri tarafı ile bir araya geldiklerini söyledi. Azerbaycan’la 3 temel konu üzerinde prensipte anlaşmaya vardıklarını ifade eden Bakan Yıldız, Şahdeniz 1 Projesi, yani şu anda Türkiye’nin gaz aldığı projenin fiyatı konusunda mutabık kaldıklarını bildirdi. Karşılıklı olarak büyük resmi de ihmal etmeden aradaki krizleri Başbakan Erdoğan’a arz ettiklerini belirten Yıldız şunları kaydetti: ‘’Kendileri de özellikle bu işin stratejik bir yanının olduğunu ve küçük detaylarla boğulmamamız gerektiğini söylediler. Ulaşamadığımız noktalarda da bir nevi hakem rolü oynadılar. Kendilerine müteşekkiriz. Şahdeniz 2 Projesinin, hem fiyat hem de miktarı ile alâkalı prensipte anlaştık. Bunun detaylarına şu anda girmek istemiyorum. Transit geçişle alakalı olarak ta, BOTAŞ ve SOCAR kendi aralarında dün itibarıyla prensip anlaşması sağladılar.’’

28.04.2010


 

Bayan Gül ve Erdoğan’a takipsizlik

CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül’ün eşi Hayrünnisa Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan hakkında, ‘’kamu alanı sayılan yerlerde türban takarak, Anayasa’ya, Türk Ceza Kanunu’na, İnkılap kanunlarına, Anayasa Mahkemesi kararları ile AİHM kararlarına aykırı hareket ettikleri’’ iddiasıyla yürütülen soruşturmada, ‘’kovuşturmaya yer olmadığına’’ karar verildi.

Alınan bilgiye göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcıvekili Nuri Yiğit tarafından verilen ‘’takipsizlik’’ kararında, uzun yıllar Almanya’da yaşayan ve 1999 yılından bu yana Avrupa Türkiye Cumhuriyeti Kadınları Derneğinin başkanlığını yapan Sultan Atıcı’nın, Hayrünnisa Gül ve Emine Erdoğan hakkında suç duyurusunda bulunduğu hatırlatıldı. Kararda, suç duyurusu dilekçesinde, ‘’Türk kadınını temsil görevine sahip kişiler olan Hayrünnisa Gül ve Emine Erdoğan’ın, kamu alanı sayılan yurt dışı görüşmelere ve yurt içinde Anayasa ve yasalar ile belirtilen resmi günlere, dinsel kıyafet olan ve siyasi simge niteliği bulunan türban ile katılarak suç işledikleri’’ iddiasında bulunulduğu aktarıldı. ‘’Bir fiilin suç oluşturabilmesi için Türk Ceza Kanunu’nda ya da özel ceza kanunlarında suç olarak tanımlanması ve müeyyidesinin bulunması gerektiği’’ belirtilen kararda, ‘’iddia edilen olaylar bakımından ceza hukukunda suç tanımlamasına yönelik bir düzenleme ve müeyyide bulunmadığı gibi, aynı konuda idarî bir soruşturmayı gerektiren düzenlemenin de mevcut olmadığı ve bu nedenle soruşturma evrakının intikal ettirileceği bir başka idari makamın da bulunmadığı’’ kaydedildi. Kararda, söz konusu nedenlerle Hayrünnisa Gül ve Emine Erdoğan hakkında, ‘’kovuşturma yapılmasına yer olmadığına’’ karar verildiği belirtildi.

28.04.2010


 

Memura il dışına çıkma izni

DEVLET Bakanı Hayati Yazıcı, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda değişiklik yapan 26 maddelik yasa tasarısı ile memurların bulunduğu yeri hafta sonunda izinsiz terk etmesinin disiplin suçu olmaktan çıkarılacağını söyledi.

Devlet Personel Başkanlığının (DPB) 50. Kuruluş Yıldönümü sebebiyle düzenlenen ‘’Personel Yöneticilerinin Bilgilendirilmesi Semineri’’nin açılışında konuşan Yazıcı, personel rejiminin çok karmaşık durumda bulunduğunu da ifade etti. Aynı eğitimi almış insanlar arasında ücret farklılıklarının doğal olduğunu, ancak bu farklılığın çok fazla olmasının sorun oluşturduğunu anlatan Yazıcı şöyle devam etti: ‘’Bunun için 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun’da değişiklik yapan, 26 maddelik bir tasarıyı, Bakanlar Kurulunda imzaladık. Anayasa değişikliği sonrasında Meclise sunacağız. Tasarı ile önemli değişiklikler yapıyoruz. Yeni toplu görüşmelerde mutabık kaldığımız konuları da bu tasarı ile karşılıyoruz. Bir örnek vereyim. Memurun, bulunduğu yeri hafta sonunda izinsiz terk etmesi disiplin suçu. Bu çağda bu olmaz. Bu ve buna benzer şeyleri kaldırıyoruz. 657’de bugüne kadar birçok değişiklik yapılmış, birçok madde uygulanamaz durumda. Bunları ayıklıyoruz. Yeni bir kanun yapalım ama bu zor. Bu bir adımdır. Kamu personel sisteminin daha etkin çalışması için gerekli yasal düzenlemeyi de inşallah gelecekte gerçekleştireceğiz.’’ Bakan Yazıcı, konuşmasında, 4-C üzerindeki çalışmaları sürdürdüklerini de bildirdi. 4-C’de yargı sürecinin devam ettiğini de hatırlatın Yazıcı, ‘’inşallah bu konuyu da sağlıklı şekilde çözeceğiz’’ dedi.

28.04.2010


 

Babacan: Siyasî riskler azalacak

DEVLET Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, anayasa değişikliğiyle Türkiye’deki siyasî risklerin önemli ölçüde azalacağını belirtti.

Kanal 24’te değerlendirmelerde bulunan Babacan, ‘’Bundan sonraki dönemde, bu anayasa değişikliğiyle beraber 2007 ve 2008 yılında yaşadığımıza benzer garip olaylar Türkiye’de artık yaşanmayacak’’ dedi. Bir ülkenin ekonomik istikrarının siyasî istikrarla bire bir bağlı olduğunu belirten Babacan, Anayasa değişikliği çalışmalarının başlamasıyla beraber bunun özellikle sermaye piyasalarında olumlu tepkilerini anında aldıklarını ifade etti. Babacan, Türkiye’de 2007 yılında bir e-muhtıranın konuşulduğunu, demokrasinin devamlılığının biraz şüpheye düştüğünü, yine 2007 yılında Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili Anayasa Mahkemesinin son derece sıkıntılı kararlarıyla karşı karşıya kaldıklarını, 2008’de bir parti kapatma davası yaşadıklarını hatırlatarak, şöyle devam etti: ‘’Bu yapmış olduğumuz değişiklik gerçekten Türkiye’de demokrasinin bir basamak daha yükselmesi için, Türkiye’de sivil-asker ilişkilerinin daha makul bir zemine oturması için, Türkiye’de yargı reformu adına gerçekten bu işi yapan iyi ülkelere biraz daha yaklaşmamız için çok önemli.’’

28.04.2010


 

27 Nisan’ın yıldönümünde "e-demokrasi muhtırası"

Demokrasİ tarihine kara bir leke olarak yerleşen 27 Nisan e-muhtırasının yıldönümünde bir “e-Demokrasi Muhtırası” hazırlandı.

27 Nisan e-Muhtıra’sı, 3. yıldönümünde Ankara Abdi İpekçi Parkı’nda yapılan basın açıklaması ile protesto edildi. “Dünya Demokrasi Hareketi” adlı grubun düzenlediği eylemde, 27 Nisan 2007 yılında Genelkurmay Başkanlığı’nın internet sitesinden yayınlanan ve tarihe e-Muhtıra olarak geçen bildiri ile ilgili bir mizansen sergilendi. Mizansende, TBMM ve Genelkurmay’ın temsil edildiği “Millet Meclisi” ve “Sözde Değil Özde(n) Kışlası” yazılı iki masadan yazılan e-bildirilerle 27 Nisan 2007’de yaşanan e-muhtıra krizi canlandırıldı.

Dünya Demokrasi Hareketi Genel Başkanı Bayram Zilan, yaptığı açıklamada, “Kendi iradesini, Türkiye halkının iradesinin üstünde gören bütün zihniyetlerle karşıyız. Herkesin eşit şartlarda, özgürce ve insanca yaşayabilmesini sağlayabilecek tek bir seçeneğimiz var. O da tam demokrasidir” dedi.

Eylemde daha sonra “e-Demokrasi Muhtırası” okundu. “Son günlerde sivil Anayasa tartışmalarının sadece 30 madde ile sınırlı tutulması endişe ile izlenmektedir” denilirken, yapılan anayasa değişikliği çalışması “daraltılmış sivil anayasa” olarak nitelendirildi.

28.04.2010


 

HUKUKÇULAR, E-MUHTIRAYI LÂNETLEDİ

Adalet Platformu, Genelkurmay Başkanlığı’nın 2007 yılında internet sitesinde yayınlanan “27 Nisan bildirisi”ni 3. yıldönümünde protesto etti.

Platform Başkanı Adem Çevik, “27 Nisan ve benzer muhtıra verenleri lanetliyoruz. Bunun lanetlenmesi gerekiyor, darbecilerden hesap sorulması gerekiyor. Kutlu Doğum’da Kur’an okuyanlara muhtıra verildi” dedi.

Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinde 27 Nisan 2007 tarihinde yayınlanan ve hafızalara “27 Nisan e-muhtırası” olarak kaydedilen bildiri, birçok sivil toplum kuruluşu tarafından 3. yıldönümünde protesto ediliyor. Adalet Platformu da, Çemberlitaş Divanyolu Caddesi üzerinde “27 Nisan zulmünü lanetliyoruz” yazılı pankart açtı. Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik, yaptığı basın açıklamasında, bildiriyi kaleme alanların hala görevde olduğunu hatırlatarak, “Üç sene önce bugün Cumhurbaşkanlığı seçimini engellemek için TSK bir muhtıra yayınladı, yayınlayanlar halen yargılanmadı, hala görevde. 60 senedir darbe anayasası ile yönetiliyoruz, şu anda kaldırılması için faaliyetler var. Millet olarak darbecilere buradan ültimatom veriyoruz” diye konuştu. Darbecileri, darbe anayasasının kaldırılmasını engelleyenleri lanetledilerini belirten Çevik, “27 Nisan ve benzer muhtıra verenleri lanetliyoruz. Bunun lanetlenmesi gerekiyor, darbecilerden hesap sorulması gerekiyor. Kutlu Doğum’da Kur’ân okuyanlara muhtıra verildi. Milyonlarca dolarımız gitti terör ve ırkçılık rantından. İşsizliğin sebebi cunta darbecilerinin anayasasıdır” ifadelerini kullandı.

28.04.2010


 

Darbeciler yargılansın

Darbelere Karşı 70 Milyon Adım Koalisyonu üyeleri, darbe ve darbe planlarını protesto etti.

Cumhuriyet Meydanı’ndaki PTT önünde toplanan koalisyon üyeleri, ‘’Sil baştan sivil bir Anayasa’’ ve ‘’Darbelere dur de’’ pankartlarıyla basın açıklaması yaptı. Koalisyon adına yapılan açıklamada, dünün ‘’Genelkurmay’ın internet sitesinde 27 Nisan 2007 tarihinde yer alan bildirinin’’ yayınlanmasının yıl dönümü olduğu hatırlatıldı. Açıklamada, şöyle denildi: ‘’Ergenekon, Kafes, Balyoz davaları devam ediyor. Mahkemece gözaltına alınmaya çalışılan generaller Susurluk savcısınca korunuyor. Kozmik odaya giren hakim tehdit ediliyor. TSK mensuplarının darbe planlamak yerine birer devlet memuru olarak asli görevlerini yerine getirmesini, bugüne kadar darbe planlayanların, darbe yapanların, sivillere karşı işlenmiş suçların sorumluların yargılanmasını ve cezalandırılmasını talep ediyoruz.’’

28.04.2010


 

Siirt için yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Siirt’te bir ilköğretim okulunun öğrencilerine ‘’nitelikli cinsel istismarda’’ bulunulduğu iddialarına ilişkin yayın yasağı konulduğunu bildirdi.

RTÜK’ten yapılan yazılı açıklamada, Siirt Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararıyla bir ilköğretim okulunun öğrencilerine ‘’nitelikli cinsel istismarda’’ bulunulduğu iddialarına ilişkin yayın yasağı konulduğu ifade edildi. Siirt Sulh Ceza Mahkemesi’nin ‘’nitelikli cinsel istismarda’’ suçu kapsamında yürütülen soruşturma sebebiyle şüphelilerin tespitine ilişkin işlemler devam ederken, basın ve yayın organlarında mağdur çocuklar ve haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararı bulunmayan şüpheliler hakkında, isimlerinin ve mesleklerinin de yazıldığı haberlerin yer alması üzerine yayın yasağı kararı alındığını belirtildi.

28.04.2010


 

İzmir’de seri katil şüphesi

İzmİr’İn Konak ilçesinde, Fevzipaşa Bulvarı’nda, bir otomobilin içinde cesedi bulunan travestinin, Balçova’da bir gün arayla işlenen cinayetlerde olduğu gibi, 7.65 mm çapında tabanca kullanılarak öldürüldüğü belirlendi.

Alınan bilgiye göre, travestinin araç içinde cesedinin bulunduğu Fevzipaşa Bulvarı 913 Sokak girişinde inceleme yapan Kimlik Tespit ve Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü ekipleri, otomobilde bir boş kovan ve bir mermi buldu. Ele geçirilen kovan ve merminin 7.65 çapındaki silaha ait olduğu tespit edildi. Kovan, balistik inceleme için İzmir Kriminal Polis Laboratuvarına gönderildi. Ölen kişinin ‘’Hazal’’ takma isimli H.A. (30) olduğu ve çantasının alındığı kaydedildi. İzmir’in Balçova ilçesinde, Cumartesi gecesi banka çalışanı Esra Yaşar (27) önceki gece de üniversite öğrencisi Ayşe Selen Ayla (22) silahla başlarından vurularak öldürülmüş ve çantaları çalınmıştı. Yaşar ve Ayla’nın 7.65 mm çapında silahla vurularak öldürüldüğü belirlenmişti.

28.04.2010


 

Yedek subaylık kaldırılmasın

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, ‘’Sendika olarak üniversite mezunlarına yedek subay olarak askerlik yapma imkanı veren uygulamanın kaldırılmasına karşı olduklarını’’ bildirdi.

Koncuk, son günlerde basın-yayın organlarında üniversite mezunlarının vatani görevini 12 ay er olarak yapmalarına yönelik haberlerin yer alması üzerine yaptığı yazılı açıklamada, uygulamaya göre yedek subaylığın kaldırılacağını ve üniversite mezunlarının askerliğini sadece er olarak yapacağını hatırlattı. Açıklamasında, ‘’Türk Eğitim-Sen olarak üniversite mezunlarına yedek subay olarak askerlik yapma imkânı veren uygulamanın kaldırılmasına karşıyız’’ ifadesini kullanan Koncuk şunları kaydetti: ‘’Türkiye’de 550 bin üniversite mezunu işsizdir. 327 bin öğretmen atama beklemektedir. Üniversite mezunları işsizliğin pençesindedir. Bu noktada gençlerimizin bir kısmı üniversite okumayı askerlikte yedek subay olarak görev almak için yeterli görmektedir.’’

28.04.2010


 

İŞKUR’dan 10 bin işsize iş projesi

Türkİye İş Kurumunun (İŞKUR) ‘’10 Bin İşsize İş İmkânı Projesi’’ kapsamında İstanbul İl Müdürlüğü ve İstanbul Gelişim Meslek Yüksekokulu arasında sözleşme imzalandı.

Yapılan açıklamaya göre, sözleşme çerçevesinde toplam 6 dalda ücretsiz eğitim verilecek. Açıklamada görüşlerine yer verilen İŞKUR İstanbul İl Müdürü Muammer Coşkun, hedeflerinin istihdamı arttırmak olduğunu ve bu süreçte yükseköğrenim kurumlarının üstleneceği eğitimlerin büyük önemi bulunduğunu belirtti. Coşkun, asıl amaçlarının yüzde 50 oranında istihdam garantili eğitimler olduğunu, bunun da iş dünyası ile eğitim sektörünün ortak çalışması neticesinde gerçekleşebileceğini ifade etti.

İstanbul Gelişim Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı İlhami Danış da iş dünyasıyla kısa zamanda önemli çalışmalar yaptıklarını ve her geçen gün yeni firmalarla iş birliği ve çözüm ortaklığı yolunda adımlar attıklarını belirtti.

Danış, İŞKUR ile yapılan anlaşma çerçevesinde bütün dünyada geçerliliği olan 6 alanda meslek eğitimine en kısa zamanda başlayacaklarını bildirdi.

İmzalanan sözleşme çerçevesinde, Mayıs ayında ‘’Yazılım ve Veri Tabanı Uzmanlığı’’, ‘’Sistem ve Ağ Uzmanlığı’’, ‘’Autocad ve 3D’’, ‘’Çağrı Merkezi Elemanı’’, ‘’Dış Ticaret ve Gümrük Alanı’’, ‘’Bankacılık ve Sigortacılık Elemanı’’ alanlarında eğitim verilecek. Programlara katılmak için sadece işsiz olma ve İŞKUR’a üyeliği bulunma şartları aranacak. Katılımcılara eğitimler boyunca aylık 330 lira harçlık da verilecek. Eğitimler için başvuru yapmak isteyenler, İŞKUR Bahçelievler Bölge Müdürlüğüne veya Gelişim Meslek Yüksekokulu Yaşam Boyu Öğrenme Koordinatörlüğüne müracaat edebilecek.

28.04.2010


 

Engelliler dışlanmasın

Türkİye Özürlüler Eğitim ve Dayanışma Vakfı (ÖZEV) Başkanı Saime Toptan, “Eğitim herkesin olduğu gibi engellinin de temel hakkıdır. Bu hak hiçbir şekilde engellenemez” dedi.

Toptan, Konya Ticaret Odası (KTO) Karatay Üniversitesi tarafından KTO Konferans Salonu’nda düzenlenen ‘’Engelli Yaşam ve Toplumsal Duyarlılık’’ konulu konferansta, bilim yuvalarının bedensel engelli vatandaşların sorunlarıyla ilgilenmesinin çok önemli olduğunu belirtti. İlk Adım Projesi’ni hazırlayıp Bakanlığa sunduklarını ifade eden Toptan, ‘’Projenin kabulü halinde ülkedeki bütün hastanelerde doğum anından itibaren bedensel engellilere destek verilecek’’ diye konuştu. Konferansı, Konya Valisi Aydın Nezih Doğan, KTO Karatay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, bedensel engelliler ve çok sayıda vatandaş izledi.

ENGELLİ BEBEĞİ DOĞAN SEVİNEMİYOR

“Engellİlerİmİze engellerimizi kaldırarak yaklaşalım’’ diyerek konuşmasını sürdüren

Toptan, şunları

kaydetti: ’’Engelli

hayatını birlikte paylaşalım. Engelli kimdir? Engelli, bebeğinin doğumuna sevinemeyendir. Bedensel engelliler dünyaya gelmeleriyle birlikte desteğe ihtiyaç duyarlar. Engellilere, ülke- mizde doğum anında destek ne yazık ki

verilmemektedir.”

28.04.2010


 

TEB: Yeni eczacılık fakültesi açılmamalı

Türk Eczacıları Birliği, (TEB) ‘’Yeni eczacılık fakültesinin açılmaması gerektiği, var olanların kontenjanlarının azaltılması, yeterli öğretim üyesi bulunmayanların birleştirilmesi ve köklü fakültelerin ilâç araştırma-geliştirme çalışmalarına yoğunlaşması gerektiğini’’ bildirdi.

Türk Eczacıları Birliğinden yapılan yazılı açıklamada, 24 Nisan 2010’da Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren kanun değişikliğiyle, ‘’Bezm-i Alem Vakıf Üniversitesi’’ ismiyle yeni bir eczacılık fakültesi açılmasının karara bağlandığı hazırlatıldı. Bu fakülteyle birlikte, Türkiye’de faaliyet gösteren eczacılık fakültesi sayısının 17’ye çıktığı belirtilen açıklamada, her yıl bin 200’ü aşkın öğrencinin bu fakültelerden mezun olduğu belirtildi. Türkiye’nin 2010 yılı itibariyle, Avrupa’da en fazla serbest eczaneye sahip ikinci ülkesi konumunda bulunduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Ocak ayından bu yana kapanan eczane sayısı 300’e ulaşmışken, eczacılara başka bir istihdam alanı göstermeden yeni eczacılık fakültesi açmak, sadece eczacıların içinde bulunduğu krizi derinleştirecektir’’ denildi.

28.04.2010


 

Binalar depreme karşı amortisörle güçlenecek

İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Mühendislik Fakültesi’nde devam eden TÜBİTAK destekli bir projeyle yapıların depreme dayanıklı hale getirilmesinde amortisör kullanılarak maliyetin önemli ölçüde azaltılabileceği belirtildi.

İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Gürsoy Turan, yapıların depreme karşı güçlendirilmesi konusunda daha etkili yöntemler bulunması amacıyla araştırmalar yürüttüklerini belirtti. Üniversite bünyesindeki deprem simülasyon merkezinde yürütülen çalışmalar kapsamında, kendi imkanlarıyla tamamladıkları deprem simülasyon cihazları üzerinde çeşitli yöntemleri uyguladıklarını dile getiren Turan, son olarak TÜBİTAK desteğiyle, ‘’Değişken Sönümleme Katsayılı Amortisörlerin Deprem Simülasyonu ile Üç Katlı Olan Bir Yapıya Olan Etkisinin İncelenmesi Projesi’’ni yürüttüklerini anlattı. Turan, binaların deprem sırasındaki hareketlenmeden etkilenmelerini azaltmak için özel bir vana sistemiyle kontrol edilen amortisörleri kullandıklarını ifade etti.

28.04.2010


 

Sahabe türbesi yeşilleniyor

AdIyaman’In Samsat ilçesindeki Sahabe Saffan Bin Muattal Türbesinin bulunduğu bölge dikilen fidanlarla yeşillenecek.

Türbe çevresine ilk etapta 6 bin 714 adet fidan diktiklerini belirten Çevre ve Orman İl Müdürü Harun Dindar, “Meclis Ormanı’nın buraya kurulması çok güzel oldu.” dedi. Dindar, bölgesindeki ormanlık alanda önemli mesire çalışmaları yaptıklarını kaydetti.

28.04.2010


 

Okuldan bilgisayar parçası hırsızlığı

Kastamonu’nun Hanönü ilçesinde, bir ilköğretim okulu öğrencilerinin, okullarındaki bilgisayarların parçalarını çaldıkları iddia edildi.

Hanönü Şehit Faruk Karagöz Yatılı Bölge Okulu’na (YİBO) kömürlüğün camını kırarak giren okul öğrencileri Ö.Ö. (15) ile E.B.Ö. (14), bilgisayar odasındaki 7 bilgisayardaki bazı önemli parçaları sökerek aldı. Bilgisayar öğretmeninin, durumunu okul idaresine bildirmesi ile ilçede bilgisayar ve internet kafe işletmelerini takibe alan polis, kısa sürede bilgisayar parçaları ile öğrencileri yakaladı. Ö.Ö, E.B.Ö. ve bilgisayar parçalarını almaya çalışan internet kafe işletmecisi Y.A, gözaltına alındı. Zanlılar adliyeye sevk edildi.

28.04.2010


 

Kamera çantasında esrar sevkiyatı

AğrI’da bir otobüste yapılan aramada, kamera çantasına gizlenmiş 1 kilogram toz esrar ele geçirildi.

Alınan bilgiye göre, bir ihbarı değerlendiren Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Van’dan İstanbul’a giden yolcu otobüsünü şehir merkezindeki Şeker Kavşağı’nda durdurdu. Denetimlerde, B. G. adlı yolcuya ait kamera çantasında 1 kilogram toz esrar bulundu. B. G, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

28.04.2010


 

10 kaçak büyükbaş hayvan ele geçirildi

Hatay’In Reyhanlı ilçesinde, Suriye’den yasa dışı yollardan getirildiği belirlenen 10 büyükbaş hayvan ele geçirildi.

İhbarı değerlendiren Jandarma Komutanlığı ekipleri, Suriye sınırına yakın Beşaslan köyünde, bazı evlere operasyon düzenledi. Aramalarda C.D. tarafından Suriye’den getirildiği belirlenen 10 büyükbaş hayvan bulundu. Hayvanlar yediemin deposuna teslim edildi ve soruşturma başlatıldı.

28.04.2010


 

Sallanan Sandalye’ oyunuyla afet eğitimi

Afete Hazırlık ve Deprem Eğitim Derneğinin (AHDER) hayata geçirdiği ‘’1 Milyon Çocuk 1 Milyon Aile’’ projesi kapsamında Düzce’de bin 300 ilköğretim öğrencisine ‘’Sallanan Sandalye’’ oyunuyla afete hazırlık eğitimi verildi.

Düzce Üniversitesi salonunda sahnelenen ‘’Sallanan Sandalye’’ oyunu sonrasında öğrencilere depremler ve depremlerin ardından yapılması gerekenler hakkında bilgi veren AHDER’in kurucularından Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, depremlerin zararının azaltılmasının, öncelikle güvenli yapılara bağlı olduğunu bildirdi. Işıkara, yapıların mutlaka depreme dayanıklı olması gerektiğinin altını çizdi.

28.04.2010


 

Şam’dan sonra Halep’e gidiyorlar

Bahçeşehİr Üniversitesi Medeniyet Araştırmaları Merkezi ve T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı işbirliği ile düzenlenen “Piri Reis’ten Kâtip Çelebi’ye Osmanlı’nın Dünya’ya Bakışı Harita Sergisi”, 2-9 Mayıs 2010 tarihleri arasında Halep Müzesi’nde sergilenmek üzere Halep’e gidiyor.

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın girişimleri ile Kâtip Çelebi’nin 400. doğum yıldönümü, UNESCO tarafından Kâtip Çelebi’yi anma yılı olarak ilân edildi. Bu vesile ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın öncülüğünde Bahçeşehir Üniversitesi Medeniyet Araştırmaları Merkezi (MEDAM) işbirliğiyle “Piri Reis’ten Kâtip Çelebi’ye Osmanlı’nın Dünyaya Bakışı” konulu harita sergisi hazırlandı. Prof. Dr. Bekir Karlığa ve Prof. Dr. Mustafa Kaçar’ın koordinasyonunda 2009 yılı boyunca hem yurt içinde, hem de yurt dışında bir dizi sergi gerçekleştirildi. 2010 yılının ilk yarısı boyunca da bu faaliyetler devam ediyor. Önce İstanbul Dolmabahçe Sarayı Sanat Galerisinde 55 tarihi haritadan oluşan ilk sergi düzenlendi. Daha sonra Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nde aynı sergi tekrarlandığı gibi, Kâtip Çelebi ile ilgili uluslar arası bir sempozyum düzenlendi. Mardin’de tekrarlanan sergi Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bütün yurtta gezdiriliyor. Bu şehirlerin dışında Bilecik, Diyarbakır, Batman ve Siirt’te açılan sergi, yurtdışında da önce Amerika Birleşik Devletleri Kaliforniya eyaleti San Bernardino State Üniversitesi’nde daha sonra Paris’te UNESCO Genel Merkezi Sergi Salonu’nda sürdürüldü. Suriye’de daha önce Şam’da da sergilenen haritalar, Letonya Riga ve Amerika Birleşik Devletleri Washington D.C yi de ziyaret etti. Önümüzdeki günlerde bu faaliyet, bütün yurtta olduğu gibi, Avrupa, Amerika, Orta Asya ve Ortadoğu ülkelerinde de sürdürülecek.

Serginin ziyaret edeceği Halep şehri, Doğu ve Batı arasında tarihte ve günümüzde tam anlamıyla bir ticaret merkezi olageldi. 2 Mayıs tarihinde sergi açılışından önce Prof. Dr. Bekir Karlığa, Dr. Bekri Alaattin ve Dr Mahmut Al Masri’nin katılımlarıyla Osmanlı-Suriye İlişkileri hakkında bir panel düzenlenecek.

28.04.2010


 

Günümüzün sorunu ahlâk krizi

UluslararasI Teknolojik Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı (UTESAV) tarafından periyodik olarak düzenlenen Beyin Fırtınası toplantıları devam ediyor. “Medeniyet ve Değerler II” konusunda 24 Nisan 2010 Cumartesi günü gerçekleştirilen toplantıda, medeniyet ve değer kavramı ikinci kez ele alındı.

Moderatörlüğünü Prof. Dr. Recep Şentürk’ün yaptığı Beyin Fırtınası toplantısına farklı disiplinlerden akademisyenler, iş adamları, yazarlar ve araştırmacılar katılarak, çok boyutlu bir tartışma gerçekleştirildi.

CİDDÎ PROBLEMLERİN KESİŞTİĞİ NOKTA

Doç. Dr. Adnan Arslan yaptığı konuşmada, İslâm medeniyetinin nasıl ihya edileceği konusunda görüşlerini dile getirerek şunları söyledi: “İslâm medeniyeti düşüncesini dile getirirken bir İslâm geleneğinden bahsedebiliriz. Bunun ilmi bir tarafı vardır. İlmi gelenek tarihteki haliyle günümüzün dünyası ile aynı seviyede tutamayız. Günümüzün dünyasında o ilimler tarihi birer gelenek olarak bize kendini ifşa etmektedir. Medeniyet meselesi nihaî kertede bir ahlâk projesidir. Bugünkü ciddî problemlerin temel kesiştiği nokta ahlâk krizidir. Ahlâk aslında bizim irade ile kazanacağımız bir hadiseden çok hayatın kendi içinde sanki ekmek yer, su içer gibi bize verilen bir şeydir. Bunun mekanizması nasıl olur? İşte bu, toplum ve cemaat olarak, cemaatle birlikte kazanılabilecek bir şeydir.

İLİM GELENEĞİ CANLANDIRILMALI

Fatİh Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alparslan Açıkgenç ise, İslam medeniyetinin kurucu değerlerini açıklayarak şu tesbitlerde bulundu: İslâm medeniyetinin kurucu değerleri; ilim (iman) amel ve adalettir. İslâm’da en üst düzeyde görülen ilim vahiy ilmidir. Bu da Peygamberlere bahşedilmiştir. Gerçek ilim imanla olur. Bizim bilim geleneğimizi batıdan ayıran en önemli hususlardan birisi, ilimde İman tarafında olmamızdır. Objektif olmak demek bizde ihlâslı, samimî olmak demektir. Bir insan ihlâslı, samimî ise o kişi hakperesttir. Medeniyet krizimizin temelinde eğitim meselesi vardır. İslâm medeniyetinin ihyası için ilim geleneğinin canlandırılması lâzım. Meselâ İbn-i Sina’nın eğitimine baktığımızda, ilk önce Arapça’yı öğrenmekle başladığını, sonra en az 3000 hadis ezberlediğini, ardından kelâm ve fıkıh çalıştığını görüyoruz. Daha sonra Nahiv ve tefsir çalışmıştır. Sonrada dünya literatürüne geçen tıp çalışmalarını gerçekleştirmiştir. İbn-i Sina bu eğitimi aldığı için İbn-i Sina olmuştur.

28.04.2010


 

Onlar da ölümün farkında!

İngiltere’nin Stirling Üniversitesi’nden James Anderson ve ekibinin yaptığı araştırma, şempanzelerin de yakınları öldüklerinde ya da onların son anlarında ölümün bilincinde olduklarını gösterdi.

“Current Biology” dergisinde yayımlanan araştırmada bilim adamları, İskoçya’da yaşlı bir şempanzenin son anlarını ve ölümünü filme aldı. Bu şempanzeyle birlikte yaşayan şempanze grubunun, yaşlının ölmeden önceki son günlerinde çok sessiz olduğu ve onu çok dikkatli izlediği, son nefesini vermeden çok kısa süre önce onu daha fazla okşadıkları gözlendi. Anderson, ölüm farkındalığının insana özgü kavramlardan biri olarak düşünüldüğünü, şempanzeler ve insanların davranışlarında benzerlikler olduğunu söyledi.

28.04.2010


 

Titanik’in kâşifinden ‘Gelibolu’ belgeseli

Tİtanİk başta olmak üzere Bismarck, USS Yorktown gibi birçok tarihî gemi batığını bulan Amerikalı ünlü su altı araştırmacısı Robert Ballard, 1915’teki Çanakkale deniz savaşı sırasında Türk askerleri tarafından batırılan İngiliz gemilerini araştırdı.

Ballard’ın çalışmaları, 25 Nisan Anzak gününde bir saatlik bir belgesel halinde The History Channel’da yayınlandı.

Ballard, Avustralyalı televizyon şirketi Foxtel’in finanse ettiği ‘Gallipoli’s Deep Secrets’ (Gelibolu’nun Derin Sırları) adlı belgeselde, İngiliz ve Anzak askerleri için “neyin yanlış gittiği” sorusuna cevap aradı. Belgeselde, Avustralya denizaltısı ‘AE2’ başta olmak üzere çok sayıda batığın su altındaki kalıntılarının daha önce yayınlanmamış görüntüleri yer alıyor.

28.04.2010


 

Depresyondakiler fazla çikolata yiyor

Depresyondakİ kadın ve erkeklerin daha fazla çikolata yediği ve yenen çikolata miktarının depresyonun şiddetine göre değiştiği bildirildi.

California Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden Beatrice Golomb ve ekibinin yaptığı, “Archives of Internal Medicine” dergisinde yayımlanan araştırmada bilim adamları, depresyon ilâcı kullanmayan, kalp-damar ya da şeker hastalığı olmayan yaklaşık bin yetişkinin çikolata yeme alışkanlığı ve ruh hali arasındaki bağlantıyı araştırdı. Katılımcıların bir haftada yedikleri çikolata miktarı belirlendi ve depresyon seviyeleri Epidemiyolojik Çalışmalar Merkezi-Depresyon Skalasına (CES-D) göre değerlendirildi. Araştırmanın sonunda, şiddetli depresyonda olan kadın ve erkek katılımcıların, ayda yaklaşık 12 porsiyon (bir porsiyon yaklaşık 28 gram), depresyon belirtisi göstermeyen katılımcıların ise ayda 5 porsiyon çikolata yediği belirlendi. Orta şiddette depresyon geçirenlerin de ayda 8 porsiyon çikolata yediği görüldü. Araştırmada sütlü ve siyah (bitter) çikolata ayrımı yapılmadı.

28.04.2010


 

Anılarını yayınlayacak

Eskİ ABD Başkanı George W. Bush, özellikle alkolik geçmişinden ve 11 Eylül 2001 saldırılarından bahsettiği anılarından oluşan kitabını Kasımda yayımlayacak.

Kitabı basacak yayınevi Crown Publishers’dan yapılan açıklamada, “Decision Points” (Karar Anları) adlı kitabın, Kasım 2000 ve Kasım 2004’te arka arkaya iki kez seçilen eski Başkanın hayatındaki en zor 14 kararı anlattığı belirtildi.

28.04.2010


 

Ve New York’un “tuzu” kaçtı

New York Belediye Başkanı Michael Bloomberg’in gayretleri sonuç verdi ve New York şehrinin “tuzu” kaçtı. Başkan Bloomberg, New York’ta satış yapacak olan 16 büyük şirketten ürünlerindeki sodyum oranını düşürme sözü aldı.

Başkan kampanyaya destek veren firma sayısının yakında artacağının da müjdesini verdi. Bloomberg, önceki yıllarda sigaraya karşı açtığı savaşta da büyük başarılar elde ederek, hem toplu hem de kapalı alanlarda içilmesini yasaklattı, hem de alınan vergileri aşırı derecede yükselterek sigara tiryakilerini köşeye sıkıştırdı. Dünyanın en zenginler sıralamasında ilk 15’te bulunan Bloomberg, sigaradan sonra da çocukların özellikle aşırı kilo almasına sebep olan “fast food” zincirlerine ürünlerinin taşıdığı kalori miktarını gösteren tabloları dükkânlarına asmaları şartını getirdi.

28.04.2010


 

Başörtüsü ile okuyabileceği okul arıyor

İspanya’da, baş örtüsünden dolayı okuduğu liseye alınmayan kız öğrenci, başka bir okula gidecek.

Fas kökenli İspanya vatandaşı 16 yaşındaki Najwa Malha’nın ailesi, okul yönetiminden öğrencinin ilişiğinin kesilmesini istedi. Aile, kızını baş örtüsüyle kabul edecek bir okul aradığını bildirdi. Ülkede son dönemde baş örtüsü tartışmalarına yol açan olayda lise yönetimi, hangi dinden olursa olsun başını örten bir öğrencinin sınıfa giremeyeceğini öngören yönetmeliği gerekçe göstererek kızın okula girmesine izin vermiyordu. İspanya’da okullarda başörtüsüyle ilgili herhangi bir yasal düzenleme bulunmazken, her okul kendisi karar verebiliyor.

28.04.2010

 
Sayfa Başı  Geri

Bütün haberler

Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu

Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.
Kurumsal Linkler: Risale-i Nur Kongresi - Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Yeni Asya Gazetesi - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat-Promosyon - Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım